KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/451
- Karar No
- 2022/246
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2022
Karar Metni
1.413 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/451 Esas
KARAR NO: 2022/246
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/07/2021
KARAR TARİHİ: 07/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiğini, bu hizmete ilişkin fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, fatura bedellerinin tazmini için ---- icra takibine davalının kötü niyetli ve takibi uzatma amaçlı itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek davalı borçlunun ----- vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsiline, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle. "Ticari defter kayıtları ve diğer belgelerde de görüldüğü üzere taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, Davalı ---- yapılan incelemede hazır bulunmamış ve ---- delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı görülmüştür.
Ticari defterlerini sunmayan davalının karşı taraf alacağının varlığını kabul etmiş sayılacağı takdirinin ----- ait olduğu. Davacı --- yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı görülmüştür. Ancak kayıt nizamının ---- hükümlerine ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olduğu, ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerin birbirini teyid ettiği dolayısı ile defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür.
Davacı----- ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde olduğu takdirinin ----- ait olduğu, Davacı ----- kayıtlarına göre.
Davacı ----alacaklı olduğu, Takip ve dava konusu yapılan faturaların davacı ----yer aldığı, davacı ve davalının söz konusu faturaları ---- beyan ettiği ve bu beyanların birbirini teyit ettiği, Davacı ve davalının-----ettiği ve bu beyanların birbirini teyit ettiği görülen takip ve dava konusu edilen faturalara davalı tarafın --- içinde itiraz etmediği, itiraz ettiğine dair dosyada mevcut belge ya da bilginin bulunmadığı, Davalı ---- kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden tarafların defter kayıtları arasında farklılık bulunup bulunmadığı konusunda bir görüş bildirilmemiştir.
Sayın Mahkemenizin davacı lehine avans faizi hakettiğine hüküm vermesi halinde. Davacı tarafın 3095 sayılı yasaya istinaden takip tarihindeki alacağı tutar için icra takip tarihi olan---- oranında avans faizi talep edebileceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, açık hesap ilişkisine dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.
Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Davacının ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre---takip tarihi itibariyle davalının --- borçlu olduğu,
Davalının bağlı bulunduğu---tarihli yazı ekinde bulunan --- incelenmesinde; ----- davacıdan mal veya hizmet alımı yaptığını ilgili vergi dairesine bildirdiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce---- günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı yanın hazır olmadığı duruşma olan ---- celsede karar verildiği, davalıya duruşma zaptının tebliği ile inceleme gün ve saati ihtar edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği,
6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, ----- tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23.madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacı tarafından düzenlenmiş olan söz konusu takibe konu faturalara davalı yanca---- içinde itiraz edildiğine dair dosyaya bir bilgi veya belge kazandırılmadığı, davalı tarafından davacıdan ---------- tutarında belge ile mal veya hizmet alımı yapıldığını bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği,
böylece bilirkişi davacı tarafın ticari defterleri ve vergi dairelerinin mahkememize göndermiş olduğu taraf --- incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan --- alacaklı olduğunun tespit edildiği, ---beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Alacağın likit olması konusunu ------Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.
-----kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. ---- kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı şirketin davalıyı icra takibinden önce temerrüde düşürdüğüne yönelik dosya kapsamında bilgi ve belgenin bulunmaması hususu nazara alınarak takipteki faiz alacağına yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/451, K. 2022/246, 7 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama