KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/345
- Karar No
- 2024/544
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
Karar Metni
2.412 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/345
KARAR NO: 2024/544
DAVA: TAZMİNAT (HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 21/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket sigortalısı -- - ait ---- plakalı araç 08.10.2018 tarihinde mülkiyeti davacıya ait ---- plakalı araca çarparak kaçtığını ve yaralamalı trafik kazasının oluşmasına neden olduğunu, akabin de kazaya neden olan sürücü -- - hakkında maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası sonucu ----Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yapılan yargılamada sürücü ---- olayın gerçekleşmesinde %100 kusurlu bulunarak mahkum olduğunu, ceza mahkemesinin bu kararı derecattan geçerek 03.07.2020 tarihinde kesinleştiğini,
daha sonra kazaya neden olan ---- plakalı aracın sigortası tesbit edilemediğinden taraflarınca ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası ile araç maliki ve sürücüsü ile ----- Fonuna dava açıldığını, yargılama devam ederken ve karar aşamasına gelinen bir noktada ---- 18.10.2023 tarihli cevabı ile söz konusu aracın ---- tarafınca ----- poliçe numarası ile 28.05.2018 tarihleri ile 28.05.2019 tarihleri arasında davalı ---- tarafından sigortalandığını bildirdiğini, davacınınn işbu kazadan dolayı %2 malul olduğu --- İhtisas Dairesinin T.NO--- Nolu ---- karar nolu raporu ile sabit olduğunu,
Adli Tıp raporu çerçevesinde 26.10.2022 tarihli Aktüer bilirkişiden alınan rapora göre ----Asliye Ticaret mahkemesinin ----Esas sayılı dosyasında davalı olan araç maliki ve sürücüsü huzurdaki davalı şirketçe sigortalandığını, ---- plakalı aracın çarpması sonucu davacıda oluşan maluliyet çerçevesinde uğradığı maddi zararın geçici iş göremezlik zararı 4.974.21 TL, sürekli iş göremezlik zararı 49.843,53 TL olmak üzere toplam 54.817,74 TL olduğunu,
davalı şirketçe kaza tarihleri arasında sigortalandığı anlaşılan ---- plakalı aracın davacıya verdiği zararın karşılanması için 23.10.2023 tarihinde tüm kaza tedavi raporları aktüer bilirkişi raporları ile birlikte davalı şirkete müracaat edilmiş ise de davalı şirket ödemeyi yapmaktan imtina ettiğini, her defasında başka başka bahanelerin arkasına sığındığını, davalı şirketin olumsuz tavırları nedeniyle bu kez arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak tarafların uzlaşamadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle.
6704 Sayılı Kanun Gereği Dava Açılmadan Önce Sigorta Şirketlerine Başvuru Şartı Bulunduğunu, geçici iş göremezlik kaybından doğan zararının tazmini hususunda davalı Güvence Hesabının sorumluluğu bulunmadığını, Güvence Hesabı’nın bakıcı giderinden dolayı da sorumluluğu bulunmadığını, Sgk tarafından davacıya ödenmiş rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilmesini, Güvence Hesabı’nın sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren avans faiz talebi mesnetsiz olup, davalı kurum yönünden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ---- Vekili cevap dilekçesinde özetle.
Olaya ilişkin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere----Asliye Ceza Mahkemesinin ----- Esas Sayılı dosyası bulunduğunu, söz konusu ceza dosyasında yer alan bilgi, belge ve raporlar maddi ve manevi tazminat tutarını belirlemeye yönelik ispat niteliği taşıyacak mahiyette ve kuvvette sağlıklı raporlar olmadığını, bahse konu ceza dosyasında ki bilirkişi raporu yalnızca beyanı dikkate alarak kroki üzerinden değerlendirme de bulunmuş ve buna göre bir kusur oranı belirlediğini,
hukuka aykırı ve gerçeği yansıtmayan raporun Mahkemece dikkate alınmayarak alanında uzman bilirkişilerce düzenlenecek rapor doğrultusunda kusur halinin yeniden tespitinin sağlanmasını, ceza dosyasında da belirttiğimiz üzere davalının söz konusu kazayla bir ilgisi ya da kusuru bulunmadığını, her ne kadar Mahkeme görev alanına girmese de ilgili ceza dosyasında davalı adına şu şekilde oluşmuştur; ---- abisi -----ait ---- plakalı araçla kırmızı ışıkta beklemektedir.
Işıkta beklerken önünde herhangi bir araç bulunmamakta en önde kullanmış olduğu araç bulunmaktadır, arkasında ise müştekinin kullandığı motorsiklet bulunmaktadır. Yeşil ışık yandığında sanık aynı yol güzergahında aracını sürmeye devam etmiştir, herhangi bir çarpışma gerçekleşmemiştir. Ancak sanık müvekkilin esas hakkındaki savunmasında da belirttiği üzere motorsikletten bir korna sesi duyulmuştur. Sonrasında kişi hakkında ceza davası açılmıştır.
Deliller yetersiz, bilirkişi incelemesi beyana dayandığını, kaza gününe ilişkin herhangi bir tutanak dahi mevcut olmadığını, bu şartlar altında yapılan yargılama bile sağlıklı değilken huzurdaki tazminat davası tamamıyla yersiz olduğunu, davaya konu maddi ve manevi tazminat talepleri haksız kazanç sağlamaya yönelik olup hakkaniyete uygun olmadığını, dava sonucunda elde edilecek kazanç sebepsiz zenginleşme aracı olacağını, davanın haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunun tespiti ile yerinde bulunmayan davanın esas yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ----- sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı taraf Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı tarafça Genel Şartlarda belirtilen belgelerle başvuru yaptığını iddia etmişse de, bu husus gerçeği yansıtmadığını, talep edilen eksik belgelerin davalı şirkete iletilmediğini, bu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının dava açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın usulen reddi gerektiğini,
trafik sigortası sözleşmesinin yasa ile zorunlu kılınmış olması ve bu sözleşmenin içeriğinin de yine yukarıda belirtilen Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanununun ilgili maddeleriyle düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğu gözetilerek,
tazminat hesabı bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını, davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile sgk'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bunun yanında, uyuşmazlık,
poliçe tanzim tarihi olan 28.05.2018 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olup davalı şirketin bu talep hakkında da herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas ----- Karar sayılı dosyasında;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirket sigortalısı----T.C:----)’e ait ----plakalı araç 08.10.2018 tarihinde mülkiyeti davacıya ait ---- plakalı araca çarparak kaçtığını ve yaralamalı trafik kazasının oluşmasına neden olduğunu, akabin de kazaya neden olan sürücü ---- T.C:---- hakkında maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası sonucu ---- Asliye Ceza Mahkemesinin -----Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yapılan yargılamada sürücü --- olayın gerçekleşmesinde %100 kusurlu bulunarak mahkum olduğunu, Ceza Mahkemesinin bu kararı derecattan geçerek 03.07.2020 tarihinde kesinleştiğini,
daha sonra kazaya neden olan ---- plakalı aracın sigortası tesbit edilemediğinden taraflarınca ---Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası ile araç maliki ve sürücüsü ile ---- Fonuna dava açıldığını, yargılama devam ederken ve karar aşamasına gelinen bir noktada ---- Fonu 18.10.2023 tarihli cevabı ile söz konusu aracın ----- tarafınca ---- poliçe numarası ile 28.05.2018 tarihleri ile 28.05.2019 tarihleri arasında davalı ----- tarafından sigortalandığını bildirdiğini,
3 yıldır devam eden ve karar aşamasına gelen .---Asliye Ticaret mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasına ne arabuluculuk görüşmelerine ne de mahkeme safahatında bu manada hiçbir itirazı ve beyanı olmadığını, davacının işbu kazadan dolayı %2 malul olduğu ---İhtisas Dairesinin T.NO---- Nolu---- karar nolu raporu ile sabit olduğunu, Adli Tıp raporu çerçevesinde 26.10.2022 tarihli Aktüer bilirkişiden alınan rapora göre-----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasında davalı olan araç maliki ve sürücüsü huzurdaki davalı şirketçe sigortalandığını,
----- plakalı aracın çarpması sonucu davacıda oluşan maluliyet çerçevesinde uğradığı maddi zararın geçici iş göremezlik zararı 4.974.21TL,sürekli iş göremezlik zararı 49.843,53TL olmak üzere toplam 54.817,74 olduğunu, davalı şirketçe kaza tarihleri arasında sigortalandığı anlaşılan ---- plakalı aracın davacıya verdiği zararın karşılanması için 23.10.2023 tarihinde tüm kaza tedavi raporları aktüer bilirkişi raporları ile birlikte davalı şirkete müracaat edilmiş ise de davalı şirket ödemeyi yapmaktan imtina ettiğini, her defasında başka başka bahanelerin arkasına sığındığını,
davalı şirketin olumsuz tavırları nedeniyle bu kez arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak tarafların uzlaşamadığını, bu nedenlerle. Mahkeme dosyasının, -- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine bu dosyada belirlenen 54.817,74 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
----- Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından alınan kusur raporunda özetle; Olay mahallinde yol; bölünmüş cadde, şerit sayısı 2, zemin asfalt kaplama, yatay güzergah düz, düşey güzergah hafif eğimli, vakit gündüz, mahal meskun içi olduğu, dosyada mevcut savcılık aşamasında alınan 11/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda Sürücü ---- tam ve asli kusurlu olduğu, Sürücü --- kusursuz olduğu kanaati belirtildiği, tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, bilirkişi raporu ve ekli kaza yeri krokileri, tüm beyanlar ceza mahkemesinin gerekçeli kararı incelendiğinde kazanın yukarıda ''OLAY'' kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, mevcut bulgulara göre;
Sürücü ---- sevk ve idaresindeki araçla ile şerit değiştirmek istesiği sırada yola gereken dikkatini vermediği, sağındaki şeritte düz seyreden araçların varlığını dikkate almadığı, sağındaki şeritte seyreden motosikletliye rağmen dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde sağa manevra yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla kazada kusurlu olduğu, Sürücü ---- sevk ve idaresindeki motosiklet ile kendi şeridinde nizami seyri sırasında karıştığı kazada atfı kabil bir kusuru olmadığı, olayda sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü ----- kusursuz olduğu bildirilmiştir.
---- Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından alınan maluliyet raporunda özetle;----Hastanesinin 08.10.2018 geliş tarihli evrakında; motosiklet kazası, GKS.
15, sol kol ve omuz ağrısı mevcut, sol omuz luksasyonu ve tuberkulum majus kırığı saptandığı, redükte edildiği, Velpau bandajı sarıldığı, nörovasküler defiit olmadığı, kontrole çağrıldığı,----- Hastanesinin 25.10.2021 tarihli evrakında, muayenede fleksiyon 180, ABD 120, dış rotasyon 80, iç rotasyon 90 derece, grafi çekildiği grafi raporunda sol humeus başı superolateralde belirgin deplasman göstermeyen parçalı fraktür hatları ve skleroz izlendiği, eski fraktür olarak düşünüldüğü,
dosyada mevcut CD'lerin Kurulumuzda yapılan radyolojik incelenmesinde, 08.10.2018 tarihli BT de sol humerus proksimalinde tuberkulum majusta parçalı kırık, omuz ekleminde çıkık izlendiğine göre, ---- oğlu, 30.04.1986 doğumlu ----- 08.10.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve ---- sayılı ---- yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında;
Kas İskelet Sistemi, Üst esktremiteye ait sorunlar, Şekil 2.11’e göre %3 olup, tablo 2.3’e göre; 1)Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, 2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Aktüerya Bilirkişiden alınan raporda özetle;Dosya kapsamında yer alan evraklar incelendiğinde, davalılar ya da dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik ödemesinin bulunmadığı görülmüş olup, davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirim söz konusu olmamıştır.¸ Karayolları Trafik Kanunu “nun bazı maddelerinde değişiklik yapan,
09.06.2021 Tarihinde TBMM'de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde ---- yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde ----- yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C.
Yargıtay ---Hukuk Dairesi “nin 27.09.2021 Tarihli ----.
Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davalılar ya da dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik ödemesinin bulunmadığı görüldüğünden davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirimin söz konusu olmadığı, davacı ---- hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 4.974,21 TL olduğu,
Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı, davacı ----- hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 49.843,53 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Li 360.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebini 54.817,74 TL'ye yükseltmiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; davanın trafik kazasından kaynaklı olarak oluşan maluliyet sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, maddi tazminat isteminin tüm davalılardan, manevi tazminat isteminin davalılar --- ve ---- tahsilinin istenildiği, davaya konu trafik kazasında sürücü -----%100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü --- kusursuz olduğu, davacı ---- hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 4.974,21 TL olduğu, davacı ---- hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 49.843,53 TL olduğu, davalı ---- sigortanın sorumlu olduğu ZMMS poliçe limitinin 360.000,00 TL olduğu,
davacı tarafından davalı ----- Sigorta Şirketi'ne başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte Sigorta Şirketi'nin temerrüde düşeceği, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren kazaya karışan aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği, davalılar ---- Sigorta, ----- ve ---- Zmms sigortacısı, işleten ve sürücü olarak sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Davalı Güvence Hesabı ---- ŞİRKETLERİ BİRLİĞİ'ne karşı açılan davanın, aracın ZMMS poliçesi olması sebebiyle reddi gerekmiştir.
Olayın oluş şekli, tarafların olaydaki kusur durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak.
Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Zira, M.K'nun 4. Maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları davacının kusursuz oluşu da göz önünde bulundurularak manevi tazminat talebinin hakkaniyet ölçüsüne göre tam kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/345, K. 2024/544, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama