İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/52 K.2024/660

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/52Karar2024/660Tarih23 Ekim 2024Okuma13 dk · 2.535 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/52
Karar No
2024/660
Karar tarihi
23 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.535 kelime·13 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/52

KARAR NO : 2024/660

DAVA

Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)

DAVA TARİHİ : 22/03/2022

KARAR TARİHİ : 23/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı yüklenicinin --- ili, ---- ilçesi, ----- mah.

3402 ada, 286 pafta, ----- parsel no'lu taşınmazda arsa payı karşılığı inşaat yapım işini üstlendiğini, davalı şirketin 1170 konutluk--- projesindeki ----- no'lu bağımsız bölümü taraflar arasında akdedilen ön ödemeli konut satış sözleşmesi ile maketten tapu devrini en geç 16.04.2015 tarihinde yapacağı taahhüdü ile KDV dahil 391.437,00 TL bedelle müvekkiline sattığı, davalı şirketin tapu devrini de kapsayacak şekilde talep ettiği tüm vekaletnameleri sözleşme ile birlikte imzalatarak müvekkilinden teslim aldığı, müvekkilinin satış bedeli olan 391.437,00 TL'nin.

196.000,00 TL'sini 09.05.2015 tarihinde, 195.437,00 TL'sini 27.04.2015 tarihinde ----- havale yaparak ödediği, bahse konu dairenin fiili olarak tüm kullanım haklarıyla birlikte 21.03.2018 tarihinde müvekkiline teslim edildiği, halen müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, tapu devri konusunda yalan ve oyalamalarla aldatılan müvekkilinin tapuya gittiği, tapu kaydında, davalı şirketin kendi ihtiyacı için kullandığı krediler nedeniyle davalı banka lehine 28.11.2017 tarihinde 30.000.000,00 TL tutarında müşterek ipotek konulduğunu öğrendiğini,

bunun üzerine davalı firmaya 04.03.2022 tarihinde ihtarname gönderilerek tapunun ipotekten arındırılmış olarak müvekkili adına devir ve tescilinin talep edildiği, davalı şirketin ihtarnameye cevap vermediği gibi gereğinin de bugüne kadar yapıldığı, ----- firması aleyhine aynı olayın aynı konu ve aynı taleplerle açılmış birebir emsal nitelikteki diğer davalarda verilen mahkeme kararlarının tamamının tüketici lehine olduğu, İpotekin, davaya konu dairenin müvekkiline satıldıktan ve tüm satış bedeli ödendikten sonra tesis edildiğini;

davalı bankanın kredi verdiği müşterisinin mali kayıt ve belgelerini incelemiş olsaydı davaya konu dairenin satılmış olduğunu rahatlıkla öğrenebileceğinin aşikar olduğunu, fazlaya dair her türlü talep, dava ve alacak hakları ile davalı firmanın sebebiyet verdiği tüm zararları tazmin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik;

-------- nolu bağımsız bölümün davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuda kayıt ve tescilini, banka lehine tesis edilen ipotekin fekkini, dava konusu taşınmazın üzerine dava sonuçlanıncaya kadar İhtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ----- Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın konuyla ilişkisinin günlük, rutin, mutat ve yasal bir bankacılık/ kredi işlemine dayalı olarak gerçekleştirilmiş gerçek bir ipoteğin alacaklısı olduğunu, ortada gerçek bir kredi işlemi ve yine yasal hükümlere göre tesis edilmiş geçerli bir ipotek mevcut olduğu, tapu siciline güvenerek iyi niyetle ayni hak iktisap eden müvekkili bankanın bu hakkının muteber olduğu, huzurdaki davadaki taleplerin müvekkili bankanın haklarını etkilemesinin mümkün olmadığı,

TMK'nın 1023. maddesinde “tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde düzenleme olduğu, somut olayda müvekkili bankanın kredi müşterisi teknik yapıya kullandırdığı krediler nedeni ile doğmuş ve doğacak bilcümle borçlarının teminatlarından birini teşkil etmek üzere davaya konu taşınmazın müvekkili banka lehine ipotek tesis ve tescil edildiği, bu ipoteklerin tesis ve tescil edildiği işlem tarihleri itibari ile taşınmaz üzerindeki hak sahibinin ----- olduğunu, davacının bu taşınmazın maliki olmadığı gibi ipotek akdinin tarafı da olmadığı,

ayrıca ipoteğin tesisine ilişkin resmi senedin de “işlemin akde mani olmasına” dair herhangi bir şerhin olmamasının müvekkili bankanın iyi niyetli olduğunu teyit eden diğer bir unsur olduğu, Yargıtay'ın, ipoteğin tesis edildiği tarihte tapu kaydında herhangi bir takyidat bulunmaması durumunda, kredi alacaklarının teminatlarından birini teşkil etmek üzere tesis edilen ipoteğin geçerli olduğu ve terkinine karar verilemeyeceğini kabul ettiğini; davalının basiretli bir tacir olduğu, müvekkili lehine tesis edilen ipoteğin tarihinin 28.11.2017 olduğu,

davacının davaya konu taşınmazı tapuda teslim aldığı tarih olduğu iddia edilen 21.03.2018 tarihinden çok önce olduğunu; müvekkili bankanın davacı ile diğer davalı arasında bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığını tespit etme veya bilme imkan ve ihtimali bulunmadığı, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ---- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında ----. Noterliği'nin 14.04.2015 tarih ------

yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, taşınmazların süresi içerisinde sözleşme koşullarına uygun olarak eksiksiz ve kusursuz olarak inşa edilip davacıya teslim edildiğini, davacı vekili ---- 21.03.2018 tarihinde imzaladığı “----- Projesi Konut Teslim Tutanağı” ile kusursuz ve eksiksiz olarak teslim aldığını kabul ve beyan ettiği, davacının tapu devir ve teslim edilmemiş olmasına karşın bu hususta herhangi bir ihtirazi kayıt koymadığı,

davacının, taşınmazın tapuda devri için gerekli vekaletnameyi vermediği gibi devir işlemi için resmi merasime de katılmayarak müvekkili şirketin tapuyu devretmesini imkansız kıldığı, tapu devrinin yapılamamasının yegane nedeninin, davacının taşınmaz üzerindeki devir esnasında kaldırılacak olan ipoteği kötüniyetli olarak ileri sürerek tapu merasimine haksız şekilde katılmaması olduğu,

davacı tarafın sözleşme ekinde yer alan ve sözleşme ile üstlenmiş olduğu bir yükümlülük olan tip vekaletnameyi çıkartmadığı halde müvekkili şirketin tapu devrinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin tapu devrini yapmamasının hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil edeceğini, davacının hatayla veya ihmalen vekaletname vermemesi ve resmi merasime katılmamış olduğunu, dava konusunun taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenmesinin gerektiği, sözleşme bedeli dışında güncel değer üzerinden talepte bulunulmasının mümkün olmadığı,

davacı tarafın çeşitli davaları ve bu davalarda alınan bilirkişi raporlarını delil olarak göstererek bu davalardaki hükümler üzerinden karar verilmesini talep ettiğini, ancak bu davaların kesinleşmediğini, davacı tarafın delil olarak gösterdiği dava dosyalarının kesinleşmesi için bekletici mesele yapılmalarını, esasa girilmesi halinde haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava taşınmaz üzerinde bulunan takyidatlardan ari şekilde Tapu İptali ve Tescil istemine ilişkindir.

Mahkememizce taraf delilleri toplanmış alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır.

SPK lisanslı gayrimenkul değerleme bilirkişinin 26.04.2021 tarihli raporunda özetle; "....Dava dosyasındaki emsaller, heyetimizce bulunan emsaller, arşiv kayıtlarımızda daha önce hazırladığımız emsaller dikkate alınmış ve irdelenmiş, “EMSAL KARŞILAŞTIRMA YÖNTEMİ” ile;

Nihai takdir ve hukuki değerlendirme Mahkemenize ait olmak üzere; dava konusu taşınmazla ilgili

mahallinde ve dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;Davaya konu ---- ili, ----- ilçesi, ----- Nolu bağımsız bölümün;

Dosyasına sunulan taşınmaza ait tapu kayıtlarındaki edinim tarihi 17/04/2015 itibariyle Değeri;

294.738,88 TL

Konut teslim sözleşmesi 21/03/2018 itibariyle değeri; 400.170,91 TL

Satış vaadi sözleşmesindeki teslim tarihi 31/05/2018 itibariyle değeri; 426.159,62 TL

Dava tarihi 23/01/2023 itibariyle değeri; 2.600.000,00 TL ..." olduğu belirtilmiştir. Taşınmaz değeri tespit edildikten sonra dosya heyete tevdii edilmiş olup mahkememizin 14.02.2024 tarihli ara kararı ile mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişilerden görev tanımı yapılmak sureti ile rapor istenmiştir.

Mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyeti raporunda özetle; "....1. Yukarıda “Mali İnceleme” bölümünde açıklanan nedenlerle, davacının inceleme günü ticari defterlerini ibraz etmediği; Davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, e-defter beratlarının süresinde alındığı, usul ve yasaya uygun olduğu, davalı şirket defterlerinde davacının nihai cari hesabının 31.12.2016 tarihi itibariyle 391.437,00 TL olarak gözüktüğü, davacı iddiasını doğruladığı,

2. Yukarıda değerlendirme başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun, bağlandığı teorik sorun kapsamında, (2) sayılı bentte yapılan nitelendirmesinde işaret edilen durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, somut olayın (3) sayılı bentte yapılan incelemesine nazaran:

A) Dava konusu bağımsız bölümün davacı adına tescili talebi ( sözleşmedeki ek diğer mali yükümlülükler —iskan, alım harcı gibi- yerine getirilmesi kaydıyla) olanaklı olmakla beraber, bu hakkın Banka'nın taraf olmadığı sözleşmede kaynaklı “nispi bir hak” olması sebebiyle, TKM.m.1023 hükmü uyarınca tapu sicil kaydına güvenerek ipotek tesis eden ayni hak sahibi Bankaya ileri sürülmesinin kural olarak olanaklı bulunmadığı; hal böyle olmakla beraber, davalı satıcı Şirketin ticari defterlerinin ayrıca Banka tarafından incelenmesi yükümlülüğüne bağlanarak, buna aykırı davranışının kötü niyetli (bilen veya bilmesi gereken kişi) kabul edilerek (TKM.m.1024) vaki ipoteğin yolsuz tescil sonucunu doğurup- doğurmayacağının nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu:

B) Davacının tapu iptal ve tescil talebinden vazgeçmesi halinde, bir başka anlatımla, talep bulunması halinde TBK.m.112 uyarınca müspet zararı kapsamında dava konusu bağımsız bölümün dava tarihindeki değeri olan 2.600.000,00 TL'yi taşınmazı iade etmesi karşılığında isteyebileceği sonucuna varıldığı..." belirtilmiştir.

Dava konusu gayrımenkulun satım bedelinin davacı tarafından davalıya tamamen ödendiği, dairenin davacıya 21.03.2018 tarihinde fiili olarak teslim edildiği tarafların kabulündedir. Davacının dava öncesi keşide ettiği ihtara rağmen davalının taşınmazın mülkiyetini davacıya tescil ettirmediği açıktır. Davalı tapu maliki ise cevaplarında davacının taşınmaz devri için gerekli vekaletnameyi vermediği için devir işleminin yapılmadığını savunmuş ise de davacının dava öncesi keşide ettiği ihtar ile taşınmaz devrini talep etmiş olması karşısında bu savunmanın yersiz olduğu, kaldı ki açılan davaya rağmen bedeli tam olarak tahsil etmesine rağmen davalının tescil işlemini yapmadığı dolayısı ile savunmalarının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

--- BAM --- HD. ----Sayılı ilamında "..Eldeki davanın ayıplardan ari tescil davası olduğu ve ipoteğin fekkinin bu kapsamda ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı bankanın zorunlu dava arkadaşı olarak davada yer aldığı gözetilerek eldeki davanın taşınmazın aynına yönelik bir dava olduğu ve ayıbın kaldırılmasına ilişkin istemin ikincil bir dava olarak yorumlanmayacağı gözetilmeli dava değeri bu şekilde belirlenmelidir.

Bu durumda dava değeri bilirkişilerce belirlenen dava tarihindeki 325.000 TL dir. Avukatlık Ücreti ve yargılama harçlarının bu değere göre belirlenmesi gerekirken ipotek bedelinin dava değerine dahil edilmesi yanılgılı olmuştur..." gerekçesi ile verdiği kararda ipotekten ari şekilde tapu iptal ve tescil davalarında ayıbın kaldırılması isteminin ikinci bir dava olarak yorumlanamayacağı ve taşınmazın dava tarihindeki değerin harca esas alınması gerektiğini belirtmiştir.

Bu nedenle mahkememizin 14.02.2024 tarihli celsesinde kurulan 4 numaralı ara karardan karar celsesi rucu edilmiştir.

---- Bam --- HD-----Sayılı ilamında "...Davalı bankanın teminat karşılığı kredi vermek için sadece tapu kayıtları ile yetinmesinin mümkün olmadığı, teminatın tapu dışı unsurlar bakımından da ayrıntılı eksper raporları ile desteklediğinin bilinen bir gerçek olduğu, TMK.nun 1023 maddesi gereği sadece tapuda yazan bilgilerin kendisini bağladığını ileri sürerek ipoteğin kaldırılamayacağı tüm haklarda olduğu gibi ipoteğin de sınırı dürüstlük kuralına riayet etmek olduğu,

harici satışla taşınmazın başkasına satılması uygulamada sıkça rastlanılan bir durum olması karşısında yapının içinde yaşayanların haklarını araştırmadan veya beklenen haklarının olup olmadığını sorgulamadan kredi vererek ipotek kurmak basiretli bir tüccarın niteliklerinden olan Bankacılık Kanununda da özenle araştırma yükümlülüğü davalı kredi veren bankaya yüklenmesine karşın bu araştırmanın yapılmadığı, gerekli özenin gösterilmemesi suretiyle sırf tapu kaydında yazılı bilgilere dayanarak ayni hak kurulması dürüstlük kuralı ve iyi niyetle bağdaşmaz.

Yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davalı yüklenici şirketin kayıtlarında basit bir inceleme ile bu yerin temliken davacıya satışının yapıldığının ve ödemelerin tahsil edildiğinin anlaşılabileceği vurgulanmıştır.

Dava konusu taşınmaz gibi yüklenicilerin kat mülkiyetine geçmek üzere yaptıkları bu tür daireleri maket halinde bile satışa arzettikleri inşaat şirketlerin bu çalışma tarzını benimsedikleri yaygın ve bilinen bir durum olup davalı bankanın inşaat şirketinin bu tarz satışları olabileceğini öngörüp araştırmasını buna göre yapması kendisinden beklenen özeni göstermesi gerekirken yüzeysel bir araştırma ile bu miktar bir kredi tesisi iyi niyetli olduğunu ispata yeterli görülmemiştir.

Çok daha düşük krediler için bile eksper görevlendirip krediye elverişliliği enine boyuna araştıran kredi kuruluşlarının söz konusu olan yüklenici bir inşaat şirketi olduğunda daha titiz ve araştırmacı olması alacağı riskleri hesaplaması yapılan işin gerektirdiği özendir.

Basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gereken davalı bankanın bu yükleniminin doğal sonucu olarak kredi tesisinden önce inşaat şirketinin mülkiyetinde görünen bu taşınmazı temlik edip etmediğini ve içinde oturan kişinin ne sıfatla burada bulunduğunun tüm yönleriyle ve nitelikleriyle incelediğinin, sözleşmenin imzalanmasından önce satış borcu bulunup bulunmadığını tespit edip ona göre taahhüt altına girdiğinin,

inceleme yaparak krediye uygun ve avantajlı olduğunu gördükten sonra ipotek tesis ederek kredi verdiğinin somut olayda kanıtlanamadığı aksine bu yükümlülüklere uyulmadığının anlaşıldığı görülmektedir..." gerekçesi ile davalı banka aleyhine de vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesinden verilen bu kararın temyiz denetiminde Yargıtay ---- HD. ----- Sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür.

Bu davanın davalısı huzurdaki davalı şirket olup davamıza emsal teşkil etmektedir. Yargıtay ----. Hukuk Dairesi ----- Sayılı ilamında "....Taşınmazın tapu kaydında, ipotek tesisine ilişkin işlemden önce aile konutu olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilmiş olan banka iyiniyetli ise bu kazanımının korunacağında kuşku yoktur (TMK. md. 1023). Kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyi niyetin varlığıdır.

Ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz (TMK. md 3). Lehine ipotek tesis edilen davalı banka tacirdir. Ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi yasa gereğidir (TTK. md. 20/2). BU GEREKLİLİK TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLEN TAŞINMAZIN HUKUKİ VE FİİLİ DURUMUNU BİLMEYİ DE İÇERİR. BUNU YAPMAMIŞSA ÖZENLİ DAVRANMAMIŞ DEMEKTİR.

BU BAKIMDAN DAVALI BANKANIN BASİRETLİ DAVRANMADIĞI AÇIK OLUP, İYİNİYET İDDİASI HAKLI DEĞİLDİR. O halde, aile konutu üzerindeki hakların sınırlanması niteliğindeki ipotek tesisine ilişkin işlemin iptali ve sicildeki ipoteğin terkinine karar verilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır " Belirtmiştir.

Davacı yanca huzurdaki davalı ----... Şirketine karşı aynı hukuki nedenle açılan ve davanın kabulü ile neticelenen birçok emsal istinaf kararı ibraz edilmiş olup tekrara düşmemek amacı ile bunlar alıntılanmayacaktır. İlgili deliller davacı yanca dosyaya eklenmiştir.

Somut olayda davalının ticari defter ve dayanaklarında sabit olduğu üzere davacının 09.02.2015 tarihinde 196.000 TL ödeme yaptığı, 27.04.2015 tarihinde 191.437,00 TL ödeme yaptığı bu ödemelerin davalı ticari defter ve dayanaklarında kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. Maddesi gereği konutun en geç 31.05.2018 tarihinde davacıya teslim edileceğinin düzenlendiği, dosyada mübrez konut teslim tutanağına göre taşınmazın davacıya 21.03.2018 tarihinde teslim edildiği, bu tarihten beri davacı fiili kullanımında olduğu,

raporda tespit edildiği üzere söz konusu projeden satış vaadi sözleşmesi ile konut alan kişilerin davalı defterlerinde açıkça gözüktüğü, hal böyle olunca davalı banka tarafından ipotek tesisinden evvel davalı defterleri incelenmiş veya gerekli araştırma yapılmış olsa idi söz konusu taşınmazın satılmış olduğunun açıkça görüleceği, bankanın basiretli tacir olduğu,

Basiretli davranmayan ,özen sorumluluğunu yerine getirmeyen ve gerekli inceleme ve araştırmayı yapmayan davalı Bankanın TMK'nın 1023' üncü madde korumasından yararlanamayacağı, davalı şirketin maketten konut satan bir yapsatçı şirket olduğunun bilinen bir durum olduğu,buna rağmen bu bağımsız bölümlerin 3. Kişilere satılmış hatta fiili olarak teslim dahi edilmiş olabileceği gerçeğini göz ardı ederek taşınmaz üzerinde bulunan tüm bağımsız bölümler üzerine toplu ipotek tesis ettiği, Davalı Banka ---- ticari faaliyet amacının gayrimenkul projeleri geliştirme ve bunları satış vaadi sözleşmesiyle satmak olduğunu bilebilir durumda olduğu,

Yukarıda alıntılanan emsal yüksek mahkeme kararlarında vurgulandığı üzere basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğünün banka açısından teminat olarak gösterilen taşınmazın hukuki ve fiili durumunu da bilmeyi de içerdiği, bunu yapmayan davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı sonucunun ortaya çıktığı, bu kabul ile davalı aleyhinde verilen kararların da temyiz denetiminde onandığı, davacı yanca birkaç örneğinin sunulduğu ve dosyada mübrez olduğu,

neticede davacının her iki davalıya karşı yönettiği istemlerde haklı olduğu sonucuna varılmış dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan ipotekten ari şekilde davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, ipoteğin fekkine karar verilerek buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-Davanın KABULÜNE;

A-Dava konusu --- ili ---- ilçesi ---- mah. 3402 ada 3 parsel---- blok ----. Kat ----- numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalı ----- adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline,

B-Dava konusu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine konulmuş olan 28.11.2017 tarih ----- yevmiye numaralı ipoteğin FEKKİNE,

C- İİK'nın 28. Maddesi gereği hüküm özetinin ve karar kesinleştiğinde gerekçeli kararın ilgili tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine,

2-492 Sayılı Harçlar Kanununa göre alınması gereken 177.606,00 TL nispi harçtan peşin alınan 7.820,10 TL ile 37.717,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 132.068,90TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 7.820,10 TL peşin harç, 37.717,00 TL tamamlama harcı, 12.000,00 TL bilirkişi ücretleri, 1.274,90-TL keşif harcı, 750,00 TL keşif araç ücreti, 2.180,25 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 61.922,15 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-6100 Sayılı HMK.nın 333. maddesi gereğince, var ise bakiye gider avansının, karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Ücr. Trf.'ne göre, 346.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/52, K. 2024/660, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/52
  4. Karar No : 2024/660
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 22/03/2022
  7. Karar Tarihi : 23/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Cevap
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/52
Karar No
2024/660
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/52 K.2024/212
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/52 K.2024/780
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/52 K.2024/664
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/53 K.2024/893
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/53 K.2024/622
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/54 K.2024/723

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.