KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/41
- Karar No
- 2025/130
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
Karar Metni
1.088 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/41
KARAR NO : 2025/130
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/01/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket nezdinde ---- numaralı Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan -----. tarafindan ---- yerleşik bulunan ------satılan toplam 20.020,00 kg, ağırlığında findik püresi gıda cinsi emtianın, ---- -- nakliyesinin davalının sigortalısı ---- tarafindan ----- plakalı --- dorseli araç ile taşındığını, emtianın teslimi sırasında bir kısım ürünün varillerden akmış, bazı varillerin ezilmiş olduğunun tespitedilerek CMR üzerine şerh düşüldüğünü, meydana gelen olay sonrası müvekkili tarafindan sigortalısına 10.130,90USD hasar tazminatı ödendiğini, davalının taşımacının sorumluluk sigortacısı olduğunu,
ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu beyanla borçlunun haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun 9420den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Davacının halefiyete dayanarak müvekkiline rücu edebilmesi için öncelikle geçerli sigorta poliçesi kapsamında: sigortalıya ödemede bulunmuş olması gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyet bulunmadığını, uyuşmazlığa ilişkin olarak CMR Konvansiyonu Hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğunu, dava konusu hasarın yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığını, hasarın meydana gelmesinde CMR 17'nci maddesince müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, yükleme ve istiflemenin gönderen sigortalının sorumluluğunda bulunduğunu, davacının talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını,
CMR 27'nci maddesi gereğince işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını, dava konusu talepler yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı koşulları bulunmadığını, takibin kötü niyetli olduğunu beyanla, davacı tarafin aktif husumetini ispatlayamadığından dava şartı eksikliği, sigortalının sorumluluğunun ve zararın müvekkili tarafından tanzim edilen poliçe kapsamında kaldığının ispatlanamamış olması nedenleriyle fahiş talebin reddine, taşıyıcının sorumluluk sınırının CMR m23 uyarınca belirlenmesine,
haksız faiz takibinin reddine, icra-inkar tazminatı talebinin reddine, davacı tarafaleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle. "Davacının tazminat ödemesine konu zararın, davacının sigortalısı göndericinin sorumluluğunda olan ambalaj yetersizliği ve araç üzerine istifleme ve sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığı. Davalının sigortalısı davadışı taşımacının CMR Konvansiyonu 17'nci maddesi, 4.paragrafa (b) ve (c) fıkraları hükmünce, meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı.
Davacının sigortalısının tarafından düzenlenen ve onaylanan yükleme kontrol ve onay formu, ambalaja dahil olan palet üzerine sabitlemedeki ambalaj yetersizliği, taşımacının paletin üzerine sarılı malzemenin yeterliliğini bilmesinin beklenemeyeceği hususları birlikte dikkate alındığında, davalının sigortalısı taşımacıya yüklemeye nezaret etmeme nedeniyle nıütcrafik kusur atfının kabil olamayacağı, Davacının meydana gelen zarar sonrası tazmin ettiği bedeli, taşımacıdan veya onun sorumluluğuna sigorta teminatı veren davalı sigorta şirketinden rücuen talep edemeyeceği,
Rücuen tazmin talebiyle kendisi aleyhine başlatılan takibe davalının vaki itirazının yerinde olacağı" şeklinde sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı belirtilmiştir.
EK RAPOR
Bilirkişi ek raporunda özetle.
"Davacının tazminat ödemesine konu zararın, davacının sigortalısı göndericinin sorumluluğunda olan ambalaj yetersizliği ve araç üzerine istifleme ve sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığı, Davalının sigortalısı davadışı taşımacının CMR Konvansiyonu 17'nci maddesi, 4.paragrafa (b) ve (c) fıkraları hükmünce, meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı, Davacının sigortalısının tarafından düzenlenen ve onaylanan yükleme kontrol ve onay formu, ambalaja dahil olan palet üzerine sabitlemedeki ambalaj yetersizliği, taşımacının paletin üzerine sarılı malzemenin yeterliliğini bilmesinin beklenemeyeceği hususları birlikte dikkate alındığında,
davalının sigortalısı taşımacıya yüklemeye nezaret etmeme nedeniyle müterafik kusur atfının kabil olamayacağı, Davacının meydana gelen zarar sonrası tazmin ettiği bedeli, taşımacıdan veya onun sorumluluğuna sigorta teminatı veren davalı sigorta şirketinden rücuen talep edemeyeceği, Şeklinde kök raporumuzda yer alan görüşleri değiştirecek bir unsurun bulunamadığı, böylelikle kök raporumuzdaki görüşlerin muhafazası gerektiği değerlendirilmiş olup," şeklinde sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı belirtilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Getirtilen ----.
İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyasında davacı tarafça davalı hakkında başlatılan takipte davalıya ödeme emrinin tebliği ile süresinde takibe itiraz edildiği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.Dosyada toplanan deliller uyarınca davacının davalıdan rücuen talepte bulunup bulunamayacağı, zararın davacı sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı, hasarın hangi aşamada meydana geldiği,
buna göre davalının sorumluluğunun tespiti ve hasarın miktarının belirlenmesi bakımından dosya konu hakkında uzman bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, son güncel itirazların karşılandığı 22/12/2024 tarihinde bilirkişi (ek) heyet raporu hazırlanmıştır. 25/08/2024 tarihli bilirkişi (kök) raporunda dava konusu olayın meydana geliş şekli değerlendirilerek;
Davacı ---- tarafından,---- adına, 28.09.2021 tarihinde düzenlenmiş ----- nolu Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesinin 28.09.2021-28.09.2022 tarihleri arasında geçerli olduğu fındık cinsindeki emtianın taşınması sırasında meydana gelecek rizikolara karşı sigortalandığı, dosyaya sunulu olan emtia faturası çerçevesinde eksik ve aşkın sigortanın söz konusu olmadığı, brüt 10.000,00USD prim tahakkuku ile birlikte geçerli bir poliçe olduğu, ihtilafa konu taşımaya ilişkin gönderici/yükleyici firmanın davacının sigortalısı ---olduğu, alıcının ---- olduğu, yükleme yerinin ----/Türkiye olduğu, teslim yerinin ----- olduğu,
taşıyıcı firmanın davalının sigortalısı ----- olduğu, Fındık Ezmesi ( -----) cinsi emtia olduğu, taşımanın tamamlandığı ancak emtianın teslim yerinde hasarlı olduğu anlaşılmakla iade edildiği, davacının tazminat ödemesine konu zararın, davacının sigortalısı göndericinin sorumluluğunda olan ambalaj yetersizliği ve araç üzerine istifleme ve sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığı,
bu nedenle davalının sigortalısı dava dışı taşımacının CMR Konvansiyonu 17’nci maddesi, 4.paragrafa (b) ve (c) fıkraları hükmünce, meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı, davacının sigortalısı tarafından düzenlenen ve onaylanan yükleme kontrol ve onay formu, ambalaja dahil olan palet üzerine sabitlemedeki ambalaj yetersizliği, taşımacının paletin üzerine sarılı malzemenin yeterliliğini bilmesinin beklenemeyeceği hususları birlikte dikkate alındığında, davalının sigortalısı taşımacıya yüklemeye nezaret etmeme nedeniyle müterafik kusur atfının kabil olamayacağı, davacının meydana gelen zarar sonrası tazmin ettiği bedeli,
taşımacıdan veya onun sorumluluğuna sigorta teminatı veren davalı sigorta şirketinden rücuen talep edemeyeceği, rücu talebiyle başlattığı takibe zarardan sorumlu olmayan davalının vaki itirazlarının yerinde olacağı sonuç ve görüşlerine ulaşılmıştır.Sonuç olarak dosya kapsamındaki verilerden, eşyada meydana gelen hasarın, yetersiz ambalajlamadan kaynaklandığına ilişkin bilirkişi kök ve ek raporları hep bir arada değerlendirildiğinde,
davalı taşıyıcının meydana gelen hasardan sorumluluğunun bulunmadığı vicdani kanaatine ulaşılmış bu sebeple davanın esastan reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay -----.
Hukuk Dairesi ------ Esas ve ----
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/41, K. 2025/130, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama