KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/673
- Karar No
- 2024/338
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
Karar Metni
1.672 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/673
KARAR NO : 2024/338
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/09/2023
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının müvekkilinden 05.12.2022 tarih ve ----- numaralı fatura ile ürün/ler ve hizmet aldığını bu faturaya karşılık olarak 06.12.2022 tarihinde müvekkilinin hesabına "------ numaralı faturaya mahsuben" açıklaması ile bir kısım ödeme gönderdiğini, müvekkilinin tüm ihtar ve uyarılarına rağmen davalının kalan bakiyeyi ödemediğini 18.07.2023 tarihinde ------.
İcra Dairesi ------sayılı dosya ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürcinin olumsuz sonuçlandığını, davalının takibin dayanağı olan faturaya yasal süre içerisinde itiraz etmemek suretiyle faturanın münderecatını kabul etmiş olduğundan ve kesilen faturaya mahsup edilmek kaydıyla ödeme yaptığından borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, alacağın likit olduğunu belirterek davalı/borçlu -----İcra Dairesi ------ Esas Sayılı Dosyaya yaptığı Vaki itirazın iptaline ve takibin devamına,
alacağın likit olması ve davalı borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı/borçlunun kötü niyetli girişimleri ve mal kaçırmaya yönelik tespitlerimiz yukarıda izahını açıklamadığımız nedenlerle öncelikle teminatsız aksi halde Sayın Mahkeme'ce tayin edilecek teminat mukabilinde davalının sabit olan borçlunun, borca yeter miktarda tüm menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki ve diğer her türlü hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının tek taraflı olarak tanzim ettiği faturaya istinaden alacak iddiasında bulunduğunu, müvekkili tarafından takip konusu alacak tutarının kabul edildiğine dair bir belgenin bulunmadığını, alacak miktarının likit olmadığını, müvekkilinin kısmi ödeme yapması ve takibe itiraz etmesinin de borcun kabul edilmediğine dair karine oluşturduğunu, fatura konusu mal ve hizmetlerin müvekkiline tam ve eksiksiz şekilde davacı tarafından sunulmadığından davacıya kısmi ödeme yapıldığını, fatura bedelinin ödenmeyen kısmının davalı müşteri tarafından kabul edilmediği red ve itiraz olunduğu anlamına geldiğini,
davacının yasal bir bildirim yapmadan takibe giriştiğini, davacı tarafından takibe dayanak faturadaki mal ve hizmetlerin ifa ve teslim edildiğinin müvekkilden sadır belgelere (teslim, tesellüm, kabul, geçici kabul vs) dayalı olarak davacı tarafından kanıtlanmasının gerektiğini, dava dilekçesi ve eklerinde fatura konusu mal ve hizmetlerin davalıya sunulduğuna ve teslim edildiğine dair hiçbir belgenin ve açıklamanın yer almadığını, kabul manasına gelmemek üzere davacı tarafından müvekkilini temerrüde düşürmeye elverişli bir ihtar gönderilmediğinden takip tarihine kadar faiz talep edilemeyeceğini,
takip tarihinden itibaren faiz talep edilmesi gerekirken fatura tarihinden itibaren faiz talep edildiğini faiz oranının ne kadar olduğunun da oransal olarak açıkça gösterilmediğini, malların teslim ve eser sözleşmesine konu hizmetler yönünden işin ifa edildiğinin davacı yanca kanıtlanamaması halinde davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini belirterek kanıtlanamayan davanın reddine, koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine.
Mahkemenin 10.10.2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle;"Davalı ------incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu.
Davalı -----incelenen kayıtlarına göre, -----Satıcılar Hesabında takip edilen davacı ... ile açık hesap şeklindeki ticari ilişkisinin 05.12.2022 tarihinde başladığı, 06.2.2022 tarihinde sonlandığı, davalı-----davacı ... 06.12.2022 tarihinden itibaren ve 20.07.2023 takip tarihinde de 100.154,- TL boçlu olduğu. Tarafların incelenen kayıtlarında mutabık oldukları.
Davacının takibe konu ettiği faturayı e-Arşiv kapsamında elektronik ortamda usulune uygun olarak davalıya tebliğ ettiği, dava dosyası içeriğinde takip konusu edilen faturanın davalı tarafından iade edildiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği, söz konusu faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı ve taraflar tarafından Bs-Ba formlarına konu edildiği. Temerrüt tarihinin 20.07.2023, temerrüt miktarının 100.154,- TL olacağı.
Sayın Mahkemenizin davacı lehine karar vermesi halinde davacının 20.07.2023 takip tarihinden 01.01.2024 tarihine kadar %11.75,01.01.2024 tarihinden itibaren %48,00 oranında temerrüt faizi talep edebileceği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, genel haciz yoluyla faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Davalı şirketin bilirkişi marifetiyle incelenen kayıtlar neticesinde oluşturulan 16/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
"Tarafların incelenen kayıtlarında mutabık oldukları, ...söz konusu faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı ve ... BS-BA formlarının konu edildiği... " şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür.Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı yanın -----.
İcra Müdürlüğünün ----- icra dosyası üzerinden takip başlattığı, takibin itiraz neticesinde durduğu, davacı yanın itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekilinin davanın reddini talep ettiği, mali müşavir bilirkişiler eliyle taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarından dava ve takibe konu faturanın davalı ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, taraf firmalara ait 2022 yılı BA ve BS formlarının örtüştüğü farklılık olmadığı,
davacının05/12/2022 tarih ve ------ nolu 130.154,00TL fatura ile başlattığı takibe konu faturaya davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edilmediği hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının alacaklı olduğunun vicdani kanaatine ulaşılmış olup hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak davanın (bakiye) asıl alacak bedeli olan 100.154,00 TL üzerinden kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Davacının davalıyı icra takibinden önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında icra takibindeki temerrüz faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,-----Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.
Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin------. Numaralı kararına göre.
“Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir.
Somut olayımızda davacının talep ettiği alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/673, K. 2024/338, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama