KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/50
- Karar No
- 2020/589
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2020
Karar Metni
961 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/63 Esas
KARAR NO : 2020/553
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2020
KARAR TARİHİ : 17/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından asıl alacak ve ferileri yönünden itiraz edilen İstanbul Anadolu --------. İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı asıl alacağı ------- olan muhtelif faturalara dayalı cari hesaba ilişkin ilamsız icra takibinden, davalı tarafından takipten sonra ödenen -------- nakit ödeme ile --- tarihli ----------bedelli müvekkile verilen senet olmak üzere toplamda ödenen ------ düşüldükten sonra asıl alacağa ödeme tarihlerine kadar işlemiş-------- icra vekalet ücreti ------------ giderleri yönünden itirazın kaldırılmasını, takibin devamına karar verilmesini ve davalı aleyhine bütün alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalının dava dilekçesine cevap vermediği görüldü.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
İstanbul Anadolu ----- İcra Dairesinin -------- esas sayılı dosyasının kapak hesabının yapılarak dosyamız arasına celp edildiği görüldü.
Davacı vekilinin duruşmalardaki beyanlarında özetle: dava dilekçeni tekrar etiklerini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Davalı tarafın duruşmalara katılmadığı görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı (borçlunun), takipten sonra ve davadan önce asıl borcu ödemiş olası nedeniyle davacı(alacaklının) eldeki itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır
Bu noktada öncelikle, davada menfaat (hukuki yarar) kavramı üzerinde durulmalıdır:
Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır ------------------------
Öte yandan, bu yararın, "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması da gerekir----
Uygulamada, dava açarken menfaatin (hukuki yararın) bulunması gerekmesini dava şartı olarak kabul etmiştir. Bu şart, dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle, menfaate; davanın dinlenebilmesi-----, kabule şayan olması) şartı da denilmektedir-----
Aynı görüş, Hukuk Genel Kurulu'nun ------------------sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Bir davada, menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır.
Bu ilkeden hareketle, bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı konusu mahkemece; tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde (kural olarak davanın açıldığı tarihe göre), kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sayede, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır.
Bu aşamada, bir eda davası niteliğinde olan itirazın iptali davalarına “hukuki yarar” kavramının yansıması da irdelenmelidir.
İtirazın iptali davası, takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içerisinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır.
Eda davası ile yalnız maddi hukuka ilişkin bir talep hakkının yerine getirilmesi istenir ve bu çeşit davalara, maddi hukuk anlamında bir talep hakkı esas teşkil eder. Bu çerçevede, eda davalarında davacının talep sonucu, davalının bir şeyi yapmaya ya da bir şeyi vermeye veya bir şeyi yapmamaya mahkum edilmesidir --------
Her davada olduğu gibi, itirazın iptali davasında da davacının (alacaklının) bu davayı açmada hukuki yararı bulunmalıdır. Bu bir dava şartıdır ve dava açıldığı anda var olmalıdır.
Açıklanan bu maddi hukuk kuralları gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde:
Davacı/alacaklı vekili tarafından, davalı/borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ----- İcra Müdürlüğünün --- esas sayılı dosyası ile 43.945,71-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılarak, takip tarihinden itibaren icra giderleri, vekâlet ücreti ve asıl alacağa uygulanacak avans faizi ile birlikte alacağın tahsili istenmiştir. Takip dayanağı olarak da 13.05.2019 tarihli muhtelif faturalar gösterilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı/borçlu tarafından 27.05.2019 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edilmiş ve aynı gün İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
İtiraz sonucu takibin durmasından sonra davacıya 11/09/2019 Tarihinde 43.945,71- TL tutarında ödemenin icra dosyası dışında “haricen” yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, davaya konu icra takibine davalı/borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce bu dosya üzerinde alacaklı istemi yönünden bir işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında sonuç doğuracak şekilde itiraz konusunda yerel mahkemenin bir karar vermesi gereklidir. Bu nedenle de alacaklının, itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Haricen yapılan ödeme icra takip tarihinden sonra yapıldığı ve alacağın likit ve belirli olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/50, K. 2020/589, 31 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama