KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/836
- Karar No
- 2024/747
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
2.347 kelime·12 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/836
KARAR NO : 2024/747
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 19/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin aynı sektörde faaliyet yürüttükleri, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin artarak devam etmesi sonucunda davalı taraf kendisine ait----- internet sitesinde müvekkil şirkete ait ürün görsellerine yer vermek sureti ile müşterileri nezdinde müvekkil şirketin ----- Bölge Bayisi olarak hareket etmeye başladığı ve bunun sonucunda müvekkil şirketin bilinirliğinden faydalanmak sureti ile bizzat müvekkil şirketten tedarik ettiği ürünlerin satışını gerçekleştirmek sureti ile ticari iş hacmini ciddi oranda arttırdığı,
müvekkil şirket ortaklarından---- kardeşinin, diğer müvekkil şirket ortağı -----’nın ise kayınbiraderi olan davalı ...’ ın müvekkil şirket ile aralarındaki iş akdine istinaden 13.10.2010 tarihinden itibaren “Satış ve Pazarlama Sorumlusu” sıfatı ile müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya başladığı, müvekkil şirket ile ... arasında 24.02.2020 tarihli “Gizlilik ve Rekabet Yasağı Sözleşmesi” imzalandığı, 07/09/2020 tarihli dilekçe ile ...’ın iş akdini tek taraflı olarak sonlandırdığı ve sonrasında davalı şirkette çalışmaya başladığı,
Dava Dışı ---- satılan kompansatör satışı ile ...’ın ilgilendiğini ...’ ın işten ayrıldıktan sonra davalı firmanın davacı firmanın müşterisine satış yaptığını bildirildiği, arz ve izah edilen nedenlerle Davalı tarafların hukuka aykırı eylemleri sebebi ile müvekkil şirket nezdinde oluşan zararlar karşılığı 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini” dava ve talep etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı ile davacı arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunu, davalı şirketin faaliyetlerine bakıldığında yapılan işlerin küçük bir bölümünün davacıdan tedarik edildiği, davacı ile ticari ilişkinin uzun yıllar sürdüğü, ticari ilişkinin sonlandırılmasının sebebinin ise davacının tek taraflı kusurlu eylemleri olduğu, ... ile davacı arasında ki iş akdinin davacı tarafından haksız sebeple işveren tarafından sonlandırıldığı, ... işten ayrılmasından 6 ay önce rekabet sözleşmesi imzalatıldığını, bu sözleşmenin davalı şirkete bildirilmediği,
...’ın davacı şirketten ayrıldığını tesadüfen öğrenildiğini, ...’ın davalı şirkette çalışmasını davacı şirket ortakları beraber davalı şirket ortakları beraber karar verdiklerini, Dava dışı----- davalı firma ile ticari ilişki içinde olduğunu, dava dışı firma davalı firmadan teklif istediğini, davacının dava dilekçesinde bildirdiği komprasör satışının ... davacı firmada çalıştığı esnada yapıldığını, davalı firmanın bez yastık fiyatlarını dava dışı firmaya verildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle Hukuki dayanaktan yoksun haksız ve kötüniyetle açılmış davanın reddine,
Yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini,” cevap ve talep etmişlerdir.
DELİLLER
Tarafların ticari defter ve belgeleri, ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas sayılı dosya sureti, tanık beyanları, fesih belgeleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.031.11.2022 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ---- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş ve 1.01.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Yapılan inceleme neticesinde; Davacı şirketin ticari, defterleri delil niteliğine sahip olduğu, Davalı şirket ile davacı şirket 2020 ve 30.09.2021 tarihine kadar ticari ilişki içinde olduğu, Davacı şirket ile dava dışı şirketin 2020-2021 ve 2022 yıllarında ticari ilişki içinde olduğu, Davalı şirketin 30.07.2021 tarihinden itibaren dava dışı şirket ile ticari ilişkisi bulunduğu, Özetle; davalı şirketin ve davacı şirketin dava dışı şirket ile ticari ilişkisinin devam ettiği, Haksız rekabet konusu uzmanlık alanımın dışında olduğundan bu konuda bir tespit yapılamayacağı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
17.10.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ve bir haksız rekabet konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 17.05.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle. Davacı ve Davalıya ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK.
İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğundan lehine delil olma özelliğine sahip olduğunun 20/01/2021 ve 17/05/2023 tarihli Bilirkişi Raporları ile tespit edildiği, Bilirkişi tarafından Davalı ...Ticari defterleri nezdinde yapılan incelemede dava dışı firmaya dava konusu Kompansatör satışlarının 805.689,00 TL tutarında olduğu, Davalı şirketin dava dışı firmaya yaklaşık 2.979.000,00 TL lik başka ürün satışları da bulunduğu, Davalının 2021 yılı satışları mali verileri incelendiğinde 298.272,69 TL kar elde ettiği Davalının dava konusu malların satışından ekle ettiği kar 3.291,96 TL olarak hesaplandığı,
Bilirkişi tarafından Davacı ---- Ticari defterleri nezdinde yapılan incelemede Davalı şirket ile davacı şirketin 2020 ve 30.09.2021 tarihine kadar ticari ilişki içinde olduğu, Davacı şirket ile dava dışı şirketin 2020-2021 ve 2022 yıllarında ticari ilişki içinde olduğu, Davalı şirketin 30.07.2021 tarihinden itibaren dava dışı şirket ile ticari ilişkisi bulunduğu,
Dosya kapsamında davacı vekili tarafından sunulan deliller incelendiğinde ...’ ---- ilişkin işlerin yürütülmesinde rol aldığı tespit edilmesi sebebiyle davalı şirket tarafından davacı şirketin iddia ettiği üzere, takdir Sayın Mahkeme’de olmak üzere haksız rekabet eyleminin gerçekleştirildiği, Dosya münderecatında bulunan davalı şirket tarafından dava dışı şirkete 2021 yılında düzenlenen 5 adet fatura toplam tutarının kdv hariç 805.691,45 TL olduğu,
20/01/2021 tarihli Bilirkişi Raporunda Davalı şirket 2021 yılı Net Satışlarının 73.000.509,62 TL, 2021 Yılı Karı’nın ise 298.272.69 TL olduğunun tespiti üzerine Davalının dava konusu malların satışından elde ettiği kar’ ın 3.291,96 TL olduğu, karar sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere davacının da kar kaybının 3.291,96 TL olduğu, şeklinde tespitte bulunulduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.Davacı yanca, dava dilekçesinde çalışanı ... iş akdini tek taraflı olarak sonlandırdığı ve sonrasında davalı şirkette çalışmaya başladığı, ...'ın çalıştığı dönemde Dava ----- davacı şirketten 144 adet kompansatör satışına ilişkin fiyat teklifi aldığı ve bu satış teklifi ile ...’ın ilgilendiğini, bu nedenle fiyat teklifine ilişkin bilgisi olduğu, ...’ın davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra Dava Dışı----.'ye fiyat teklifinde bulunduğu, davacı şirketin Dava Dışı ---- Tarafından teklifinin yüksek olması nedeniyle reddedildiği,
Dava Dışı ----- kompansatörü davalı şirketten temin ettiği, davalı şirketin ... çalıştırmak suretiyle davacı şirketin müşteri portföyündeki şirketlerin işlerini almak amacıyla hareket ettiğini iddia etmek suretiyle haksız rekabetin oluştuğunu belirtilmiştir. Somut olayda haksız rekabet hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Haksız rekabet, TTK m. 54-63 maddelerinde düzenlenmiştir. TTK m. 54/1 hükmü haksız rekabet hukukunun amacını "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır." şeklinde belirterek, bu kısma ilişkin hükümlerin yorumlanmasında dikkate alınacak temel ilkeyi vurgulamıştır.
Gerekçeden de anlaşılacağı üzere "dürüst rekabet" ile kastedilen "oyunun dürüstlük kurallarına, centilmenliğe uygun olarak oynandığı katışıksız, saf bir rekabet" kastedilmektedir.
"Bozulmamış rekabet" ise çok daha geniş bir kavram olup en genel haliyle "güven duyulan, hilesiz rekabet" anlayışını temsil etmektedir.Hangi durumda bir rekabetin "dürüst ve bozulmamış" olarak nitelendirileceği ise her şeyden önce haksız rekabet hukukunun kadim ilkelerinden olan "emek ilkesi"ne göre belirlenmektedir (------). Bu ilkeye, kendi emeğini ortaya koymadan gerçekleşen ve rakipleri rekabette engellemeye yönelik her türlü davranışın haksız olduğu anlamına gelmektedir.
Başka bir ifadeyle, "kendi emeğine dayanmayan rekabet haksızdır" (----).Hükmün 2. fıkrasında ise Kanun Koyucu haksız rekabeti, "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlamıştır.Görüldüğü üzere TTK m. 54 hükmü, haksız rekabetin tanımlanmasında "dürüstlük kuralı"nı temel kriter olarak görmüştür.
Buna göre bir eylemin haksız rekabet olup olmadığının belirlenmesindeki, o eylemin dürüstlük kuralı ile örtüşüp örtüşmediğine bakılmalıdır (-----.Haksız rekabetin genel tanımını veren bu hükmün yanı sıra, TTK m. 55 hükmü uygulamada sıkça karşılaşılan haksız rekabet hallerini sınırlayıcı olmayacak şekilde saymıştır.
Bununla birlikte TTK m. 55'te sayılan haksız rekabet hallerinin sınırlayıcı olmadığı, sadece TTK m. 54/2'de belirtilen haksız rekabet eyleminin örnekseme yoluyla sayılmış örnekleri olduğu açıktır.TTK 55/1-b-1,2,3 bendine göre ise; ‘Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, hak etmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek,
kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak,İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek’ haksız rekabet olarak kabul edilmiştir. Bu haksız rekabet halinden söz edebilmek için bir kimsenin "sözleşme ilişkisi içinde olduğu" müşterilerinin, "bizzat kendisi iş yapabilmek amacıyla" "sözleşmeyi sonlandırmaya", yönlendirilmiş olması" gerekir.
Bu haksız rekabet halinde dürüstlük kuralına aykırı olan husus, yönlendirme eylemidir. Bu eylemin dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde gerçekleşmesi gerekir.Yine TTK 55/1-c,2 'de "Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;...
2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak," eylemini bir haksız rekabet hali olarak nitelemiştir.Ticari hayatta rekabet edenlerin, birlikte iş yaparken veya çalışanlar yoluyla edindikleri rakibe ait üretim tekniği ve bilgilerini kendileri için kullanmaları sıkça rastlanılan olaylardandır.Ticari sır konusunda; işçi-işveren ilişkisinin doğası, bilginin doğası, diğer bilgilerden kolayca izole edilebilme özelliği;
gizli üretim süreçleri, formüller, bilginin işveren için önemi, işverenin mevcut bu bilgiye olan katkısı ve işçinin bilgiyi kullanması sonucunda işverenin nasıl etkilendiği konuları dikkate alınarak karar verilmelidir.Bir işçi, işinden işvereniyle rekabet etmek üzere veya bu ihtimal ile ayrıldığında, işverenin elinde, kendi ticari geleceğini sağlama almak için dört ayrı olanak bulunmaktadır.
Bu olanaklardan başta geleni, işçiye rekabet yasağı koymak ve bilahare gerektiğinde bu yasağı yürütmektir. Diğerleri ise fikri mülkiyetin tescille veya FSEK kapsamında korunan haklarını kullanmak, TTK hükümlerine dayanmak ve gizlilik sözleşmeleridir. Yargıtay hizmet sözleşmesi bittikten sonra işçinin bizatihi aynı sektörde çalışmasını haksız rekabet olarak nitelememektedir (---- HD, ---- ).
Bununla birlikte eylemin özellikleri, rekabetin nasıl gerçekleştiği, edinilen tecrübelerin niteliği ve nasıl kullanıldığı dikkatle değerlendirilmelidir. Üretim teknikleri, formülasyon ve deneme raporları, ürünün piyasasına ve müşterilere ilişkin veriler ticari sır kavramına dahildir.Kural olarak rekabet serbesttir ve özellikle müşterilerin, tüketicilerin ve uzun vadede ticari ve sınai faaliyet gösterenlerin yararınadır.
Rekabet hakkı, girişim ve çalışma özgürlüğü bir yandan Anayasa ve ilgili yasalarla düzenlenmiş, korunan haklardan olduğu halde, çalışanlar ve girişimcilerin belli şartların bulunması kaydıyla rekabetten kaçınmaları yükümlülüğü (belli bir ticari veya sınai faaliyeti edadan kaçınmaları) öngörülebilmektedir. Rekabet yasağı sözleşmeden doğabileceği gibi yasadan da doğabilmektedir.
Rekabet yasağının sözleşmeyle öngörülmesi halinde, geçerliliği ve meşruiyeti için esas alınacak kriterler, TBK 444. maddede düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı her türden iş yapan işçiye değil, belli sırlara vakıf olabilen, üretim ve müşteri çevresini bilen konumdaki işçilere uygulanabilecektir.
Yine bu bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına yol açabilecek nitelikte olması da esastır.TTK m.56/1-d'de düzenlenen maddi tazminat davası, haksız rekabet fiili sonucunda zarara uğrayan kimse tarafından tecavüz edenin kusurlu olması halinde uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmek için açılır, hukuka aykırı bir fiil olmalıdır. Bu fiil, TTK m. 55'te sayılan hallerden biri olabileceği gibi, TTK m. 54'teki genel hükmün şartlarına uyan bir fiil de olabilir.
Haksız rekabet fiilini işleyen kimse söz konusu fiile kusurlu hareketi ile sebebiyet vermiş olmalıdır. Haksız rekabetin kasıtlı ve ihmali bir şekilde işlenmesi halinde kusurun varlığı kabul edilir. Kusurun ağırlığı hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesinde önem taşır. Bu eylem sonucunda mağdur fiili bir zarara uğramış olmalıdır. Hukuka aykırı fiil sonucunda bir zarar ortaya çıkmamışsa maddi tazminat davası açılamayacaktır.
Haksız rekabet eylemi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı mevcut olmalıdır. Bu çerçevede davacı borçlar hukukunun genel ilkelerine uygun olarak, fiilen bir zarara uğradığını ve zararın miktarını ispatlamak zorundadır. (----)Bu açıklamalar ışığında.
TTK 54 maddesi uyarınca haksız rekabetten söz edilebilmesi için ticari nitelik taşıyan dürüstlük kuralına aykırı bir davranış veya uygulamanın neticesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkilerin etkilenmesi,
dürüstlük kuralına aykırı şekilde başkalarının müşteriler ile temasa geçilerek müşterilerin ayartılması ve yöneltilmesi ile müşterinin sözleşmeye aykırı davranması ve bu nedenle bir zararın doğması gerektiği yine TTK 55 maddesi uyarınca işçiyi ayartma ve bu şekilde ticari sırları ele geçirme ile başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmaya yönelik somut eylem ve beyanların ispatlanması gerektiği, tarafların ticari defter ve belgelerinin mali müşavir tarafından incelendiği, taraf defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil niteliğinde olduğu,
dava konusu yapılan satışını davalı defterlerinde kayıtlı olup satış tarihlerinin 07/07/2021 ile 27/08/2021 tarihleri arasında olduğu, dava konusu satıştan 3.291,96 TL kar edildiği, davacı şirketin ise -----.
İle 31/01/2020 tarihinden itibaren ticari ilişik içinde olduğu ve ilişkin 01/12/2022 tarihine kadar devam ettiği, taraf beyanları, tanık beyanları ve ticari defter ve belgelerin incelenmesinden; taraf şirketler arasında uyuşmazlıktan önce ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı işçi ...'ın davacı şirkette teknik çizim üzerine çalıştığı ve 07/09/2020 tarihinde ayrıldığı, davacı şirkette fiyat tekliflerine genel müdürün kontrolünde olduğu, dava dışı işçi ...'ın davalı şirkette çalıştırılmasının davacı şirket tarafından istendiği,
...'ın davalı şirkette mühendis olarak 24/02/2021 tarihinde çalışmaya başladıktan sonra taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği, akabinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin 30/09/2021 tarihinde sonlandığı, davalı şirkette çalışan ... isimli çalışanın ---- teklifte bulunduğu ve satışta görev aldığı, ...'ın dava konusu yapılan ----- yapılan 144 adet kompansatör satışına ilişkin fiyat teklifi bilgilerine vakıf olduğunun ve davalı şirket tarafından bu tekliflerin satışta kullanıldığının ispat edilemediği,
bu kapsamda davalı şirketin davacının işçisini ayarttığı, iş sırlarını ele geçirmeye çalıştığı veya davalının davacının iş sırlarını ele geçirerek faydalandığı veya faydalandırdığı veyahut başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma şeklinde davalının haksız rekabet teşkil edecek hukuka aykırı eylemleri tespit edilememiştir.
Somut olayda; davalı şirketin davacı şirketin ticari ilişkisinin bulunduğu dava dışı firmaya teklif göndermesi başlı başına hukuka aykırılık olarak değerlendirilemez.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları uyarınca müşteri çevresinin ticari sır kapsamında olmadığı, müşteri çevresine ilişkin ihlalin söz konusu olabilmesi için davalının dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde davacının müşterilerini ayartması ve yönlendirmesi ile müşterilerin yapılan sözleşmeye aykırı davranması gerektiği ancak somut olayda davacı ile adı geçen dava dışı müşteri arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı,
davacı şirketin müşteri ----- ile ticari ilişkisinin devam ettiği, davalının, davacının müşteri çevresi ile ilişki içinde bulunulmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmesi için müşterilerin ayartılması gerektiği ve bu konuda ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu ancak davalının davacının müşteriyi ayarttığı olgusunu ispatlayacak bilgilerin bulunmadığı, yine işçi ... davalı şirkette çalışmasını davacı şirketin istediği,
...'ın dava konusu yapılan -----yapılan 144 adet kompansatör satışına ilişkin fiyat teklifi bilgilerine vakıf olduğunun ve davalı şirketin işçiyi ayartmak suretiyle bu tekliflerin satışta kullanıldığının ispatlanamadığı, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturmayacağının anlaşıldığı, bilirkişi raporundaki haksız rekabet oluştuğu tespitine mahkememizce iştirak edilmediği,
davacının haksız rekabet yönündeki iddialarını, TTK'nun 54 ve devamı maddelerine göre haksız rekabetin unsurlarının varlığını ve TTK'nun 56 maddesinde düzenlenen taleplere hak kazandığını somut delillerle ispat edememiş olması karşısında, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu hususu sübut bulmadığından davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 170,78 TL harcın düşümü ile geri kalan 256,82 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/836, K. 2024/747, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama