KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/635
- Karar No
- 2025/888
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
Karar Metni
2.345 kelime·12 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/635
KARAR NO : 2025/888
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Davalı borçlu şirkete, davacı alacaklı şirket tarafından cari hesap ekstresine göre Sayın Mahkemenize ekte sunulan ve----.İcra Dairesinde ----- esas sayılı dosyasında açılan icra takibinde de açıkça ibraz olunduğu üzere temel borç ilişkisinin varlığı izahtan varestedir.
Temel borç ilişkisinin varlığı davalı tarafından itiraz edilmeyen faturalar doğrultusunda açıkça ikrar edilmiş ve icra takibinin başlatılmasına neden olmasına rağmen davalı borçlu şirket, takibe haksız itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet vermiştir. Takip konusu cari hesap asıl alacak, takip boyunca ve takip sonrası işleyecek avans faizi, icra masrafları, avukatlık ücreti şeklindeki fer'iler ödenmemiştir.
Davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takip durdurulduğundan, itirazın iptaline karar verilmesi için iş bu davanın açılması zorunlu olmuştur. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle.
Arabuluculuk sürecinde olumlu sonuç alınamamış olması ve borcunu zamanında ödemeyerek aleyhine icra takibi yapılmasına sebebiyet veren davalının, haksız itirazının iptaline, duran takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiş olması dolayısıyla %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemek zaruretimiz doğmuştur.
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, Borçlunun ----İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, Haksız itiraz nedeniyle duran takibin devamına, Davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkumiyetine, Yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Taraflar arasındaki ticari ilişki, 2023 yılı itibari ile başlamış bulunmaktadır. Davacı şirket, insan kaynaklı kemik üretimi ve satışını yapmaktadır.
İnsan kaynaklı kemikler, hastanelerde yapılan ortopedi ameliyatlarında çıkarılan sorunsuz kemiklerin toplanması ve sonrasında bir takım teknik işlemlere tabii tutulması neticesinde kullanıma uygun, kemik haline getirilmek suretiyle, kemik nakli gereken ameliyatlarda kullanılabilen kemikler olarak tanımlanmaktadır.
Müvekkil şirket ise, ortopedik ürün, üretim ve satışı alanında faaliyet göstermekte olup, Türkiye genelinde pek çok hastanenin bu alandaki çok çeşitli ürün ve malzeme ihtiyacını karşılamaktadır. Müvekkil şirket bu konuda pek çok izin ve sertifika sahibi yetkin bir kuruluş olup personellerinin ortopedik ürünlerin uygulanması konusunda bilgi vermek üzere ortopedi operasyonlarına giriş yetkisi dahi bulunmaktadır.
Bu temelde müvekkil şirket tarafından, davacı şirketin gerekli bakanlık izinlerini alması ve hastanelere de kemiklerin korunması ve saklanabilmesi için gerekli özelliklere sahip dolap yerleştirmiş olması üzerine, kemik başına müvekkil şirkete ücret ödemesi yapılması karşılığında yukarıda sözü edilen, ortopedi ameliyatlarında çıkarılan kemik/organ nakli suretiyle kullanılabilecek olan kemiklerin toplanması şeklinde bir hizmet verilmeye başlanmıştır.
Bu süreçte, davacı şirketin faaliyet konusu alanda açılacak olan bir ulusal kongreye katılma ve bu kongrede stand açmak gibi isteği olmuş, ancak şirketin finansal yapısı elverişli olmadığından, stand ücreti giderlerinin müvekkil şirket tarafından karşılanması ve karşılığında davacı şirket tarafından müvekkil şirkete satılmak üzere kullanıma uygun ürün verilmesi şeklinde pozitif nitelikte ilişkilerde tesis edilmiş bulunulmaktadır.
Süregelen iş bu ticari ilişki kapsamında, Davacı tarafça, 2024 Ocak ayı itibari ile müvekkil şirkete satılan tüm ürünlerin toplam bedeli tutarında bir fatura dü zenlenmiş,Müvekkil şirket tarafından da, kongre stand ücreti karşılığında fatura tanzim edilmiş (ve) müvekkil şirkete satışı gerçekleştirilen ürünlerin bir kısmı da iade edilmiştir. Tüm bu hususların varlığı müvekkil şirkete ait ticari defter ve kayıtların tetkiki neticesinde sübut bulacak bir mahiyet arz etmektedir.
Bu aşamada,, taraflar arasındaki karşılıklı iyi niyet temelinde süre gelen ticari ilişki temelinde, Müvekkil şirketin 2023 yılı içinde toplamış olduğu ve yine 2023 yılında , davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ve yetkili temsilcisi------ tarafından teslim alınan kemikler, İle 2024 yılının ilk 3 ayında toplanıp, taşıma köpükleri ve buzlarla hazır hale getirilip ----- gönderilecek olan kemiklere ait toplama ücretleri, Söz konusu ikinci toplama işleminin tamamlanmasını müteakip, kemik toplama hizmetinin birim fiyatları üzerinden hesap edilerek, faturalandırılması konusunda, taraflar arasında sözlü bir anlaşma sağlanmış bulunulmaktadır.
Söz konusu mutabakat kapsamında, 2023 yılında toplanan kemiklere ilişkin toplama ücreti ile 2024 yılı ilk üç ayında yapılan toplama işlemlerinin tamamlanmasını müteakip, toplam 15 aylık kemik/dokosu toplanması hizmet bedeli karşılığı olarak, "Doku toplama hizmet bedeli" açıklaması ile müvekkil şirket tarafından 15.4.2024 tarih ve ----sayılı 91.500 TL meblağlı fatura tanzim edilmiştir.
Müteakiben taraflar arasındaki cari hesaba mahsuben, davacı taraf hesabını 149.010 TL nakit olarak ödenmiştir. Bu şekilde müvekkil şirket nezdinde taraflar arasındaki cari hesap, 149.010 TL tutarı nakit olarak ödenmek ve 91.500 TL tutarı hizmet bedeli karşılığı mahsuplaşılmak suretiyle sıfırlanmış olup, bu sebeple müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır.
Davacının alacak talebine karşılık bu sebeple TAKAS MAHSUP DEFİ'nde bulunduğumuzu beyan eder, bu doğrultuda bilirkişi incelemesi yapılmasını da talep ederiz.
Ancak davacı şirket tarafından, 15 aylık süreç içinde, doku toplama hizmet bedeli olarak tanzim olunan15.04.2024 tarihli fatura kabul edilmemiş, işbu faturaya karşı müvekkil şirkete aynı meblağda iade faturası tanzim edilmiş, nihayetinde davacı tarafın iade faturası da müvekkil şirket tarafından kabul edilmeyerek bu kerre müvekkil şirket tarafından, 07.05.2024 tarih ve ---- sayılı iade faturası tanzim olunarak davacı şirkete tebliğ olunmuştur.
Netice itibariyle davacı tarafça, mezkur fatura teatisine konu 91.500 TL tutarındaki cari hesaba ilişkin olarak huzurdaki dava ikame edilmiş bulunulmaktadır.
Müvekkil şirket personellerinden---- ile davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ---- arasında, adı geçene ait ---- numaralı cep telefonu üzerinden ------ isimli uygulama kapsamında gerçekleştirilen yazışmalara ilişkin görseller dilekçemiz içeriğinde Sayın Mahkemenin tetkiklerine arz olunmaktadır. ………… davacı tarafça, müvekkil şirket tarafından toplanılan doku örneklerinin kendilerine gönderilmesinin talep edildiği, müvekkil şirket tarafından faturalandırılan 104 adet doku örneğinin kendilerine teslim edildiği ve uhdelerinde bulunduğu iş bu yazışmalar kapsamında açıkça kabul ve beyan edilmektedir.
Benzer şekilde müvekkil şirketin adı geçen personeli ile davacı şirket bünyesinde mevcut işlemleri takip etmekte olan ---- isimli personele ait ---- numaralı cep telefonu üzerinden ------ isimli uygulama kapsamında gerçekleştirilen yazışmalara ilişkin görseller dilekçemiz içeriğinde Sayın Mahkemenin tetkiklerine arz olunmaktadır.
Doku toplama ile ilgili olarak 21.03.2024, 28.03.2024 ve son olarak 30.04.2024 tarihlerinde evrak temin edilmesi istenmesine rağmen gönderilmemiş, 07.07.2024 tarihinde bir kez daha istenilmesine rağmen herhangi bir cevap verilmemiştir.
İlgili yazışmalar kapsamında da görüleceği üzere, davacı taraf, taraflar arasında mevcut anlaşma temelinde müvekkil şirket tarafından yerine getirilen doku toplama hizmetine istinaden herhangi bir hizmet bedeli ödememek suretiyle, müvekkil şirketten teslim almış olduğu doku örneklerini kullanmak suretiyle ayrıca bir kazanç elde etmek istemektedir.
Benzer şekilde teslim olunan 2.grup kemiklere istinaden de müvekkil şirkete herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi, bahsi geçen her iki teslimat ile teslim edilen 104 adet doku müvekkil şirkete iade edilmemiştir. Yani gelinen aşama itibari ile, davacı şirket hem söz konusu dokuları uhdesinde saklamakta, hem de dokuların toplama kriterlerine uygun olarak toplanmadığı iddiası ile müvekkil şirkete hizmet bedelini ödemek istememektedir.
Davacı şirketin mevcut tutumunun, süre gelen kötü niyetini sarih bir şekilde ortaya koymakta olduğu kanaatindeyiz. Takdir Sayın Mahkemenindir...
Netice olarak, arz ve izah etmiş olduğumuz üzere, müvekkil şirket toplam 104 adet doku örneğini toplayarak, davacı şirkete teslim etmiş, söz konusu dokular müvekkil şirkete iade edilmemesine rağmen, hizmet bedeline istinaden fatura düzenlemesini müteakiben, davacı tarafça iş bu fatura kabul edilmemiş ve iş bu fatura tutarı kadar bir alacak bulunduğu iddiası ile icra takibi başlatılmıştır.
Arz ve izah etmiş olduğumuz üzere davacı taraf tamamen haksız bir kazanç elde etmek iradesi ile hareket etmekte olup, başlatılan icra takibi de hukuki dayanaktan yoksundur. Bu temelde davacı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.19.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve 27.12.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde tarafımdan yapılan inceleme sonucunda.
Davacı firma 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin ve 2023 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süreler içerisinde yapılmış olduğu, Ancak, 2024 yılı mali dönemi henüz sona ermediğinden, yevmiye defteri kapanış tasdiki yasal süresinin gelmediği ve yine defter-i kebir ile envanter defterlerinin mali dönemin (2024) sona ermemiş olması nedeni ile yazılı olmadığı, Davacının cari hesap alacağına ilişkin kayıtlarının tespiti için mali dönemin bitip ticari defterlerin yazdırılma süresinin ve kapanış tasdikinin yapılmasına müteakip (30.06.2025) veya davacı tarafından 2024 ticari defterlerinin H.M.K.
222.
Maddesinde belirtilen şartları sağladığının beyanı sonrasında inceleme yapılabileceği, Bu nedenle, aşağıda belirtilen hususlarda, 2023 yılı mali dönemine ilişkin faturalar ve ticari defterler yönünden değerlendirme yapıldığı, Davacının 2023 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığının, Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içerisinde tasdiki yapılmış olduğu ve HMK 222/2 maddesine uygun olduğu,
Davacı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı, Takip tarihi olan 02.05.2024 tarihi itibari ile borç alacak durumunun. Davacının cari hesap alacağına ilişkin kayıtlarının tespiti için mali dönemin bitip ticari defterlerin yazdırılma süresinin ve kapanış tasdikinin yapılmasına müteakip (30.06.2025) veya davacı tarafından 2024 ticari defterlerinin H.M.K. 222.
Maddesinde belirtilen şartları sağladığının beyanı sonrasında inceleme yapılabileceği, Davacının davaya konu ettiği faturaların davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise 8 günlük sürede herhangi bir itiraz olup olmadığı, ... tarafından ... dına düzenlenen 8.12.2023 tarih ve ------ Stand, kayıt katılım ücreti açıklamalı 164.400,00 TL tutarlı faturanın 15.12.2023 tarihinde davacı firmaya tebliğ edildiği ve davacı firmanın bu faturaya itirazı olmadığı, Yukarıda açıklanan nedenlerle 2024 yılı ticari defter kayıtlarının incelenemediği, Davalının iade faturası düzenleyip düzenlemediği,
iade faturaların süresinde olup olmadığı, ... tarafından ... dına düzenlenen 8.12.2023 tarih ve ----- Stand, kayıt katılım ücreti açıklamalı 164.400,00 TL tutarlı faturaya ilişkin herhangi bir iade faturası düzenlenmemiş olduğu, Yukarıda açıklanan nedenlerle 2024 yılı ticari defter kayıtlarının incelenemediği, Faturaların ba/bs formlarına konu edilip edilmediği hususlarında ... tarafından düzenlenen Ba - Bs Formlarında.
2023 yılında ... firmasından alış bildirilmediği, 2023 yılında ... firmasına 1 fatura içeriğinde 137.000,00 TL tutarında satış bildirildiği, 2024 yılında ... firmasından 4 fatura içeriğinde 709.300,00 TL tutarında alış bildirildiği, 2024 yılında ... firmasına 6 fatura içeriğinde 417.450,00 TL tutarında satış bildirildiği, ... tarafından düzenlenen Ba - Bs Formlarında.
2023 yılında ... firmasından 1 fatura içerisinde 137.000,00 TL alış bildirildiği, 2023 yılında ... firmasına satış bildirilmediği, 2024 yılında ... firmasından 6 fatura içeriğinde 417.450,00 TL tutarında alış bildirildiği, 2024 yılında ... firmasına 4 fatura içeriğinde 709.300,00 TL tutarında satış bildirildiği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.11.03.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş 04.08.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi Raporunda özetle.
Davacı ticari defterlerinin incelendiği talimat bilirkişi raporunda, davacı firma ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin ve kapanış tasdiklerinin yasal süreler içerisinde yapılmış olduğu ve HMK 222/2 maddesine uygun olduğu tespitine yer verildiği, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği,
Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Talimat bilirkişi raporunda takip tarihi olan 02.05.2024 ve dava tarihi olan 06.09.2024 tarihlerinde davacının ticari defterlerine göre davalı firmadan alacaklı olmadığı tespitlerine yer verildiği, Davalı nezdinde yapılan incelemeye göre, davalının davacıdan 3 adet karşılığı 294.510,00 TL tutarlı satış faturası ile 3 adet karşılığı 260.460,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği,
karşılığında 149.010,00 TL ödeme yaptığı, ayrıca 1 adet karşılığı 559.680,00 TL alış faturası ile 2 adet karşılığı 144.300,00 TL iade faturası aldığı, bu işlemlere göre 02.05.2024 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, 02.05.2024 takip tarihi itibariyle tarafların birbirlerinden alacaklı olmadıklarına dair ticari defterlerde mutabakat sağlandığı görüldüğünden takiple istenen 91.500,00 TL tutarlı alacak iddiasına iştirak edilemediği, ancak hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen açık hesaptan kaynaklan faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.
Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapılmış olup davacı kayıtlarında takip tarihi itibariyle alacaklı olmadığı,
davalı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapılmış olup davalı kayıtlarında borçlu olmadığı, ticari defter ve belgelerin kesin delil niteliğinde olup, denetime ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporları gözetildiğinde davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Peşin alınan 1.105,10 TL harç, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 489,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekili yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/635, K. 2025/888, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama