KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/746 Esas
- Karar no
- 2026/250
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 16/10/2025
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10.10.2024 tarih, ... numaralı ...
TİCARİ kredi sözleşmesi imzalanmış olup; kredi kullandırılırken kredi ile alınan araçların Trafik Sicil kaydına müvekkil şirket lehine rehin şerhi işlenmiş olduğunu, kredi borcunun, ödeme planına göre ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödenmediğinden bütün hesabın kat edildiğine ilişkin davalı şirkete Beyoğlu ...Noterliği,'nin 04.12.2024 tarih, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı keşide edilmiş ve borçlu tarafa tebliğ edilmiş olduğunu ancak ihtara rağmen halen ödeme olmaması üzerine,
İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu ile icra takibi başlatılmış ve rehinli araç/ların kaydına yakalama işlenmiş olduğunu, takip sonrası davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, krediye hiçbir ödeme yapılmadığından dolayı hesap hareketleri sunulamamakta olduğunu, bunun üzerine yasal zorunluluk gereği ...Arabuluculuk Bürosuna Arabuluculuk Başvurusu yapılmış olup, son toplantıda, anlaşamama yönünde tutanak tutulduğunu,
davalının imzaladığı Kredi Sözleşmesinin 12.maddesine göre borçlunun herhangi bir taksiti süresinde ödememesi durumunda herhangi bir ihbar ve bildirime gerek kalmadan borçlunun temerrüde düşmüş sayılacağının kararlaştırılmış olduğunu, bu nedenle de vade tarihinden ihtarname tarihine kadar temerrüt faizi istenilmiş, ihtarnamede de bu tutarın talep edilmiş olduğunu ancak borçlu tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle bu tarihten takip tarihine kadar da temerrüt faizi istenilmiş olduğunu, 17. maddesine göre VDF ile aralarında çıkabilecek her türlü uyuşmazlıklarda İstanbul Çağlayan İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olacağını,
19.maddesine göre de VDF’nin ve kredi ödemelerinin yapılacağı banka defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğini ve bunlara itiraz edilmeyeceğinin düzenlenmiş olduğunu, davalının itirazı haksız, kötüniyetli ve borcun ödenmesini geciktirmeye matuf olduğundan, yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve alacaklarının tahsilini teminen işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle;
fazlaya dair her tür hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün...E. sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamını ve 875.665,93 -TL alacaklarının takip tarihi itibariyla yıllık %117,36 faizi ile tahsilini, itiraz haksız ve kötüniyetli olduğundan %20‘den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
İstanbul Banka ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP'tan entegre edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişilerden rapor alınmıştır.
İstanbul Banka ... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 776.978,31 TL asıl alacak,92.435,30 TL işlemiş faiz, 4.621,77 TL BSVM, 1.630,55 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 875.665,93TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
18.10.2024 tarihli ... numaralı Ticari Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde; kredi verenin davacı şirket olduğu, davalının kredi borçlusu olduğu, 687.234,15TL krediyi sözleşmenin ekindeki ödeme planına göre ödemeyi ve kredi borcuna karşılık sözleşmede belirtilen araca rehin konulmasını kabul ve taahhüt ettiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 10/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...1-Davacı ... ile DAVALI kredi lehtarı (Asıl borçlu) ...A.Ş. arasında Taşıt Kredisi Sözleşmeleri akdedildiği, anılan sözleşmeyi dava DIŞI kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmeye istinaden, taşıt kredisi kullandırılmış olduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı şirketin davalı aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği,
2-Davacının TAKİP TARİHİ İtibariyle Alacağı
¸
3-Sayın Mahkemece raporun benimsenmemesi halinde; fazlaya ilişkin 55.303,94 TL'nın (875.665,93 - 820.361,99 =) reddi durumunda TAKİP TARİHİNDEN itibaren asıl alacak tutarı 746.042,30 TL'na sözleşmesel olarak yıllık %107,76 oranında işleyecek temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği,
4-Dosya içeriğine göre (1) adet taşıt aracının halen satılamamış olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu yönde bir irdeleme yapılamamış olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıya 18.10.2024 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında 687.234,15TL'lık yıllık %53,88 akdi faiz oranı ile 6 ay vadeli kredi kullandırıldığı, taraflar arasında 18.10.2024 tarihli 806.964,03TL bedelli Taşıt Rehni Sözleşmesi akdedildiği ,davalının davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı,
davacının ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle 746.042,30 TL asıl alacak, 69.227,75TL işlemiş faiz, 3.461,39TL BSMV , 1.630,55TL masraf olmak üzere toplam 820.361,99 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca taksitli ticari kredi yönünden ödenmeyen taksit tarihinden itibaren takip tarihine kadar temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini iddia etmekte ise de; davacının, davalıya gönderdiği hesap kat ihtarnamesinde taksit vadelerindeki temerrüde dayanmadığı,
kat ihtarıyla muaccel alacağın verilen 3 günlük süre içerisinde ödenmesini talep ettiği, bu şekilde davalıya yeni bir vade tanıdığı, bilirkişi raporu ile temerrüdün 10.12.2024 tarihinde oluştuğunun kabulünde isabetsizlik olmadığı, VDF Ticari Kredi Sözleşmesinin 11. maddesinde temerrüt faizi olarak VDF tarafından baz olarak uygulanan güncel akdi faiz oranlarının en yükseğinin 2 katı oranında gecikme faizi uygulanacağının düzenlenmiş olması gözetilerek bilirkişi raporu ile davacının takibe konu TTK için uyguladığı faiz oranının iki katının hesaba esas alındığı,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince bilirkişi raporu ile davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanmasının isabetli olduğu, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya uygun olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/746, K. 2026/250, 21 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama