KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/793
- Karar No
- 2026/317
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
Karar Metni
1.293 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/793
KARAR NO : 2026/317
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 09/09/2025
KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirketinin servis taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyeti çerçevesinde, şartlarına sahip olan taşımacılarla servis taşımacılığı sözleşmesi yaparak müşterilerine hizmet vermekte, bu sözleşme kapsamında anlaşmış olduğu araç sahiplerine hizmeti karşılığında sözleşme şartları kapsamında ücretlerini ödediğini, davalı tarafla 23.05.2024 tarihli sözleşmeler imzalandığını. Taraflar arasında.
05.03.2025 tarihli ---- ve aynı tarihli ------) hattı sözleşmeleri imzalandığını, Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 17.02.2025 - 30.06.2025 tarihleri arasını kapsayacak şekilde imzalandığını.
Sözleşmelerin süresi ve feshi başlıklı 16. Maddesi gereği "sözleşmelerin geçerlilik süresinin 17/02/2025 - 30/06/2025 tarihleri arasıdır." Olduğunu, aynı maddenin 2. fıkrasında "sözleşmeli taşımacı sözleşmeyi feshetmek istediğini 30 giin önceden yazılı şekilde haber vermek suretiyle sözleşmeyi sonlandırır ve işi bırakırsa... İşbu sözleşmenin 15/1 maddesinde belirtilen bedelin 2 katını cayma cezası olarak ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklinde olduğunu.
Taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki devam ederken, davalının hiçbir gerekçe göstermeden ve sözleşme gereği yazılı bildirimde bulunmadan işi bıraktığını.
Fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmak kaydıyla ve yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle, öncelikle davanın, ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Takip konusu alacak likit olduğundan ve Davalı/borçlunun itirazında haksızlığı gözetilerek takip konusu alacağın %30'u oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle.
"Taraflar arasında 05.03.2025 tarihinde,-----plaka sayılı araç için aynı gün iki ayrı güzergah için "Taşımacı İle Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Sözleşmesi" imzalandığı ve taşıma sözleşmelerinin davacı tarafça dava dosyasına sunulduğunun tespit edildiği, Taraflar arasında yapılan Taşımacı İle Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Sözleşmelerinin 17.02.2025 ile 30.06.2025 tarihleri arasında geçerli olacağının belirlendiği,
Davalı taşımacının, taraflar arasında imzalana Taşımacı İle Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Sözleşmelerinin 16/1 maddesinde belirlenen fesih bildirim süresine uygun davranmayıp {sözleşme, imza tarihinden itibaren 2 ay boyunca feshedilemez) 21.04.2025 tarihi itibari ile bildirimsiz olarak sözleşmeyi fesih ettiği, Davacı taşımacının , dava dosyasına sunduğu taraflar arasında imzalanmış Taşımacı İle Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Sözleşmesinin imzalanma tarihi, 3 imzalı ve 3 gün üst üste tutulmuş servise gitmeme tutanağı tarihleri,
davalı sözleşmeli taşımacının ------Esas Sayılı takibine verdiği itiraz dilekçesinde itiraz sebebinin belirtilmemesi ve dava dosyasına cevap dilekçesi sunmadığı için servise niçin gittiğinin tespit edilememesi birlikte değerlendirildiğinde; davalı sözleşmeli taşımacının taraflar arasında imzalanan sözleşmenin madde 16/1 maddesini "sözleşme imza tarihinden itibaren 2 ay boyunca feshedilemez" ihlal ettiği kanaatine varılmış olup davacı taşımacının taraflar arasında imzalanan sözleşmenin madde 15/1 maddesi gereği taktiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
davalı sözleşmeli taşımacıdan iki aylık hakediş bedeli kadar tazminat talep edebileceği kanaatine varıldığı.
Sayın Mahkemenin, davalı sözleşmeli taşımacının davacı taşımacıya taraflar arasında yapılan sözleşmenin, sözleşme koşullarına uyulmadan fesih edilmesi nedeniyle 2 aylık hakediş tutarı kadar tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda; davalı sözleşmeli taşımacının davacı taşımacıya ödeyeceği tazminat toplamının 123.454,00 TL olarak hesaplandığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, davalının taşıma sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğinden bahisle cezai şart istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Çözümü teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle dosya kapsamında taşımacılık alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
27/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı taşımacının , dava dosyasına sunduğu taraflar arasında imzalanmış Taşımacı İle Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Sözleşmesinin imzalanma tarihi, 3 imzalı ve 3 gün üst üste tutulmuş servise gitmeme tutanağı tarihleri, davalı sözleşmeli taşımacının ---- Esas Sayılı takibine verdiği itiraz dilekçesinde itiraz sebebinin belirtilmemesi ve dava dosyasına cevap dilekçesi sunmadığı için servise niçin gittiğinin tespit edilememesi birlikte değerlendirildiğinde;
davalı sözleşmeli taşımacının taraflar arasında imzalanan sözleşmenin madde 16/1 maddesini “sözleşme imza tarihinden itibaren 2 ay boyunca feshedilemez” ihlal ettiği kanaatine varılmış olup davacı taşımacının taraflar arasında imzalanan sözleşmenin madde 15/1 maddesi gereği taktiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davalı sözleşmeli taşımacıdan iki aylık hakediş bedeli kadar tazminat talep edebileceği kanaatine varıldığı, " şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmesine rağmen rapora karşı her hangi bir itiraz ileri sürülmemiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı yanın----- icra dosyası üzerinden 129.254,00 TL üzerinden takip başlattığı, takibin itiraz neticesinde durduğu, davacı yanın itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı yanın duruşmaları takip etmediği, cevap dilekçesi sunmadığı, safahatta bilirkişi raporu alınarak cezai bedel olarak davacının davalıdan 123.454,00 TL alacaklı olduğunun bilirkişi tarafından hesaplandığı, raporun taraflara tebliğ edildiği,
rapora karşı tarafların her hangi bir itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından denetime elverişli hesaplamaları rapora yansıttığı, sonuç olarak davacının takibe ve davaya konu sözleşmeye dayalı olarak (cezai şart sebebiyle) davalıdan alacaklı olduğu vicdani kanaatine ulaşılmış olup aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu------ Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.
Somut olayda her hangi bir faturanın tanzim edilmemiş olması, cezai şartın hesaplanması gerektiği, nitekim davacının hesaplayarak talep ettiği 2 aylık cezai şart bedeli ile bilirkişinin hesapladığı cezai şart bedelinin birbirini tutmadığı, haksız fesih şartlarının mahkemece değerlendirmesi gerektiği hususları hep bir arada değerlendirilerek alacağın likit olmadığı vicdani kanaati ile icra inkar tazminatın hükmedilmemiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/793, K. 2026/317, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama