KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/744
- Karar No
- 2026/324
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
1.249 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/744 Esas
KARAR NO:2026/324
DAVA
İstirdat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/08/2025
KARAR TARİHİ: 31/03/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Davacı vekili dilekçesinde özetle ; “ İcra takibine konu olarak ise ---- Plakalı aracın kazası gösterilmiş ve müvekkilin maliki olduğu ---- Plakalı aracın kazada kusurlu olduğu açıklamasına yer verilmiştir ve değer kaybı ödemesi talep edilmiştir.
Ancak müvekkilin işbu ilamsız icra takibine itiraz süresini sehven kaçırması nedeniyle ve icra takibinin kesinleşmesi akabinde ilgili dosyaya ihtirazı kayıt düşmek sureti ile ödeme yapması gerekmiştir. Anlaşılacağı üzere ticaretle uğraşan müvekkil haciz baskısından kurtulmak için dosya borcunu ödemek durumunda kalmıştır. Ancak müvekkil daha sonra ilgili kazaya dair ----- Kaza ihbar raporlarını incelemiş ve kazada kendi aracının kusurlu olmadığını görmüştür.
Bu nedenle davalı tarafından müvekkilin kazada %100 kusurlu taraf olduğu gerekçesi ile değer kaybı talep edilmiş olması, kazada müvekkilin kusurlu olmaması karşısında haksızdır ve davalı taraf bu haksız talebi ile sebepsiz zenginleşmiştir. Bu bağlamda müvekkilin davalıya böyle bir borcu ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Anılan nedenle müvekkil borcu olmamasına rağmen haciz baskısı ile ödeme yapmak durumunda kalmış olduğunda işbu haksız ödenmiş bedelin istirdadını talep ve dava etme gereği doğmuştur. esasen bir karşılığı bulunmayan iş bu bedelinin ve müvekkilin davalı tarafa dosya borcuna istinaden ödemiş olduğu tüm bedellerin iadesi gerekmektedir.“ yazdığı görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ; “ Davacı taraf ---- sorgularına dayanarak kusur olmadığını iddia etmektedir. Ancak ----- uyarınca -----ve ön değerlendirme niteliğindeki kusur raporları bağlayıcı kesin rapor olmayıp, yalnızca idari kayıt ve bilgi niteliğindedir. Mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesi ile kusur oranı tespit edilmeden, ---- sorgusuna dayanarak müvekkilimizin haksız olduğu iddia edilemez. Kaza tespit tutanağı dahi sunulamamıştır.
Kaza tespit tutanağında müvekkile ait aracın karşı araca vurduğu noktaya dikkat edilirse karşı aracın şeride tam geçemediği ve şeride izinsiz şekilde geçmek isterken kazanın meydana geldiği açıkça anlaşılacaktır. Dava konusu ----- tarihli trafik kazasının meydana geliş şekline bakıldığında asli kusurun davacı tarafa ait olduğu görülmektedir. Davacı şirkete ait araç sürücüsü, seyir halindeyken ani şekilde şerit değiştirip aniden yavaşlamış/durmuştur.
Davacının bu beklenmedik ve trafik kurallarına aykırı manevrası sonucunda, arkadan gelen müvekkil şirkete ait araç duramayarak davacı aracına çarpmıştır. Kazanın oluş biçimi ve tarafların eylemlerideğerlendirildiğinde, kazaya sebebiyet veren tarafın davacı olduğu açıktır. Nitekim müvekkil şirketin kasko sigortası kapsamında düzenlenen eksper raporunda da, hasar rücu oranı %100 olarak belirlenmiştir.
Bu da kazanın tamamen karşı taraf (davacı) kusurundan kaynaklandığı tespitine dayanmaktadır. Dolayısıyla davacının kazada kusursuz olduğu yönündeki iddiası gerçek dışıdır ve kabul edilemez. şeklinde cevap verdiği görülmüştür.
DELİLLER
------- plakalı araçlara ait ruhsat ve malik bilgileri, hasar dosyası ve poliçe, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.---- tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve --- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 47 / d “ Trafik işaret ve kurallarına uyma ” , Madde 46 b /c “ Karayollarında trafiğin akışı “ ve Madde 84 / g ” Asli kusurlu haller “ maddelerini ihlal etmesi nedeniyle ---- plaka sayılı araç sürücüsü ------ %100 oranında ASLİ kusurlu olduğu - Dava konusu araçtaki değer kaybının – kaza tarihi itibariyle – --- olduğu , şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder.
Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. ----- Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz.
Zarar görenin zararla ilgisisaptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davacı şirketin araç maliki işleten olarak, davalının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Somut olayda;---- tarihinde , saat 12:30 civarında---- yol giriş kapısı önünde davalıya ait ------plaka sayılı araç sürücüsü --- orta şeritte seyir halinde olduğu, davacıya ait ---- sayılı araç sürücüsü ---- sağ şeritte seyir halinde olduğu,
davalıya ait araç sürücüsünün sağ şeritten orta şeride girerken orta şeritteki aracın fren yapıp devam etmesi nedeniyle davacıya ait aracın durduğu, duran ---- plaka sayılı aracın girmeye çalıştığı orta şeritte seyir halinde olun davalıya ait aracın sağ ön kısımlarıyla davacıya ait aracın sol arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,incelendiğinde davacıya ait ----- plakalı araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsizce şerit ihlali yapması, gerekli mesafeyi öngörmesi gerektiği ve dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirmemesi eylemleriyle %100 kusurlu olduğu,
davalı aracın sürücüsü ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, ---- göre kazadan önceki piyasa rayiç değeri ile kazadan sonraki onarılmış halinin piyasa rayiç değeri arasındaki farkın hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporunda ---- uygulamalarına göre değer kaybını ---- olarak bildirilmiştir.
Davalı tarafından davacı aleyhinde ---- değer kaybı ve ---- işlemiş faiz olmak üzere toplam ----- üzerinden takip başlattığı, davacı tarafından ---- tarihinde ---- ödeme yapılmıştır. Huzurdaki istirdat davasının --- tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Kaza tarihi -----, takip tarihi ise ------ tarihidir.Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda değer kaybı tazminatının ------- olarak tespit edildiği, bu tazminat bedeli üzerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz ve ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ve ferilerinin hesaplanması, yapılan ödemenin mahsubu ile davacının talep edebileceği bedelin belirlenmesi gerekmektedir. Mahkememizce usul ekonomisi gözetilerek hesaplama yapıldığında;
--- değer kaybı tazminatı için ---- tarihi arasındaki işlemiş avans faizinin --- olduğu, ---- tarihi arasındaki işlemiş avans faizinin ---- olduğu, bu haliyle takip talebindeki miktarın ---- değer kaybı ile ---- işlemiş faiz olmak üzere toplam ---- olduğu, kesinleşen bu bedel üzerinden ferileri hesaplandığında;*harç -----
*Takip sonrası işlemiş faiz ----
*masraflar -----
*Vekalet ücreti ----
olmak üzere toplam ---- olduğu, %2 harç ---- harcın mahsubu ile davacıya ödenmesi gereken miktarın ----- bulunduğu, davalı yanca ödenen bedelin ----olup ödenmesi gereken --- mahsubuyla --- tespit edilmiş olup, tespit edilen ----- bedelin davacı tarafından istirdatını talep edebilecek olduğu anlaşılmış olup, trafik kazası sonucu davacı aracına zarar verilmiş olduğundan davacının, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ---- ödeme tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE (İSTİRDADINA), fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 1.074,36 TL lik kısım yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 624,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 107,74 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 624,26 TL peşin harç ve 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 1.074,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 1.074,36 TL TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 115,70 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.115,70 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 238,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafa iadesine,
7-Davalı yanca yapılan 200.00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre belirlenen 194,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafa iadesine,
8-Kabul red oranına göre belirlenen 135,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, yine Kabul red oranına göre belirlenen 4.465,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/744, K. 2026/324, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama