KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/40
- Karar No
- 2026/25
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/40
KARAR NO : 2026/25
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2025
KARAR TARİHİ : 15/01/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mütevaffa --- 08/02/2012 tarihinde, ---- sevk ve idaresindeki ve----plakalı motosikletin, ----- istikametinde karşıdan karşıya geçerken kendisine çarpması sonucu trafik kazası geçirdiğini, bu kaza neticesinde ağır derecede yaralanan müteveffanın, kaza sonrası 18 ay komada kaldığını ve hayatını kaybettiğini, müteveffa ---- müvekkil --- eşi, müvekkiller ---- ve ---- ise babası olduğunu, -----Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen kamu davasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 15/06/2015 gün ----- sayılı raporu ile,
mütevefanın dava konusu kaza nedeniyle ve sürücünün asli ve ağır kusuruyla yaralanarak vefat ettiğinin tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 15/06/2015 gün ---- sayılı raporu ile sürücü ---- asli derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini, nitekim bu değerlendirme hükme esas alınarak bu rapor doğrultusunda da davalılardan ----- mahkumiyetine hükmedildiğini, kazaya ilişkin olarak murisin eşi ve çocukların ----.
Asliye T icaret Mahkemesinin ----- Esasından tazminat davası açtıklarını, bu mahkemece verilen kararın istinaf edildiğini, istinaf üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin 31/12/2024 tarihli ve -----Sayılı karar ile davacılar lehine tazminata kesin olarak hükmedildiğini, bu ilam için ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında takibe koyduklarını, bu dosyanın infazen kapatıldığını, ancak kazanın 08/02/2012 tarihinde meydana geldiğini, 13 yılı aşkın bir süre sonra zararın karşılandığını, 13 yıllık gecikmeden sonra tahsil edilen miktarın zararı karşılamakta uzak olduğunu,
bu nedenle süreçte yaşanan yoğun ekonomik dalgalanmalar müvekkillerini azımsanmayacak miktarda, yasal faizle karşılanmayan zararının oluştuğunu, bu itibarla zararın 13 yıl tahsil edilmiş olması nedeniyle, munzam zararlarının gerçek değerinin bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin, ---- için 5.000,00 TL ve ---- için ayrı ayrı 2.500,00 TL olmak üzere temerrüt tarihi olan 08/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan iş bu dava ile -----.Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Esas numarası ile görülmekte davanın esası ve taraflarının aynı olduğunu, bu sebeple huzurda bulunan dosyasının HMK'nun 166.
Madde uyarınca ilgili dosya ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacıların taleplerinin dayanaksız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, müvekkilinin davacılara oluşan zarar nedeniyle kesinleşmiş mahkeme kararı gereğince bedeli ödediğini, davada munzam zarar istemenin koşullarının bulunmadığını, munzam zararda alacaklının zararını temerrüt faiziyle karşılanmadığını ispat etmesi gerektiğini, trafik kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporundaki kusur oranlarının çelişkili olduğunu,
huzurdaki davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, mezkur kaza, yayanın tedbirsizliği ve dikkatsizliği ile müvekkilden kaynaklanmayan diğer sebepler neticesinde vuku bulduğunu, davaya konu trafik kazası, yayanın dikkat ve tedbirsizliği sonucu meydana geldiğini, müvekkiline açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -----Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacıların işbu kısmi dava ile, haksız taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydı ile, tüm talepler yönünden zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacıların aşkın zarara ilişkin talebini somutlaştıramadığını ve ispatlayamadığını, müteveffanın ölümü sonrasında tazminat taleplerinin yerine getirilmesi amacıyla, --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Asliye Ticaret Mahkemesinin------Sayılı dosyaları üzerinden tazminat talebinde bulunulduğunu,
ilgili dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama neticesinde verilen karar davacılar tarafından istinaf edilerek ve ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----.
Hukuk Dairesi'nin 31/12/2024 tarihli ve ------Sayılı karar ile davacılar lehine kesin nitelikli hüküm kurulduğunu, nitekim, hüküm altına alınan tazminat tutarları müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davacıların aşkın zarar talebi ile huzurdaki davayı ikame etmesi haksız ve TMK madde 2'de düzenlenmiş olan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacılar tarafından ikame edilmiş olan esas davanın yerel mahkemece reddedildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacıların, tazminat elde etme tarihindeki ötelenmeden müvekkili şirket'in sorumlu olmayacağını, davacılar iddialarını somutlaştıramadığından ve ispat vasıtası sunamadığından,
iddia edilen zararı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, zarar varsa dahi zarar ile Müvekkil Şirket eylemi arasında illiyet bağı olmadığından, şartları oluşmadığından haksız ve hukuki mesnetten yoksun aşkın zarar talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
------Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Yapılan Değerlendirmede;
İddia, cevap, takip dosyası, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamına göre,Taraflar arasındaki temel ilişkiye ilişkin ilk davanın ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında neticelendiği, mahkememizde açılan davada ise ilamda hükmedilen miktardan başka ekonomik dalgalanmadan kaynaklanan, yasal faiz ile karşılanmayan munzam zararın bulunduğunun iddia edildiği, ilk kararda belirtilen miktardan başka munzam zararın bulunup bulunmadığının, asıl davayı gören mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden bu hali ile davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanının girdiği anlaşıldığından, görevsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Mahkememizde yapılan değerlendirmede; her ne kadar görevsizlik kararının kesinleşmesi yapılarak mahkememize gönderilmiş ise de; huzurdaki dosyada davalı ----- vekili bakımından tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, tebligatın usulüne uygun yapılarak kesinleşme işlemlerinin tamamlanması için dosyanın ----. Asliye Hukuk Mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/40, K. 2026/25, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama