KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/206
- Karar No
- 2024/475
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
Karar Metni
1.926 kelime·10 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/206
KARAR NO : 2024/475
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/03/2023
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; “…Müvekkil şirket ile davalı şirket -----şehirleri arası 2 araç nakliye hizmetinden kaynaklanan ticari iş için taraflarca 8600 USD'da anlaşma sağlandığı, söz konusu taşıma işi için 8600 USD tutarında fatura tanzim edildiği, söz konusu faturanın 3600 USD tutarındaki kısmının davalı şirketçe ödenmediği, taraflarınca ödenmeyen 3600 USD tutarındaki kısmın tahsili için ---- İcra Md. ---- Esas sayılı dosyasıyla 04.01.2023 tarihli ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlattıkları ilamsız icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde borçluya 24/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlu yanca yapılan kısmi itiraz sonucu itiraz konusu tutar için takibin durdurulduğu, müvekkil ile davalı şirket arasında taşımacılık ilişkisinden kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğu müvekkilin, ----- şehirleri arası 2 araç nakliye hizmetinden kaynaklanan elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlendiği ve davalı şirkete gönderildiği, davalı şirket, taşımacılık hizmetinden kaynaklanan tutarın 5000 USD kadar kısmını müvekkilin bildirdiği banka hesabına eft yoluyla ödediği, ancak davalının bakiye 3600 USD borcunu ödemediği,
davalı şirketin, tanzim edilen faturalar ve ödeme belgeleriyle sabit bakiye borcunu ödememesi nedeniyle davalı şirket hakkında taraflarınca icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibinde, borçlunun icra takibine kısmi itiraz ederek takibi kısmen durdurduğu, aynı gün içinde müvekkile itiraz ettiği tutar kadar (1000 USD) değerinde ödeme yaptığı, davalı taraf icra dairesine sunduğu borca itiraz dilekçesinde, ''Müvekkil şirketin alacaklı görünen tarafa borcu takibe konu miktar kadar bulunmamaktadır.
Bu nedenle, BORCUN 1000 $ kısmına İTİRAZ EDİYORUZ'' diyerek borca kısmi olarak itiraz ettiği, alacaklı görünen tarafa borcu konu miktar kadar bulunmamaktadır' ifadesi ticari ilişkinin var olduğunun nitelikli bir ikrar olduğu, buradan hareketle, aynı zamanda tacir sıfatına haiz olan karşı tarafın yaptığı tüm ödemeleri usulüne uygun bir şekilde yaptığını kanıtlamakla mükellef olduğu,
Davalı tarafın, tanzim edilen faturalar ve banka hesap hareketlerinden de sabit olan, bakiye kalan borçların tahsiline ilişkin açılan icra takibine alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiği, açıklanan ve mahkemenizce re'sen dikkate alınacak hususlarla birlikte.
Davalarının kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, Davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini” dava ve talep etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili aleyhine açılmış bulunan ---- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takip dosyasına müvekkil adına tarafımızca vekil sıfatıyla itiraz edilmiş ,ticari dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri tarafımızca vekil sıfatıyla takip edilmiş olmasına rağmen mezkur itirazın iptali davası asile tebliğ edilmiştir. Bu durum HMK, Avukatlık Kanunu ve Tebligat Kanununa aykırıdır. Dolayısıyla bahse konu tebligat usulsüzdür.
Özetle, davacının, müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca kısmi ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarımızı bir kez daha yinelediğimizi bildirir, davacının kalan bakiye yönünden takibi devam etmesine engel bir durum olmadIğından ötürü kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik huzurdaki davanın reddini talep ederiz. huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip dosyası, Vergi Dairelerinden gelen ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.25.05.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 28.08.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle.
Taraflar arasındaki hukuki ihtilaf davacı yanın 10/01/2023 tarihinde borçlu aleyhine ------ İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası ile. 3.600,00 USD Fiili Ödeme Tarihi ---- Arasi 2 Araç Nakliye Navlun Bedeline İlişkin Fatura Alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunmaktadır. Davacı şirkete ait 2022, 2023 yıllarına ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK.
İlgili hükümleri yönünden açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve usulüne uygun tutulmuş olduğundan lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, 3. Davalı yan incelemeye katılmamış ve defter, belge sunmamış, Davacı tarafından tarafıma sunulan faturaların tetkikinde davacının düzenlemiş olduğu faturalara davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edildiğine ilişkin bir belge sunulmadığı, taraflara ait 2022 Ba/Bs formlarının tetkikinde davacı tarafından düzenlenen kdv hariç 2 adet 301.277,70 TL tutarlı faturayı tarafların Ba/Bs formlarında beyan ettiği görülmüş, Davacı Yanın Defter İncelemesi Neticesinde.
Davacıya ait 2022 yılı ticari defterlerinde davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 16/11/2022 tarihinde başladığı, davacı tarafından 2022 yılında davalı şirkete 16.200,00 USD tutarında Kdv dahil 301.277,06 TL cinsinden 2 adet fatura düzenlendiği, davalı tarafında ise davacıya 12.600,00 USD tutarında 252.899,24 TL cinsinden ödeme yapıldığı,
davacı kayıtlarında her ne kadar ödemeler 31/12/2022 tarihinde toplu kayıtlara alınmışsa da davacıya ait banka ekstrelerinde ödemelerin farklı tarihlerde yapıldığı ancak kayıtlara toplu işlendiği tarafımda görülmüş olup, 31/12/2022 tarih itibariyle davacının davalıdan 3.600,00 USD tutarında 48.378,46 TL cinsinden alacaklı olduğu ve bu bakiyenin 2023 yılına devrettiği, davacıya ait 2023 yılı ticari defterlerinde ilk kaydının 2022 yılından devir gelen 48.378,46 TL tutarında 3.600,00 USD bakiye tutarı olduğu, rapor tarihi itibariyle bakiye tutarında herhangi bir değişiklik olmadığı,
ancak davalı tarafından 10/01/2023 takip tarihi sonrası 31/01/2023 tarihinde 1.000,00 USD’ nin davacı şirket hesabına Havale yapıldığı dosyaya sunulan Banka Ödeme dekontundan da görülmüş olup, davacının 31/01/2023 tarih itibariyle davalıdan 2.600,00 USD alacaklı olduğu,.
TBK 117/1 maddesi gereğince davacı yanca davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belge bulunmadığı, ancak davacının takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar faiz talep edebileceği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.14.12.2023 tarihli ara karar ile dosyanın icra iflas hukuku nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 18.01.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Raporunda özetle.
Dosyada bulunan ve taraflarca ibraz edilen bilgi ve belgeler ile, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, takip konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde. 31.01.2023 tarihi itibariyle ödenen paranın öncelikle ferilere mahsubundan sonra borçlunun 62.972,66 TL (3.340,74 $) bakiye borcu kaldığına dair tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.
Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----.
İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının 31/01/2023 tarihli itirazı ile borcun 1000 USD bakımından icra takibinin durmuş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 36000 USD alacaklı göründüğü,
HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 36000 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.
23/08/2023 tarihli kapak hesabı üzerinden kesinleşen 2600 USD bakımından yapılan 69.394,52 TL'nin ödenmiş olduğu, itiraz edilen 1000 USD bakımından ise 31/01/2023 tarihinde ödeme yaptığı ve aynı tarihte borca itiraz edildiği, takip tarihi itibariyle tesbit edilen alacak tutarına, takip tarihinden takip ile birlikte temerrüdün başladığı kabul edildiğine göre, takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce ödeme yapılmış ise ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunacak toplam alacaktan,TBK.nun 100 maddesi gereği kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan düşülmesi gerektiği,
1000 USD bakımından 18.489,90 TL (ödeme tarihi itibariyle 18,8499 TL*1000= 18.489,90 TL ) OLUP, vekalet ücretinin 1.800,00 TL ve 2,95 USD faiz üzerinden işlemiş faiz in 55,60 TL (takip taripi ile ödeme tarihi arası) olarak hesaplandığı ve 427,89 TL harcın da gözetildiğinde; ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunacak toplam alacaktan,TBK.nun 100 maddesi gereği kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan düşülmesiyle bakiye 2.283,49 TL'nin kaldığı, USD'ye çevrildiğinde ise 121,14 USD bulunduğu,
takibin bu miktar üzerinden devam etmesi gerektiği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.23/08/2023 tarihli kapak hesabı üzerinden kesinleşen 2600 USD bakımından yapılan 69.394,52 TL'nin ödenmiş olduğu, davalı yanca bu miktar bakımından itiraz edilmediğinden itirazın iptali davasına konu edilmediği,
davacı vekili tarafından 19/09/2024 tarihli dilekçeyle ödeme nedeniyle konusuz kalması söz konusu olduğu talep edilmiş ise de dava konusu yapılan miktar itiraz edilen 1000 USD miktarı olup, bu miktar bakımından takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce ödeme yapıldığı, bu nedenle dava sırasında yapılan ödeme bulunmadığından ödeme nedeniyle konusuz kalması durumunun söz konusu olmadığı,
Davacı yanca itiraz edilen 1000 USD miktarı dava değeri olarak olarak gösterip, yapılan ödemeyi mahsup ederk icra harç-marsafları ve vekalet ücreti bakımından itiraz iptali talep edilmediği, bir bütün olarak itirazın iptali istendiğinden ve dava değeri 1000 USD olarak gösterildiğinden, dava değeri 1000 USD olarak kabul edilmiş ve fazlaya ilişkin istemin reddine ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----- İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın (takibe konu alacağın 1000 USD kısmi için itiraz edilmiştir.) 121,14 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa ödeme tarihi olan 31/01/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli usd mevduat hesabına ödediği döviz faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 454,81 TL (121,14 USD *18.7723 TL=2.274,07x%20) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 121,14 (2.274,07) TL lik kısım yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 2.274,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 16.498,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 4.250,00 TL bilirkişi ücreti, 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç ve 372,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.982,05 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 603,52 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
8-Kabul red oranına göre belirlenen 377,95 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 2.742,04 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/206, K. 2024/475, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama