KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/457
- Karar No
- 2024/760
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/457
KARAR NO : 2024/760
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/12/2018
KARAR TARİHİ : 21/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin'de mobilya sektöründe faaliyet gösterirken davalı firmanın bayiliğini yaptığını, bu dönemde meydana gelen bir satıştan dolayı müvekkiline ----Tüketici Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı tarafa bu dosyanın ihbar edildiğini ve böylece dosyaya davalı tarafında dahil olduğunu, yapılan yargılama neticesinde davanın tüketici lehine sonuçlandığını, kararın kesinleştiğini, bunun üzerine tüketicinin müvekkili firma aleyhine icra takibi başlattığını, bu icra dosyasına müvekkilinin ödeme gerçekleştirdiğini,
ayrıca 358,63 TL karar ve ilam harcının da müvekkili tarafından ödendiğini, tüketici tarafından yapılan malın iadesinin sebebinin üretimden kaynaklı ayıp olduğu, bu giderlerden davalının da sorumlu tutulması gerektiğini, davalı tarafa ihtar gönderildiğini fakat cevap gelmediğini, bunun üzerine bahse konu icra dosyası ile takibe başladıklarını, bu takibe davalı tarafça itiraz edildiğini, bu nedenle takibin durduğunu, itirazın iptali için iş bu davayı açtıklarını, davalarının kabul edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketleri----- dava konusu ürünlerin üreticisi konumunda bulunduğunu, dava konusu ürünlerin davacı tarafın kusuru ile iade edilmiş olduğunu, müvekkil şirkete bu kapsamda herhangi bir sorumluluk yükletilemeyeceği, davacının ürünlerdeki hataların üretimden kaynaklandığı kaynaklandığı yönündeki iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nda belirtilen tüketicinin seçimlik hakları arasında üreticiye yöneltebileceği taleplerinin düzenlendiği,
buna göre bahsedilen kanunun 11. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, tüketicinin satılanı iade ederek sözleşmeden dönme seçimlik hakkını sadece ürünün satıcısına karşı ileri sürebileceğinin şüphesiz olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114 ve 115. hükümleri ışığında husumet eksikliği sebebi ile de müvekkil şirkete açılan iş bu davanın reddi gerektiğini belirtmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı bayii tarafından tüketiciye ödenen tazminatın üretici davalıya rücuusu için üretici bayilik verene karşı açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin davalının ürünlerini sattığını, davalıdan temin edilen malın ayıplı çıkması üzerine dava dışı tüketici tarafından müvekkili aleyhine dava açıldığını, yargılama ve icra takibi sonunda satım bedelinin müvekkilinden tahsil edildiğini müvekkilince yapılan ödemenin rücu için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek,
itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, kaldı ki davacının ürünleri kendilerine teslim etmediklerini ayrıca davacının kendilerine borçlu olduğunu takas mahsup talebinde bulunduklarını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Somut olayda davacı tarafından satılan yatak odası takımının ---Tüketici Mahkemesi'nde -----. sayılı davada malın ayıplı olduğunun tespit edildiği, anılan bu davanın davalıya ihbar edildiği, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu davada bedelin davacıdan tahsil edildiği, davacı ile davalı arasında bayilik ilişkisi bulunduğu,
taraflar arasında sorumsuzluk anlaşması bulunmadığı ve tacirlerin ürettiği ya da sattığı malda ortaya çıkan ayıplardan sorumlu olacağı bu haliyle davalının bilirkişi raporlarıyla tespit edilen dava konusu ürünlerin üretiminde ortaya çıkan ayıptan üretici fima olarak sorumlu olduğu ayrıca davalının 07.05.2024 tarihli bilirkişi raporu ile takas mahsup kapsamında ileri sürebileceği bir alacağı olmadığının tespit edildiği dikkate alındığında tahsil edilen bedelden ürünlerin davacı tarafından iade alınıp davalıya iade edilmemesi nedeniyle bilirkişi raporu ile ürün bedeli olarak hesap edilen 5.250,00 TLden ürünün ayıplı haldeki bedeli olan
5.050,00 TL düşüldüğünde ayıp bedelinin 200,00 TL olduğunun anlaşıldığı mahkememizce basit matematik olması sebebiyle usul ekonomisi de dikkate alınarak icra takip bedeli olan 6.951,74 TL’nin üzerinden takip giderlerine ilişkin yapılan hesaplamada 6.951,74 TL-5250,00 TL =1.701 TL :5250=0.324*64,80 TL özetle 200,00 TL oranlanınca 1.701 TL’nin 64.80 TL sine denk geldiği bu haliyle ayıplı ürünü iade alıp davalıya teslim etmeyen davacının davalıdan ayıp bedeli olarak 200,00 TL+64,80 TL=264,80 TL talep edebileceği anlaşılmakla 264,80 asıl alacak üzerinden kabulü gerektiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline,
takip konusu alacağın yargılama gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile; --- İcra Müdürlüğünün ----. Sayılı dosyasına yapılan itirazın 264,80 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 118,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 308,88 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 118,72 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 264,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 6.686,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 800,00 TL bilirkişi ücreti ve 727,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.527,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 58,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Davalı tarafından yapılan 5.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 119,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.719,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 5.501,15 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,
Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/457, K. 2024/760, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama