KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/115
- Karar No
- 2025/716
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
Karar Metni
1.210 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/115
KARAR NO : 2025/716
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/02/2025
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden müvekkili şirket tarafından tanzim edilerek gönderilen, 30.09.2024 tarih ve ------- no.lu fatura muhteviyatı da davalı şirket tarafından kabul edilerek kayıtlara alındığını, taşıma sözleşmesine istinaden tanzim edilerek davalıya gönderilen 12.07.2024 tarih, ----- no.lu ve 06.09.2024 tarih , -------- no.lu faturaların muhteviyatlarının davalı tarafından kabul edilerek kayıtlarına alınmış ve mutat vadesinde ödenmiş olduğunu, ancak,
30.09.2024 tarih ve ------- no.lu faturanın taraflar arasındaki 45 günlük mutat vadesinde ödenmediğini, davalının vadesinde ödemediği iş bu faturaya karşılık olarak faturaya itiraz süresi geçtikten sonra 31.10.2024 tarihli iade faturası düzenlemiş ise de müvekkil şirketi tarafından iş bu iade faturasının kabul edilmeyerek-----Noterliğinin 06.11.2024 tarih ve ------- Y.
No.lu ihtarnamesi ile iade faturasının kabul edilmediğinin ihtar edildiğini, fatura bedelinin taraflar arasındaki mutat ödeme süresi olan 45 günlük sürede ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacı ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının bu icra takibine yapmış olduğu itirazda, icra takibine konu -------- no.lu faturayı kayıtlarına aldığını zımnen ikrar ederek karşılığında 31.10.2024 tarihli iade faturasının düzenlendiği gerekçesi ile itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, tüm bu nedenlerle ----- İcra Müdürlüğü'nün --------.
Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, alacağın takip tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, davalının alacağın yüzde 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini,yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının müvekkili şirket'e karşı düzenlemiş olduğu temeli hiçbir hiçbir mal veya hizmet alımına dayanmayan mesnetsiz fatura karşılığı başlatmış olduğu -----.
İcra Dairesi -------Sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazları üzerine takibin durmasına karşılık itirazın iptali talepli olarak ikame edildiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında akdedilmiş olan 01.05.2023 imza tarihli Nakliye Sözleşmesi'nin "Yetkili Mahkeme" başlıklı 15. Maddesi uyarınca sözleşme'den doğan uyuşmazlıkların çözümünde ------- Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olduğunun gözlendiğini,taraflar arasında akdedilmiş olan açık yetki anlaşmasına rağmen, davacı tarafça dava ve dava konusu icra takibinin, sözleşme'de kararlaştırılmış olan ----- Mahkemeleri ve İcra Daireleri yerine,
yetkisiz konumdaki -------- İcra Dairesinde başlatıldığını ve itirazın iptali talebinin ise yine yetkili olmamasına mahkemeye yapıldığını,davaya yetki yönünden itirazlarının bulunduğunu, tarafların arasındaki açık yetki anlaşmasının hükmü karşısında mahkemenin uyuşmazlığın çözümünde yetkisi bulunmadığını ve mahkemenin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilmiş olan nakliye sözleşmesinin, sürekli edimli bir sözleşme olmadığını,
müvekkili şirket’in ileteceği talep üzerine davacıdan nakliye hizmeti alması halinde uygulanacak hükümleri ve ödenecek bedelleri belirleyen çerçeve nitelikte bir sözleşme olduğunu, taraflarca sabit bir ücretin belirlenmediğini, taşıma (iş) başına hesaplanacak bir ücret sisteminin belirlendiğini, dolayısıyla davacı tarafından sözleşme’ye dayanılarak herhangi bir hak ediş talebinin ileri sürülebilmesi için, müvekkili şirket tarafından davacıdan talep edilmiş bir nakliye işinin davacı tarafından ifa edilmiş olmasının gerekmekte olduğunu, 05.07.2024 tarihli mail yazışmasında “19.07.2024 tarihine kadar tüm araçlarını pey der pey çekebilirsiniz.
Bugüne kadar göstermiş olduğunuz destek ve işbirliğiniz için teşekkür ederiz.”şeklinde ve yine 13.07.2024 tarihli mail yazışmasında ise “Kalan 9 aracınız da dün itibariyle boşaltılıp ------- Depo'da teslim edilmiştir.
Bugüne kadar göstermiş olduğunuz işbirliği ve desteğiniz için teşekkür ederiz” şeklinde bildirimlerde bulunulduğunu, ve anılan tarihlerden sonra müvekkili şirket tarafından davacı şirketten herhangi bir nakliye hizmeti alınmadığını,nitekim bu tarihten sonra davacı tarafça müvekkili şirket'e ait depolara herhangi bir araç gönderimi yapılmadığını, taraflar arasındaki nakliye ilişkisinin sona erdiğini davacı tarafın da bilgisi ve kabulünde olduğunu, anılan faturalardan.
12.07.2024 tarihli ve ----- numaralı fatura, 06.09.2024 tarihli ve ----- numaralı fatura, 30.09.2024 tarihli ve ------- numaralı faturalar, müvekkili şirket içerisindeki ilgili departman tarafından sehven ilgililere iletilmediği için, faturalara süresi içerisinde sistemden red işlemi yapılamadığını ve ilgili eksiklik sebebiyle davacı şirkete sehven yapılan ödemelerin, sözleşme kapsamında herhangi bir hizmet alımına dayanmayıp sadece bir yanlışlıktan ibaret olduğu için, bahse konu hatanın fark edildiğinde davacı firmaya 31.10.2024 tarihli ----- ve ------- numaralı iade faturalarının düzenlendiğini,
davaya konu edilen iki fatura içeriğinin incelendiğinde "15 adet sabit ------ tır nakliye bedeli" açıklaması ile haksız ve gerçeği yansıtmayan faturaların tanzim edildiğinin, davacı tarafın tek bir tırının dahi müvekkil şirket'e hizmet vermediğini, hangi amaç ile düzenlendiği belli olmayan faturalara dayanarak, icra takibinin başlatılması ve akabinde dava açılmasının abesle iştigal olduğunu, davacı şirket'in daha önce de müvekkili şirket'e düzenlediği hakediş faturalarında, akaryakıt motorin Litre/TL bedelini KDV’li şekilde hesaplayarak,
halihazırda KDV uygulanmış bir bedele tekrar KDV uygulamak gibi kanuna ve mevzuata aykırı bir usul izlemeye çalışdığını, ve durumun müvekkili şirket tarafından fark edilmesinin, itirazda bulunulmasının ve düzeltme yapılmazsa şikayet edileceğinin söylenmesi üzerine faturalarda düzeltme yapıldığını, davacının, düzenlediği faturanın da bir hükmünün bulunmadığını ve alacağının varlığını ispatlamaya yeterli olmadığının aşikar olduğunu tüm bu sebeplerle davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddini, davanın esasına girildiği takdirde ise;
davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini, her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava fatura kaynaklı başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davalı yan süresi içerisinde sunulmuş cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemelerin ------- mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığını, görevli ve yetkili mahkemenin ------ mahkemeleri olduğunu belirtmiştir.Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin 15. Maddesinde taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde ------ mahkemelerinin yetkili olacağı karşılıklı olarak kararlaştırılmıştır. İtirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olması davada yetki itirazında bulunulmasına engel bir husus değildir.
6100 sayılı HMK'nın 17. Maddesi " Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü getirmiştir.
Somut olayda taraflar tacir olup sözleşme ile getirilen yetki kaydı geçerlidir. Sözleşmenin 15. Maddesi ile çıkacak tüm uyuşmazlıklarda ------ Mahkemeleri yetkili kılınmıştır.
----- BAM ------ HD. -----. Sayılı ilamında "....Taraf iradelerinin, uyuşmazlığın çözümünde ------- Mahkemelerinin yetkili olduğu yönünde birleştiği anlaşılmaktadır. Taraflar sözleşmede açıkça ------ mahkemelerinin yetkili olduğunu kararlaştırmıştır. ----- mahkemelerinin ----- taşınmasının sonuca etkisi yoktur. Tarafların iradesi, ------- sınırları içindeki ilçe adliyelerinden birisini yetkilendirmek yönünde olsaydı, bunu sözleşmede açıkça göstermeleri mümkündü. Taraflar açıkça ----- mahkeme ve icra dairelerini seçtiklerine göre, --------- ilinin adıyla anılan mahkeme ve icra dairelerini yetkili kıldıklarının kabulü gerekir." belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve süresi içinde sürülen yetki ilk itirazı nedeni ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/115, K. 2025/716, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama