KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/345
- Karar No
- 2025/380
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/345
KARAR NO : 2025/380
DAVA
Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 18/04/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dilekçesinde özetle davalı şirketin 23.06.2009 da iyi niyeti suistimal edilerek kendisinden alınan vekaletle kurulduğunu, bu şirket ile bir bağının olmadığını, kandırıldığını, hiçbir zaman bu iş yerinde bulunmadığını, %94 engelli olduğunu, adına kayıtlı şirket gözüktüğünden emekli olamadığını, şirketin tamamen pasif olduğunu belirtmiş şirketin feshini talep etmiştir. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiş davacının şirketin 2 ortağından biri olduğu, şirketin 2/3 sermayesine sahip hissedarı olduğu, diğer hissedarın ---- olduğu, davacının şirketi münferit imza yetkili müdürü olduğu, görev süresinin dolduğu görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 636/3. Madde ve fıkrası " Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir.
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. " hükmüne haizdir. ---- BAM----- HD. ------Sayılı ilamında"....Somut olayda, davacı davalı şirketin haklı nedenlerle feshini talep etmiş ise de, davacının davalı şirketin tek ortağı olup ,
şirketin başka ortağı bulunmadığından ve davacı tek ortağı bulunduğu şirketi kendi iradesi ile fesih ve tasfiye edebileceğinden işbu davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir." belirtmiştir. Hukuki yarar dava şartı olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınmalıdır.( Bkz HMK M. -----BAM ----.
HD. -----Sayılı ilamında "...Hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan, korunan, bir yararı olmalı; hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır.
Hukuki yarar HMK'nın 114. maddesi gereği dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.
Davacının talebi.. şirketin Ticaret Sicilden terkinine ilişkindir.Davacı dava dışı şirketin tek ortağı ve yetkili temsilcisidir.Davacı tarafından dava dışı şirketin genel kurulu yapılarak, tasfiye kararı alması, tasfiye memuru ataması ve usulüne uygun olarak tasfiyesinin kapanmasına karar vermesi gerekirken işbu davayı açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. " belirtmiştir.Davacı, verdiği vekaletnamenin haksız kullanılmasından kaynaklı olarak bu şirketin kurulduğunu, şirket ile bir alakası olmadığını,kandırıldığını,
bilgileri kullanılarak bu şirketin kurulduğunu ileri sürmüş ise de Ticaret sicil müdürlüğünden gelen resmi kayıtlara göre davacının ıslak imzalı evrakları ile şirketin kurulduğu, iddiasının aksine asaleten şirketin kuruluş işlemlerini davacının gerçekleştirdiği, diğer ortağın vekaleten temsil edildiği görülmüştür. Yine davacının sunduğu evraklardan dil ve konuşma yönünden engeli olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 621/1.
Maddesi " Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir... I) şirketin feshi .." belirtmiştir. TTK'nın 621.
Maddesi uyarınca davacı şirketin 2/3 oy çokluğuna sahip hissedarı olduğundan ve maddede belirtilen oy ve sermayeye haiz olduğundan şirketi dilediği zaman genel kurul icra ederek feshetme hakkına sahiptir.6102 Sayılı TTK'nın limited şirketlere de uygulanan 410. Maddesi gereği genel kurulun süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceğini hükme bağlamıştır.
Davacının şirketin münferit yetkili müdürü olduğu, her ne kadar görev süresi dolmuş ise de TTK'nın 410. Maddesi gereği şirketi genel kurula davet edebileceği, diğer ortağı da genel kurula davet ederek dilediği zaman şirketin feshi hususunda karar alabileceği, bu hususta diğer ortak gelmese dahi gerekli oy nisabına haiz olduğu açıktır. Bu hususta mahkemeye müracaat etmesine gerek bulunmayıp mahkemeye müracaat etmesinde hukuki yararı da yoktur.
Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/345, K. 2025/380, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama