KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/586
- Karar No
- 2024/541
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
Karar Metni
2.028 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/586
KARAR NO : 2024/541
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/08/2023
KARAR TARİHİ : 26/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu ----- Aleyhine başlatılan icra takibine borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğinden işbu itirazın iptali davasını açma zarureti doğduğunu, müvekkili şirkete sigortalı ---- plakalı aracın dava dışı sürücü ----- istikametinden ---- istikametine doğru seyir halindeyken 595-12 8 km.
Geldiği sırada yolda bulunan yabani hayvana (domuz) çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra mvekkili aracıyla olay mahalinde park halindeyken davalı şirket sigortalısı ----- plakalı araç ön kısımlarıyla müvekkil şirket sigortalısı aracın yan kısımlarına çarptığını, davalı şirket sigortalısı ------ Karayolları Trafik Kanunu 52/1-b maddesi uyarınca "b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak," kuralını ihlal ettiğinden TALİ KUSURLU,
müvekkili şirket sigortalısı ------ ise Karayolları Trafik Kanunu 81/1-a maddesi uyarınca "a) Hareket halinde iseler trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, kaza mahallinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almak," kuralını ihlal ettiğinden TALİ KUSURLU olduğunu, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı Karayolları Trafik Kanunu Madde 84'te yazılı hiçbir kural ihlal edilmediğinden meydana gelen kazada her iki taraf da TALİ KUSURLU olduğunu, her iki tarafın da tali kusurlu olduğu trafik kazalarında kusur oranları %50 olarak belirlendiğini,
kaza sonrası tanzim edilen tutanaklar uyarınca kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün de %50 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, her iki tarafın da meydana gelen kazada asli kusurlu olması halinde kusur oranları %50 - %50 olarak belirlendiğini, yapılan rücu başvurusunda borçlu şirket sigortalısının %25 kusurlu olduğunu iddia ederek 19.792,5 TL ödeme yaptığını, eksik 19.792,50 TL bakiye zarar ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş 367,25 TL avans faizi olmak üzere toplam 20.159,75 TL nin ödenmesi amacıyla ---- İcra Dairesi -----Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine girişildiğini,
kaza sonrasında müvekkili şirket tarafından alınan ekspertiz raporunda müvekkili şirkete sigortalı ------ plakalı aracın; hak sahibi ile mutabakata varılan rayiç bedelin 273.000,00 -TL; aracın sovtaj bedelinin 193.830,00-TL rayiç bedelinden sovtaj bedeli tenzil edildiğinde tazminat tutarının 79.170,00-TL olduğunun hesaplandığını beyan ile, fazlaya dair diğer tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun -----İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2.
Maddesine göre değişen oranlarda avans esasına göre hesaplanan temerrüt faizi ile birlikte takibin devamını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili Şirket’in Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından doğan sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, diğer zarar gören ---- zararı için.
Başvurana: 333,00-TL hasar bedeli için 04/09/2023 tarihinde ---.İcra Dairesi --- 06/11/2023 tarihine 11.255,96-TL, ----- 5.826,25-TL, Değer kaybı için 1.667,21-TL ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin kdv’den sorumluluğu bulunmadığını beyan ile, husumet yokluğu nedeniyle Sayın Mahkeme nezdinde ikame edilmiş olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, zamanaşımı defi ve hasar tazminatı yönünden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmaması nedeniyle haksız davanın reddini, davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLER
---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından sunulan cevap müzekkeresi, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.14.11.2023 tarihli ara karar ile dosyanın hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24.01.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle;
KUSUR YÖNÜNDEN
Dava konusu araç sürücüsü ---- plaka sayılı -----marka/tip, ----- model araç sürücüsü) %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ---- plaka sayılı --- marka-tip araç sürücüsü) ----- % 25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup;
bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) HASAR YÖNÜNDEN: 27/11/2022 tarihinde meydana gelen kazaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler ve olay yeri hasar fotoğrafları dikkate alındığında, ----- plakalı araçta meydana gelen hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, Aracın hasar durumu, onarılması durumunda hesaplanan toplam hasar tutarı (131.635,80 TL), mevcut hasarlı değeri, hasarın boyutu-şekli niteliği dikkate alındığında yukarıda detaylıca açıklanan gerekçelere göre onarımının ekonomik olmadığı,
pert-total kabul edilebileceği, Söz konusu aracın toplam hasar/zarar tutarının 79.170,00 TL olabileceği, davalı tarafa sürücüsünün kusuruna isabet eden tutarın.
79.170,00 TL x %25 kusur oranı = 19.792,50TL olabileceği, Dosya kapsamında “----” antetli, Alıcısı dava konusu aracın maliki ----, göndereni ----- olan, 25/01/2023 tarihli, “-----ARAÇ BEDELİ” açıklamalı, 193.830,00 TL tutarlı Bankalararası Para Transfer Dekontu, “ -----.” antetli, Alıcısı dava konusu aracın maliki ----, göndereni ----- olan, 25/01/2023 tarihli, “----- NOLU DOSYANIN ÖDEMESİDİR” açıklamalı, 79,170.00 TL tutarlı EFT Dekontu ile -----Noterliğinin 16/01/2023 tarihli Trafikten Çekmeli hasarlı hali ile satış bedeli 193.830,00 TL olan Araç Satış Sözleşmesi fotokopisi bulunduğu,
ödeme ile noter satış bedeli arasındaki farkın (273.000,00 – 193.830,00 =) 79.170,00 TL olduğu, ----İcra Müdürlüğü'nün ------. sayılı icra dosyası Takip Talebinde “. Yapılan rücu başvurusunda borçlu şirket sigortalısının %25 kusurlu olduğunu iddia ederek 19.792,5 TL ödeme yapmıştır.
Eksik 19.792,50 TL bakiye zarar ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş 367,25 TL avans faizi olmak üzere toplam 20.159,75TL’nin ödenmesi talebi” şeklinde belirtildiği, dosya kapsamında ödeme yapıldığı belirtilen “19.792,5 TL” tutarlı ödeme belgesine rastlanılmadığı, İcra Dosyasında 03/04/2023 tarihli 19.792,50 TL asıl alacak ve 367,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.159,75 TL tutarlı 03/04/2023 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri bulunduğu şeklinde tespitte bulunmuştur.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, kasko sigortacısının trafik kazasından kazasından kaynaklı olarak yapmış olduğu ödemenin rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, davalıların ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu ve huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği tespit edilmiştir.
Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir.
Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. (Prof.Dr.-----) Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.
Somut olayda; maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriği, kroki, kazanın özeti ve olay yeri hasar fotoğraflarına göre; 27/11/2022 tarihinde, araç sürücüsü ----- sevk ve idaresindeki dava konusu davacının sigortalısı adına kayıtlı ----plaka sayılı ----- marka/tip, -----model araç ile gece vakti, aydınlatma bulunmayan bölünmüş Devlet Karayolunu takiben ---- istikametinden ----- istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının ön muhtelif kısımları ile yola üzerinde bulunan yabani hayvana (Domuz) çarpması sonucu, dava
konusu aracın maddi hasarı ile neticelenen 1. kazanın meydana geldiği, maddi hasarı ile neticelenen 1. Kaza sonrasında karşı istikamet yol bölümüne
geçerek (-----) sol şerit üzerinde hiç bir önlem almadan yol yatay eksenine belli
bir açı ile duran dava konusu ---- plaka sayılı aracın sağ yan kısımlarına (4) ----
istikametine seyir halinde olan davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü----
yönetimindeki ---plaka sayılı ----- marka-tip aracın çarpmasını takiben
çarpan ----- plaka sayılı aracın sağa yönelerek emniyet şeridi üzerinde yolun sağında
1. Kazanın olduğunu görerek yardım amacıyla duran dava dışı sürücü ----
yönetimindeki ----- plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu, dava
konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu gözetildiğinde. Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ---- yönetimindeki ----plaka sayılı ---- marka-tip araç ile azami hız limitinin 110 km/s olduğu, Devlet Karayolunda aydınlatma bulunmayan mahalde gece vakti seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, hızını far ışıkları altındaki görüş alanını kontrol edebilecek ve tedbir alabilecek düzeye düşürmediği,
daha önce meydana gelen maddi hasarlı 1. Kaza sonrasında sol şerit üzerinde tedbir almadan yol yatay eksenine belli bir açıda dik konumda duran dava konusu araca tedbirsizce çarparak sağa yönelip yolun sağında yardım için duran dava dışı ------ plaka sayılı araca çarparak son konumunu aldığı ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b (Araçların hızlarını aracın yük, teknik özelliğine, görüş, hava ve trafik durumunun
gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) maddesini ihlal ettiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %25 oranında kusurlu olduğu, davacının sigortaladığı araç sürücüsü bakımından ise araç sürücüsü olan sigortalı ---- yönetimindeki ---- plaka
sayılı---- marka/tip, ----- model araç ile 110 km/s hız
limiti bulunan bölünmüş Devlet Karayolu üzerinde gece vakti aydınlatma
bulunmayan mahalde sol şerit üzerinde belli bir açı ile yol yatay eksenine dik
konumda duran aracının konumunu dikkate alarak yeterli mesafeden görünürlüğünü artıracak, sürücüleri uyaracak (uyarıcı işaret-reflektör vb.) yeterli ve gerekli önlemi almadığı ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/d (Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymamak) ve 81/1-a (Trafik kazalarına karışanlar ile ilgili kurallar) maddelerini ihlal ettiği ve geriden gelen araca tehlike ortamı yarattığı anlaşılmış olup, olay mahallinde hız limitinin 110 km/s olduğu, vaktin gece olduğu, aydınlatma bulunmadığı, dava konusu aracın ----- istikameti yol bölümünde yol yatay eksenine belli bir açıda dik konumda
bulunduğu da dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı
olayda %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Davacı vekili tarafından Adli Tıp Kurumun'dan rapor alınması yönünde itiraz edilmiş ise mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunu denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğundan bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi raporunda hasar miktarı 79.792,50 TL olduğu tespit edilmiş olup, davalının kusuruna göre talep edilebilecek miktar 19.792,50 TL olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda ödeme belgesine rastlanılmadığı belirtilmiştir.
Davacı yanca dava konusu yapılan husus davalının sigortalısın %50 kusurlu olduğu ve bu kusura göre bakiye alacak bakımından icra takibi yapıldığı, takibe yapılan itirazın iptali davası olduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalının takip öncesinde temerrüte düşürüldüğüne ilişkin belge sunulmamıştır.
Bilirkişi raporunda ödeme belgesine rastlanılmadığı ve davalı yanca ödeme belgesinin sunulmadığı, bu nedenle davacının 19.792,50 TL hasar miktarını talep edebileceği kanaatiyle karar verilmiş ise de; davalının kusuruna göre yapılan 19.792,50 TL'lik ödemenin davacının kabulünde olduğu hususu sehven fark edilmemiş olup, davanın bu miktar bakımından kısmen kabulüne dair karar verilmiş ise de; davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Kısa karar ve gerekçeli karar arasında değişikliğe gidilmesi çelişki oluşturacağından değişiklik yapılması mümkün değildir. Bu açıklamalar ışığında; kısa karar ve gerekçeli karar arasında değişiklik yapılamayacağından, davanın hasar tazminatı talebi bakımından kısmen kabulüne, işlemiş faiz bakımından reddi kararı üzerinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından hükümler kurulması gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından -----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 19.792,50 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 19.792,50 TL'lik kısım yönünden alınması gereken 1.352,02 TL harçtan peşin alınan 344,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.007,74 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 19.792,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 367,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 344.28 TLpeşin harç, 269,85 TL başvuru harcı ve 68,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.182,88 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 4.106,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
8- 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/586, K. 2024/541, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama