KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/348
- Karar No
- 2024/637
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2024
Karar Metni
3.332 kelime·17 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/348
KARAR NO: 2024/637
DAVA: TAZMİNAT (HAKSIZ REKABETTEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 04/06/2021
KARAR TARİHİ : 13/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin elektronik güvenlik sektöründe üretici, yurtdışı distribütörlükleri olan bir firma olduğu, büyük yapı marketleri, e ticaret siteleri ve bayi ve yetkili satış noktaları üzerinden satış yaptığı, faaliyet alanlarının ise güvenlik kameraları, hırsız alarm, yangın alarm, gaz alarm, mağaza teşhir alarm ve elektronik mağaza ürün koruma sistemleri olduğunu, davalı ...'ın ise bir dönem davacı firma bünyesinde yapı markette ürün tanıtım personeli olarak çalıştığını, mesaisinin tamamını ----- mağazalarında geçirdiğini, buralarda firmanın mallarının tanıtım ve raf düzenlemelerini yaptığını,
2019 yılı ikinci yarısından itibaren davalı ...'ın sorumlu olduğu mağazalardan şikayetler gelmesi ve telefonuna ulaşılamaması üzerine kendisine ihtar çekildiği, babasının sağlık sorunları nedeniyle mağazalarla ilgilenemediğini beyanı üzerine iş akdinin feshedilmediğini, 2020 Yılı başında davalının mağazalara düzenli gitmediği üzerine şikayetlerin yoğunlaştığı, davacının davalıdan istemiş olduğu ve davalı tarafından gönderilen reyon resimlerinin hepsinin aynı olduğu ve mağazalara gittiğinde konum atmasının istenmesine rağmen konum gönderilmediğini,
davacı şirketin davalı ...'ın bir şirket kurduğu ve orada müdürlük yaptığı yönde duyumlar aldığı, bunun üzerine ---- Noterliğinin 20.03.2020 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarı ile işe gelememe sebebini bildirmesi ve haksız rekabet hakkındaki duyumları hakkında cevap istediğini, bu ihtara cevap gelmemesi üzerine iş akdinin 07.04.2020 tarihinde sonlandırıldığı, iş Kanununun 25/2 Maddesi uyarınca haklı nedenle feshettiğini, 10.04.2020 tarihinde -----.
Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı ihtarı ile bildirildiği, 3. Kişi ---- 23.09.2020 tarihinde davacıya kendileriyle çalışmayacaklarını bildirdikleri,“ ----- Aralık 2020 insörtünde davalı şirketin ürünlerinin reklam edildiğinin görüldüğünü, davacının yaptığı araştırmada davalı ...'ın davacı şirkette sigortalı olarak çalıştığı sürede ----- gerekli zemini hazırladığı ve 30.01.2020 tarihinde davalı şirketi kurduğu ve bu şirket üzerinden ---- ürünlerin satışını yaptığını, 15 yıldır davacı ile çalışan ------ davalı ...'ın davacı ile iş akdinin feshedilmesinden sonra davacı ile ilişkisini kesip davalı şahıs ve firma ila çalışmaya başlamasının da,
davalıların haksız rekabet yoluyla davacının pazar payını daralttığı ve zarar uğrattığının göstergesi olduğunu, davalının davacının müşteri portföyünü, satışını temsil ettiği ürünlerin özelliklerini, formül ve yöntemlerini tanıması ve çalıştığı işyeri sırlarını öğreneceği sebebiyle haklı ve hukuki olarak somut bir faaliyet alanında ve sınırlı bir zamanlama diliminde (3 sene) rekabet teşkil edecek herhangi bir eylemde bulunmayacağını yazılı bir şekilde kabul ettiği, bu konuda taraflar arasında akdedilmiş sözleşme bulunduğu,
davalının davacı firmada çalışırken kendi ürünleri hakkında ambalaj ve katalog çalışması yaptığı, ----- kendi ürünlerinin davacı şirket ürünlerinden daha iyi ve daha ucuz olduğunu teklif ve ikna ettiğini, davalının işbu haksız fiil/rekabetini, davacı tarafından yapılan tüm ihtar ve ikazlara rağmen devam ettirildiğini beyan ederek evvelemirde davalıların gerçekleştirdikleri fiillerin haksız rekabet unsurları taşıdığının tespiti ile Borçlar Kanununun 446/2.
Maddesi uyarınca, ... tarafından imzalanan mezkur sözleşmenin 12. Maddesi mucibince ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 (Bin) TL'nin davalılardan alınarak tarafına verilmesi, haksız ve hukuka aykırı şekilde imalat ve satış yapmak suretiyle gerçekleştirilen işbu haksız rekabetin men'ini, satışların önlenmesi ile ürünlerin ticari gaye ile bulundukları yerlerden toplatılmasına, masrafları davalılara ait olmak üzere hükmün ulusal yayın yapan ve tirajı en az 50.000 olan bir gazetede ilanına karar verildiği,
davacının uğradığı haksız fil ve bunun neticesinde oluşan mağduriyet ile davalıların sebepsiz zenginleşmesine binaen ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 (Bin) TL maddi, müşteriler nezdinde düştüğü durumun telafisi için de 60,000 TL manevi tazminat ile 23.03.2020 tarihli ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile her halükarda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmili ile gereğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle. Haksız rekabet davalarında zaman aşımının 1 yıl olduğu, davalı şirketin 30.01.2020 yılında kurulmuş olduğu ve ticaret sicili kaydedilmiş olduğunu, davalının önce davacı şirket sahibi ve davacının davalıya destek vereceğini tanıklar huzurunda söylediğini, davacının şirket kurulumundan haberi olması sebebiyle zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu,
davanın reddinin gerektiği, davalının davacı şirkette yaptığı işin niteliğinin ----- çalışma şekli gibi hususlar göz önüne alındığında davalının kurmuş olduğu şirketin haksız rekabet kapsamına girmediğini, davalının her sabah ------ giderek davacı şirkete ait güvenlik kameralarının bulunduğu reyonları düzenlediği ve satışı için orada beklediğini, davalının davacı şirketten 2019 yılı Kasım ayında ayrıldığı, bu durumun davalıya yapılan ödeme dekontları ve davalının yurt dışında kaldığı sürelerden de görüldüğünü, davalıya her ay maaş olarak ödeme yapıldığı, son ödemenin 07.01.2020 tarihinde yapılmış olduğu,
bundan sonra herhangi bir ödeme yapılamamış olduğunu, davacının davalının 2020 Nisan ayına kadar çalıştığı iddiasının mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 4 kere 5 er gün olmak üzere işi gereği ---- Cumhuriyeti'ne gidip geldiğini, ----- şirketine herkes tarafından ürün satışının yapılabildiği,
davalının reyon düzenleyici olduğunda göz önünde tutulduğunda davacı firmada çalışmış olmasının sonrasında şirket olarak ---- satımında yararının olmadığının açık olduğunu, davacının dava dilekçesinde davalının reyon düzenleyici olduğunu ve tüm gününü ----- geçirdiğini belirttiği, bunun da davalının davacı şirket hakkında bilgi, tecrübe edinemeyeceği ve ticari sırlara vakıf olamayacağının kanıtı olduğunu, rekabet yapıldığını bahsedilebilmesi için bu hususun yazılı yapılması gerektiği, somut olayda böyle bir sözleşme bulunmadığını,
davacının davalının performansı ve işi aksattığına yönelik iddialarının dayanaksız ve gerçeğe aykırı olduğunu beyan ederek davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız rekabet sebebiyle cezai şartın ödenmesi, maddi ve manevi tazminat istemi, haksız rekabetin tespiti ve meni, ilanı istemine ilişkindir.Elektrik elektronik mühendisi, haksız rekabet uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle.
İşçi-İşveren ilişkisinde rekabet yasağı iş sözleşmesi devam ederken ve iş sona erdikten sonra rekabet etmeme borcu olarak iki şekilde incelenebileceği, Davalı ... tarafından iş sözleşmesi devam ederken kurulan davalı şirketin faaliyet alanının çıkar çatışmasına ve menfaat zedelemeye sebep olacak nitelikte olduğu,
bu durumun işçinin iş sözleşmesi devam ederken işverenine sadakat borcunun yükümlülüğü olan rekabet etmeme yasağının ihlali anlamına geleceği ve haksız rekabet oluşacağı ancak iş sözleşmesi devam ederken işçinin yükümlülüklerini ihlal etmesi“ dürümünda talep edilebilecek tazminatın iş hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı şirket ile davalı ... arasında 11.09.2019 tarihinde iş sözleşmesinin akdedildiği,
sözleşmenin 12. Maddesinde: “ ----- işten ayrıldıktan sonra 3 yıl boyunca Elektronik Güvenlik Sistemleri sektöründe gerek bağımsız gerek personel olarak çalışamaz, çalıştığının tespiti durumunda 20.000 USD maddi ve manevi tazminatları nakden ve derhal ödeyeceğini işbu sözleşme gereği taahhüt eder. * şeklinde rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin bulunduğu, rekabet sözleşmesine ilişkin yazılı şekil şartının sağlandığı, işçinin üstlendiği görev itibariyle müşteriyi tanıma ve işverenin yaptığı işler ile satışı yapılan ürünler hakkında bilgi sahibi olma imkanının bulunduğu,
dolayısıyla işverenin rekabet yasağı ile korunmaya değer menfaatinin olduğu görülmekle rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu, bu sebeple davalının rekabet etmeme yükümlülüğünün sözleşmede bulunan sınırlar dahilinde devam edeceği, davalının eylemleri dikkate alındığında davalının rekabet yasağı sözleşmesiyle belirlenen yükümlüklerine aykırı hareket ederek rekabet sözleşmesini ihlal ettiği ve haksız rekabete sebebiyet verdiği,
buna göre, haksız rekabete uğrayan davacının kusur varsa zarar ve ziyanını tazmin edebileceği, dosya verilerinden davacının haksız rekabet sebebiyle uğradığı maddi zararın davalı şirket tarafından dava dışı şirkette satış yapılmamış olsaydı davacı tarafından 2020 yılında ve 2021 yılında dava dışı şirkette yapacağı satışlardan kaynaklı elde edebileceği kar şeklinde toplam 18.717,26-TL olarak hesaplanabileceği, manevi zarar ve diğer taleplere ilişkin değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olacağı,
taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre rekabet yasağı kaydının ihlali halinde işçi tarafından 20.000-USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının 20.000-USD cezai şartı ayrıca talep edebileceği, rekabet yasağı süresinin kanunda düzenlenen sınırlamayı aştığı, özel durum ve koşulların oluşup oluşmadığına dair değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu,
süre unsurunun TBK 444 maddesinde düzenlenen geçerlilik koşullarından biri olmaması sebebiyle söz konusu rekabet kaydına hükümsüzlük yaptırımının uygulanmaması gerektiği, hakimin sözleşmeyi ayakta tutabilmek için süreyi sınırlandırabileceği ancak nihai değerlendirmenin mahkemede olacağı bildirilmiştir.Elektrik elektronik mühendisi, haksız rekabet uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan ek raporda özetle.
2020 yılları mizanlarında, davaya konu satışları ile davaya konu olmayan satışları için katlanmış olduğu giderlere ait alt hesap kullanmadığından, davacının tüm net satışlarının ilgili yılların kurumlar vergisi beyannamelerine ve mizanlarına göre dönemler itibariyle faaliyet karlığı sunulduğu, davacı şirketin, 2021 yılında dava dışı şirkette satışları bulunmadığından 2021 yılı dışlanarak,
2019 - 2020 dönemine ilişkin olarak faaliyet karlılık oranı aşağıda gösterilmiştir.¸Davacı şirketin 2019 yılı net satışların faaliyet karlarına oranı %10,53, 2020 yılı net satışlarının faaliyet karlarına oranı %1,78 olduğu ve davacı şirketin ortalama %6,16 kar oranı ile çalıştığı görülmekte olduğu, davacı şirketin 2019 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerine göre dava dışı ----- satışları aşağıdaki gösterildiği,
¸Davacı şirketin dava dışı ----- 2019 yılda satışlarının 268.943,40 TL, 2020 yılında satışlarının 124.412,16 TL olduğu ve 2021 yılında dava dışı ---- satışlarının olmadığı görünmekte olduğu, davalı şirketin 2020 ve 2021 yılları BS formlarına göre dava dışı ----- satışları aşağıdaki gösterilmiştir.¸Davalı şirketin dava dışı ----- 2020 yılında satışlarının 284.005,00 TL olduğu ve 2021 yılında dava dışı ---- satışlarının 738.796,35 olduğu görülmekte olduğu,
davalı şirket tarafından dava dışı şirkette satış yapılmamış olsaydı davacı tarafından 2020 yılında ve 2021 yılında dava dışı şirkette yapacağı satışlardan kaynaklı elde edebileceği kar aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.¸Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına dava dışı şirkette 1.022.801,35 TL tutarlı satış yaptığı, iş bu satış tutarının, davacının %6,16 karlılık oranına göre davacı şirketin vergi öncesi karının 63.004,57 TL, 2020 yılında kurumlar vergisi oranın %22, 2021 yılında %25 olduğu dikkate alınarak, davacının vergi sonrası net karının vergi sonrası net karının 47.778,27 TL olduğu hesaplandığı,
ayrıntılı hesaplandığı üzere, Haksız rekabete uğrayan davacının kusur varsa zarar ve ziyanını tazmin edebileceği, dosya verilerinden davacının haksız rekabet sebebiyle uğradığı maddi zararın davalı şirket tarafından dava dışı şirkette satış yapılmamış olsaydı davacı tarafından 2020 yılında ve 2021 yılında dava dışı şirkette yapacağı satışlardan kaynaklı elde edebileceği kar şeklinde toplam 47.778,27-TL olarak hesaplanabileceği bildirilmiştir.
Davacı vekili, 08/07/2024 tarihli talep artırım dilekçesi sunmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Davanın, haksız rekabet sebebiyle cezai şartın ödenmesi, maddi ve manevi tazminat istemi, haksız rekabetin tespiti ve meni, ilanı istemine ilişkin olduğu,
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı ...’ın sigortalı olarak çalıştığı sürede dava dışı
----- gerekli zemini hazırladığını, kendi ürünleri hakkında ambalaj ve katalog
çalışmaları yaptığını ve 30.01.2020 tarihinde şirket kurduğunu ve bu şirket üzerinden
---- ürünlerin satışını yaptığını, ------- kendi ürünlerinin davacı şirket ürünlerinden
daha iyi ve daha ucuz olduğunu teklif ve ikna ettiğini, kendilerinin 15 yıldır ’----
çalıştıklarını ancak davalının iş akdinin feshedilmesinden sonra --- davalının şirketi
ile çalışmaya başladığını, bu durumun pazar paylarını daralttığını ve zarara uğradıklarını,davalının davacının müşteri portföyünü, satışını temsil ettiği ürünlerin özelliklerini, formül ve yöntemlerini tanıması ve çalıştığı işyeri sırlarını öğreneceği sebebiyle haklı ve hukuki olarak somut bir faaliyet alanında ve sınırlı bir zamanlama diliminde (3 sene) rekabet teşkil edecek herhangi bir eylemde bulunmayacağını yazılı bir şekilde kabul ettiğini, bu konuda taraflar arasında akdedilmiş sözleşme bulunduğunu, ve bu eylemlerin haksız rekabet olduğunu ileri sürmektedir.
İşçi-İşveren ilişkisinde rekabet yasağı iş sözleşmesi devam ederken ve iş sözleşmesi sona erdikten sonra rekabet etmeme borcu olarak iki şekilde incelenebilir. İş sözleşmesi devam ederken işçinin işverenle rekabet yasağının kaynağını, işçinin sadakat borcu oluşturmaktadır.Ancak, taraflar eğer rekabet etmeme yükümlülüğünün iş sözleşmesi sona erdikten sonra da devam etmesini istiyorsa, iş sözleşmesine bu konuda bir şart koymalı ya da ayrı bir rekabet
yasağı sözleşmesi yapmalıdır. (-----)Somut olayda davalı ... ile davacı şirket arasında başlangıçta işçi-işveren ilişkisininbulunduğu, ancak 07.04.2020 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilmesiyle birlikte bu ilişkinin sonlandığı, haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen eylemlerinin iş sözleşmesi devam ederken
gerçekleştirilen eylemler ve iş sözleşmesi feshi sonrası gerçekleştirilen eylemler olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği görüşüne varılmıştır.
İşçi- İşveren ilişkisi devam ederken gerçekleşen eylemler yönünden değerlendirmede;
Ticaret sicili kayıtlarına göre davalı ...’ın davacı ile hizmet ilişkisi devam ederken
30.01.2020 tarihinde ----- ünvanı altında toptan ve dış ticaret faaliyet alanında şirket
kurduğu, şirket kuruluş tarihinin 30.01.2020 olması sebebiyle şirketin hizmet ilişkisi devam ederken kurulduğunun açık olduğu, şirketin ticaret unvanının davacının faaliyet alanına benzer nitelikte olduğu, ancak salt şirket kuruluşunun iş sözleşmesi devam ederken rekabet etmeme yasağını ihlal anlamına gelmeyeceği, ayıca çıkar çatışmasına ve menfaat zedelemeye sebep olacak nitelikte ortak faaliyet alanı bulunup bulunmadığı nın araştırılması gerektiği ( Yargıtay ---- Hukuk Dairesi Esas No: ---- Karar No: ---- Tarihi: 09/02/2015)”),
teknik incelemeyle davalı firma tarafından satılan cihazların davacının faaliyet alanındaki cihazlardan olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar-----cevap yazısında davalı şirketle çalışmaya başlama tarihinin fesihten sonraki dönem olan Eylül 2020 ve ilk mal girişinin Aralık 2020 olduğu beyan edilmişse de, satışı gerçekleştirilen cihazların nevi dikkate alındığında şirketin davacı ile aynı faaliyet alanındaki ürünleri satmaya yönelik irade ile kurulduğu, bu sebeple davalı ... tarafından iş sözleşmesi devam ederken kurulan davalı şirketin faaliyet alanının çıkar çatışmasına ve menfaat zedelemeye sebep olacak nitelikte olduğu,
bu durumun işçinin iş sözleşmesi devam ederken işverenine sadakat borcunun alt yükümlüğü olan rekabet etmeme yasağının ihlali
anlamına geleceği ve haksız rekabet oluşacağı ancak iş sözleşmesi devam ederken işçinin yükümlülüklerini ihlal etmesi durumunda talep edilebilecek tazminatın iş hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,İş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen eylemlerin değerlendirilmesinde ;İş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki dönemde işçinin rekabet hakkını sınırlandıran rekabet
sözleşmesine ilişkin hükümler Türk Borçlar Kanunu’nun 444-447. maddeleri ile
düzenlenmiştir.Davacı davalının müşteri portföyünü, satışını temsil ettiği ürünlerin özelliklerini, formül ve yöntemlerini tanıması ve çalıştığı işyeri sırlarını öğreneceği sebebiyle haklı ve hukuki olarak somut bir faaliyet alanında ve sınırlı bir zamanlama diliminde (3 sene) rekabet teşkil edecek herhangi bir eylemde bulunmayacağını yazılı bir şekilde kabul ettiğini, bu konuda taraflar arasında akdedilmiş sözleşme bulunduğunu ileri sürmektedir.Yapılan incelemede davacı şirket ile davalı ... arasında 11.09.2019 tarihinde iş sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin 12. Maddesinde: ‘’ -----işten ayrıldıktan sonra 3 yıl boyunca Elektronik Güvenlik Sistemleri sektöründe gerek
bağımsız gerek personel olarak çalışamaz. Çalıştığının tespiti durumunda 20.000 USD maddi ve manevi tazminatları nakden ve derhal ödeyeceğini işbu sözleşme gereği taahhüt eder. ‘ şeklinde rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin bulunduğu görülmüştür.TBK ilgili hükümleri bağlamında rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik koşulları genel olarak işçinin fiil ehliyetine sahip olması, sözleşmenin yazılı olarak iş sözleşmesinde veya daha sonra düzenlenecek ayrı bir sözleşme ile yapılması ve işverenin korunmaya değer menfaatinin olması şeklinde sıralanabilir.
Somut uyuşmazlıkta rekabet etmeme yasağının taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinde yazılı olarak düzenlendiği ve yazılı şekil şartının sağlandığı, işçinin üstlendiği görev itibariyle müşteriyi tanıma ve işverenin yaptığı işler ile satışı yapılan ürünler hakkında bilgi sahibi olma imkanının bulunduğu, keza iş sözleşmesi devam ederken aynı sektörde kurmuş olduğu şirket ve devamında dava dışı -----aynı nevi cihazların satışının gerçekleştirilmesinin davalının bu ürünler ve müşteri hakkında kendisiyle çalışılmasını sağlayacak düzeyde bilgi sahibi olduğunun göstergesi olduğu, dolayısıyla işverenin rekabet yasağı ile korunmaya değer menfaatinin olduğu görülmekle rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu, bu sebeple
davalının rekabet etmeme yükümlülüğünün sözleşmede bulunan sınırlar dahilinde devam edeceği görüş ve kanaatine varılmıştır.Taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi sözleşmenin 07.04.2020 tarihinde feshedilmesiyle sona ermiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemelerle tespit edildiği üzere davalı ... iş sözleşmesi devam ederken rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı hareket ederek kurmuş
olduğu şirket üzerinden iş sözleşmesi sona erdikten sonra dava dışı ---- firmasıyla
çalışmaya başlamış, 2020 ve 2021 yıllarında ----- firmasına davacının faaliyet alanına ilişkin cihazlar satmıştır. Davalının eylemleri dikkate alındığında davalının rekabet yasağı sözleşmesiyle belirlenen yükümlüklerine aykırı hareket ederek rekabet sözleşmesini ihlal ettiği ve haksız rekabete sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre rekabet yasağı kaydının ihlali halinde işçi tarafından 20.000-USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.Böyle bir durumda işveren tazminat hakkı yanında cezai şartı da talep edebilecektir. TBK madde446/2’de düzenlenen ‘’Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.’’hükmü gereğince davalının 20.000-USD cezai şartı ayrıca talep edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Öte yandan sözleşmede rekabet etmeme yasağının 3(üç) sene olarak belirlendiği ancak TBK madde 445’te düzenlenen. Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. hükmü nezdinde sözleşmede belirlenen rekabet yasağı süresinin kanunda düzenlenen sınırlamayı aştığı,
özel durum ve koşulların bulunduğuna dair bilgi ve belge olmaması sebebiyle bu sürenin 2 yıl olarak değerlendirilmesi gerektiği,Haksız rekabetin rekabet etmeme yasağı kapsamında gerçekleştiği ve bu sürenin 2 yıl olması gerektiği sebepleriyle davacının dava dilekçesindeki maddi tazminat talepleri dışındaki sair talepleri yerinde görülmediği,
eylemlerin manevi tazminat talep edilebilecek nitelikte olmaması sebebiyle manevi tazminat talebi yerinde görülmediği,İşçi-İşveren ilişkisinde rekabet yasağı iş sözleşmesi devam ederken ve iş sona erdikten sonra rekabet etmeme borcu olarak iki şekilde incelenebileceği, Davalı ... tarafından iş sözleşmesi devam ederken kurulan davalı şirketin faaliyet alanının çıkar çatışmasına ve menfaat zedelemeye sebep olacak nitelikte olduğu,
bu durumun işçinin iş sözleşmesi devam ederken işverenine sadakat borcunun yükümlülüğü olan rekabet etmeme yasağının ihlali anlamına geleceği ve haksız rekabet oluşacağı ancak iş sözleşmesi devam ederken işçinin yükümlülüklerini ihlal etmesi“ durumunda talep edilebilecek tazminatın iş hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,Davacı şirket ile davalı ... arasında 11.09.2019 tarihinde iş sözleşmesinin akdedildiği,
sözleşmenin 12. Maddesinde: “ ----- işten ayrıldıktan sonra 3 yıl boyunca Elektronik Güvenlik Sistemleri sektöründe gerek bağımsız gerek personel olarak çalışamaz, çalıştığının tespiti durumunda 20.000 USD maddi ve manevi tazminatları nakden ve derhal ödeyeceğini işbu sözleşme gereği taahhüt eder.'' şeklinde rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin bulunduğu, rekabet sözleşmesine ilişkin yazılı şekil şartının sağlandığı, işçinin üstlendiği görev itibariyle müşteriyi tanıma ve işverenin yaptığı işler ile satışı yapılan ürünler hakkında bilgi sahibi olma imkanının bulunduğu,
dolayısıyla işverenin rekabet yasağı ile korunmaya değer menfaatinin olduğu görülmekle rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu, bu sebeple davalının rekabet etmeme yükümlülüğünün sözleşmede bulunan sınırlar dahilinde devam edeceği,
Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre rekabet yasağı kaydının ihlali halinde işçi tarafından 20.000-USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının 20.000-USD cezai şartı talep edebileceği, sözleşmenin davacı ile davalı ... arasında yapılması sebebiyle cezai şartın ...'dan talep edilebileceği,
talep artırım dilekçesinin verilmiş olduğu tarih itibariyle ----- efektif satış kuru olan 32,7479-TL üzerinden hesaplanan 654.958,00 TL cezai şart tazminatı talep edilebileceği,Davalı ... eylemleri dikkate alındığında davalının rekabet yasağı sözleşmesiyle belirlenen yükümlüklerine aykırı hareket ederek rekabet sözleşmesini ihlal ettiği ve haksız rekabete sebebiyet verdiği, diğer davalı şirketin ise ... tarafından kurulması ve münferiden yetkilisi /ortağı olması sebebiyle haksız rekabetten haberdar olduğu ve eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu,
buna göre, haksız rekabete uğrayan davacının zarar ve ziyanını tazmin etmeleri gerektiği, Davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına dava dışı şirkette 1.022.801,35 TL tutarlı satış yaptığı, iş bu satış tutarının, davacının %6,16 karlılık oranına göre davacı şirketin vergi öncesi karının 63.004,57 TL, 2020 yılında kurumlar vergisi oranın %22, 2021 yılında %25 olduğu dikkate alınarak, davacının vergi sonrası net karının vergi sonrası net karının 47.778,27 TL olduğu hesaplandığı,
Haksız rekabete uğrayan davacının kusur varsa zarar ve ziyanını tazmin edebileceği, dosya verilerinden davacının haksız rekabet sebebiyle uğradığı maddi zararın davalı şirket tarafından dava dışı şirkette satış yapılmamış olsaydı davacı tarafından 2020 yılında ve 2021 yılında dava dışı şirkette yapacağı satışlardan kaynaklı elde edebileceği kar şeklinde toplam 47.778,27-TL olarak hesaplandığı, anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak belirtilen gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/348, K. 2024/637, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama