KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1148
- Karar No
- 2025/15
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
Karar Metni
2.540 kelime·13 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/1148 Esas
KARAR NO:2025/15
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/12/2019
KARAR TARİHİ: 08/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;17.12.2018 tarihinde kaza olayının gerçekleştiği yerde yaya olarak karsıdan karşıya geçmek üzereyken, ---- plaka nolu; davalı ------maliki olduğu ve yine Davalı ----sevk ve idaresindeki araç tarafından kendisine çarpılmak suretiyle haksız fiil ika edilmiş olup;
söz konusu haksız fiil neticesinde müvekkili yaralanmış, %18 malul kalmış, Müvekkil nezdinde oluşan kazadan sebep zararları tazmin edebilmek amacıyla davalı sigorta şirketi ile ekte sunmuş olduğu müzakere sürecine girilmiş fakat sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamamış, Bu Aşamadan sonra dava açma gereği hasıl olmuş, işbu dava sürecinin ilk aşaması olan arabuluculuk süreci de yine ekte sunulan---- numaralı son oturum evrakından da anlaşılacağıüzere olumsuz olarak sonuçlanmış, Aynı zamanda işbu kazadan sebep, müvekkile yönelik eylemlerinden ötürü davalı ----hakkında kamu davası açılmış,
----esas nolu dosyası ile yürütülen kovuşturma kapsamında alınan bilirk iş -----raporunda müvekkil kusursuz bulunmuş ve davalılardan --- tam ve asli kusurlu görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş,---- tarihinde ve sabah saatlerinde davalı ----- plakalı araç ile üç yönlü kavşakta kontrolsüz bir şekilde ----yönünde sol istikamete doğru kontrolsüz dönüş yaparken, babası ile karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkil------ arkadan çarpmıştır.
Çarpma sonucunda müvekkil omzunun üzerine doğru sert bir şekilde yere düşmüş ve omzunda kemik kırığı meydana gelmiş, müvekkil yataklı tedaviye alınmış, bu süre zarfında yatağa bağlı yaşamak zorunda kalmış ve işbu kazadan sebep en az %18 oranında maluliyet oluştuğu heyet raporuyla tespit edilmiş,Tedavi, Yol ve Bakıcı Giderleri: Müvekkilin kaza sebebiyle omzunda ve kolunda ciddi kemik kırıkları oluşmuş ve belden aşağısı sürekli iş göremez, malul hale gelmiş olup müvekkil kaldırıldığı-------- yataklı tedaviye alınmış, Yatarak gördüğü tedavi süreci boyunca,
hastaneye oda ve yemek parası ödenmek durumunda kalınmış, müvekkilin anne babası her gün hastaneye gidip gelmek suretiyle yol masrafı yapmak zorunda kalmış; bu noktada hastanenin ziyaret saatlerine yetişebilmek ve çocuklarına gerekli eşyaları götürebilmek adına ------- evlerine taksiyle yolculuk etmek zorunda kalmışlar, Müvekkilin evi ile hastane arasında 5 km'Iik yolun tek seferlik taksi ücreti 20 TL olduğunu, Yukarıda detayıyla izah edildiği üzere müvekkilin tedavi giderleri, yol masrafı ve bakıcı giderleri kapsamında uğranılan maddi tazminat, uzman bilirkişi hesaplamasıyla belirlenebilecek olduğundan işbu tazminat kalemler i
kapsamında tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan alınarak tarafımıza verilmesini, Maluliyetten Kaynaklanan (Sürekli İş Göremezlikten Kaynaklı) Zarar: İşbu dava konusu görüşme ve arabuluculuk süreçleri devam ederken tarafımızca ------ hekimlerine başvurularak,
dava konusu kazanın akabinde müvekkilde gerçekleşen bedensel zararın tespit edilmesi açısından bir heyet raporu talep edilmiş, ekte sunulan rapor doğrultusunda müvekkilde kazadan sebep en az %I8 oranında maluliyet (sürekli iş göremezlik) saptanmış, İzah etmeye çalıştığımız şekliyle müvekkilin aktif ve pasif çalışma hayatına ilişkin kazanç kaybını yansıtan toplam zararın belirtilen maluliyet oranı da dikkate alınmak suretiyle hesabı için bilirkişi incelemesi talep etme zorunluluğumuz doğmuş , Müvekkilin ekonomik geleceğinin sarsılması,
çalışma gücünün kaybı ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı zararı belirsiz nitelikte olduğundan bu kalemlerin tespiti için uzman bilirkişi hesaplaması gerekmekte olup, sayılı tazminat kalemleri kapsamında tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL tazminatın davalılardan alınarak tarafımıza verilmesini, Tüm bu anlatılanlardan hareketle,müvekkil nezdinde oluşan üzüntü ve tahribatı bir nebze olsun giderebilmek amacıyla 50.000 TL tutarında manevi tazminat bedelinin, 2 ve 3 numaralı davalılardan tazminini, Yukarıda detayıyla arz ve izah edilen sebeplerle: Öncelikle davanın kabulüne,
Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 51.000 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte tarafına verilmesine, 50.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte
sigorta şirketi hariç davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte tarafına verilmes ine, Kazaya karışan Tüm davalılar aleyhine teminatsız şekilde ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle:Dava konusu kazaya karışan ---plaka sayılı aracın mülkiyetinin kendilerinde olduğu, fakat anılan aracın ------ tarihli araç kiralama sözleşmesiyle kiralandığı, aranın sevk ve idaresinde olduğu, kendilierinin araç üzerindeki fiili hakimiyetlerinin bu kiralama sözleşmesiyle sona erdiğini, ---- aracın işleteni konumunda olduğunu belirtip kendileri yönünden davanın Pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------ vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;Davanın öncelikle husumet yokluğundan reddini talep ederiz Diğer davalı -----kaza tarihinde Müvekkil Şirket iştiraklerinden ---- (o tarihteki ünvanı-------) tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalıştığı Aracın zilyetliği ve sorumluluğnun ----- iken bir trafik kazası meydana geldiği,bu kaza nedeniyle açılmış olunan ve müvekkilin davalı olarak gösterildiği huzurdaki işbu davayı pasif husumet yokluğu nedeniyle kabul etmedikleri,
Şöyle ki ;6100 Sayılı hukuk muhakemeleri kanunu’nun 114. maddesi 1 fıkrası d bendine göre müvekkil şirket taraf ehliyetine sahip olmadığından pasif husumet yokluğunun mevcut olduğu, bu nedenle hmk 115. madde 2. fıkrasına göre dava şartı olan pasif husumet yokluğundan işbu davanın müvekkili şirket açısından usulden reddi gerektiği, Borçlar Kanunu’nun 72.maddesinde, tazminat isteminin zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlendiğinden,
ve huzurdaki dava kısmi dava olarak açıldığından ve davanın taraflarına yaklaşık 6 yıl sonra tebliğ edildiğinden dolayı zamanaşımı itirazları olduğunu bildirir, zamanaşımına uğrayan, uğrayacak bedeller bakımından davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri-------- plakalı araç kaza tarihinde genişletilmiş ------- poliçesi ile mapfre sigorta tarafından koruma altına alındığı,
ekte sundukları kasko poliçesinden de görüleceği üzere poliçede bedeni ve manevi zararların teminat kapsamına alınmış olduğu sabit olup davanın mapfre sigortaya ihbarı gerektiği,kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber ıslah dilekçesine dayanak gösterilen bilirkişi raporundaki hesaplamaların fahiş ve hatalı olduğu, bu kapsamda kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle beraber dosyada yapılan tüm hesaplamalara itiraz ettikleri, her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, Davanın -------- ihbar edilmesine,
davacının tüm vücut engellilik oranı olarak tespit edilen yüzde 18'in 6 aylık iyileşme süresine ilişkin mi olduğu yoksa kalıcı mı olduğunun açıklığa kavuşturulması bakımından yeniden ----- rapor alınması, davanın husumet yokluğu gerekçesiyle müvekkili şirket yönünden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, karar verilmesini savunmuştur. Davalı---- vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu trafik kazasına karışan ------ plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ----- tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- sigortalı olduğu, -------- Kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumlu olabileceği teminat limitin 360.000.-TL olduğu, Müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu beden zararlara ilişkin sorumluluğu; sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğu,
huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği, zira Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde;“Zarar görenin, ------ sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”Denildiği, söz konusu maddede yapılan kanun değişikliği ile, zarar görene dava açmadan önce sigorta şirketine gerekli belgelerle birlikte yazılı başvuruda bulunma zorunluluğu getirildiği,Davacının huzurdaki davadan önce müvekkili şirkete başvurduğıu, ve davacı için ------- numaralı hasar dosyasının açıldığı,
hasar dosyası kapsamında davacının taleplerine ilişkin inceleme yapılmış ve davacının eksik evrakla başvuruda bulunmuş olmaları nedeni ile hesaplanan tazminat miktarının davacıya ödenemediği, zira davacı vekili tarafından yapılan başvuruda hesap numarası bilgileri yazılmamış olup bu durumda yapılan başvuru üzerine müvekkili şirketin ödeme yapmasının mümkün olmadığı, Türk Ticaret Kanunu’nun “Sigortacının Zarar Görenden Bilgi Alma Hakkı” başlıklı 1479.
Maddesi ile;“Sigortacı, zarara sebep olan olayın ve zarar miktarının belirlenmesi amacıyla, zarar görenden bilgi isteyebilir. Zarar gören, sağlanması ihtimali bulunan ve istenilmesi haklı görülebilecek ilgili tüm belgeleri sigortacıya vermek zorundadır.
Zarar görenin bu zorunluluğa uymaması hâlinde, durumun zarar görene yazılı bildirilmiş olması kaydıyla, sigortacının sorumluluğu, zorunluluk yerine getirilmiş olsaydı ödemek zorunda kalacağı miktarla sınırlıdır. “denilmek sureti ile zarar görenin tazminatın belirlenmesi amacıyla istenilen tüm belgeleri sigortacıya vermek zorunda olduğunun açıkça belirtildiği, tedavi giderlerinin, davadan önce yapılan Kanun değişikliği ile ---- kapsamından çıkarıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi ile;
trafik kazası sonucunda oluşan yaralanmalara ilişkin tedavi taleplerinin mağdurun ---- olup olmaması önemsenmeksizin ---- talep edilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, davacının tedavi gideri talebinin müvekkili şirket yönünden reddi ile davanın ---- ihbarı ve Kurum’un davaya yasal hasım/dahili davalı olarak dahil edilmesine, dosyanın kusur tespiti için ---- gönderilmesine, Davacının kalıcı maluliyeti bulunup bulunmadığının tespiti için dosyanın -------- gönderilmesine, davacının kalıcı maluliyeti bulunması halinde hekim bilirkişiden bakıcı ihtiyacına ilişkin rapor alınmasına,
davacının dolaylı zarar niteliğindeki taleplerinin sigorta teminatı kapsamı dışında olması nedeni ile müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -----usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER VEGEREKÇE
Dava trafik kazası kaynaklı haksız fiil nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.---- tarihinde davalı ---- sevk ve idaresindeki ---- maliki okluğu --- plakalı araç ile yaya davacı ----- çarparak yaralamasıyla sonuçlanan dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği, ---- tarihinde kazanın meydana gelmesinde; davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı yaya ------ kusursuz olduğunun tespit edildiği, raporun dosya kapsamına uygun olduğu,
davacı tarafça davalılar hakkında uğradığı zarardan dolayı sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle davalılar hakkında iş bu tazminat davasının açıldığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesinde araç maliki olarak gözüken ---- yöneltilmişse de, yargılama sırasında sunulan belgelere göre, kazaya sebep olan ----- tarihli araç kira sözleşmesi ile kaza anında dava dışı-----Kullanımında olduğu --- plakalı aracın,----- tarihli araç kira sözleşmesi ile kaza anında dava dışı -----olduğu,
bu suretle----- araç üzerindeki fiili hakimiyetinin ortadan kalktığı ve -----geçtiği, Olay tarihinde davalı -------- altında bünyesinde bulundurduğu yavru şirketlerle birlikte şirketler topluluğu olarak faaliyet gösterirken, daha sonra ----kayıtlarına göre --- tarihinde ticari kimliğini yenileyerek holdinge dönüştürüldüğü ve ----------unvanını aldığı ve aracı işleten konumunda olduğu,
uzun süreli kira sözleşmesinin davalı------- tarafından imzalandığı ve kaşelendiği dikkate alındığında, ileri sürülen pasif husumet itirazının yerinde olmadığına kanat getirilmiş, davacı tarafça24.09.2024 tarihli dilekçe ile HMK 123/2-4 maddesi gereğince araç kiralama sözleşmesi nedeniyle ----- yerine, davanın ------yönlendirilmek suretiyle taraf değişikliği talebinde bulunmuş, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca tarafta iradi değişiklik talebi mahkememizce kabul edilmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan ------- tarihli ıslah dilekçesiyle Dava dilekçesinde talep edilen 51.000 TL maddi tazminat talebi,
bilirkişi raporu doğrultusunda 997.198,93 TL arttırılarak toplam 1.048.198,93 TL olarak ıslah edilmiştir.6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 72. Maddesinde zamanaşımı "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre somut olayda haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemi bulunduğu, haksız fiilin ceza kanunlarında düzenlenen "taksirle yaralama" olduğu ve taksirle yaralama suçunda uzamış ceza zamanaşımının 8 yıl olduğu dikkate alındığında davalı tarafın ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazları yerinde görülmemiştir.----- sayılı raporuna göre davacı ------ tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle tüm vücut engellilik oranının % 18 (yüzdeonsekiz) olduğu,
iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, mevcut belgelere göre d başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir.------ yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere maddi tazminatların kazalı davacının kaza tarihinden itibaren bilien dönem sonuna kadar gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlerine göre tespit edilerek hesaplanması gerektiği, davacının dava dilekçeesinde kaza anında 20 yaşında olduğu, halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünde üniversite öğrencisi olduğu,
ve mezuniyet sonrası hesaplamalarda 4.000,00 TL 5.000,00 TL olabileceği ileri sürülmüşse de, yeni Trafik Yasası doğrultusunda belgelendirilmiş gelire göre,” Kaza tarihi itibarıyla vergilendirilmiş bir resmi belgeli -------- gelir beyanı yok ya da gelir beyanı net asgari ücretten düşük ise kaza tarihindeki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılır.” hükmü gereğince hesaplanması gerektiği belirtildiğinden hesaplamalar bilinen yasal asgari ücretlerin ---- tutarları üzerinden yapılmıştır.----- tarihli gerekçeli kararında, sanığın taksirle yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 89/1.
Maddesi gereği 5237 SY. TCK 6l maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusundan önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın asli kusurlu oluşu, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne almarak takdiren ve teşdiden 160 gün karşılığıadli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın 89/2.
Madde gereği 240 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, sonuç olarak 200 gün karşılığı 4.000,00 TL adli para cezası ile cezlandırılmasına karar verildiği kararın kesinleştiği görülmüştür.Trafik yasasında yapılan son değişiklik ---- doğrultusunda davacının maluliyet ve destekten yoksun kalma hesabı ile davacının meslekte kazanma gücü kaybı hesabı ----- göre ve ve progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle hesap yapılmıştır.Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında,
aktüerya bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre --- tarihinde trafik kazasında yaralanan ---- doğumlu------- ilaç, bakım için gerekli tibbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için,500,00 TL sağlık kurumlarına tetkik ve tedavi için ulaşım ve diğer sosyal giderleri için olmak üzere toplam 3.000,00 TL gideri olacağı öngörüldüğü, kazanın meydana gelmesinde kusursuz olarak değerlendirildiğinden öngörülen 3.000,00 TL tedavi giderini talep edebileceği, gelir kaybından dolayı geçici tam iş göremezlik zararının 11.944,36 TL olduğu,
------ raporunda, kişinin tüm vücut engellilik oranının %18 olduğu belirtilmiş olup, %18 engellilik oranına ve sürücünün %100 kusur oranına göre sürekli iş ve kısmi (geçici) iş göremezlik tazminatının toplam 1.033.254,57 TL olduğu, toplam tazminat tutarının ise (1.033.254,57 + 11.944,36) = ----- olarak hesaplandığı, öte yandan ----plakalı aracın ---- kaza tarihinde ---- tarafından düzenlenen --- tarihleri arasında geçerli------ poliçesinin sakatlık ve ölüm teminatının limiti 360.000,00 TL. olup, davalı sigortacı ----- düzenlenmiş olmakla, diğer davalı araç işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu,
bu nedenle hesaplanan tazminat tutarı teminat limitini aştığından sigorta şirketinden teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla talep edilebileceği, yani ----- şirketinin sorumlu olduğu tutarın teminat limitiyle sınırlı olması sebebiyle- ----- poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere 2.666,67 TL yol, tedavi masrafı ile 1.045.198,93 den tüm davalıların sorumlu olduğu, dava tarihi -----tarihi itibarıyla KTK 97. Mdsinin yürürlükte olduğu,
davalı sigorta şirketine davacı tarafından davadan önce ---- tarihinde müracaat edildiği görülmekle başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda sigorta şirketinin ---- temerrüt tarihi itibarıyla, diğer davalılar yönünden ise ----haksız fiil tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü anlaşılmakla, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, iyileşme sürecinde bakıcıya ihtiyacı bulunmadığından bakıcı gideri talebinin reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise, davacının uğradığı bedensel zarar ve maluliyet nedeniyle ruhsal yönden de acı elem ve ızdırap yaşamasının hayatın olağan akışına uygun olduğu,
kazanın oluş biçimi, tarafların kusur durumu ekonomik ve sosyal durumları birlikte değerlendirildiğinde talep edilen miktarın hakkaniyete de uygun olduğu kanaatine varılmakla manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1148, K. 2025/15, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama