KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/379
- Karar No
- 2025/1073
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
Karar Metni
1.615 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/912 Esas
KARAR NO: 2025/1011
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2024
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------- tutarındaki 8 adet hizmet faturasını davalıya gönderdiği, davalının bu faturalara itiraz etmediği, davacının faturaya konu hizmetleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği ancak davalının fatura bedellerini ödemediği, davacının----- yevmiye numarasıyla davalıya ihtarname gönderdiği, davalının ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, konunun arabuluculuk görüşmelerine taşındığı, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonlandığı, davalı aleyhine %20'den az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri belirtilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söze konu faturalardan icra takibiyle haberdar olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davacı tarafından ihlal edildiği, davanın reddini ve davalı lehine kötü niyet tazminatı ödenmesini talep ettikleri belirtilmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle.
"Davalı şirket defterlerinin usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve lehlerine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, Davalı şirketin ticari defterlerindeki cari hesap dökümleri ile defter kayıtları arasında uyumsuz noktaların bulunmadığı, Davalının defterlerine göre takibe ve davaya konu faturalardan kaynaklı takip tarihi itibariyle davacının davalıdan toplam 86.222,57 TL tutarında alacağı bulunduğu, Davacının davaya ve icra takibine konu ettiği faturayı davalı şirkete usulune uygun tebliğ ettiği.
25.12.2024 tarihli davacı beyan dilekçesinde ve davalı muavin defter kayıtlarında da de yer aldığı üzere; faturaların davalı şirketin ticari defterlerine işlendiği, Davacının 8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturası düzenleyip düzenlemediğinin tespitinin 06/03/2025 tarih ve 1 numaralı celse duruşma tutanağında "...Davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde dava konusu alacağın olup olmadığının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılması için..." ibaresi yer aldığından işbu bilirkişi raporunun yalnızca dava dosyası ve ekleri ile davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış olması nedeniyle tespit edilemediği,
---- tarihli özel evrak ve eklerinde yer aldığı üzere; -------tarafından gönderilen ----- davalının davacıdan ---- yıllarında sırasıyla 57.382,33 TL ve 43.738,27 TL olmak üzere toplam 101.120,60 TL tutarında alış ve karşıt satış işlemi yaptığı, Davalı muavin defter kayıtlarından da görüleceği üzere; davacının davalıdan toplam 86.222,57 tutarında alacağının bulunduğu, 07.01.2025 tarihli davacı cevaba cevap dilekçesi ve eklerinde faturalara konu işlerin davacı tarafından yapıldığına, hizmetin verildiğine dair fotoğraflı raporların yer aldığı." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle. "Davalı şirket defterlerinin usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve lehlerine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, Davalı şirketin ticari defterlerindeki cari hesap dökümleri ile defter kayıtları arasında uyumsuz noktaların bulunmadığı, Davalının defterlerine göre takibe ve davaya konu faturalardan kaynaklı takip tarihi itibariyle davacının davalıdan toplam 86.222,57 TL tutarında alacağı bulunduğu,
Davacının davaya ve icra takibine konu ettiği faturayı davalı şirkete usulüne uygun tebliğ ettiği, 25.12.2024 tarihli davacı beyan dilekçesinde ve davalı muavin defter kayıtlarında da de yer aldığı üzere faturaların davalı şirketin ticari defterlerine işlendiği, ---- gönderilen Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi'nden davalının davacıdan ------- olmak üzere toplam 101.120,60 TL tutarında alış ve karşıt satış işlemi yaptığı, 07.01.2025 tarihli davacı cevaba cevap dilekçesi ve eklerinde faturalara konu işlerin davacı tarafından yapıldığına ve hizmetin verildiğine dair fotoğraflı raporların yer aldığı sonuç ve kanaatine varıldığı.
Davacı -------defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu; davacı ------ tarihinden itibaren ve 15.10.2024 takip tarihinde de davalı -------açık hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklı 86.222,57 TL alacağının olduğu.
Davacının davalıya kestiği e-faturaları merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete usulüne uygun tebliğ ettiği (EK: 1), davalının söz konusu faturaları ticari defterlerine işlediği, tarafların 2022, 2023 yıllarına ait davalının Ba formları ile davacının Bs formlarında mutabık oldukları. Dava dosyası içeriğinde ve tarafların incelenen kayıtlarında herhangi bir iade faturası görülmediği.
Davacının davalıya düzenlediği faturalarda ödeme vadesinin yer almadığı ve dava dosyasında davacı tarafından davalıya keşide edilmiş ihtarnamenin tebliğ tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faiz toplamının 1.255,22 TL olarak hesaplandığı takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu;----- alacaklının davacı -----borçlunun davalı ----İhtarname masrafı+ 1.239,45 TL İşlemiş Faiz+ 15,55 TL İşlemiş Faiz= 88.574,61 TL Toplam Alacağın olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, faturadan kaynaklı açık hesap ilişkisine dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Tarafların ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre takip tarihi itibariyle davalının 86.222,57 TL asıl alacak olmak üzere borçlu olduğu, davacının takip ve davaya konu ettiği 6 adet e-faturayı davalı şirkete merkezi platform -------- üzerinden elektronik ortamda usulune uygun tebliğ ettiği, faturaların-----formlarına konu edildiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, tarafların incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 86.222,57 TL asıl alacak üzerinden alacaklı olduğu böylece bilirkişilerin tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde tarafların defterlerinin usulüne açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafından dava ve takibe konu 6 adet e-faturanın merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği, davalının mezkur faturaları ticari defterlerine işlediği,
tarafların söz konusu faturayı Ba Bs formlarına konu ettiği, takip ve dava konusu edilen alacak tutarına dayanak faturaların davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu haliyle davacının davasını asıl alacak, üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilinin işlemiş faize yönelik talebinin incelenmesine gelince faturaya dayalı takip yapılmış olup,
davacı yanca takipten önce davalı yanı ihtarname ile ayrıca temerrüde düşürdüğü anlaşıldığından işlemiş faize yönelik talebin bilirkişi incelemesi ve hesaplaması doğrultusunda kabulüne karar vermek gerekmiştir. -----Alacağın likit olması konusunu ------ Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır.
Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir.--------- Numaralı kararına göre.
“Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir.
Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/379, K. 2025/1073, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama