KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/39
- Karar No
- 2023/881
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/39
KARAR NO : 2023/881
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/01/2023
KARAR TARİHİ : 02/11/2023
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 16/01/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkil tarafından mobil bankacılık üzerinden davalının hesap numaraları da sehven ödeme listesi içine girmiş, söz konusu davalının müvekkilden hiçbir alacağı olmadığı ve devam eden bir sözleşme veya hizmet bulunmadığı halde müvekkile ait ----Şubesi ------Iban nolu hesaptan davalıya sehven 50.000,00 TL ödeme yapılmıştır.
Söz konusu hatalı ödeme 13.01.2023 tarihinde ve saat 14:54.33' te mobil bankacılık üzerinden gerçekleşmiştir. Bu nedenle sehven davalının ----- Şubesi----- İban numaralı hesabına yapılan 50.000,00TL havalenin müvekkile iadesine karar verilmesini talep ediyoruz.
Müvekkilin ve üçüncü şahısların telafisi imkansız zararlara uğramaması için davalının -----Iban numaralı hesabında bunulan ve müvekkilin-----Şubesi ----- nolu hesabından sehven gönderilen 50.000,00TL üzerinde, davalı ve üçüncü şahısların tasarrufunun önlenmesi için ve bu miktarla sınırlı olarak tedbir karar verilmesini talep ederim demektedir.Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafın dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağa dayalı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Davacı vekili taraflar arasında herhangi bir hizmet veya sözleşme bulunmadığı halde sehven 50.000 TL ödemede bulunduklarını ve ödemenin iadesini talep etmiştir.
6098 sayılı TBK. 77 Maddesine göre ''Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. '' hükmünü amirdir.
Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 09.07.2023 tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davalının 2021 yılından kalan 183,66 TL bakiye düşüldüğünde 49.816,34 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan tebliğe rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı 7251 sayılı kanunla değişik HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği ve davalının bahse konu miktar yönünden sebepsiz zenginleştiği kanaatine varılarak davanın 49.816,34 TL alacak yönünden haksız iktisap tarihinden temerrüt faizine hükmedileceğinden ödeme tarihi olan 13.01.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıda ki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜNE, davacı tarafından davalıya yapılan 49.816,34 TL'nin ödeme tarihi olan 13/01/2023'den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine,
2-İhtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 49.816,34 TL lik kısım yönünden alınması gereken 3.402,95 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.549,07 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 853,88 TL peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 1.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 123,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.723,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.716,67 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/39, K. 2023/881, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama