KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/773
- Karar No
- 2024/517
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.626 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/773
KARAR NO : 2024/517
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2022
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı borçlu----talebi üzerine 21.03.2019 tarihinde abonelik sözleşmesi başlatılarak 100 --- hattının satılarak haberleşme hizmeti sağlandığını, ----- numaralı abonelik ile davalıya verilen hizmetten neticesinde davalıdan 29.911,37 TL alacaklı olduklarını, davalının ödeme yapmaması üzerine --- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itirazda bulunduğunu, yaptığı itirazda ---- kartlarının kendilerine hiç teslim edilmediğini ve abonelik sözleşmesindeki imzanın da kendilerine ait olmadığını beyan edere takibi durdurduğunu, şirkete ait imza sirküsü abonelik sözleşmesindeki mzaların birbirinin aynısı olduğunun görüleceğini,
100 ---- kartının hiçbirinin teslim edilmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu alacaklarının müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmete karşılık düzenlediği faturaların ödenmemesi ve işlemiş faizinden kaynaklanan cari hesap borcu olduğunu belirterek fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla dvanın kabulü ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLAM
---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesİ' nin ---- Esas ---- Karar Sayılı ilamında.
"Mahkemece davacı taraftan takip konusu faturaların ve kullanım dökümlerinin sunulması istenerek,fatura kalemlerinin nelerden ibaret olduğunun tesbit edilmesi,hatların kullanıma açılmasına ilişkin aktivasyon belgesinin sunulmasının istenmesi, teknik yönden hatların kullanıma açılıp açılmadığı yönünden teknik bilirkişi raporu alınması ,bu yöndeki delillerin toplanıp değerlendirmesi sonucunda karar verilmesi için,davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ,kararın HMK 353/1-a-6.
Maddesi uyarınca kaldırılması gerekmiştir." şeklinde gerekçesi nedeni ile "Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle. "Davacı ---- kayıtlarına göre, davacı ----davalı ----- takip tarihi 26.01.2021 itibari ile 26.936,31 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin herhangi bir ticari defter ve belge ibraz etmemesi nedeniyle tarafların muavin hesapların karşılaştırılması ile ilgili görüşün bildirilemediği,
Sayın Mahkemeye sunulan CD içeriğindeki davacı ve davalı şirketler arasında imzalanan ---- hizmetleri Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi'nde davalı firma yetkilisinin imza ve kaşeli olarak ---- hatlarının PIN/PUK numaralarının kapalı olarak teslim aldığını beyan ettiği, davalı firma yetkilisinin bu imza ile 100 adet ----- numarasının aylık sabit ücretini ödemeyi. ---- Tarifesi'nde kendilerine tahsis edilen kullanım sınırını aşınca da ilave ücret ödemeyi taahhüt ettiği, davalı yetkilisinin 100 adet ---- hattını hiç kullanmasa bile--- Tarifesi bedelini ödeyeceğini taahhüt ettiği,
davacı şirket tarafından söz 100 adet---- numarasının aylık sabit ücretlerin fatura edildiği" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle;"BAM Kaldırma kararı doğrultusunda, davacı taraftan takip konusu faturaların ve kullanım dökümlerinin sunulmasına müteakip yukarıda görsellerine yer verildiği üzere 23.10.2019 son ödeme tarihli fatura içeriğinde, sabit ücret ve gecikme faizine ilave olarak Yurt İçi SMS kullanımı tespit edilmiştir.
Bu durumda davalı tarafça sim kartlar aracılığıyla SMS servisinin kullanıldığı, sim kartın aktif olduğunun anlaşıldığı, aktif sim karttan da davacı tarafça sözleşme kapsamında sağlanan hizmetten davalı tarafın fayda sağladığı, faturalardan davalı şirketin sorumlu tutulabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
İlave olarak, davalı tarafça sözleşme süresi boyunca sözleşmenin iptal edildiği kanıtlanmadıkça veya faturalar adresinde farklı bir tedarikçiden hizmet alındığı hususu belgelenmedikçe ----- takibine konu faturalardan davalı şirketin sorumlu tutulabileceği değerlendirilmektedir. Kök ve ek raporlardaki kanaatin aynen devam ettiğine ilişkin," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Mahkememizin ---- esas ve ---- karar sayılı kararı ile; " 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından Merkezi Takip Sistemi ---- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak 23.050,53 TL ve 3.885,78 TL olmak üzere toplam 26.936,31 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde hüküm kurulduğu, davalı yanca karara karşı istinaf talebinde bulunulduğu,
kararı inceleyen ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesinin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında; " Bu durumda ,mahkemece davacı taraftan takip konusu faturaların ve kullanım dökümlerinin sunulması istenerek,fatura kalemlerinin nelerden ibaret olduğunun tesbit edilmesi,hatların kullanıma açılmasına ilişkin aktivasyon belgesinin sunulmasının istenmesi, teknik yönden hatların kullanıma açılıp açılmadığı yönünden teknik bilirkişi raporu alınması ,bu yöndeki delillerin toplanıp değerlendirmesi sonucunda karar verilmesi için,davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile, kararın HMK 353/1-a-6.
Maddesi uyarınca kaldırılması gerekmiştir." şeklindeki gerekçelere istinaden mahkememiz kararının bozulduğu, dosyanın yeni esasa ----- esas numarasına kaydı yapılarak istinaf mahkemesince eleştiri konusu yapılan hususlarda araştırma yapılmak üzere bilirkişi heyetinin genişletilerek dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, alınan bilirkişi raporunda söz konusu hatlarla ilgili olmak üzere özetle.
"Yurt İçi SMS kullanımı tespit edildiği, (bozma öncesi) kök ve ek rapordaki kanaatin aynen devam ettiği"nin bildirildiği görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Davacı ve davalı şirketler arasında ---- hizmetleri kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi imzalandığı, Abonelik sözleşmesi kapsamında davalı şirketin 100 adet -----hatları üzerinden SMS atıldığı ve davacı şirket tarafından bu kullanımların fatura edildiği bilirkişi tarafından davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde tespit edilmiştir.Sonuç olarak dava dosyasında yer alan takibe ve davaya konu edilen faturaların davalıya tebliğ edildiği, söz konusu faturaya davalı tarafın 8 gün içinde itiraz ettiğine ve iade ettiğine dair dosyada mevcut belge ya da bilginin bulunmadığı;
davacı ---- incelenen defter kayıtlarına göre, davacının 26/01/2021 takip tarihi itibariyle davalıdan 26.936,31 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.936,31 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurul---- Numaralı kararında;
''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir.
Yargıtay --- Hukuk Dairesi’nin ----- ve ----. Numaralı kararına göre.
“Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir.
Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında takipteki geçikmiş gün faiz alacağına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Davada hükmolunün miktarın 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesinin ---- Hukuk Dairesi'nin ----esas ve ---- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/773, K. 2024/517, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama