KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/868
- Karar No
- 2024/607
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2024
Karar Metni
3.668 kelime·18 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/868
KARAR NO:2024/607
DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ:20/11/2020
KARAR TARİHİ:06/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkil ----- davalı şirket arasında-------- akdedildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı yana davacı ----- ürettiği/üreteceği ve satış ve dağıtımınıüstlendiği/üstleneceği ürünlerin müşterinin halihazır işyerinde ve/veya ileride açacağı işyerlerinde ve-veya ürünün türü ve özelliğine göre, ------ mülkiyetinde olup emanet olarak müşteriye bırakılmış cihazlar aracılığı ile bardakta, şişe ve kutularda, sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde satış hak ve imtiyazı tanındığı, işbu sözleşmeyi diğer davalı ---------- müşterek müteselsil kefil olarak imzaladığı,
taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı yürütülen faaliyetler neticesinde, davalının cari hesaba dayalı oluşan borçları davacı şirkete ödenmediği, işbu borçların ödenmesi amacıyla yapılan görüşmelerden olumlu yanıt alınamadığı ve davalılar aleyhine --------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ancak davalı tarafça takibe, borca ve faize haksız surette itiraz edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşme tarafların akdi imzaları ile yürürlüğe koydukları ve sözleşmenin başlangıcında belirtilen tarihten başlayarak 3 yıl süreli ve 3250 kasakoli kotalı olduğu, sözleşme'nin ----- ilişkin maddesi gereği;
davalı taraf, davacı --------ve ürününün isim ve şöhreti ile bağdaşır bir şekilde satış politikasını tayin etmeyi ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlamakla yükümlü kılınmış olup optimum seviyeden kasıt satışların aylık en az ------- ürün satışını gerçekleştirmek olduğu ancak gelinen aşamada, davalı tarafın sözleşmede belirtilen kota miktarlarına uygun satış yapmayarak özen borcuna aykırı davrandığı, belirlenen kota miktarının çok altında ürün alımı gerçekleştirdiği, bu hususun davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile de sabit olduğu,
taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde ise davalı tarafın, 10.000 ABD Dolarının ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı cezai şart bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, sözleşme hükümlerinin ihlali nedeniyle doğan cezai şart bedelinden davalı tarafın sorumlu olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı yürütülen faaliyetler neticesinde, sözleşme şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili için davalılar aleyhine -------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ancak davalı tarafça takibe, borca ve faize haksız surette itiraz edildiği,
taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin Özel Şartlar'ın 3. Maddesinde ise “Müşteriye, baştan bir defaya mahsus münhasır satış ve reklam yer bedeli olarak KDV hariç 16.950 TL ödenecektir.” hükmü yer aldığı, ayrıca Özel Şartların devamında.
“İşbu Özel Şartlar ile Müşteri'ye sağlanan avantaj ve imtiyazlar “Müşteri'nin kendisine emaneten bırakılan cihazlar içerisinde yabancı ürün bulundurmaması, ürünleri tüketiciye soğuk sunması, reklam tabelalarının temiz ve ışığının yanar durumda tutulması dahil Sözleşme ile belirlenen tüm hak ve yükümlülüklerine Sözleşme süresince kesintisiz ve tamamen uyması koşuluna bağlı olduğunu, sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde, Müşteri yukarıda yazılı şartlar doğrultusunda sağladığı tüm avantaj ve imtiyazların ödeme günündeki rayiç değerleri toplamını-----------herhangi bir icra takibi, Mahkeme kararı,
ihtar veya benzeri bir uyarıya gerek kalmaksızın derhal ödeyeceğini, müşteriye Özel Şartlar ile tanınan tüm avantaj, imtiyaz ve haklar sadece Sözleşme'de belirlenen süre için geçerlidir.” hükmünün kabul edildiği, davalı ile varılan anlaşma gereği davacı şirket tarafından davalı yana münhasır satış ve reklam yeri bedeli olarak KDV dahil ------- hesap bilgilerini içerir yazılı talebine istinaden ödendiği bu ödemeye karşılık ise, davalı tarafça ------- bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafça ise özen borcuna aykırı davranılarak sözleşmeye aykırılık nedeniyle verilen tavizin/yatırımın iadesi talep edildiği, işbu bedelin ödenmemesi üzerine,
---------dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe, borca ve faize haksız surette itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacı şirketin, davalılardan itiraza konu icra takip dosyaları dolayısıyla alacaklı olduğu, açıklanan nedenlerle Davalı/borçlu tarafından haksız olarak------ dosyasına yapılan itirazların ayrı ayrı iptali ile takiblerin devamına, davalı/borçluların dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara müşterek ve tahsiline karar verilmesini” dava ve talep etmiştir.Davalılar ve vekilleri cevap dilekçesi vermemiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.----sayılı dosyaları celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir.
Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz.
Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama alanında Uzman(borçlar-ticaret) alanında uzman bilirkişi heyeti marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
SMMM ve Nitelikli Hesaplama alanında Uzman(borçlar-ticaret) bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.
Taraflar arasındaki hukuki ihtilafın, davacı yanın 05/08/2019 tarihinde borçlu aleyhine --------sayılı dosyası ile sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı verilen yatırımın iadesi bedeli karşılığı 20.000 TL Asıl Alacak, 05/08/2019 tarihinde borçlu aleyhine ------ sayılı dosyası ile sözleşme şartlara uyulmamasından dolayı cezai tutar olarak 10.000,00 TL, 04/10/2019 tarihinde borçlu aleyhine ------sayılı dosyası ile Cari Hesap alacağı için 1.999,62 TL tutarında icra takibi başlatması karşısında davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu,
Mali inceleme yapıldığında: Davacı şirkete ait 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, (Davacının 04/10/2019 tarihinde borçlu aleyhine ----------- Esas sayılı dosyası ile Cari Hesap alacağı için 1.999,62 TL.nin ödenmesini talep ettiği) rapor muhteviyatında açıklamalar ışığında davacının davalıdan (tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) 04/10/2019 takip tarihi itibariyle davacı yanın davalı yandan 1.999,62 TL alacaklı olarak gözüktüğü,
davacı tarafça “sözleşme'nin özen borcuna ilişkin maddesi gereği davalı tarafın, davacının ürününün isim ve şöhreti ile bağdaşır bir şekilde satış politikasını tayin etmeyi ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, optimum seviyeden kastın, satışların aylık en az ------------ Grubu ürün satışını gerçekleştirmek olduğunu, ancak davalının belirtilen kota miktarlarına uygun satış yapmayarak özen borcuna aykırı davrandığını,
belirlenen kota miktarının çok altında ürün alımı gerçekleştirdiğini” beyan etmiş olup bu hususun değerlendirilmesi bakımından 91 koli ile ilgili satış evrakının sunulmadığı dolayısıyla bu hususta bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı,
sözleşmede, sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde 10.000 ABD Dolarının ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı ceza koşulu (cezai şart) bedelinin ödeneceği kararlaştırılmış olup davacının ----------sözleşme şartlarına uyulmaması nedeni ile cezai tutar” olarak istediği görülmekle bu yöndeki talep, borçlar mevzuatı bakımından değerlendirildiğinde: Sözleşmedeki anılan ceza koşulu hükmü değerlendirildiğinde taraflarca hükmün, TBK m. 179/1! hükmü gereğince “ifa yerine ceza koşulu (cezai şart)” olarak kararlaştırıldığı kanaatine varılabileceği;
eğer Mahkemece (yukarıdaki mali değerlendirme neticesinde) davalının sözleşmeyi ihlal ettiği, borca aykırı davrandığı kanaatine varılır ise bu halde kararlaştırılmış ceza koşulunun ödenmesinin istenebileceği; kararlaştırılan 10.000USD.lik ceza koşulu (cezai şart) miktarının, TBK m. 182/son? ve TTK m. 22* hükümlerince indirilip indirilmeyeceği noktasında takdirin, TMK m. 4 hükmünce Mahkeme'ye ait olduğu, Davacı “sözleşmenin 3. maddesinin “Müşteriye, baştan bir defaya mahsus münhasır satış ve reklam yer bedeli olarak KDV hariç 16.950TL ödenecektir.” şeklinde olduğunu;
ayrıca sözleşmedeki Özel Şartlar'ın devamında “İşbu Özel Şartlar ile Müşteri'ye sağlanan avantaj ve imtiyazlar Müşteri'nin kendisine emaneten bırakılan cihazlar içerisinde yabancı ürün bulundurmaması, ürünleri tüketiciye soğuk sunması, reklam tabelalarının temiz ve ışığının yanar durumda tutulması dahil Sözleşme ile belirlenen tüm hak ve yükümlülüklerine Sözleşme süresince kesintisiz ve tamamen uyması koşuluna bağlı olduğu,
sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde, Müşteri yukarıda yazılı şartlar doğrultusunda sağladığı tüm avantaj ve imtiyazların ödeme günündeki rayiç değerleri toplamını ---------------- herhangi bir icra takibi, mahkeme kararı, ihtar veya benzeri bir uyarıya gerek kalmaksızın derhal ödeyeceği, müşteriye Özel Şartlar ile tanınan tüm avantaj, imtiyaz ve haklar sadece Sözleşme'de belirlenen süre için geçerlidir.” hükmünce davalıya münhasır satış ve reklam yeri bedeli olarak KDV dahil 20.001 TL'nin ödendiğini ve davalı tarafça 16.04.2014 tarih-010427 seri nolu 20.0001 TL bedelli faturanın düzenlendiği;
işbu bedelin ödenmemesi üzerine sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı verilen yatırımın iadesi bedeli karşılığı ------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını” beyan etmiş olup bu husus mali açıdan değerlendirildiğinde: Davacının, sözleşmede kararlaştırılan satış ve reklam yer bedeli olarak davalıya 20.001TL ödediği,
Borçlar Mevzuatı bakımından değerlendirildiğinde sözleşmenin 3. Maddesinde davalıya münhasır satış ve reklam yer bedeli olarak KDV hariç 16.950 TL'nin ödeneceğinin ayrıca sözleşmedeki Özel Şartlar'da davalı müşteriye, davalının sözleşme ile belirlenen tüm hak ve yükümlülüklerine, sözleşme süresince kesintisiz ve tamamen uyması koşuluna bağlı olarak avantajların ve imtiyazların sağlandığının kararlaştırıldığı görülmekle sözleşmede taraflarca bu hükümde (TBK m. 173 hükmünce*) bozucu koşulun -----------------şartın) kararlaştırıldığı,
eğer Mahkemece (yukarıdaki mali değerlendirme neticesinde) davalının sözleşmeyi ihlal ettiği, borca aykırı davrandığı kanaatine varılır ise bu halde davalıya sağlanan avantaj-imtiyaz olarak ödenen bedelin (20.0001TL'nin), sözleşmenin anılan hükmü gereğince davalıdan, (TBK m. 77 hükmünce) sebepsiz zenginleşme kapsamında istenebileceği, iade borcunun olduğu kanaatine varılabileceği ancak takdirin, TMK m. 4 hükmünce Mahkeme'ye ait olduğu,
tarafların, icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Mahkemenin takdirleri içerisinde kaldığı bildirilmiştir.SMMM ve Nitelikli Hesaplama alanında Uzman(borçlar-ticaret) bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen EK bilirkişi raporunda özetle.
Taraflar arasındaki hukuki ihtilafın, davacı yanın 05/08/2019 tarihinde borçlu aleyhine -------dosyası ile sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı verilen yatırımın iadesi bedeli karşılığı 20.000 TL'lik asıl alacak, 05/08/2019 tarihinde borçlu aleyhine -------- sayılı dosyası ile sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı cezai tutar olarak 10.000USD-55.910TL, 04/10/2019 tarihinde borçlu aleyhine --------- sayılı dosyası ile cari hesap alacağı için 1.999,62 TL tutarında icra takibi başlatması karşısında davalının takibe itiraz etmesine ilişkin olduğu,
Mali inceleme yapıldığında,------------ rapor muhteviyatında açıklamalar ışığında davacının davalıdan (tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) 04/10/2019 takip tarihi itibariyle davacı yanın davalı yandan 1.999,62 TL alacaklı olarak gözüktüğü, davacı tarafça “sözleşme'nin özen borcuna ilişkin maddesi gereği davalı tarafın, davacının ürününün isim ve şöhreti ile bağdaşır bir şekilde satış politikasını tayin etmeyi ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, optimum seviyeden kastın, satışların aylık en az 91 kasakoli -----------satışını gerçekleştirmek olduğunu,
ancak davalının belirtilen kota miktarlarına uygun satış yapmayarak özen borcuna aykırı davrandığını, belirlenen kota miktarının çok altında ürün alımı gerçekleştirdiğini” beyanı doğrultusunda davacı tarafından 2014-2015 yılları toplam satımların 14.983,36TL olduğu, bu satımların 30 koli karşılığı 1.267,20 TL'lik kısmının sözleşme dahilinde verilen bedelsiz ürün olduğu, toplamda davacı tarafından davalı yana 569 koli verildiği,
569 kolinin 136'sının sözleşme dışı verilen ürünler, 1 kolisinin ise sözleşme öncesi verildiği tespit edilmiş olup verilen 569 koliden 137 kolinin düşülmesi sonrası davalının davacıdan toplamda 432 koli alım gerçekleştirdiği tespit edilmiş olup davalı tarafından davacıdan sözleşmede kararlaştırılan 3.602 koli alımın ise gerçekleştirilmediğinin tespit edildiği,
sözleşmede, sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde 10.000ABD Dolarının ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı ceza koşulu (cezai şart) bedelinin ödeneceği kararlaştırılmış olup davacının -------------sözleşme şartlarına uyulmaması nedeni ile cezai tutar” olarak istediği görülmekle bu yöndeki talep, borçlar mevzuatı bakımından değerlendirildiğinde: Sözleşmedeki anılan ceza koşulu hükmü değerlendirildiğinde taraflarca hükmün, TBK m. 179/1! hükmü gereğince “ifa yerine ceza koşulu (cezai şart)” olarak kararlaştırıldığı kanaatine varılabileceği;
bu halde eğer Mahkemece (yukarıdaki mali değerlendirme neticesinde) davalının sözleşmeyi ihlal ettiği, borca aykırı davrandığı kanaatine varılır ise bu halde kararlaştırılmış ceza koşulunun ödenmesinin istenebileceği; kararlaştırılan 10.000USD.lik ceza koşulu (cezai şart) miktarının, TBK m. 182/son? ve TTK m. 22* hükümlerince indirilip indirilmeyeceği noktasında takdirin, TMK m. 4 hükmünce Mahkeme'ye ait olduğu, davacı “sözleşmenin 3. maddesinin “Müşteriye, baştan bir defaya mahsus münhasır satış ve reklam yer bedeli olarak KDV hariç 16.950 TL ödenecektir.” şeklinde olduğunu;
ayrıca sözleşmedeki Özel Şartlar'ın devamında “İşbu Özel Şartlar ile Müşteri'ye sağlanan avantaj ve imtiyazlar Müşteri'nin kendisine emaneten bırakılan cihazlar içerisinde yabancı ürün bulundurmaması, ürünü soğuk sunması, reklam tabelalarının temiz ve ışığının yanar durumda tutulması dahil Sözleşme ile belirlenen tüm hak ve yükümlülüklerine Sözleşme süresince kesintisiz ve tamamen uyması koşuluna bağlı olduğu,
sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde, Müşteri yukarıda yazılı şartlar doğrultusunda sağladığı tüm avantaj ve imtiyazların ödeme günündeki rayiç değerleri toplamını------------herhangi bir icra takibi, Mahkeme kararı, ihtar veya benzeri bir uyarıya gerek kalmaksızın derhal ödeyeceği, Müşteriye Özel Şartlar ile tanınan tüm avantaj, imtiyaz ve haklar sadece Sözleşme'de belirlenen süre için geçerlidir.” hükmünce davalıya münhasır satış ve reklam yeri bedeli olarak KDV dahil 20.001 TL'nin ödendiğini ve davalı tarafça 16.04.2014 tarih-010427 seri nolu 20.0001 TL bedelli faturanın düzenlendiği;
işbu bedelin ödenmemesi üzerine sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı verilen yatırımın iadesi bedeli karşılığı ------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını” beyan etmiş olup bu husus: Mali açıdan değerlendirildiğinde: -------------sayılı dosyası ile sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı verilen yatırımın iadesi bedeli karşılığı 20.000 TL'lik asıl alacak talep edilmiş olup) Davacının, sözleşmede kararlaştırılan satış ve reklam yer bedeli olarak davalıya 20.001 TL ödediği,
Borçlar mevzuatı bakımından değerlendirildiğinde: Sözleşmenin 3. Maddesinde davalıya münhasır satış ve reklam yer bedeli olarak KDV hariç 16.950 TL'nin ödeneceğinin; ayrıca sözleşmedeki Özel Şartlar'da davalı müşteriye, davalının sözleşme ile belirlenen tüm hak ve yükümlülüklerine, sözleşme süresince kesintisiz ve tamamen uyması koşuluna bağlı olarak avantajların ve imtiyazların sağlandığının kararlaştırıldığı görülmekle sözleşmede taraflarca bu hükümde (TBK m. 173 hükmünce*) bozucu koşulun (infisahi şartın) kararlaştırıldığı;
eğer Mahkemece (yukarıdaki mali değerlendirme neticesinde) davalının sözleşmeyi ihlal ettiği, borca aykırı davrandığı kanaatine varılır ise bu halde davalıya sağlanan avantaj-imtiyaz olarak ödenen bedelin (20.0001TL nin), sözleşmenin anılan hükmü gereğince davalıdan, (TBK m. 77 hükmünce) sebepsiz zenginleşme kapsamında istenebileceği, iade borcunun olduğu kanaatine varılabileceği, ancak takdirin, TMK m. 4 hükmünce Mahkeme'ye ait olduğu,
tarafların, icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Mahkemenin takdirleri içerisinde kaldığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda;Davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğu,------sayılı dosyalarına ilişkin itirazın iptalinin istenildiği, -----cari hesap alacağına ilişkindir.-----sayılı dosyanın sözleşme şartlarına uyulmaması sebebiyle verilen yatırımın iadesi alacağına ilişkindir.----- sayılı dosyanın 10.000,00-USD karşılığı olarak 55.910,00-TL cezai şart alacağına ilişkindir.
Taraflar arasındaki hukuki ihtilafın, davacı yanın 05/08/2019 tarihinde borçlu aleyhine --------sayılı dosyası ile sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı verilen yatırımın iadesi bedeli karşılığı 20.000 TL'lik asıl alacak, 05/08/2019 tarihinde borçlu aleyhine ------- Esas sayılı dosyası ile sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı cezai tutar olarak 10.000USD-55.910TL, 04/10/2019 tarihinde borçlu aleyhine --------- sayılı dosyası ile cari hesap alacağı için 1.999,62 TL tutarında icra takibi başlatması karşısında davalının takibe itiraz etmesine ilişkin olduğu, Mali inceleme ile,
(Davacının---------- tarihinde borçlu aleyhine --------- sayılı dosyası ile Cari Hesap alacağı için 1.999,62 TL.nin ödenmesini talep ettiği) rapor muhteviyatında açıklamalar ışığında davacının davalıdan 04/10/2019 takip tarihi itibariyle davacı yanın davalı yandan 1.999,62 TL cari hesap olarak alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3.
Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 1.999,62 TL cari hesap alacağı olduğu,
davacı tarafça “sözleşme'nin özen borcuna ilişkin maddesi gereği davalı tarafın, davacının ürününün isim ve şöhreti ile bağdaşır bir şekilde satış politikasını tayin etmeyi ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, optimum seviyeden kastın, satışların aylık en az -------------- satışını gerçekleştirmek olduğunu, ancak davalının belirtilen kota miktarlarına uygun satış yapmayarak özen borcuna aykırı davrandığını, belirlenen kota miktarının çok altında ürün alımı gerçekleştirdiğini” beyanı doğrultusunda davacı tarafından 2014-2015 yılları toplam satımların 14.983,36TL olduğu,
bu satımların 30 koli karşılığı 1.267,20 TL'lik kısmının sözleşme dahilinde verilen bedelsiz ürün olduğu, toplamda davacı tarafından davalı yana 569 koli verildiği, 569 kolinin 136'sının sözleşme dışı verilen ürünler, 1 kolisinin ise sözleşme öncesi verildiği tespit edilmiş olup verilen 569 koliden 137 kolinin düşülmesi sonrası davalının davacıdan toplamda 432 koli alım gerçekleştirdiği tespit edilmiş olup davalı tarafından davacıdan sözleşmede kararlaştırılan 3.602 koli alımın ise gerçekleştirilmediğinin tespit edildiği,
sözleşmede, sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde 10.000ABD Dolarının ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı ceza koşulu (cezai şart) bedelinin ödeneceği kararlaştırılmış olup davacının ------------sayılı dosyası ile 10.000USD-55.910 TL'yi “sözleşme şartlarına uyulmaması nedeni ile cezai tutar” olarak istediği görülmekle, sözleşmedeki anılan ceza koşulu hükmü değerlendirildiğinde taraflarca hükmün, TBK m. 179/1! hükmü gereğince “ifa yerine ceza koşulu (cezai şart)” olarak kararlaştırıldığı kanaatine varılabileceği; bu halde davalının sözleşmeyi ihlal ettiği, borca aykırı davrandığı,
kararlaştırılmış olan ceza koşulunun ödenmesinin istenebileceği, davacı “sözleşmenin 3. maddesinin “Müşteriye, baştan bir defaya mahsus münhasır satış ve reklam yer bedeli olarak KDV hariç 16.950 TL ödenecektir.” şeklinde olduğunu; ayrıca sözleşmedeki Özel Şartlar'ın devamında “İşbu Özel Şartlar ile Müşteri'ye sağlanan avantaj ve imtiyazlar Müşteri'nin kendisine emaneten bırakılan cihazlar içerisinde yabancı ürün bulundurmaması, ürünü soğuk sunması, reklam tabelalarının temiz ve ışığının yanar durumda tutulması dahil Sözleşme ile belirlenen tüm hak ve yükümlülüklerine Sözleşme süresince kesintisiz ve tamamen uyması koşuluna bağlı olduğu,
sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde, Müşteri yukarıda yazılı şartlar doğrultusunda sağladığı tüm avantaj ve imtiyazların ödeme günündeki rayiç değerleri toplamını ---------------- herhangi bir icra takibi, Mahkeme kararı, ihtar veya benzeri bir uyarıya gerek kalmaksızın derhal ödeyeceği, Müşteriye Özel Şartlar ile tanınan tüm avantaj, imtiyaz ve haklar sadece Sözleşme'de belirlenen süre için geçerlidir.” hükmünce davalıya münhasır satış ve reklam yeri bedeli olarak KDV dahil 20.001 TL'nin ödendiğini ve davalı tarafça 16.04.2014 tarih-010427 seri nolu 20.0001 TL bedelli faturanın düzenlendiği;
işbu bedelin ödenmemesi üzerine sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı verilen yatırımın iadesi bedeli karşılığı ------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını” beyan etmiş olup, (-------- Esas sayılı dosyası ile sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı verilen yatırımın iadesi bedeli karşılığı 20.000 TL'lik asıl alacak talep edilmiş olup) Davacının, sözleşmede kararlaştırılan satış ve reklam yer bedeli olarak davalıya 20.001 TL ödediği, Sözleşmenin 3. Maddesinde davalıya münhasır satış ve reklam yer bedeli olarak KDV hariç 16.950 TL'nin ödeneceğinin;
ayrıca sözleşmedeki Özel Şartlar'da davalı müşteriye, davalının sözleşme ile belirlenen tüm hak ve yükümlülüklerine, sözleşme süresince kesintisiz ve tamamen uyması koşuluna bağlı olarak avantajların ve imtiyazların sağlandığının kararlaştırıldığı görülmekle sözleşmede taraflarca bu hükümde (TBK m. 173 hükmünce*) bozucu koşulun (infisahi şartın) kararlaştırıldığı; davalının sözleşmeyi ihlal ettiği, borca aykırı davrandığı, davalıya sağlanan avantaj-imtiyaz olarak ödenen bedelin (20.0001TL nin), sözleşmenin anılan hükmü gereğince davalıdan, (TBK m. 77 hükmünce) sebepsiz zenginleşme kapsamında istenebileceği, iade borcunun olduğu,
davalı --------------- diğer davalı şirket ile birlikte, sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak borçlu bulunduğu anlaşılmış olup açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/868, K. 2024/607, 6 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama