KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/933
- Karar No
- 2025/1069
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
Karar Metni
1.797 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/933 Esas
KARAR NO: 2025/1069
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/12/2024
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalıya farklı tarihlerde birçok kez makine yedek parçası imal ederek teslim ettiğini, davalının bu malların kısmi ödemelerini çekler ve banka dekont ödemesi ile gerçekleştirdiğini, sunduğu cari hesap ekstresi, faturalar ve irsaliyelerden de anlaşılacağı üzere davalının müvekkiline 1.260.471,64 TL borcunun bulunduğunu, dava dilekçesinde sundukları faturalar, irsaliyeler, davalı tarafından yapılan kısmi ödeme dekontu,
davalı tarafından müvekkili adına yazılan çekler ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinden davalının malvarlıklarına ve 3. kişiler uhdesindeki hak ve alacaklarına yargılama süresince ve teminatsız olarak ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, davalının müvekkilinin alacaklarını tahsil etmesinin önüne geçmek adına haksız ve kötü niyetli olarak takibe, borcun tamamına ve borcun tüm fer'ilerine itiraz ettiğini,
dava konusu uyuşmazlığın fatura ve cari hesap alacağına dayandığından alacağın belirlenebilir olduğunu belirterek ihtiyati haciz talebinin kabulüne , ihtiyati haciz kararı için ----- sayılı dosyasının yetkilendirilmesine ve kararın örneğinin icra dairesine gönderilmesine, davalı borçlunun ------- sayılı dosyasına vaki haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davacı şirket ile arasındaki ticari ilişki kapsamında bir kısım mal/ürün alım-satımı olmuş ise de ticari ilişki kapsamında alınan ürün/mal bedellerinin tamamını davacıya ödediğini ve davacının müvekkilinden ticari ilişkisinin devam ettiği döneme ilişkin hiçbir alacağının kalmadığını, davacının müvekkilinden ticari ilişkisi kapsamında hiçbir haklı ve yasal alacağı bulunmadığından borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, hukuken muaccel ve likit bir alacak da bulunmadığını bu yönüyle takipte talep edilen faiz oranına ayrıca itiraz ettiklerini,
kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasındaki fatura konusu malların teslim edildiğine dayanak olarak davacı tarafça ibraz edilen bir kısım sevk irsaliyelerinde müvekkili şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, teslim hususunun ispata muhtaç olduğunu, tek taraflı düzenlenmiş ve içeriği tartışmalı belgelere dayanılarak müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğundan davacı tarafın hiçbir hukuki menfaati koruma altına almayan ihtiyati haciz talebinin reddinin gerektiğini belirterek davacının hukuki dayanaktan yoksun ihtiyati haciz taleplerinin tümden reddine,
davacının yasal dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz davanın ve icra inkar tazminatı ve diğer tüm taleplerinin reddine, haksız ve kötü niyetli takip yapan davacı aleyhine takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yükümlü kılınmasına, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep ettiği görülmüştür.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle;"Davacı------ incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyit etmesi ve usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu. Davacı ------ kayıtlarına göre, ----tarihinden itibaren ve---- takip tarihinde de davalı ------- alacağının bulunduğu.
Sayın Mahkemenizin talimatının Talimat Mahkemesi tarafından yerine getirilemediği, davalının yapılan tebligata rağmen Talimat Mahkemesince belirlenen gün ve saatte defterlerini hazır etmediği, davalı ------ defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemeyeceği.
Davacı ------ davalı ----- döneminde 16 adet belge ile KDV hariç 1.773.943,50 TL tutarında Satım yaptığı, davalı ------ aynı adet ve tutarda Alım yaptığı, söz konusu bu adet ve tutarların davacının incelenen defter ve kayıtları ile de uyumlu olduğu.
Davacı tarafından davalıya düzenlenen e-faturaların e-fatura platformu üzerinden elektronik ortamda davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, Sayın Mahkemenizin talimatının Talimat Mahkemesi tarafından yerine getirilemediği görülmüş bu nedenle davalının mezkur faturayı ticari defter ve kayıtlarına işleyip işlemediğinin tespit edilemediği ancak -------- Sayın Mahkemenize verdiği cevap yazısı ekindeki ----- davalının ------- tutarında Alım yaptığı ve davacı ile bu konuda mutabık oldukları görülmüştür.
Dava dosyası içeriğinde herhangi bir iade faturasının görülmediği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR
Bilirkişi ek raporunda özetle. "Taraf vekillerinin itirazları, davacı vekilinin Kök Rapor dan sonra dosyaya ve yeniden yapılan bilirkişi incelemesinde sunduğu davacıya ait --------yıllarına ait defter ve kayıtlar da dikkate alınarak ek rapor düzenlenmiştir.
Davalının yapılan tebligata rağmen Talimat Mahkemesince belirlenen gün ve saatte defterlerini hazır etmediği, kök rapordan sonra da defterlerini ibraz etmediği, dosyaya ödeme belgeleri, iade faturası ve davaya ait herhangi bir belge de sunmadığı.
Davacı ----- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyit etmesi ve usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu.
Davacı ----- yılları kayıtlarına göre, davacı kayıtlarındaki sehven yapılan mükerrer ve hatalı işlemlerin düzeltilmesi sonucunda, ----- tarihinden itibaren ve ---- takip tarihinde de davalı ------- hesap ilişkisinden kaynaklı ----alacağının bulunduğu. Davacı ----- davalı------ tutarında Satım yaptığı, davalı -----------de aynı adet ve tutarda Alım yaptığı, söz konusu bu adet ve tutarların davacının incelenen defter ve kayıtları ile de uyumlu olduğu.
Davacı tarafından davalıya düzenlenen e-faturaların e-fatura platformu üzerinden elektronik ortamda davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, Sayın Mahkemenin talimatının Talimat Mahkemesi tarafından yerine getirilemediği görülmüş bu nedenle davalının mezkur faturayı ticari defter ve kayıtlarına işleyip işlemediğinin tespit edilemediği, ancak ------ Sayın Mahkemenize verdiği cevap yazısı ekindeki------ Alış-Satış Analizinde davalının ------- tutarında Alım yaptığı ve davacı ile mutabık olduğu, dava dosyası içeriğinde herhangi bir iade faturasının görülmediği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. -------maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.------- maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının davalı şirketten ---- alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce -------tarihli bir nolu celsede davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılması amacıyla ara karar kurularak talimat yazılmasına karar verildiği, duruşmada hazır olan davalı vekiline gerekli ihtaratın yapıldığı, talimat mahkemesine davalı vekili tarafından ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişinin bildirilmediği,
diğer yandan müvekkili ile iletişim sorunları yaşadığını talimat mahkemesine bildirdiği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesinde,---- tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacı şirketin incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan---- alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı yazılı itirazda bulunulduğu,
itirazın karşılanması amacıyla ek rapor alındığı, sonucun değişmediği anlaşılmakla bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1----- alacaklı olduğunun tespit edildiği hususu nazara alınarak davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu --------Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır.
Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir.----------- Numaralı kararına göre.
“Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir.
Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/933, K. 2025/1069, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama