KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/84
- Karar No
- 2024/627
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
1.414 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/84
KARAR NO : 2024/627
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2024
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı adına 33.778,88 TL tutarlı fatura düzenlenerek gönderildiğini, borcun ödenmemesi takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip dayanağı faturaya itiraz edilmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını ancak takibe itiraz edildiğini, fatura içeriğine itiraz edilmemiş olmasının alacak hakkı doğurmayacağını, faturaya konu mal ve hizmetin alındığının ortaya konulamadığını, temerrüt oluşmaması nedeniyle takip öncesi işlemiş faizin talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER
----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosya sureti, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.09.05.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 17.07.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle.
Her iki tarafa ait yukarıda belirtilen Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin her iki taraf için de delil niteliğine haiz olduğu,
Takibe konu ---- numaralı fatura içeriğinin ---- isimli ticari maldan oluştuğu göz önünde bulundurulduğunda davalının ilgili fatura içeriğini benimseyerek ticari defterlerine kaydettiği, fatura ile ilgili 8 günlük süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığı ve iade faturası da düzenlemediği, 29.12.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 28.041,83 TL borçlu olarak göründüğü,
aynı tarih itibariyle davalı nezdinde davacının 21.961,84 TL alacaklı olarak göründüğü ve takip ile istenen 33.778,88 TL tutarlı alacak iddiasının 28.041,83 TL’lik kısmına iştirak edildiği ancak hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir..Yargıtay HGK'nın ----Sayılı ilamında "..Yukarıdaki açıklamalar ışığında, eldeki davada, ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu,
yapılan ödeme savunmasının da yazılı delille ispatının gerektiği, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği ve Özel Daire kararında belirtildiği gibi mahkemece sadece takip konusu faturalar ve ödeme savunması bakımından araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, aksi yönde yapılacak araştırmanın ise itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağı hususları açık olduğundan,
mahkemece önceki kararda direnilmesi doğru değildir. .." belirtmiştir.Yargıtay ----HD.---- Sayılı ilamında "....Oysa faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması (özellikle satın alanın ticari defterlerine kaydedilmiş olması) faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil eder. Bunun aksini malın teslim edilmediğini iddia eden davacının yazılı delillerle kanıtlaması gerekir..." belirtmiştir.
Yargıtay ---- HD. ----- Sayılı ilamında "...Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir.
Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir..." belirtmiştir.Yargıtay ----- HD-----. Sayılı ilamında "...
Bir satım faturası alıcı ticari defterlerine kaydedilmesi halinde sonradan bu kayıt silinse dahi malın teslim alındığına karine olduğu gibi satım faturası BA formu ile vergi dairesine bildirilirse sonradan düzeltme yapılsa da malın teslim alındığına karinedir." belirtmiştir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ---- İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu,
yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde tarafların ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacı kayıtlarında 28.041,83 Tl alacaklı göründüğü, davacı tarafın icra takibine yaptığı faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı, ilgili faturanın taraf Form BA/BS beyannamelerinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu,
davalıya ait Form BA beyannamesinde davalının davacıdan 2023 yılında KDV hariç 1 adet 28.626,10 TL tutarlı fatura alarak beyannamesinde beyan ettiği, davalının kayıtlarında davacının 21.961,84 TL alacaklı göründüğü, bilirkişi tarafından farklılığın davacının banka kanalıyla yaptığı ödemenin davalı kayıtlarında yer almadığından kaynaklandığının tespit edildiği, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı,
davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 28.626,10 TL alacaklı göründüğü, beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu, davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 28.626,10 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu, ticari defterler kesin delillerden olup aksinin ancak eş değer yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, davalı tarafça aksinin yazılı delille ispat etmesi gerektiği ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği,
faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Davalı taraf kötüniyet tazminatı talep etmiş ise davalı tarafça kötüniyet iddiasının ispatlanması gerektiğinden, ispatlanamayan talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin --- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 28.041,83 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 5.608,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 28.041,83 TL lik kısım yönünden alınması gereken 1.915,53 TL harçtan peşin alınan 560,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.355,08 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 28.041,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 5.737,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan toplam 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 560,45 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 85,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.573,05 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 3.796,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
9-Kabul red oranına göre belirlenen 2.989,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 611,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/84, K. 2024/627, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama