KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/898
- Karar No
- 2025/768
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/898
KARAR NO : 2025/768
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 28/11/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle. "Davalı, müvekkilinin sorumluluğunun belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranınca, poliçe kapsamında teminat limitleriyle sınırlı olduğunu belirtmiştir. Müvekkilin sahibi olduğu, sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı araç ile sürücüsü ----- olan------plakalı aracın sol ön tampon ve far kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Kaza tespit tutanağında ve kaza yeri krokisinde kazanın meydana gelmesinde sigortalı------ plakalı araç sürücüsü yüzde yüz kusurlu bulunmuştur. Kazaya sebep olan ----- plakalı araç, kaza tarihinde ------ numaralı poliçe ile davalı -------Şirketi tarafından sigortalı bulunmaktadır.
Davalının "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 2. Teminat Dışında Kalan Haller başlığı altında düzenlenen 8. Madde "8) Yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştığı kazalarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kaybı talepleri." şeklindedir" iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu kanun A.6. teminat dışında kalan haller başlığı altında teminat dışı kalan haller tek tek sayılmıştır.
Ekte sunduğumuz kanunun ilgili maddesi incelendiğinde davacı iddiasının doğru olmadığı görülecektir. Davalı, aracının değerinin ------- rayicinden tespit edilmesini talep etmesi haksız olduğunu, müvekkil şirketin bu fahiş talep hususunda sorumlu olmadığını, aracın hasar onarımına ilişkin ----- tamir edilme zorunluluğu olmadığını iddia etmiştir.
Müvekkil aracıyla beraber yaşamakta olduğu ------- ikametgâh adresine dönmek zorunda kaldığı için aracında meydana gelen zararın tespiti amacıyla uluslararası alanda faaliyet gösteren bir firma olan ------- adlı otomobil şirketine aracını götürmüştür. Burada şunu da belirtmek isteriz ki araç ---- üretilen ------- marka bir otomobildir.
Aracın yedek parçaları ------ temin edilmekte olup Türkiye'de tespiti yapılacak olan yedek parça fiyatlarının daha fahiş alacağı da tartışmasız bir gerçektir. Davalının faiz başlangıç tarihi dava tarihinden itibaren işletilmelidir iddiası bizzat kendilerinin bahsetmiş oldukları Yargıtay Hukuk Genel Kuru Kararı ile çürütülmektedir.
Şöyle ki bahsi geçen kararda "..zorunlu sigortacının temerrüde düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlu tutulabilmesi için, kendisine yapılan başvuruya rağmen sekiz işgünü içerisinde bu giderlerin karşılığını ödememiş olması gerekmektedir. Gideri ödemeyen sigortacı, yasal sekiz günlük sürenin sonunda temerrüde düşecektir.
Sigortacıya usulüne uygun bir başvuruda bulunulmamışsa, sigortacının sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü muaccel olmayacağından, sigortacının temerrüdünden söz edilmesi ve bunun sonucu olarak, ödemesi gereken miktarın faizinden sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmamaktadır" tespiti yapılmıştır.
Dava dilekçemiz ile de açıkladığımız üzere maddi zararın tazmini amacıyla 14.10.2024 tarihinde sigorta şirketine yapılan başvuru ve ekleri 17.10.2024 tarihinde davalı sigorta şirketince teslim alınmıştır. Bunun üzerine sigorta şirketi tarafından müvekkile 07.11.2024 tarihinde tazminat ödemesi adı altında müvekkil zararının çok altında olan 36.519,35 TL ödeme yapılmıştır.
Bunun üzerine 08.11.2024 tarihinde karşı tarafı ------ Şirketi olan dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamış ve 21.11.2024 tarihli------- numaralı arabuluculuk anlaşamama son tutanağı düzenlenmiştir. Özetlemek gerekirse davadan öde davalı yasalara ve Yargıtay Genel Hukuk kararına uygun olarak temerrütte düşürülmüş olup davacının dava tarihinden itibaren işletilmelidir iddiası yasal dayanaktan yoksundur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle dava dilekçemizde yer alan taleplerimizin ve davamızın kabulünü arz ve talep ederiz." denmiştir.
CEVAP
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; " dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddine, Huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın müvekkil şirket yönünden usulden ve esastan reddine, Kusura ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak. ATK 'den kusur raporu alınmasına, Teminat dışı hallerin değerlendirilerek; aracın yaşı, mükerrer kaza ve kilometresi göz önünde bulundurularak FAHİŞ değer kaybı taleplerin reddine, Ret talebimiz kabul edilmez ise.
Müvekkil Şirket’in sorumluluğunun Genel Şartlar ve poliçede sayılan hal ve koşullar altında ve yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirilmesine, aykırı hallerin tespiti halinde anılan taleplerin reddine, Gerçek zararın tespiti için alanında uzman ve tarafsız bilirkişiden bilirkişi raporu alınmasına, Poliçe teminatı dışında olan ekspertiz ücret masrafı, değer kaybı, yargılama gideri ve faize ilişkin taleplerinin reddine, Müvekkil Şirket temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesine; aksi halde dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, Yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (hasar bedeli ve değer kaybı bedeli) talebine ilişkindir.Davalı------ plakalı aracın ------ numaralı zmm sigortacısıdır.
Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir.
Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. (--------Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde.
18/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ------ plaka sayılı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda kusurlu olmadığı, davalı sigorta şirketine sigortalı ------- plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,
mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kaza nedeniyle------ plaka sayılı araçta 121.868,95 TL hasar ve 14.600,00 TL değer kaybı zararı oluştuğunun rapor edildiği kusur oranı ve yapılan ödeme dikkate alındığında değer artırım talebine konu toplam 99.949,60 TL hasar ve değer kaybı bedeli tazminatının taleple bağlı kalınarak 200 TL’si yönünden temerrüt tarihi olan 30.10.2024 tarihinden, 99.749,60 TLsi yönünden ıslah tarihi olan 16.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; 85.349,60 TL hasar bedeli ve 14.600 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 99.949,60 TL tazminatın taleple bağlı kalınarak 200 TL’si yönünden temerrüt tarihi olan 30.10.2024 tarihinden, 99.749,60 TLsi yönünden ıslah tarihi olan 16.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 5.830,23 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harç ile 1.689,00 TL ıslah harcının toplamı olan 2.116,60 TL'den düşümü ile geri kalan 3.713,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL Peşin harç, 1.689,00 TL ıslah harcı ve 427,60 TL başvurma harcı 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 140,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.684,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/898, K. 2025/768, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama