KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/155
- Karar No
- 2025/388
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/155
KARAR NO : 2025/388
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ :21/02/2025
KARAR TARİHİ :30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ------Şirketi ile Tasfiye Halinde ------Şirketi( borçlu şirket) arasında ------ adresindeki taşınmazın kiralanması amacıyla 01.10.2022 imza ve başlangıç tarihli----- Kira Sözleşmesinin akdedildiğini, borçlu Şirket'in sözleşme kapsamında doğmuş muhtelif kira bedellerini vadesinde ödememesi üzerine müvekkili şirket tarafından;çeşitli mahkemelerde icra takipleri ve davaların açıldığını,
bununla birlikte borçlu şirket'in sicilden terkin edilmesi sebebiyle henüz yasal takibe konu edilmemiş olan ve 2024 yılı Aralık ayı kira bedelinden site yönetimine ödenen ve borçlu şirket'in sorumlu olduğu aidatlardan, kiralanan taşınmazın sözleşmeye aykırı şekilde teslim edilmesine ilişkin zararlardan doğan borçlarının da mevcut olduğunu, icra dosyalarına ilişkin yasal süreçlerin devam ederken ve yasal takibe konu edilmemiş borçlar da ödenmemişken borçlu şirketin 23.12.2024 tarihinde sicilden terkin edildiğini ve taraf ehliyetinin ortadan kalktığını,
terkin işlemi sebebiyle ---- İcra Hukuk Mahkemesi ------. sayılı dosyasında kurulan 05.02.2025 tarihli ara karar ile müvekkili şirket'e borçlu şirket'in ihyası için dava açmak üzere 1 aylık süre verildiğini, aynı şekilde -----.
İcra Hukuk Mahkemesi ------ Sayılı dosyanın 11.02.2025 tarihli duruşmasında da müvekkili şirket'e borçlu şirket'in ihyası için dava açmak üzere gelecek celseye kadar süre verildiğini, gelinen aşamada hem mevcut icra ve dava dosyalarının takibi, hem de henüz yasal takibe konu edilmemiş alacakların tahsili için borçlu şirket'in ihyasına ilişkin bu davayı ikame etme zorunluluğunun olduğunu, yargıtay kararları gereği,
Ticaret Sicil Müdürlükleri aleyhine bu huzurdaki davalar gereği yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahmilinin hukuka aykırı bulunması sebebiyle belirtilen masraflara ilişkin taleplerinin olmadığını ,tüm bu sebeplerle davanın kabulünü, ------ Ticaret Sicil Müdürlüğü' nde kayıtlı iken terkin edilen ----- Şirketi aleyhine açılan icra ve dava dosyalarının takibini, henüz yasal takibe konu edilmemiş alacakların tahsilinin takibi için borçlu şirket'in ihyasına karar verilmesini, tasfiye işlemlerinin yapılması adına mahkemece takdir edilecek bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanarak,
keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğünün cevap dilekçesinde özetle;
Ticaret sicili müdürlüğünün , ttk m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere,
müvekkilinin Ticaret Sicili Müdürlüğünün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzerine işlem yapmış olduğunu, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda ttk m. 547/2 gereğince tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şartının olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını,
nitekim davacı tarafın da bu yönde bir talebinin bulunmadığını, tüm bu sebeplerle müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine karar verilmesini , mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru bir cevap vermemiş davayı inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava;6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirket hakkında dava dilekçesinde belirtilen dava ve takip dosyalarının keza kira borcu için açılacak dava ve takiplerin yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
İhyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiş TTK'nın 547. Maddesi gereği tasfiyesinin sona ermesine müteakiben 23.12.2024 tarihinde sicilden terkinine karar verildiği, son yetkilisi ve tasfiye memurunun davalı ... olduğu görülmüştür.
İhya istemine dayanak icra takip ve derdest dava dosyaları UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş davacısının/alacaklısının huzurdaki davacı, davalı/borçlusunun ise ihyası istenen şirket olduğu görülmüştür.
Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. ( Bkz.---- BAM -----. HD. ----)
TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.
TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. ---- bam ----. HD.------Karar sayılı ilamı )
----- Bam ------.
HD. ------Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek,
mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir.
Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden derdest davalar ve icra takipleri bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu,
derdest olan dava ve takiplerin sonucuna göre şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına,
son tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.Davalılardan ticaret sicil müdürlüğü zaten yasal hasım olmakla birlikte davacı yanca duruşmada davalılardan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediği beyan edildiğinden yapılan yargılama gideri davacı üzerinde bırakılmış, vekalet ücreti takdir edilmemiş davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/155, K. 2025/388, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama