KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/873
- Karar No
- 2025/104
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
Karar Metni
1.443 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/873
KARAR NO : 2025/104
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- İcra Dairesi----. sayılı dosyadaki tahsil edilen/edilecek paranın takdiren teminatsız olarak alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin ---- İcra Dairesi -----. sayılı dosyada borçlu olmadığının tespiti ile takibin durdurulmasını, kötüniyetli davalının takip konusu alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arz edilen ve mahkememizce resen nazara alınacak nedenlerle, davacının davasının reddini ve uğradığımız zararın tazmini için davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı vekili, Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 16/09/2021----nolu ---- Şubesine ait 105.000,00 TL bedelli çeklerdir. Davalı bu çeklerin tahsili amacıyla ---- İcra Dairesi ----- numarası ile Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra takibi başlatıldığını, davacı şirketin yetkilisi olan---- bu çekleri kaybettiğini, çekler üzerindeki imzaların müvekkil şirket temsilcisine ait olmadığını, bu nedenle ----. İcra Dairesi -----. sayılı dosyada borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, davalının kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı davalının alacağına kavuşmasını engellemek amaçlı olarak işbu davayı ikame ettiğini, aleyhinde alacağın %20'sinden az olmamak kayıt ve şartıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davacı tarafından haksız ve kötü niyetle ileri sürülen bu iddianın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava; İ.İ.K'nun 72. Maddesinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Her ne kadar dava dilekçesinde 25/09/2021 keşide tarihli, ----- çek nolu ----- Şubesine ait 105.000,00 TL bedelli çek diye bahsedilmiş ise de söz konusu çekin numarasının ----- olduğu anlaşılmıştır.---- İcra Müdürlüğü' nün ---- ve ---- İcra Ceza Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyasının uyap üzerinden suretleri dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğru ---- Sitesi Şubesine ait 70.000,00 TL bedelli çek ve 25/09/2021 keşide tarihli, ----- çek nolu ----- Şubesine ait 105.000,00 TL bedelli çekler;
Davacı şirketin temsilcisi---- ait imzaları içeren istiktap tutanağı, 16/02/2020 tarihli Taksitli Nakit Avans Bilgi Formu ve Ödeme Planı, 27/05/2021 tarihli Adres Beyan Formu, 05/07/2021 tarihli ---- Şirketi Müşteri Kişisel Verilerinin Korunması ve İşlenmesi Açık Rıza Metni, ----- Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Müşteri Bilgi Formu, 28/03/2018 tarihli Kimlik Kartı Başvuru Belgesi, ----- İmza Föyü asıllları temin edilerek dosya imza incelemesine esas olmak üzere ATK ya sevk edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Fizik İhtisas Dairesinin 11/12/2024 tarihli ve ----- rapor nolu bilirkişi raporunda; " İnceleme konusu çeklerin ön yüzünde atılı keşideci imzaları ile ----- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla---- eli ürünü olmadığı," kanaatine varıldığı görülmüştür.Benzer konuya ilişkin Yargıtay ----.
Hukuk Dairesinin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında. "Mahkemece davacılar tarafından aynı yöntemle oluşturulmuş dava konusu olmayan çeklerin ödenmiş olmasına ve ödenen çeklerdeki keşideci ve ciranta imzalarının dava konusu çeklerdeki keşideci ve ciranta imzalarının aynı kişiye ait olduğuna dair alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davaların reddine karar verilmiştir.
Ancak aynı mahiyetteki başka çeklerin herhangi bir şekilde ödenmesi davacıların işbu dava konusu çeklerde ki imzalara itiraz etmelerine engel teşkil etmez." şeklindeki açıklamaları ile imza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi olduğu ortaya konulmuştur.Benzer konuya ilişkin ---- BAM ----. HD. ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında.
"Davacı şirketin takibe konu 28/02/2019 keşide tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı çekin lehtarı göründüğü, davacının çekteki lehtar-birinci ciranta imzasının şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan grafoloji raporu ile "Çekteki davacı şirket adına atılı ciranta imzasının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı" sabit olmuştur.
Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, benzer imzalı çeklerin aynı ticari ilişki kapsamında verildiği ve ödendiği yönünde bir iddia bulunmadığından bu konuda haricen araştırma yapılmasına gerek olmadığı, çekteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı,
tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair vermiş olduğu kararının isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. " şeklinde açıklamalarının ışığı altında somut olayımızda Lehtarı ----, keşidecisi -----.
Olan, 16/09/2021 keşide tarihli, ---- çek nolu, -----Sitesi Şubesine ait 70.000,00 TL bedelli çek ve 25/09/2021 keşide tarihli, ---- çek nolu ------ Şubesine ait 105.000,00 TL bedelli çekler üzerindeki imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek nitelikte olması hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesi ile kötü niyet tazminatı talep etmiştir.
Benzer konuya ilişkin ----- Bölge Adliye Mahkemesi---- Hukuk Dairesi'nin ----- Esas----- Karar sayılı ilamında.
"Davalı vekilinin kötüniyet tazminatıyla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde ise; alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, davaya konu çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, dava konusu çekte davalının lehtar, davacının ise keşideci oldukları, davalı ile davacının doğrudan ilişki içinde olması ve taraflar arasında yüzyüzelik bulunması nedeniyle davalının, davacının imzasının adı geçen şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu,
çekteki imzanın davacı şirket yetkisinin eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan, bu çeke dayalı olarak başlatılan takipte, davalının ağır kusurlu kabul edilmesinde ve tazminat ile sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla,
davalı vekilinin kötüniyet tazminatıyla ilgili istinaf talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında somut olay incelendiğinde dosya içerisinde bulunan lehtarı ----- keşidecisi ----- Olan iki adet çek bakımından imzanın davacı şirketin temsilcisi eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan, bu senetlere dayalı olarak başlatılan takipte, davalının ağır kusurlu kabul edilmesi ve tazminat ile sorumlu tutulması gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
TASHİH
Her ne kadar kısa kararda;
"1-Açılan davanın kabulüne,
2-Davacının ---- İcra Müdürlüğü' nün ---- sayılı dosyasında mevcut alacaklısı ----, borçlusu -----, 01/12/2018 vade tarihli, 86.000,00 TL bedelli senet bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine,
3-Davalının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 86.000,00 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE," şeklinde yazılmış ise de, gerekçeli karar yazım aşamasında yukarıda belirtilen bentlerin duruşma sırasında sehven kopyalandığı, duruşmada iş bu dosyadan hemen önceki (mahkememizin ---- esas) dosyanın duruşma kısa kararının bu dosyamıza kopyalandığı, duruşmaya iştirak eden davalı vekilince de durumun farkedilmediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı kanunun 304. Maddesi " Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir." hükmünü getirmiştir. Henüz karar tebliğe çıkartılmadan söz konusu (açık) hata fark edildiğinden resen tashih yapılmıştır.
Bu nedenle hükmün (1), (2) ve (3) no' lu bentlerinin;
"1-Açılan davanın kabulüne,
2-Davacının ---- İcra Müdürlüğü' nün ----sayılı dosyasında mevcut lehtarı -----. Olan, 16/09/2021 keşide tarihli, ---- çek nolu, ---- Şubesine ait 70.000,00 TL bedelli çek ve 25/09/2021 keşide tarihli, ----- çek nolu -----Şubesine ait 105.000,00 TL bedelli çekler bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine,
3-Davalının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 175.000,00 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE," şeklinde resen tashihine karar verilmiştir.Kopyalama hatasına sebebiyet veren mahkememizin ---- esas sayılı dosyanın ilgili duruşma zaptının bir örneği dosyamız arasına konulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/873, K. 2025/104, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama