KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1139
- Karar No
- 2026/337
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
Karar Metni
1.294 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1139
KARAR NO : 2026/337
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/12/2025
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 10/12/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "----- mevkinde ve 24.10.2025 tarihinde 1 No'lu davalıya ait, ----- plaka sayılı aracın. Temlik edenin ------ plaka sayılı aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı araç, tam ve asli kusurlu olarak tespit edilmiştir. Kaza neticesinde alacağı temlik alınan araç hasarlanmıştır.
İşbu aracın kaza mahallinde ve kaza sonrasında çekilen fotoğrafları dilekçemiz ekindedir. Davamız Yetkili Mahkemede açılmıştır. Haksız fiilden doğan davalarda yetki başlıklı HMK m. 16'da belirtildiği üzere " Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." Dolayısıyla haksız fiilin meydana geldiği yerleşim yeri adresinde dava ikame etmiştir.
İş bu davayı açmakta hukuki yararımız olup, söz konusu eylem haksız fiilden kaynaklanan trafik kazasında zararların tazmini içindir.
04Aralık 2021 Cumartesi tarihinde yapılan ------ gazete yayınlanan değişikliğe istinaden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlığı ------Gazete’de yayımlanan düzenleme ile araç hasarlarının onarımında öncelikle orijinal parça kullanımı şartı düzenlemesi mevcuttur. Yani orjinal parça zorunlu olup hasar bedelinin orjinal parça olma zorunluluğu göz önünde bulundurulmalısı zorunludur.
Hasar Bedeli Hesaplanırken İskonto Yapılması Mümkün Değildir.
Gereğince iskonto yapılmaması gerekmektedir. İş bu hususun göz ardı edilmemesi gerekmektedir. c-Hasar Bedeli Kdv Dahil Edilerek Hesaplanması Gerekmektedir. Aşağıdaki Yargıtay Kararında Açıkça Bu Yönde Karar Verilmiştir ve Bilirkişinin de bu şekilde hesaplamasını talep ederiz.
09.10.2020 tarihli anayasa mahkemesi kararı sonrasında araç değer kaybı dosyalarında oluşan yeni hukuki durum sonrası plastik aksanlarda değer kaybına dahil edilmelidir.Yani kısacası arabanın kazasız hali ile kazalı hali arasında ki (araçta oluşan hasar veya tramere işlenmiş hasardan dolayı) fiyat farkı değer kaybıdır. Bu sebeple kazadan önce ki rayici ile kazalı halinde ki rayicinin tespit edilerek aradaki farkın bulunmasını talep ederiz.
Alacağı temlik alınan aracın onarımda kaldığı gün sayısınca araç kullanamamış hak mahrumiyeti kaybına uğramıştır. Müvekkil alacağı temlik alırken dava dışı temlik verenin hak mahrumiyeti hakkını da temlik almıştır. Bilirkişice onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespiti ve davalıdan tanzimi gerekmektedir.
Yapılacak yargılamada müvekkilin alacağının semeresiz kalmaması ve alacağının güvence altına alınması için trafik kazasına sebebiyet veren davalı adına başkaca taşınır ve taşınmaz olması durumunda taşınırların tescil kaydına, taşınmazların ise tapu kayıtlarına , 3. Kişilerdeki hak ve alacağına İhtiyati Haciz Şerhi konulmasına, Davacı müvekkilin alacağı temlik aldığı kazada talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak,
(HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkile ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda ŞİMDİLİK 20.000,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine,Davacı müvekkilin alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince ŞİMDİLİK,
20.000,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, Borcun Haksız Fiilin gerçekleştiği anda muaccel olması sebebiyle faizin yetmediği noktada HMK m.107 gereğince şimdilik, 100,00 TL munzam zararın davalıdan alınarak temlik alana ödenmesine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini saygıyla ve vekaleten arz ve talep ederim." denmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasının halen derdest olması nedeniyle işbu haksız davanın usulden reddine karar verilerek lehimize vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini, Mahkemeniz aksi kanaatte ise.
İşbu davanın ------ihbar edilmesine, Davacı tarafın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, davanın usulden reddine, Esasa ilişkin itirazlarımız doğrultusunda, müvekkilin kusurunun bulunmadığı ve zararın karşı tarafın ağır kusurundan kaynaklandığı anlaşıldığından, davacı tarafın araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve munzam zarar tazminatı taleplerinin reddine, İhtiyati haciz talebinin hukuki şartları oluşmadığından reddine, Her türlü yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkil adına talep ederiz." denmiştir.
İhbar Olunan --- vekili cevap dilekçesinde özetle. Öncelikle derdestlik itirazımız bulunmakla birlikte, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, Esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesine bilvekale arz ve talep ederiz. İhbar Olunan ------ vekili cevap dilekçesinde özetle.
Bilindiği üzere hasar danışmanlık şirketlerinin dava takibi 20.07.2020 tarihi itibari ile yasaklanmıştır. Davacı vekilinin vekaletnamesi 7251 sayılı yasanın 57. maddesiyle 5684 sayılı yasaya eklenen maddesine uygun değildir. Bu yasaklamanın kapsamı yalnızca alacağın temliki değil hasar şirketlerinin iş takibini de kapsamaktadır.
Nitekim dosya kapsamında bulunan vekaletnameden de görüleceği üzere birden çok asilin tek bir vekaletname ile ----- Şirketine vekalet verdiği ve ---- Şirketinin de almış olduğu bu vekalete istinaden Av. ----vekalet verdiği açıktır.
Yine ekte sunduğumuz Vekaletnameden görüleceği üzere Av. ----- ruhsat sahibi ''------'' adına de Vekaleti mevcut olup detayları aşağıda açıklanacağı üzere ilgili ruhsat sahibi adına müvekkil şirkete karşı dava da açmıştır.
Hem ruhsat sahibi adına hem de temlik ettiğinden bahisle kendi adına dava açmasında hukuki yarar olmayacağı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı açıktır.davacı tarafın talepleri derdest olup bağlantılı dosyaların celp edilmesi ve dava sonuçlarının bekletici mesele yapılması gerekmektedir.
Dolayısıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna müzekkere yazılarak ilgili dosyanın celbi ile itiraz süreci sonuçlanıncaya kadar bekletici mesele ilan edilmesi gerekmektedir.Yine tarafımıza yapılan ihbara göre ----. Asliye Hukuk Mahkemesi -----. Sayılı dosyada işbu dosya ile aynı kazadan kaynaklanan ve aynı taraflara karşı açılan değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve munzam zarar talepli dosya bulunduğu anlaşılmaktadır.
İlgili dosyanın da celp edilerek derdestlik durumunun Mahkemenizce değerlendirilmesi gerekmektedir." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı bedeli, mahrumiyet bedeli ve munzam zarar bedeli istemlerine ilişkindir.Davanın açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biri de davanın görülmekte olmasıdır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise aynı konunun (uyuşmazlığın) yeni bir dava konusu yapılma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir çıkarı bulunmamaktadır.
Dava şartlarını düzenleyen HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" biçiminde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz. Buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir.
Diğer yandan HMK'nin 115'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre de mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.
Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı)Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde. Dava konusu edilen taleplere yönelik taraflarının, dava sebebinin ve konusunun aynı olduğu----. Asliye Hukuk Mahkemesi ------- Esas sayılı mahkememiz dosyasından daha önceden açılmış bulunan dava bulunduğu ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmakla.
HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "ı" bendinde öngörülen aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasına ilişkin dava şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-ı, 115/2 maddeleri uyarınca Usulden Reddine,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 684,81 TL harcın düşümü ile geri kalan 47,19 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 40.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1139, K. 2026/337, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama