KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/250
- Karar No
- 2024/716
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
2.963 kelime·15 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/250
KARAR NO : 2024/716
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2020
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin adına ruhsatlı aracı ile ---- istikametinden ---- istikametine seyir halindeyken davalı şoför ... yönetimindeki---- plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı bir olaya sebebiyet verdiğini, aracın ----- sigorta tarafından trafik sigortası yapıldığını, bahse konu aracın ruhsat sahibinin ... isimli davalı olduğunu, davalının yönetimindeki aracın, müvekkilinin aracının arka tamponuna vurduğunu, bu şekilde araçta ciddi hasara sebebiyet verdiğini, olay yeri kaza inceleme tutanağına göre müvekkilinin kazadan kabahatinin bulunmadığının kayda geçirildiğini,
tek ve asli kusuru olanın davalı olduğunu, müvekkilinin aracını ---- servise götürdüğünü, serviste 3 ay beklediğini, davalı ...'a ait olan ve şoförünün ... olduğu ----- plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarpması neticesinde araçta meydana gelen 85.000-TL değerinde maddi zarar ile trafik kazası neticesinde oluşan araçtaki değer kaybına karşılık 30.000-TL ve İşten yoksun kalma nedeniyle oluşan maddi zarara karşılık 5.000-TL olmak üzere toplam 120.000-TL maddi tazminatın davalılardan alınıp müvekkiline ödenmesini, talep ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin itirazları olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalılar ... Mirasçıları ve davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle davacının şahsına ait olduğunu bildirdiği ve trafik kazası sonucu hasar aldığını iddia ettiği aracın plakasını ---- olarak bildirmiş olup davalıların murisinin kazaya karıştığı aracın plakası ise---- olduğunu, davacı tarafından her ne kadar davaya konu kazada asli ve tek kusurlu davalı müteveffa olarak gösterilmişse de bu husus gerçeği yansıtmamakta olup Sayın mahkemece kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacının gerçek zararının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmekte olup salt davacının sunduğu belgeler üzerinden yapılan tespitin kabul edilemez olduğunu,
davacının yedek parça tedarik ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan ve orijinal parça kullanımından kaynaklanan fahiş hasar bedelinden sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple davacının fahiş taleplerinin reddi gerekmekte olup gerçek zararın tespiti için bilirkişi incelemesine ihtiyaç bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet yabancı para üzerinden masraf yapılmış ise yabancı para bakımından fiili ödeme günündeki kur üzerinden karar verilmesi yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, zararın Türk Lirası olarak hesaplanması,
aksi halde ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın aracında meydana gelen “DEĞER KAYBI” miktarının tespit edilebilmesi için Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, davacının oldukça fahiş ve keyfe keder şekilde talep etmiş olduğu değer kaybı bedelinin kabulü mümkün olmayıp bu hususun da bilirkişi incelemesi sonucu tespiti gerektiğini, davacıya ait ---- marka bir aracın,
hele de ----- kayıtlı bulunan bir aracın sigortasının olmadığı düşünülemeyeceğini, dolayısıyla, davalıya ait araç şayet kaza dolayısıyla bir zarara uğramış ise söz konusu aracın onarım masrafları, ikame araç bedeli vs. gibi masraflarının tamamının sigorta şirketi tarafından karşılanacak olduğu açık olduğunu, Sayın Mahkemeden davalıya ait ---- plaka numaralı (kaza tutanağına göre) aracın sigorta şirketinin tespiti ile dava konusu kaza nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını,
bu hususların sağlanması için ---- Devleti/Mahkemeleri ile yazışma/istinabe yapılarak usulüne göre işlemlerin sağlanmasını talep ettiklerini, davacının aracının serviste 3 ay kalıp tamir edilmediği gerekçesiyle bu süre zarfında aracını kullanamadığı için zarara uğradığından ve yine bu süreçte ----- geliş gidiş yaptığı için yol masrafları olduğundan bahisle tazminat talebinde bulunması haksız olduğu gibi abesle iştigal anlamına geldiğini, kesinlikle kabul etmemek kaydıyla, şayet böyle masrafları olmuş ise bunun sorumluluğunun davalı müvekkillerine yüklenemeyeceğini,
söz konusu zarar ile davalı müvekkillerine atfedilebilecek bir illiyet bağı bulunmadığının açık olduğunu beyan ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi gereği müvekkilleri yönünden arabuluculuk teklifinde bulunulmadığı için dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, davacının maddi tazminat taleplerinin reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLER
Dava konusu araçlara ait trafik kayıtları celp edilmiş, davacı vekilinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı, eksperktiz formu, kaza yeri krokisi ve kaza tespit tutanağı fotokopisi, bilirkişi raporları ve ttüm dosya kapsamı. 17.01.2023 tarihli ara karar ile dosyanın hasar ve konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 22.03.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle.
KUSUR YÖNÜNDEN: Davalı taraf sürücüsü ---- plaka sayılı araç sürücüsü) ...’ın %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu araç sürücüsü --- plaka sayılı ---- marka/tip, ---- model) davacı ...’ın kusursuz olduğu, HASAR YÖNÜNDEN: a) Davacı ... vekili dava dilekçesinde “Müvekkilinin adına ruhsatlı aracı” olarak belirtildiği, ancak dosya kapsamındaki dava konusu----plaka sayılı aracın ruhsatının (ayrıca araç ile ilgili tüm belgeler) dava dışı “ ------” adına düzenlenmiş olduğu, b) Dosya kapsamında dava konusu -----plaka sayılı araca ait olay yeri fotoğrafları, hasar fotoğrafları ve hasar-onarım fotoğraflarının bulunmadığı,
c) Hasar/Zarar araştırmalarında dünyada kabul gören ve ülkemizde olduğu gibi ---- yetkili-yeminli (---- Medeni Usul Kanunu) eksperler/bilirkişiler tarafından da hazırlanan EKSPERTİZ RAPORU BULUNMADIĞI, d) Davacı tarafından sunulan ----- antetli belgenin Türkçe çevirisinden TAMİR MALİYETİ HESAPLAMASI olduğunun anlaşıldığı (TERCÜMESİNDEN BİLİRKİŞİ RAPORU OLMADIĞININ ANLAŞILDIĞI) bu belgede belirtilen bedel olan 13.219,65 EURO onarım bedeli olarak talep edilmiş ise de dosya kapsamında DAVA KONUSU ARACIN ONARIMINA AİT FATURA/ÖDEME BELGESİ VE ONARIM FOTOĞRAFLARI BULUNMADIĞI,
e) 24/07/2019 tarihinde Kaza Tespit Tutanağında (Tutanakta dava konusu aracın hasarının arka kısımda ve hafif hasarlı olduğunun (2) işaretlendiği) ve Türkiye’de bağımsız sigorta eksperi tarafından araç üzerinde inceleme yapılarak düzenlenmiş Oto Mecburi Mali Mesuliyet Espertiz Raporundaki hasara ilişkin tespitlerin, ----- plakalı araçta kısmi hasar oluşturduğu (ağır hasar olmadığı) ve hasarlı parça-malzeme kalemlerinin meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu,
f) Dosyada mevcut Türkiye’de bağımsız sigorta eksperi (---- Sicil nolu) tarafından araç üzerinde inceleme yaparak düzenlenmiş Oto Mecburi Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporundaki tespitler, kolluk kuvvetlerince düzenlenmiş Kaza Tespit Tutanağındaki aracın hasarlı kısmı (arka kısım) ve hafif hasarlı olduğu (2) hususu da dikkate alındığında Yargıtay Kararlarında belitildiği şekilde yedek parça ve onarım bedelleri kalem kalem değerlendirilmiş-mukayese edilmiş olup (Tablo 1) rapordaki dava konusu aracın arka tampon, arka panel ve çeki demiri robotu ile bağlantılı yedek parça hasar kalemlerinin isabetli olduğu,
bu rapordaki tespitlerden Türkiye’de kısmi onarımı yapıldığı (arka tamponun bağlantıları ile birlikte yenisi ile değiştiği), onarılmayan arka panel ve çeki demiri robotu parçalarının da ----- da hasar-onarımının değerlendirilmesi gerektiği, g) Davacı tarafından sunulan “----- antetli,
13.219,65 EURO toplam bedelli TAMİR MALİYETİ HESAPLAMASI şeklinde Türkçe tercümesinde de (BİLİRKİŞİ RAPORU OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİ YAZILI OLAN) belirtilen yedek parçalardan kazanın oluş şekli-hasarın boyutu ile uyumsuz olduğu değerlendirilen ve fonksiyonel olarak aracın seyir güvenliğinde önem arz eden bazı parça-malzeme kalemlerinin dava konusu araçta hasarlı olması halinde, araçtaki bu parçaların onarım görmeden Türkiye ile ----- ülkesi arasındaki mesafeyi karayolunu kullanarak taşıt ve seyir güvenliği açısından sorunsuzca gitmesinin mümkün olamayacağı, h) Dava konusu ---- plaka sayılı ---marka/tip,
---- model otomobilin ----- koşullarında kaza tarihi itibariyle dava konusu kaza öncesindeki serbest piyasa koşullarındaki piyasa rayiç değerinin yukarıda detaylıca açıklandığı üzere ortalama 13.500,00 EURO ve kaza sonrası-hasarlı/sovtaj değerinin 8.500,00 EURO olabileceği, hesaplanan bu tutarın ----- piyasa koşullarına göre kabul edilebilir makul fiyat aralığında, günün rayicine uygun olabileceği, i) Dava konusu --- plaka sayılı otomobildeki hasar ile ilgili bağımsız sigorta eksperi tespitlerindeki toplam hasarlı parça, malzeme ve işçilik tutarının 4.048,12 EURO olabileceği,
(Türkiye’de kısmi onarım tutarı da dahil) aracın rayiç ve sovtaj değeri dikkate alındığında, ----- şartlarında aracın onarımının ekonomik olduğu, j) Türkiye’deki onarıma ait davalı ... cevap dilekçesinde “tedarik edilen parçalar için 25.11.2019 tarihinde 4.165,99-TL ---- adına ödendiği..” belirtildiği, ödeme tarihindeki ----- döviz kuru (6.3234) dikkate alındığında toplam 658,82 EURO hesaplandığı, toplam hasar tutarı 4.048,12 EURO (-)+ 658,82 EURO (Türkiye)= 4.706,94 EURO olduğu,
k) Dava konusu --- plaka sayılı---- marka/tip, ----- model araçta meydana gelen eksik onarımdan kaynaklanan uyumlu olarak kabul edilen hasar tutarı kaza tarihi itibariyle 4.048,12 EUR olarak hesaplanmış olup, Kaza tarihindeki (24/07/2019) ----- döviz kuruna (6,3881) göre.
(4.048,12 X 6,3881 =) 25.859,78 TL olarak hesaplandığı, DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN: ---- koşullarına göre yapılan araştırmalarda da; -----’da aracın marka/tip teknik özellikleri, yeni “0” fiyatı, değiştirme değeri, aracın yaşı, km değeri, hasar geçmişi, toplam hasar onarım maliyetiyetine göre “----formüllerinin kullanıldığı,
bu formüllerin kullanılması ile ilgili ---- Mahkemeleri Kararlarında -13.---- Trafik Mahkemesi Kongresi Kararları gereği 5 yaşından fazla veya 100000 km’den fazla araçların değer kaybının hesaplanamayacağı yönünde kararı bulunduğu (----- anlaşılmış olup, bu karar da dikkate alındığında dava konusu aracın km değerinin ---- oluşu, Trafiğe çıkış tarihinin 20/07/2009 tarihi olduğu, kaza tarihindeki yaşının (24/07/2019) 10 yıl 4 gün olduğu dikkate alınarak yapılan değerlendirmeyede, ----- piyasa koşullarına göre dava konusu araçta değer kaybı oluşmayacağı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
06.06.2023 tarihli ara karar ile dosyanın hasar ve konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 11.08.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle. DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN: KÖK RAPORDA.
“Dava konusu aracın---- değer kaybının değerlendirilmesinde; davacı tarafça sunulan belgeler kapsamında aracın değer kaybının oluştuğuna dair ---- yetkili-yeminli (----- Medeni Usul Kanunu) eksperler/bilirkişiler tarafından da hazırlanan ekspertiz raporu vb. belge bulunmadığı, sunulan tamir maliyetinde de (Bilirkişi Raporu olmadığı belirtilmiştir) araç rayiç değer(değiştirme değeri) ve hasarlı değerinin (sovtaj) belirtilmemiş olduğu, ---- koşullarına göre yapılan araştırmalarda da;
----’da aracın marka/tip teknik özellikleri, yeni “0” fiyatı, değiştirme değeri, aracın yaşı, km değeri, hasar geçmişi, toplam hasar onarım maliyetiyetine göre “----- formüllerinin kullanıldığı, bu formüllerin kullanılması ile ilgili ---- Mahkemeleri Kararlarında ------ Trafik Mahkemesi Kongresi Kararları gereği 5 yaşından fazla veya 100000 km’den fazla araçların değer kaybının hesaplanamayacağı yönünde kararı bulunduğu (-----) anlaşılmış olup, bu karar dikkate alındığında dava konusu aracın km değerinin ----- oluşu, Trafiğe çıkış tarihinin 20/07/2009 tarihi olduğu,
kaza tarihindeki yaşının (24/07/2019) 10 yıl 4 gün olduğu dikkate alınarak yapılan değerlendirmeye göre ----- piyasa koşullarına göre dava konusu araçta değer kaybı oluşmayacağı” ŞEKLİNDE BELİRTİLMİŞTİR. TÜRKİYE ŞARTLARINA GÖRE DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRMEDE. (Dava konusu aracın ----- menşeili ve plakalı olması nedeniyle Türkiye’de alım-satım işlerinde.
Türk vatandaşına satım işleminde vergi vb. artı değerler, vergiler eklendiği bilinmekle birlikte, bu konudaki hukuki düzenleme ve vergi hesaplaması uzmanlık alanım dışında olduğundan değerlendirmeler dava konusu aracın marka/tip ve modeli aynı olan, tescil kaydı Türkiye’de bulunanan-Türkiye plakası olan araçlar dikkate alınarak yapılmıştır), Tescil kaydı TÜRKİYE DE bulunanan ---- marka/tip, ----- model aracın değer kaybı HESAPLANMASI;
----marka/tip, ----- model davaya konu 24/07/2019 tarihli kazasında değer kaybı oluşabilmesi için, araçtaki hasarlı parçaların-aksamların daha önce hasara maruz kalmamış, onarım ya da yenileme işlemine tabi tutulmamış olması gereklidir.
Dosya kapsamında Yurt Dışı – ---- hasar kayıt sisteminde hasar geçmiş kayıtları bulunmamaktadır. ----- menşei ve plakalı olması nedeniyle SBM-TRAMER sisteminde de hasar kaydının bulunmasının da mümkün olmadığı, Türkiye’de araçların reel/serbest piyasalarında kaza sonrası değer düşüklüğüne etki eden etmenlerin başında; aracın hasar alan parçaları, hasar-onarım durumu ve SBM-TRAMER hasar kayıtlarıdır.
Tarafımca da ----- hasar kayıt sistemden geçmiş hasar kayıtlarına ulaşmanın teknik olarak mümkün olmadığı, Sayın Mahkeme tarafından dava konusu aracın 24/07/2019 tarihinden öncesinde hasar kaydı bulunmadığı ve dava konusu hasar bölgesinin daha öncesinde hasar almadığının kabulü halinde;
----- marka/tip, ----- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle”; serbest piyasa koşullarında 10.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında;
[(10.000,00 TL Değer Kaybı) x %100 kusur oranı] = 10.000,00 TL olabileceği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
12.10.2023 tarihli ara karar ile dosyanın hasar ve konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi ek 2. raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 03.01.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Ek 2. Raporunda özetle.
Dava konusu ---- plaka sayılı ----- marka/tip, ---- model aracın orijinal parça kullanılarak fen ve sanat kurallarına göre Türkiye’de onarılması durumunda toplam hasar tutarının KDV dahil 16.617,00 TL (2.601,24 EURO) olabileceği Davalı taraf sürücüsünün %100 kusur oranına isabet eden tutarın kaza tarihi itibariyle; [(16.617,00 TL Hasar Tutarı) x %100 kusur oranı] = 16.617,00 TL olabileceği, Türkiye’deki onarıma ait davalı ... cevap dilekçesinde “tedarik edilen parçalar için 25.11.2019 tarihinde 4.165,99-TL -----adına ödendiği..” belirtildiği,
Sayın Mahkemece davalı ... vekilince beyan edilen 4.165,99-TL tutarın ödendiğinin kabulü halinde kalan tutarının 16.617,00 TL− 4.165,99 TL = 12.451,01 TL olduğu şeklinde tespitte bulunulduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kazasından kaynaklı olarak hasar tazminatı, değer kaybı ve işten yoksun kalma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur.
(Prof.Dr----) Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı ... araç sürücüsü olarak, davalı ...'ın araç maliki işleten olarak,
davalı ... şirketinin diğer davalıya ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Yargıtay ----Hukuk Dairesinin ----Esas ve ----- Karar sayılı ilamında: "Tazminat davasında davacı olma ehliyeti, kural olarak malvarlığından doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir.
Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet vs.) elinde bulunduran kişi, onu aldığı gibi malikine aynen iade etmekle yükümlü olup, ödemek zorunda olduğu onarım giderlerini isteyebilecektir. Davacı vekili, araç hasarı nedeni ile maddi tazminat talebinde bulunmuş, davacının bu talebi mahkemece aracın tescil kaydının dava dışı 3. kişi adına kayıtlı olduğu gerekçesi ile reddedilmiştir.
Dosyada, davacı ..’in sürücü olduğu anlaşılmakla, kazaya karışan aracın sürücüsü olması, aracı aldığı gibi eksiksiz ve hasarsız olarak malikine teslim etmekle yükümlü bulunması nedeniyle, aracın zilyedi sıfatıyla, hasar tazmini yönünden dava açmakta hukuki yararı ve aktif husumet ehliyeti vardır." şeklinde açıklanmıştır.
Somut olayda davacının araç sürücü olduğu, araç sürücünün aracı aldığı gibi eksiksiz ve hasarsız olarak malikine teslim etmekle yükümlü bulunması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Davacı yanca dava dilekçesindeki maddi tazminat kalemlerinin TL olarak talep edildiği, --- BAM ----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında " ----- ikamet eden ve geçici olarak getirdiği aracı Türkiye'de trafik kazası sonucunda hasara uğrayan davacının, aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağının kabulü gerekir.
Araç maliki, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir." şeklinde açıklandığı, bilirkişi raporları alınması üzerine davacı yanın hesaplamalar yönünden itiraz etmesi üzerine davacı vekiline seçimlik hakkı bakımından açıklayıcı beyan dilekçesi sunması için süre verildiği, davacı vekili tarafından 23/10/2023 tarihli beyan dilekçesiyle Türkiye şartları kapsamında talepte bulunduğunu açıklamıştır.
Bu açıkmalar ışığında davacının talebine konu araç bakımından aracının onarımını Türkiye'de yapması bakımından maddi zarar hesabı ve değer kaybı hesaplaması yapılabileceği anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında davalı ...'ın vefat etmesi nedeniyle davalının mirasçıları davaya dahil etmiştir.Somut olayda; 24/07/2019 tarihinde, saat 12:45 sıralarında, dava konusu araç sürücüsü davacı
... yönetimindeki ---- plaka sayılı ----- marka/tip, ---- model araç ile ----- Yolunu takiben seyir halinde iken
kaza mahalline geldiğinde aracının arka kısımlarına, geriden gelen davalı taraf
sürücüsü ... yönetimindeki ---- plaka sayılı -----
marka/tip aracın ön kısmı ile arkadan çarpması sonucu araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, davalı sürücünün gereken dikkatini yola
vermeyen, önündeki mevcut trafiğin durumunu, dava konusu aracın seyir durumunu
dikkate alarak yeterli mesafeden tedbir alabilecek şekilde seyrine özen göstermeyen,
sevk ve idare hatası sonucu dava konusu araca arkadan çarpan davalı sürücüsü
...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, meydana gelen trafik kazası sonucu davaya konu araçta meydana hasarın
kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu, Türkiye koşullarına göre değerlendirildiğinde değer kaybı tazminatının10.000,00 TL ve hasara ilişkin onarım tazminatının 16.617,00 TL olacağı, davalı ... tarafından ödenen 4.165,99 TL'nin mahsup edildiğinde bakiye zararın 12.451,01 TL olduğu, trafik kazası sonucu davacı aracına zarar veren davalı taraf, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davacının işten yoksun kalma nedeniyle maddi zarar talebi bakımından belge ve delil sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının hasar tazminatı bakımından talebinin KISMEN KABULÜ ile, 12.451,01 TL maddi tazminatın, davalı ... bakımından temerrüt tarihi olan 25.11.2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 24.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının değer kaybı tazminatı bakımından talebinin KISMEN KABULÜ ile, 10.000,00 TL maddi tazminatın, davalı ... bakımından temerrüt tarihi olan 25.11.2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 24.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacının işten yoksun kalma nedeniyle maddi zarar talebinin REDDİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 22.451,01 TL lik kısım yönünden alınması gereken 1.533,62 TL harçtan peşin alınan 3.454,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.920,97 TL karar harcının talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 22.451,01 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 22.451,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen işten yoksun kalma tazminat miktarı üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan toplam 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 916,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.416,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.013,28 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
9-Kabul red oranına göre belirlenen 245,00 TL Arabulucu ücretinin davalı ... şirketinden tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, yine Kabul red oranına göre belirlenen 1.075,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/250, K. 2024/716, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama