İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/472 K.2025/386

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/472Karar2025/386Tarih30 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.762 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/472
Karar No
2025/386
Karar tarihi
30 Nisan 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.762 kelime·14 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/472

KARAR NO : 2025/386

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 10/07/2023

KARAR TARİHİ : 30/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 12.04.2021 tarihinde unvan değişikliği yaptığını, ------olarak değiştirdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07.03.2017 tarihinde Aracılık ve Danışmanlık Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin danışman olarak görev yaptığını, kamu kurum ve kuruluşlardaki araç alımlarını takip ederek,

davalı şirket'in kamu kurum ve kuruluşlarına araç satışına aracılık ettiğini,İlk sözleşme devam ederken, müvekkili şirket tarafından davalı şirket'e ----- marka araçların kamu kurum ve kuruluşlarında satılabileceğini belirttiğini bu ----- ile bir işbirliğinin sağlanabileceğinin bildirildiğini, davalı şirket tarafından da bu fikirin gelir getirici bulunduğunu ve -----. ile davalı şirket arasında ortak üretim ve satışa ilişkin sözleşme imzalandığını, bunun üzerine de müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sadece ----- marka araçlara ilişkin olarak 12.12.2017 tarihinde yeni bağımsız bir Aracılık ve Danışmanlık Sözleşmesi'nin imzalandığını,

sözleşmenin 7. maddesine göre sözleşme süresinin beş yıl olduğunu, taraflara sebepsiz fesih hakkı tanınmamakta olduğunu, sözleşmenin 6. maddesine göre de, komisyon bedelinin %2-%3,5 arasında belirlenen bedel üzerinden ödenecek olduğunu, bunun için de formül uygulanmasının kararlaştırıldığını, ödemelerin satılan ara bedellerinin davalı şirket'in hesabına yatmasından sonra düzenlenecek fatura sonrası 30 gün sonunda yapıldığını, müvekkili şirketin, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinin eksiksiz olarak yerine getirmiş olduğunu,

----- araçları kamu kurum ve kuruluşlarına tanıtarak satışını sağladığını ve potansiyel tüm alıcı kurumlara sunum yaptığını, bu kurumlar ile satışlara ilişkin görüşmelerin devam ederken davalı şirket tarafından hiçbir haklı neden yokken -----Noterliği ------ Yev. No'lu ihtarını 02.02.2021 tarihinde keşide ettiğini, Sözleşme'yi feshettiğini bildirdiğini, bu haksız fesihin bildirimi üzerine müvekkili şirket tarafından 08.02.2021 tarihinde ----- Noterliği'in ------- Yev.

No'lu ihtarnamesinin keşide edilerek, feshin haksız ve mesnetsiz olduğunu, Sözleşme süresi sonu olan 12.12.2022 tarihine kadar kamuya yapılacak araçlardan komisyon bedellerinin müvekkili şirket'e ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı şirket'in bu ihtara da -----. Noterliği 04.07.2021 tarihli ------ Yev.

No'lu ihtarı ile cevap verdiğini, komisyon bedelinin edim karşılığının ifa olarak belirlendiğini ve sadece yürürlükte olan ---- ve ----- projeleri tahtında hak edişinin ödeneceğini bildirdiğini, davalı Şirketin fesih öncesinde müvekkili şirket'e memnuniyetsizliğine ilişkin hiçbir elektronik posta dahi göndermediğini, İyi ilişkiler çerçevesinde rutin toplantıların,müvekkili şirket tarafından yapılan görüşmelere ilişkin ayrıntıların davalı şirket'e sürekli aktarıldığını, ve müvekkili nin şirket sözleşme süresi kapsamında maksimum satışı yapabilmek için tüm alt yapı çalışmalarını sürdürdüğünü,

ancak görüşmeler yapılan kuruluşların ve şirketlerin kamu ortaklığı olan işletmeler olduğunu, söz konusu da yüksek bedelli araçlar olduğundan satın alma süreç ve onaylarının uzun sürdüğünü, bu nedenle davalı şirket tarafından fesih sonrasında satılan ----- Marka araç ve malzemelerin müvekkili şirket'in aracılık ve danışmanlık hizmetinin sonucu olduğunu, davalı şirket kayıtlarının incelenmesi halinde dilekçelerinde yer alan kuruluşlara satış yaptığının ve satış bedellerinin tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, sözleşme kapsamında, ----- marka araçların satış ve pazarlamasına yönelik Savunma Sanayi Başkanlığı,

-----ve Kara Kuvvetler Komutanlığı, ----- gibi kamu destekli kuruluşlar ile müvekkili şirket tarafından birçok kez görüşme yapıldığını ve araç tanıtıldığını, satış koşullarının görüşüldüğünü, bu hususun muhatap şirket ile yapılan toplantılarda yer alan sunumlar ve toplantı notlarından da açıkça görülebiliceğini , müvekkili şirket tarafından sözleşme'nin devam edileceği inancı ile yapılan görüşmeler sonucunda ----- Muhatap Şirketinin müşteri portföyüne dahil edildiğini, ve sürekli alımların başladığını,

ancak müvekkili şirket tarafından yapılan görüşmeler sonucunda yapılacak satışlardan komisyon ödenmemesi amacıyla müvekkili şirket'in haksız fesih ile devre dışı bırakılmaya çalışıldığını, müvekkili şirket ile işbirliği öncesi ------ marka araç ve malzemelerinin davalı şirket tarafından satılmamakta olduğunu, bu firmalara da bu ürünün satışının yapılmadığının açık olduğunu, müvekkili şirket'in aracılık ve danışmanlık hizmetinin sonucunda davalı şirket'in satışlara devam ettiğini, bu satışlara ilişkin komisyon bedelini de ödemesinin gerektiğini, muhatap Şirket ile fesih tarihinden bir önceki ay 07.01.2021 tarihinde toplantı yapıldığını,

bu toplantı notlarında ----- görüşülmüş, ----- 3 Projesi için de ------ ile araç seçimi görüşmesini müvekkili şirket'in gerçekleştirmesine karar verildiğini, bu projeler kapsamında satışların yapılmış olduğundan müvekkili şirket'in komisyona hak kazandığının açık olduğunu, tüm bu sebeplerle HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası kapsamında bilirkişi tarafından tespit edilecek bedele yükseltmek üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin her komisyon bedelinin sözleşme kapsamında ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket'e yükletilmesine,

karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 7 Mart 2017 tarihinde “Aracılık ve Danışmanlık Sözleşmesi”nin imzalandığını, taraflarca, davacı şirket tarafından ücret karşılığında müvekkili şirket’e sözleşmede yer alan hizmetlerin sunulmasına ilişkin olarak bir aracılık ve danışmanlık sözleşmesinin imzalandığını , akabinde bu sözleşmeye bağlı olarak 13 Nisan 2017, 12 Nisan 2018, 29 Haziran 2018 ve 4 Temmuz 2018 tarihlerinde ek protokollerin imzalandığını, bu sözleşmenin süresi olan 1 yılın sonunda müvekkili şirket tarafından ----Noterliği, 02 Şubat 2021 tarih,

----- yevmiye numarası ile fesih bildiriminin keşide edildiğini, taraflarıca keşide edilen ----.

Noterliği, ------ yevmiye numaralı, 02 Şubat 2021 tarihli fesih bildirimi ile söz konusu sözleşme tahtında davacı şirket tarafından yerine getirilmesi vaat edilen edimlerin ifa edilmesinden uzak olduğunu ve müvekkili şirket'in danışmanı sıfatıyla hareket edilmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından haklı sebeple ve herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü olmaksızın feshedildiğini, akabinde davacı şirket tarafından keşide edilen ----.

Noterliği, ------- yevmiye numaralı, 08 Şubat 2021 tarihli ihtarname ile 12/12/2022 tarihine kadar müvekkili şirket’in 12/12/2022 tarihine kadar imzalamış olduğu sözleşmelerden komisyon bedeline hak kazanacağının ihtar edildiğini, 02.01.2021 tarihinden sonraki döneme ilişkin karşı tarafın herhangi bir talep hakkının olmayacağını olası taleplerinin haksız ve yersiz olacağını daha önceki ihtarnameler de beyan edilmesi sebebi ile söz konusu ihtarnameye cevap verilmesine gerek görülmediğini, davacı şirket'in 02.02.2021 tarihinden önceki döneme ilişkin doğmuş alacağının olduğu hususunun bildirilmesi amacı ile taraflarınca---- Noterliği,

------ yevmiye numaralı, 14/07/2021 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, söz konusu ihtarname ile, 02/02/2021 tarihinden önce gerçekleştirilen ------ projesi tahtında davacı şirket'in lehine 22.992,00 Euro alacak hakkının muaccaliyet kazandığını, fatura düzenlenmesi halinde söz konusu ödemenin davacı şirket’e yapılacağının ihtar edildiğini, sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olup taraflar arasındaki sözleşme edim karşılığı ifayı düzenlediğini,

müvekkili şirket'in 3. kişilerle yapmış olduğu yapacağı her türlü sözleşme tahtında davacı şirket’in bir hak ediş kazanması talep hakkı kazanmasının ancak ve ancak talep hak ediş dayanağı sözleşmenin imzalanması için bir edim ifa etmesi şartına bağlı olduğunu, sözleşme’nin fesih tarihi olan 02.02.2021 tarihinden sonraki dönemde davacı şirket’in müvekkili şirket'in lehine herhangi bir ediminin olmadığını ve olamayacağı sabit olduğundan belirtilen tarihten sonraki dönem için de komisyon bedeline hak kazanamayacağının şüphesiz olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini,

davacı şirket tarafından simsarlık yapıldığı iddia edilen araçların satış bedellerinin bilinebilir ve hesaplanabilir olduğudan dolayı, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, zira davacı şirket'in hak kazandığı ancak kendisine ödenmediğini iddia ettiği alacaklarının hesaplanmasında esas alınacak bilgilere bizzat sahip olduğunu, bu nedenlerle doktrin ve yargıtay kararı doğrultusunda talepler bakımından bu davanın belirsiz alacak davası için gerekli şartları sağlamadığını, huzurdaki davaya konu sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olduğunu müvekkili şirket tarafından haklı şekilde feshedildiğini,

sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yerine getirilmesi vaat edilen edimlerin sözleşme’nin müvekkili şirket tarafından akdedilmesindeki amacı ve haklı beklentisini karşılamaktan uzak olması ve müvekkili şirket’in simsarı sıfatıyla hareket edilmemesi sebepleri ile de sözleşmenin açıkça ortaya konulan amacın gerçekleşmeyeceğinin müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, bu sebeple müvekkili şirket tarafından ----- Noterliği, ------ yevmiye numaralı, 02 Şubat 2021 tarihli fesih bildiriminin ,sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşme’de yer alan açık hüküm gereği müvekkili şirket’in, kendi takdir ve tespitine bağlı olarak,

sözleşme’yi bildirimsiz ve tazminatsız feshetme yetkisinin bulunmakta olduğunu, dava dilekçesinde davacı şirket’in komisyon bedelini talep etmesine dayanak hukuki gerekçe açıklanmadığını talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirket tarafından komisyon bedellerinin talep edildiğini, talep bakımından dosyanın esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilenin olumsuz zarar değil,

sözleşme ayaktaymış ve üçüncü kişilerle imzalanan sözleşmeler Davacı Şirket’in simsarlığı sonucu imzalanmış gibi değerlendirilen bir komisyon bedelinin talep edildiğini bu durumun yargıtay içtihatlarındaki olumsuz zarar kavramıyla da bağdaşmadığını, bu kapsamda sözleşme ayaktaymış gibi komisyon bedellerini talep etmek bir yana davacı şirket’in olumsuz zararı da bulunmadığından,

dolayı olumsuz zararını dahi talep edemeyeceğini, bir an için olumsuz zararın olduğu varsayıldığında dahi davacı şirket’in talebinin olumsuz zarar kalemini içermediğini ve bu sebeple de davanın tümüyle reddi gerekmekte olduğunu, taraflardan birinin kanun hükmü uyarınca sözleşmeyi feshettiği takdirde ve eğer uygun olmayan bir zamanda feshetmişse ,diğer tarafın da bu yüzden bir zarara uğraması halinde , sözleşmeyi fesheden tarafın, diğer tarafın uğradığı bu zararı tazmin etme yükümlülüğü altına gireceğini, kanun koyucunun tazminat talep edilmesi için “uygun olmayan bir zamanda” feshedilmesini şart koştuğunu,

önemli noktanın sözleşmenin uygun olmayan zamanda feshedilmiş olmasının, fesheden açısından bir sözleşme ihlali niteliğinde olmadığını, davacı şirket'in taleplerinin hem usul bakımından hem esas bakımından kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu sebeplerle davanın reddini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında imzalandığı ileri sürülen 12/12/2017 tarihli Aracılık ve danışmanlık sözleşmesine davalının aykırı davranıp davranmadığı, sözleşmeyi haksız şekilde feshedip etmediği, davacı şirket tarafından -----1 araç ---- projesi, ---- ( --- Endüstrisi) ----- 3 projesi kapsamından muhatap şirketlerle yapılan görüşmelerde davacının katkısı olup olmadığı, mezkur projeler kapsamında komisyon ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktalarında ihtilafın toplandığına ilişkindir.

Tarafların iddia ve savunmaları yukarıda özetlenmiştir.Davacı ile davalı arasında 07.03.2017 tarihli aracılık ve danışmanlık sözleşmesi imzalanmış olup sözleşme kapsamında davacı danışman olarak görev yapmış, kamu kurum ve kuruluşlardaki araç alımlarını takip ederek, Davalı Şirket'in kamu kurum ve kuruluşlarına araç satışına aracılık etmesine dair sözleşme izamalndıktan sonra ----- marka araçların kamu kurum ve kuruluşlarında satılabilmesi amacı ile ------. ile Davalı Şirket arasında ortak üretim ve satışa ilişkin sözleşme imzalanmıştır.

Bunun üzerine de davacı ile Davalı Şirket arasında sadece ------ marka araçlara ilişkin olarak 12.12.2017 tarihinde yeni bağımsız bir Aracılık ve Danışmanlık Sözleşmesi (------ Marka Araçlar İçin) imzalanmıştır.

Sözleşmenin 7. maddesine göre Sözleşme süresi beş yıl olup, Sözleşme 6. maddesine göre de, komisyon bedeli %2-%3,5 arasında belirlenen bedel üzerinden ödenecek olup, bunun için de formül uygulanması kararlaştırılmıştır.TBK'nın 19. Maddesi " Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. "hükmüne haizdir.

Davalı yanca sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olduğu, ifanın şart olduğunu, sözleşmenin feshi nedeni ile davacının ancak menfi zararını talep edebileceği ileri sürülmüştür.

Simsarlık sözleşmesi TBK'nın 5020-525. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 520/1. maddesinde simsarlık sözleşmesinin tanımı "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Bu hüküm, mehaza uygun olarak, "Simsarlık, simsarın bir ücret karşılığında, ya diğer tarafa bir sözleşmenin kurulması fırsatını göstermeyi ya da ona bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmeyi borçlandığı bir sözleşmedir" şeklinde anlaşılmalıdır.

Simsarlık sözleşmesinin unsurları şu şekildedir:

a) Simsarlık ilişkisinin tarafları simsar ile iş sahibidir ve simsar, iş sahibi için, konusu özel olarak belirlenmiş bir vekalet edimi üstlenmiştir. O (simsar), iş sahibi için yerine getireceği faaliyetin karşılığında ücret alacaktır.

b) Simsarlık faaliyetinin konusu, çeşitli işlere ilişkin sözleşmelerin kurulması hususunda aracılık etmektir. Bu aracılık faaliyeti, bir sözleşme kurma fırsatı vermek şeklinde olabileceği gibi bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmek şeklinde de olabilir. Simsarın kural olarak iş sahibini temsil yetkisi yoktur; fakat sözleşme ile kendisine bu yetki verilebilir.

c) Simsarlık ilişkisi, simsar ile iş sahibi arasında yapılan bir sözleşme ile kurulur. Simsar ile iş sahibi arasında sürekli bir hukuki bağlantı yoktur. Simsarlık sözleşmesinin geçerliliği bir şekle bağlı değildir; ne var ki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 520/3. maddesi (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 404/3) taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi için bir geçerlilik şekli kabul etmiştir. Buna göre, "taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz".Simsarlık faaliyeti sonucu kurulacak sözleşme herhangi bir nitelikte sözleşme olabilir.Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2017 gün, -----sayılı kararında da aynı ilkelere işaret edilmiştir.

Uygulamada simsarlık sözleşmesinin en sık rastlanan örneği emlakçıların satıcı ve alıcıyı bir araya getirdiği sözleşmelerdir.Nitekim tarafların doğrudan anlaşma yoluna gitmeleri üzerine sözleşmenin tellalın katkısı olmadan kurulduğu yolundaki savunmaları da bu tür davalarda en sık rastlanan olgudur. Taraflar arasındaki ihtilaf 12.12.2017 tarihli sözleşmeden yani ------ marka araçların satışından kaynaklanmaktadır.

Davalı bu sözleşmenin simsarlık ilişkisi olduğunu savunmuş davacı ise aksini iddia etmiştir.

Sözleşme incelendiğinde "aracılık ve danışmanlık sözleşmesi " üst başlığı ile düzenlendiği, simsarlık sözleşmelerinin aksine sözleşmenin sürekli edimi kapsayacak şekilde 5 yıl için düzenlendiği, sözleşmenin 3. Maddesinde tanımlanan amaca göre davacının kamu kurum ve kuruluşlarında davalının danışmanı sıfatı ile hizmet vereceği, davalıya ait ürünlerin satış ve pazarlanmasını sağlayacağı, ihalelere hazırlık ve projelerin geliştirilmesi için ihtiyaç tespiti ve geliştirme faaliyetleri yürüteceği, sözleşmenin 4.2.

Maddesinde davacının ihalelelere hazırlık için yeterli personel istihdam edeceği, gerek ihalelerin hazırlığı gerekse takibi için danışmanlık ve aracılık hizmeti vereceği, sözleşmenin 4.4 maddesinde araçların gerekirse özel güvenlikli zırhlı araç haline getirilmesi için çalışmalar yürüteceği vs gibi simsarlık sözleşmelerinde olmayan bir çok farklı hüküm ihtiva ettiği bu nedenle sözleşmenin salt simsarlık sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sözleşme tarafların anayasası olup davacı ve davalı yanca sözleşmede belirtilen iş ve işlemlerin 5 yıl boyunca sürekli şekilde davalıya hizmetinin sağlanması edimini davacı üstlenmiştir. Davalı yanca sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddia edilmiş ise de bu yönde somut bir delil ibraz edilmemiştir.Her ne kadar davalı tanığınca bir kısım iddialar ileri sürülmüş ise de davalının fesih bildiriminde ve cevabında böyle iddialarının olmadığı görülmektedir.

Davalının sözleşmeyi haklı bir neden bildirmeden feshettiği sonucuna varılmıştır. Davalı yanca davacının ----- ve ------ projeleri kapsamında bir faaliyeti olmadığı davacının diğer projeler kapsamındaki hak edişlerinin ödeneceği ancak bu projeler kapsamında ise davacıya bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüş, davacının sunduğu toplantı tutanaklarının imzasız olması nedeni ile bunlara da itiraz etmiştir.

Yukarıda ifade edildiği üzere davalı yanca sözleşme 02.02.2021 tarihinde sözleşme süresi henüz dolmadan feshedilmiştir. Davacı yanca sunulan toplantı tutanakları incelenmiş 07.01.2021 tarihinde yani fesihten kısa bir süre önce Savunma sanayi icra Komitesi başkanlığında ica edilen toplantıya davacı şirket yetkilileri ---- ve ------ de katıldığı, toplantıların gizli olduğu, imza olmamasının sonucu değiştirmeyeceği sonucuna varılmştır.

Öte yandan davalı çalışanı olan AR-GE mühendisi--- 08.01.2021 tareihinde gönderdiği mailden de davacının söz konusu toplantılara ------ marka araçların satış ve pazarlanması amacı ile iştirak ettiği, mailin alıcıları kısmında zaten davacı yetkililerin olduğu, söz konusu toplantı tutanağının zaten davalı şirket çalışanı tarafından davacıya gönderildiği görülmektedir.

Öte yandan yine dosyada mübrez ------ kurumundan gelen 09.10.2023 tarihli cevabi yazıdan ------ araçların modifiye edilmiş ve ek yetenekler kazandırılmış hali ile davalıdan temin edildiği yazısı mübrezdir.

Bahsi geçen savunma sanayi icra komitesi toplantı tutanağı incelendiğinde ----- projesi kapsamında ----- marka araçlar için sipariş onayı geçileceği, ----- projesi kapsamında ----- araçların hazır parçlarının gödnerilmesinin istendiği, ----- projeleri kapsamında ----- araç alımı keza ----- Projeleri kapsamında 3 adet ------ marka araç seçimi görüşmelerinin davacı (toplantı tutanağında eski unvanı ----- olarak ifade edilmiştir. ) yanca gerçekleştirileceği, ----- projeleri kapsamında ------ projesinde 8x8 zırhlı 1 ve 2. Seviye 6 adet siparişi verileceği kayıtları dosyada mübrezdir.

Davacı tanığı olarak dinlenen davalı eski çalışanı da davacının söz konusu ------ marka araçların satış ve pazarlanması sürecinde faaliyet gösterdiğini, projelerin 2-3 yıl sürebildiğini, davalının önceleri savunma sanayi alanında bir faaliyeti olmadığını, davacı yanca ------- firması ile anlaşıldıktan sonra davalının savunma sanayine yönelik faaliyetlerde bulunduğunu belirtmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3.

Maddesi danışmanın emek ve mesaisi ile sağlanmış her türlü ihale ve proje kapsamında satış işleminin yapılması halinde araçlar için danışmanlık ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır. Yine sözleşmenin 7.2.

Maddesinde davalıya davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi veya sözleşmede ortaya çıkan amacın gerçekleşmeyeceğinin ortaya çıkması halinde davalıya tazminatsız ve bildirimsiz fesih hakkı verilmiş ise de davalının davacının bu türden bir eylemi olduğunu ispat edemediği, nitekim fesih bildiriminde de buna dayanmadığı görülmektedir.

Tüm dosya kapsamı, gelen müzekkere yazı cevapları, tanık beyanları, hesaplama bakımından denetime uygun bilirkişi raporları nazara alındığında fesih bildiriminden çok kısa bir süre öncesine kadar davacının söz konusu ------ araçlarının kamu kurum ve kuruluşlarına satışı hususunda danışmanlık ve aracılık faaliyeti yürüttüğü, resmi toplantılara katıldığı açıktır.Sözleşmenin 5.3.

Maddesi gereği davacı kendi emek ve mesaisi sonucu yapılan satışlardan hak talep etmekte haklı bulunmuştur. Önceki alımlar incelendiğinden ekseriyetle %3 oran üzerinden danışmanlık ücreti ödendiğinden davacı yanca da talep bu şekilde arttırıldığından bu oran üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Tüm bu anlatılan durumlar nazara alındığında davacının haklı davasının kabulüne karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın kabulüne, 2.097.669,90 TL alacağın dava tarihi 10.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 143.291,83 TL nispi harçtan, peşin alınan 269,80 TL'nin ile ıslah harcı olarak alınan 35.805,89 TL mahsubu ile bakiye 107.216,14 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından 269,80 TL başvurma harcı, 269,80 TL peşin harç, 35.805,89 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 36.345,49 TL yargılama gideri mahiyetindeki harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4-Davacı yanca yapılan 18.300 TL bilirkişi ücreti, 1.705,75 TL tebligat, posta gideri ve diğer yargılama giderleri toplamı 20.005,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Ücr. Trf.'ne göre 290.743,69 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

7-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/472, K. 2025/386, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/472
  4. Karar No : 2025/386
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 10/07/2023
  7. Karar Tarihi : 30/04/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/472
Karar No
2025/386
Tarih
30 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/473 K.2025/540
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/473 K.2025/753
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/473 K.2025/213
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/473 K.2025/420
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/474 K.2025/328
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/474 K.2025/173

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.