KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/350
- Karar No
- 2024/730
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
1.901 kelime·10 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/350
KARAR NO : 2024/730
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2022
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket ---- arasında İstisna Sözleşmesi imzalanmıştır. İmzalanan sözleşme uyarınca---- ihtiyaç duyduğu alandaki hizmetlerin kendi personeli tarafından yerime getirilmesini sağlayacak ve ---- taşımacılık, depolama, servis hizmetleri ve benzer alanlardaki işlerde faaliyet gösterecektir.
İmzalanan sözleşmeye istinaden Yüklenici ---- tarafından tarafından görevlendirilen aynı zamanda ---- firması çalışanı --- --- - 09.02.2022 tarihinde müvekkil şirkete ait ----plakalı aracı kullanmak üzere görevlendirilmiştir. ----- 09.02.2022 tarihinde görevi esnasında kullanmış olduğu ----- plakalı aracı park ederken park frenini çekmeyerek aracın akmasına ve bu kusuru neticesinde akan aracın müvekkil şirkete ait diğer bir araca çarpmasına sebebiyet vermiştir.
Yaşanan bu kaza sonrasında müvekkil şirketin her iki aracında hasar, değer kaybı ve bu araçların kullanılmamasından doğan kazanç kayıpları meydana gelmiştir.
Nitekim davalı ---- kaza sonrası tutulan ve imzasını taşıyan 10.02.2022 tarihli tutanakta, kazanın kendi kullandığı ---- plakalı aracın park freninin çekilmemesi neticesinde kayması ile meydana geldiğini açıkça kabul etmiştir. Davamızın KABULÜNE,
Kaza sonrası müvekkil şirkete ait -- ve ---- plakalı araçlarda meydana gelen 1.000,00 TL değer kaybının ( Belirsiz Alacak) kazanın meydana geldiği 10/02/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline,Kaza neticesi müvekkil şirkete ait ---- plakalı aracın 3 gün, ----- plakalı aracın 15 gün Çalışamamasından dolayı müvekkil şirketin mahrum kaldığı 1.000,00 TL kazanç kaybının ( Belirsiz Alacak) kazanın meydana geldiği 10/02/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline, karar verilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı şirket vekili tarafından şirketlerine ait araçlarda çarpma neticesinde meydana gelen hasar ve değer kaybından dolayı , kazaya sebebiyet verdiği gerekçesi ile müvekkil ve müvekkilin sigortalı gösterildiği taşeron şirket aleyhine dava ikame edilmiş olup, iş bu dava müvekkil açısından haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olup , tarafımızdan kabulü mümkün değildir. Şöyle ki.
İlgili kazanın meydana gelmesinde müvekkilin kusuru bulunmamaktadır. Çünkü kazanın olduğu araç müvekkil tarafından kullanılmamış, müvekkil tarafından kullanıldığı belirtilerek kusur izafe edilmeye çalışılmıştır. Müvekkilin ilgili aracı kullanmak için görevlendirildiğine dair EK 2 olarak dosyaya sunulan belge tamamen elle sonradan tanzim edilen ve gerçeği yansıtmayan belge olup, gerçek olan ve örneği tarafımızdan eklenen belge ile uyuşmamaktadır.
İddia edildiği gibi müvekkil 10.02.2022 tarihinde tutulan tutanağı imzalamamış ve dolayısıyla kazanın kendi tarafından yapıldığını kabul etmemiştir. İlgili belgede imzası olmadığı gibi tutanakta kendi tarafından tutulmamış olup, sahte olarak düzenlenen bu belgeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Haklarında dava açılmasının temel nedeni.
Müvekkil ---- 18.02.2022 tarihinde iş yerindeki olumsuz durumları amirlerine rapor ettiğinden dolayı amirleri arasında huzursuzluk yaşanmış ve kendisinden istifa etmesi istenmiş, kısaca iş yerinden kovulmuş, bunun üzerine iş yerindeki ücret alacağı ödenmeyince , gerek ücret alacağı gerekse maaşından haksız yapılan kesintiler, İhbar tazminatı, hafta tatili ve fazla mesai ücreti için Arabulucuya 08.04.2022 başvurmuş, kendisi davacı şirkette çalıştığı için sadece--- taraf göstermiş, ancak Arabuluculuk görüşmesi esnasında ---- değilde diğer davalı şirkette sigortalı gösterildiğinden anlaşma sağlanamamış,
daha sonra ----- Tedarik şirketi içinde Arabulucuya başvurmuş ve halen Arabuluculuk süreci devam etmektedir. Bu durum karşısında Davacı Şirkette sırf müvekkili zor durumda bırakmak amacıyla böyle bir senaryo düzenleyerek rövanş alma çabası içine girmiştir. Bu nedenlerle müvekkil hakkında açılan iş bu dava hukuka aykırı olarak ve haksız olarak açılmış olup, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davalının 2022 yılına ait SGK kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. 30.05.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ile hasar ve kusur konusun uzman bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 19.07.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; --- plaka no’lu araç sürücüsü davalı --- ’ın kazanın meydana gelişinde %100 KUSURLU olabileceği, ----- plakalı çekerin ve arkasına bağlı dorsenin sürücüsünün kazanın meydana gelişinde kusursuz olabileceği, Dosya münderecatında bulunan tüm belgelerin incelenmesi neticesinde, dava konusu---- plaka no’lu araçta meydana gelen hasarların resimleri dikkate alındığında, değiştirilmesi, onarılması planlanan yukarıda belirtilen parçaların ve işçiliklerin hasar ile uyumlu olduğu,
KDV hariç toplamda 6.250,00 -TL işçilik ve malzeme ile KDV dahil 7.375,00 -TL bedelle kaporta ve boya işçilikleri ile değişim yapılarak onarımın yedek parça tedarik süresi ile onarım süresi dikkate alındığında, piyasa şartlarına göre kadri marufunda serviste 7 (yedi) gün içerisinde yapılabileceği, Dosya münderecatında bulunan tüm belgelerin incelenmesi neticesinde, dava konusu ---- plaka no’lu araçta meydana gelen hasarların resimleri dikkate alındığında, değiştirilmesi, onarılması planlanan yukarıda belirtilen parçaların ve işçiliklerin hasar ile uyumlu olduğu,
KDV hariç toplamda 6.300,00 -TL işçilik ve malzeme ile KDV dahil 7.434,00 -TL bedelle kaporta ve boya işçilikleri ile değişim yapılarak onarımın yedek parça tedarik süresi ile onarım süresi dikkate alındığında, piyasa şartlarına göre kadri marufunda serviste 3 (üç) gün içerisinde yapılabileceği, Dava konusu ---- plakalı araçta 09.02.2022 tarihli trafik kazası sonucunda oluşan hasar neticesinde değer kaybı oluşmayabileceği, Dava konusu ---- plakalı araçta 09.02.2022 tarihli trafik kazası sonucunda oluşan hasar neticesinde değer kaybı oluşmayabileceği,
Makul Tamir Süresinde ki Ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılarak kazanç kayıplarının belirlenmesi, Ticari defter kayıtları ve belgeler üzerinden ---- plakalı araçların tamir süreleri içerisinde kazanç kayıplarının tespit edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.05.10.2023 tarihli ara karar ile dosyanın hasar ve kusur konusun uzman bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 30.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda özetle; Dava konusu ----plakalı aracın 7 günlük ------plakalı aracın 3 günlük onarım süresine göre Araç Mahrumiyet Bedelinin KDV hariç 4.750,00-TL olabileceği kanaatine varılmıştır.
Davacı tanığı ---- beyanında " Olay gününde ----plakalı aracı --- kullanmaktaydı, ben ofisimde oturuyordum, ofisimin görüş alanı kaza alanını net görmekteydi, ---- aracı çalışır vaziyette bırakmıştı, bağrışmalar gelince ben dışarıya baktım,---- plakalı aracın ileri doğru park halinde bulunan ---- plakalı lojistik aracına çarptığını gördüm, sonra olay yerine gittim, gittiğimde araç çalışır vaziyetteydi, çarptığı araç ise park halindeydi, bunun üzerine teknik birimden arkadaşlar geldi ve aracı inceledi, el freninin inik olduğunu söylediler, ben kaza tutanağı düzenledim, kendisi savunma yapmayacağını söyleyince bunu beyan edince tutanağın altına imza atmaktan imtia ettiğini yazıp imzaladım, operasyon sorumlularına bilgi verdim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı İbr beyanında "Ben davalı ---- çalışmaktayım. Olay günü ben davalının başka bir garajında bulunmaktaydım, kaza anını görmedim. Şoför ---- operasyonda bana bağlı olduğu için olaydan sonra beni aradılar, bana söylediklerine göre şoförün araçtaki el frenini çekmemesi nedeniyle aracın kendi kendine hareket ettiği, ve garajda bulunan başka bir araca depo kısmından çarptığı yönünde bilgi verildi, ben bu bilgi üzerine olay yerine gittim. Gerçekten de başka bir aracın depo kısmının hasarlı olduğunu gördüm. Aracı inceleyen teknik personel el freni çekilmemesi nedeniyle kaza olduğunu söyledi. Olayın üzerinden çok zaman geçtiği için orada tutanak imzalayıp imzalamadığımı hatırlamıyorum ," şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı taraça davalı ----- bakımından haksız fiil hükümleri, diğer davalı bakımından ise adam çalıştıranın sorumluluğuna dayalı olarak tazminat talebinde bulunmuştur.Somut olayda; 09.02.2022 tarihinde davalı ---- kullanmış olduğu -----plakalı aracı park ederken park frenini çekmeyerek aracın akmasına, freni çekilmeye aracın da ---- plakalı park halindeki araca çarpmasına neden olduğu, davacı tarafça tutulan tutanağa davalı ----- imzalamamış ise de dinlenen davacı tanığı beyanlarında aracı davalının kullandığını beyan ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu da gözetildiğinde kazanın meydana gelmesinde davalı ---- kusurlu olduğu, davacının aracında meydana gelen zararı karşılamakla yükümlü olduğu,
Davacı ile davalı şirket arasında istisna sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 11/7 maddesinde verilecek zararlar bakımından adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğuna dayandırıldığı görülmüştür.Adam çalıştıranın sorumluluğu olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 66. maddesinde; ''Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre; adam çalıştıran ile zarar veren kimse arasında bir çalıştırma ilişkisi bulunması halinde TBK'nun 66.maddesi uyarınca sorumluluk söz konusu olacaktır. Bilindiği gibi adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu değil, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır.
Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmiştir.Adam çalışanın sorumluluğunu düzenleyen TBK'nın 66.maddesine göre çalışan kendisine verilen işin yürütülmesi sırasında, 3.kişilere verdiği zararlardan, istihdam eden kusursuz olarak sorumludur.
Buna göre adam çalıştıranın sorumluluğu için: Zararın çalışanın kendisine verilen işin görülmesi sırasında doğmuş olması, üçüncü kişinin zararı ile çalışanın yaptığı iş arasında illiyet bağının bulunması gerekir. (Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin ----- sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta; davacının araçlarında meydana gelen kaza nedeniyle verilen zararın davalı davalı ---- kusurlu eylemiyle meydana geldiği, davalı şirketin bu işin yerine getirilmesi sırasında bu yeterliliğe sahip olup olmadığını, sürücünün bu işi güvenle yapabilecek kişiler arasından seçilmesi konusundaki özen ve yükümlülüğü yerine getirmek zorunda olduğundan, freni çekilmemesi gözetildiğinde çalışan seçimde özen gösterilmediği açık olduğu, illiyet bağını kesen bir durum söz konusu olmadığı,
taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de gözetildiğinde adam çalıştıranın sorumluluğunun yasal şartları oluştuğu anlaşılmıştır.Davacının ----- plakalı araçlar bakımından değer kaybı ve araçların kullanılmamasından doğan zararın talep edildiği, bilirkişi raporunda değer kaybı bakımından ikinci el araç piyasasında tampon, pancur vb plastik esaslı aksamda meydana gelen değişim veya onarım yoluyla giderilmiş olan hasarlara, aracın kaporta, şasi, motor- mekanik, güvenlik ile ilgili olmayan yakıt deposu vb elemanlardaki hasarlara önem
atfedilmemekte, Tramer kaydına işlenmemiş olması durumunda aracın piyasa
değerine anlamlı-kayda değer etkisi olmadığı için alım-satım öncesi yaptırılan
ekspertizlerde bu elemanlarla ilgili tespit dahi yapılmadığı, -----plakalı araçta hasar gören ön tampon ve panjur parçalarının plastik kökenli ve
değiştirilebilir nitelikte olması, ---- plaka no’lu araçta hasar gören aksamın yakıt deposu olması ve orijinal yenisi ile değiştirilmesi bu kazanın Tramer kaydına işlenmemiş olması dolayısıyla hasarın alıcı tarafından önemli algılanmayacağı için
aracın piyasa değerinde anlamlı bir düşme etkisi yapmayacağı, oluşabilecek etkinin
pazarlık payı sınırları içinde kalacağı değerlendirilmiş ve aracın piyasa değerinde bir
kayıp oluşmayabileceği görüşünün dosya kapsamına uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davacının değer kaybı taleplerinin her iki araç bakımından reddine karar verildiği, bilirkişi raponrunda kazanç kaybı talebi bakımından gelir tespit edilemediği,Davacı vekili tarafından 04/10/2024 tarihli dilekçesiyle araç mahrumiyet bedeli bakımından dava değerinin 20.000,00 TL olarak artırıldığı, dosyanın ek rapora gönderilerek makul tamir süresine ilişkin ikame araç/araç mahrumiyet talebinin hesaplandığı,
her iki araç bakımından toplam 10 günlük (---- plakalı araç için 7 gün ve ---- plakalı araç için 3 gün) tamir süresindeki ikame araç bedelinin KDV dahil 5.605,00 TL olarak hesaplandığı, rapora amortisman/eskime payının mahsup edildiği, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davacının değer kaybı taleplerinin reddine, ek raporda tespit edilen araç mahrumiyet talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının değer kaybı tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin KISMEN KABULÜ ile, 5.605,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 5.605,00 TL lik kısım yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 800,00 TL 'den mahsubu ile hazineye irat kaydına, artan 453,10 TL karar harcının davacı tarafa talep halinde ve karar kesinleştiğinde İADESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 5.605,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı ---- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 6.605,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 4.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 555,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 4805,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.282,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
7- Kabul red oranına göre belirlenen 352,30 TL Arabulucu ücretinin davalı ----- Şirketi'den tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 787,70 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/350, K. 2024/730, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama