KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1006
- Karar No
- 2025/22
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/1006 Esas
KARAR NO: 2025/22
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 27/12/2024
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle.
Müvekkile ait olması gereken 4 dairenin adresi, durumu, tapu bilgileri, kime ve kaç TL’ye satıldığının bilirkişi ve keşif yoluyla tespit edilmesine, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin munzam zararı olan 20.000 TL (belirsiz alacak)’nin hakkın doğumundan itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkil tarafından davalılara ödenmiş toplam 1.120.000 TL ( 348.727 USD karşılığı) bedelin hakkın doğumundan itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla,
müvekkilin munzam zararı olan 20.000 TL (belirsiz alacak)’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Somut olayda davacının tacir olup olmadığının araştırılarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir.
Davacının tacir olup olmadığının araştırılmasına yönelik ise; ----- gelen yazı cevabında davalının gerçek kişi kaydının bulunamadığı, ----yazı cevabında davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve kazancının bulunmadığı bildirilmiştir.Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar.
İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.------- sayılı ilamında "Adi ortaklık hükümlerinin TTK'da değil Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olması, davanın doğrudan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesini gerektirmeyecektir.
Buna göre mahkemece; öncelikle, davada davacı ve davalı tarafın vergi kayıtları, vergi matrahları, ticaret sicil ve esnaf oda kayıtlarının celbi, Bakanlar Kurulu'nca çıkartılan, esnaf-tacir arası ayırıma dair kararnamedeki gelir sınırının dosyaya alınması ile tarafların "tacir" ve/veya "esnaf" olup olmadıkları, işletmelerinin esnaf işletmesi kapsamında kalıp kalmadığı, hangi usule göre defter tuttukları, davanın ticari işletmeleri ile ilgili olup olmadığı,
TTK 4 ve 5.md gereğince, ticaret mahkemesi veya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde görevli olup olmadığının, yani göreve ilişkin dava şartının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. ----- şeklinde açıklanmıştır. -----Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tarafların tacir sıfatının bulunup bulunmadığı bakımından, davalı taraflar arasında şirket bulunması nedeniyle davacının tacir olup olmadığına yönelik araştırma yapılmış, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde olmadığı,
başka bir ifadeyle davacı ile davalı arasında kaynaklanan uyuşmazlık, davayı ticari dava haline getirmediği ve uyuşmazlığa konu dava ticari dava niteliğinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, taraflar yönünden TTK 5.maddesi uyarınca ticari dava için, tacir olması koşulunun oluşmadığı, davanın TTK 4.maddesinde sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla; davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla; dava şartı yokluğu nedeniyle usuldan reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli----------Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,
Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 09/01/2025
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1006, K. 2025/22, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama