İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/439 K.2024/343

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/439Karar2024/343Tarih10 Mayıs 2024Okuma16 dk · 3.137 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/439
Karar No
2024/343
Karar tarihi
10 Mayıs 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.137 kelime·16 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/439

KARAR NO:2024/343

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)

DAVA TARİHİ : 16/06/2021

KARAR TARİHİ: 10/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Taraflar arasındaki sözleşme gereğince, akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını dava dışı borçlu ------ise Müteselsil Kefaletname uyarınca üstlendiği borçlarını ödememesi üzerine davalı şirketten alacaklarının tahsil edilmemesi neticesinde----------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi ile icra takibinin durdurulduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız ve yersiz olduğunu, asıl alacağa, faize, masraf ve vekalet ücretine yönetil itirazın iptaline, icra takibinin devamının davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda açılan davanın mesnetsiz, haksız ve her türlü hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, yetki itirazları bulunduğunu, yetkili mahkemenin-----Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede doğacak ihtilafların halli için ---- Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin selahiyeti olacağı, davacı tarafın somutlaştırma ve ispat yükümünü yerine getiremediğini, talep sonucunun açık ve net şekilde gösterilmediğini, davacının davasında hukuki yararı bulunmadığından davanın usul yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri,

getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Huzurdaki dava,--------- sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları görülmüştür.----- sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.

6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."

(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."

(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."

(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."

(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."

TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecekşekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."

(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.

Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir.

Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz.

Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.

Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.

Mahkememizce işbu dosyada, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde ------ Asliye Hukuk Mahkemesince talimat yolu ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi raporu dosya arasına alınmıştır. Talimat yolu ile SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.

Davalı -----ticari defter incelemeleri-----Davalının 2018-2019-2020 yılı defterleri yeni TTK'nin 64.maddesinin 3.fıkrası gereğince açılış tasdiklerinin ve kapanış tasdikini kanuni süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, yeni TTK'nin 64.maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartlar taşıdığında 2018-2019-2020 yılı yasal defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği bulunduğu hususu mahkemenin takdirine arz edildiği, davacı ile davalı arasında ilk kez 16.05.2007 tarihinde taraflar arasında ticari ilişki ve cari hesap sözleşmesi düzenlediği,

daha sonra yapılan sözleşmeler bu ana sözleşmeye ve ilişkiye dayalı sözleşmeler olduğu,16.05.2007 tarihli ipotek ile 04.05.2019 tarihli sözleşme ve 14.03.2020 tarihli müteselsil kefaletname birbirine bağlı ve ayrılması mümkün olmayan sözleşmeler olduğu, davacı lehine --------- bedelli ipotek tesis edildiği de açıktır.

Taraflar arasında düzenlenen ipotek cari hesap sözleşmesine ve ticari ilişkiye dayalı ipotek olup, kayıtsız ve şartsız para borcuna havi olmadığı, dosya ve eklerinde davalı ile dava dışı dava dışı ---- tarihinde çerçeve protokol imzaladıkları görüldüğü, dosya ve eklerinde-------- tarihine kadar standart bayilik sözleşmesi imzaladıkları görüldüğü, dosya ve eklerinde ---- tarihine kadar ------- taraflar arasında imzalandığı görüldüğü,

davalının beyanlarına göre davacı olan---- dava dışı olan ------ firmasının birbirlerinin devamı olduklarından dolayı, dava dışı olan -------- devam eden ----- sayılı davanın derdest olduğu ve aynı konulardan ----- firmasının dava açma hakkına sahip olmadığını beyan ettikleri, ilk sözleşmesini ------ yapıldığı 1.dereceden 200.000,00 TL lik ipotek bırakıldığı ancak, 2013 yılında ------ dönüşmesiyle yeni bir sözleşme yapıldığı, 200.000,00 TL bedel ile ikinci dereceden yeni ipotek taşınmazlar üzerine koyduğu,

dolayısıyla ------- firmalarının aslında tek bir çatı altında hareket ettikleri sabit olduğu,------- taraftan kar mahrumiyeti ve erken fesihten kaynaklı tazminat talep hakkı olmadığı, çünkü sözleşmesi devam eden ve erken fesih ve tazminat hakkı olan ---- tarafımızdan yukarda belirtmiş olduğu dava ile talep ettiği, davalı ------- arasındaki sözleşme süreci değerlendirilip varsa doğan alacaklar bunların temlik edildiği----- devredilip devredilemeyeceği,

dosya ve eklerinin incelenmesi neticesinde Davacı----- dava dışı ------- olan firmaların bir biriyle hukuki bir bağlantılarının olup olmadığı konusunda uzmanlık alanı olmadığından dolayı hukuki alanda uzman bilirkişi tarafından raporunun alınması ve tespitlerin yapılması takdiri Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce işbu dosyada, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi,

nitelikli hesap alanında uzman (Borçlar-Ticaret Hukukçusu) ve akaryakıt (sektör uzmanı) alanında uzman bilirkişiler marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi, nitelikli hesap alanında uzman (Borçlar-Ticaret Hukukçusu) ve akaryakıt (sektör uzmanı) alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.

Davacının incelenen defterlerinde davalı şirkette ait ---------- nodu hesabın incelenmesinde 2017 yılından devreden 1.698,17 TL ile birlikte toplam 2.232.822,11 TL borç kaydettiği, karşılığında 2.233.825,11 TL alacak kaydı girmek suretiyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 1.003,00 TL alacaklı olduğu görüldüğü,

davalı tarafından taraflar arasında imzalanan 04.09.2019 tarihli sözleşme kapsamında davalının sözleşmenin 1.dönemi olan -------- dönem aralığında 15,8730 ton ürün alımı yaptığı ve 154,119 ton eksik sözleşmenin 3.dönemi olan 04.05.2021 - 03.05.2022 dönem aralığında, herhangi bir ürün alımı yapmadığı ve 170,00 ton eksik ürün alımı gerçekleştirdiği, sözleşmenin 4.dönemi olan ---------- dönem aralığında herhangi bir ürün alımı yapmadığı ve 170,00 ton eksik ürün alımı gerçekleştirdiği, bu durumda, davalı tarafından eksik ürün alımının 494,119 Ton olduğu görüldüğü,

davalının 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defterleri 2023/5 Talimat sayılı dosya SMMM Bilirkişi----- tarafından incelendiği, 31.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda muavin defter kayıtlarının bulunmadığı görüldüğü, 04.05.2019 tarihinde davacı----------- adresinde kayıtlı gayrimenkul üzerinde bulunan akaryakıt satış ve servis istasyonunun münhasıran davacından satın alınacak akaryakıt,----------imzalandığı,

----- başlıklı kısmında, ----- herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiği,---- satın aldığı ürün bedellerini ye hizmet bedellerini vadesinde ödemediği takdirde, ------- haklı nedenle fes hakkını haiz bulunduğunu kabul ettiği, bayi, işbu -----------tarafından yukarıda açıklanan şekilde feshedilmesi ve/veya bayi tarafından işbu anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde işbu protokol ve bayilik anlaşmasından doğan borçları ik bakiyesinin ayrıca herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın muaccel olacağını, işbu borçlarını,

fe den ve/veya faaliyetin sona erme tarihinden itibaren 7 (yedi) nakden ve defaten ödemeyi ve fesih tarihinde 1000.000 TL tutarında cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği anlaşıldığı,------- tarihli ihtarnamesinde belirtilen alacaklar için 200.000,00 TL bedelli icra takibi başlatıldığı görüldüğü, dava konusu uyuşmazlığın esasını, davalı yanın taraflar arasında akdedilen ---------- uyarınca yıllık asgari olarak 170 ton sözleşme süresince ise 680 ton benzin ve motorin ürününü satın almayı taahhüt ettiği görüldüğü,

davalı yanın satın alma taahhüdü yerine getirememesi durumunda bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanan eksik kalan miktar üzerinden ton başına 350,00 TL tutarı üzerinden kar mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ettiği anlaşıldığı, ürün alım taahhütnamesi f bendine göre ''..anıdan bedeli ve/veya ---- mubayaa edeceğimiz ürün bedellerini ödemediğimiz takdirde----------- nezdinde bulunan banka teminat mektuplarımızdan/söz konusu bedellerin tahsil edilmesine,” şeklinde belirlendiği görüldüğü,

bu sözleşmeler gereğince ---------- tarihli “Müteselsil Kefil ve Kefaletname” imzalandığı ve müteselsil kefil sıfatıyla -------- arasında akdedildiği görüldüğü,--- tarafından keşide edilen ihtarname ile İhtar eden------------ ticari ilişki nedeniyle doğmuş, hata ya da başkaca sebeplerle belirtilmemiş fazlaya ve sair hususlara ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, vadesi geçtiği halde Müvekkilimiz --------ödenmemiş.

1. 172.941,65 TL tutarında eksik ürün alımından kaynaklı kar mahrumiyeti alacağının, 2, 100.000 TL tutarında erken fesihten kaynaklı cezai şart alacağının,--------arasındaki ticari ilişki nedeniyle doğmuş, hata ya da başkaca sebeplerle belirtilmemiş fazlaya ve sair hususlara ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, vadesi geçtiği halde davacı-------------- tutarında eksik ürün alımından kaynaklı kar mahrumiyeti alacağının, 50.000 TL tutarında erken fesihten kaynaklı cezai şart alacağının,...” ödenmesi gerektiği ihtar edildiği görülmektedir.

Buradan da görüleceği üzere, davacı tarafın sözleşme hükümlerinde de yer aldığı üzere cezai şart ve kar mahrumiyeti talep ettiği anlaşıldığı, davacı tarafından 26.11.2020 tarihinde de yine sözleşme kaynaklı alacakların talep edildiği görüldüğü, davalı şirket tarafından ------------Keşide nolu ihtamame ile Muhatap davacı şirkete;----- hastalığa yol açan koronavirüs, üç ay gibi kısa bir sürede ------ ülkeye yayılmış olup koronavirüs ve buna bağlı ölüm sayısı işe öngörülemeyen ölçüde artmıştır. ---------- koronavirüs salgının küresel pandemi olduğunu ilan etmiştir.

Devletimiz tarafından da 11 Mart 2020 tarihinde ilk koronavirüs vakası açıklanmıştır, Koronavirüsün beklenmedik bir hızla yayılması sonucu alınan mecburi önlemler, dünya çapında çeşitli sektörleri ve ticari ilişkileri etkilemiştir.

Son dönemde özellikle bahsedilen sebeple oluşan ekonomik sıkıntıların irketimizin faaliyetlerine de yansıması nedeniyle, içinde bulunulan zorluklar da gözetilerek ----- Yevmiye nolu ihtarname ile aramada mevcut ----------- etmiş isek de cevabınızda olağan koşul arı içeren sözleşme ihlallerinden bahsedilerek olumsuz yanıt verildiği anlaşılmıştır. Sayın Muhatap.

Türk Borçlar Kanunu (TBK"nun 136137 Maddesi nazara alınarak ihtarımızda beyan edilen edimlerin yerine getirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki talep edilen miktarlara itirazımız da mevcuttur. Tarafımıza gönderilen ihtarname iyi niyetten yoksundur. Kaldı ki yaklaşık 13-14 yıldan beri devam eden ticari ilişkimizde işleyiş aynı olmasına karşın bugüne kadar böyle bir talebiniz olmamıştır. Sayın muhatap, Açıklanan sebeple, mevcut ----------- TBK 138.

Maddesi uyarınca tek taraflı olarak fesh ediyoruz.

Sözleşmeye bağlı olarak önceden lehinize konulan tüm ipoteklerin de iş bu ihtarımızın elinize geçmesinden itibaren 3 gün içerisinde kaldırılmasını, aksi durumda hukuki yollara başvurulacağını, tüm dava ve talep haklarımızı saklı tuttuğumuzu, yapılacak tüm mahkeme giderleri ile avukatlık ücretinin de tarafınıza ait olacağını ihtaren bildiririz” Denilmek sureti; aralarındaki sözleşmeyi fesh ettikleri ve lehine tesis edilen ipotekin kaldırılmasını ihtar ettikleri görüldüğü, mali inceleme ve tespitler neticesinde davacının davalı taraftan eksik ürün alımı nedeniyle cezai şart talebi şu şekilde hesaplandığı,

davalı tarafından eksen alımının 494,119 Ton olarak tespit edildiği, taraflar arasında akde in alım taahhütnamesi gereğince ton başına 350,00 TL olarak hesap edilmesi gerektiği, yani ------erken fesih alacağının ise; -----başlığı altıdaki hüküm gereğince 100.000,00 TL talep edebileceği, davacı şirketin ibraz ettiği, --------- yılı ilişkin ticari defterlerin T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü,

taraflar arasında akdedilen ürün alım taahhütnamesi gereğince davacının eksik ürün alımından kaynaklanan kar mahrumiyeti alacağının ------- olarak hesap ve tespit edildiği, davacının erken fesih alacağının ise 04.05.2019 tarihli ve Çerçeve Protokol'ün “Protokol Hükümlerinin İhlali” başlığı altındaki hüküm gereğince 100.000,00 TL talep edebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda.

Davanın, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, Yapılan inceleme sonucunda, Taraflar arasında 04.05.2019 tarihinde, ------ adresinde kayıtlı gayrimenkul üzerinde bulunan akaryakıt satış ve servis istasyonunun münhasıran davacından satın alınacak akaryakıt, ------------- taahhütnamesi imzalandığı, 04.05.2019 tarihli Çerçeve Protokol'ün “Protokol Hükümlerinin İhlali” başlıklı kısmında, “Bayi, işbu Protokolün velveya Standart Bayilik Anlaşması,

taahhütlerinin, herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiği, ---- satın aldığı ürün bedellerini ye hizmet bedellerini vadesinde ödemediği takdirde, ------- işbu Protokol Standart Bayilik Anlaşması ve eklerini haklı nedenle fes hakkını haiz bulunduğunu kabul ettiği, bayi, işbu Protokol,

Standart Bayilik Anlaşması ve eklerinin --------- tarafından yukarıda açıklanan şekilde feshedilmesi ve/veya bayi tarafından işbu anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde işbu protokol ve bayilik anlaşmasından doğan borçları ik bakiyesinin ayrıca herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın muaccel olacağını, işbu borçlarını, fesih tarihinden ve/veya faaliyetin sona erme tarihinden itibaren 7 (yedi) nakden ve defaten ödemeyi ve fesih tarihinde 100.000 TL tutarında cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği anlaşıldığı,

--------- tarihli ihtarnamesinde belirtilen alacaklar için 200.000,00 TL bedelli icra takibi başlatıldığı görüldüğü, davalı yanın taraflar arasında akdedilen ''Ürün alım Taahhütnamesi” uyarınca yıllık asgari olarak 170 ton sözleşme süresince ise 680 ton benzin ve motorin ürününü satın almayı taahhüt ettiği, davalı yanın satın alma taahhüdü yerine getirememesi durumunda bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanan eksik kalan miktar üzerinden ton başına 350,00 TL tutarı üzerinden kar mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ettiği anlaşıldığı,

ürün alım taahhütnamesi f bendine göre ''..anıdan bedeli ve/veya ----- mubayaa edeceğimiz ürün bedellerini ödemediğimiz takdirde --------- nezdinde bulunan banka teminat mektuplarımızdan/söz konusu bedellerin tahsil edilmesine,” şeklinde belirlendiği görüldüğü, bu sözleşmeler gereğince 13.03.2020 tarihli “Müteselsil Kefil ve Kefaletname” imzalandığı ve müteselsil kefil sıfatıyla -----arasında akdedildiği görüldüğü,

----- keşide edilen ihtarname ile İhtar eden----------arasındaki ticari ilişki nedeniyle doğmuş, hata ya da başkaca sebeplerle belirtilmemiş fazlaya ve sair hususlara ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, vadesi geçtiği halde Müvekkilimiz ------tutarında eksik ürün alımından kaynaklı kar mahrumiyeti alacağının, 2, 100.000 TL tutarında erken fesihten kaynaklı cezai şart alacağının,-------- arasındaki ticari ilişki nedeniyle doğmuş, hata ya da başkaca sebeplerle belirtilmemiş fazlaya ve sair hususlara ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla,

vadesi geçtiği halde davacı--------- tutarında eksik ürün alımından kaynaklı kar mahrumiyeti alacağının, 50.000 TL tutarında erken fesihten kaynaklı cezai şart alacağının,...” ödenmesi gerektiği ihtar edildiği görülmektedir.

Buradan da görüleceği üzere, davacı tarafın sözleşme hükümlerinde de yer aldığı üzere cezai şart ve kar mahrumiyeti talep ettiği anlaşıldığı, davacı tarafından 26.11.2020 tarihinde de yine sözleşme kaynaklı alacakların talep edildiği görüldüğü, davalı şirket tarafından 08.12.2020 tarihinde ------- Keşide nolu ihtamame ile Muhatap davacı şirkete.

“Malumunuz olduğu üzere; ilk kez aralık ayında-------- görülen ve Covid-19 adi' hastalığa yol açan koronavirüs, üç ay gibi kısa bir sürede ------- yayılmış olup koronavirüs ve buna bağlı ölüm sayısı işe öngörülemeyen ölçüde artmıştır. ----- koronavirüs salgının küresel pandemi olduğunu ilan etmiştir.

Devletimiz tarafından da------- vakası açıklanmıştır, Koronavirüsün beklenmedik bir hızla yayılması sonucu alınan mecburi önlemler, dünya çapında çeşitli sektörleri ve ticari ilişkileri etkilemiştir.

Son dönemde özellikle bahsedilen sebeple oluşan ekonomik sıkıntıların irketimizin faaliyetlerine de yansıması nedeniyle, içinde bulunulan zorluklar da gözetilerek ------ Yevmiye nolu ihtarname ile aramada mevcut 04.04.2019 tarihli Standart Bayilik Sözleşmenin Feshini talep etmiş isek de cevabınızda olağan koşul arı içeren sözleşme ihlallerinden bahsedilerek olumsuz yanıt verildiği anlaşılmıştır. Sayın Muhatap.

Türk Borçlar Kanunu (TBK"nun 136137 Maddesi nazara alınarak ihtarımızda beyan edilen edimlerin yerine getirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki talep edilen miktarlara itirazımız da mevcuttur. Tarafımıza gönderilen ihtarname iyi niyetten yoksundur. Kaldı ki yaklaşık 13-14 yıldan beri devam eden ticari ilişkimizde işleyiş aynı olmasına karşın bugüne kadar böyle bir talebiniz olmamıştır.

Sayın muhatap, Açıklanan sebeple, mevcut 04.04.2019 tarihli Standart Bayilik Sözleşmesini TBK 138. Maddesi uyarınca tek taraflı olarak fesh ediyoruz.

Sözleşmeye bağlı olarak önceden lehinize konulan tüm ipoteklerin de iş bu ihtarımızın elinize geçmesinden itibaren 3 gün içerisinde kaldırılmasını, aksi durumda hukuki yollara başvurulacağını, tüm dava ve talep haklarımızı saklı tuttuğumuzu, yapılacak tüm mahkeme giderleri ile avukatlık ücretinin de tarafınıza ait olacağını ihtaren bildiririz” Denilmek sureti;

aralarındaki sözleşmeyi fesh ettikleri ve lehine tesis edilen ipotekin kaldırılmasını ihtar ettikleri görüldüğü,Davalı tarafın süresinden önce sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiği, davacı tarafın fesih dolayısıyla davalının eksik ürün alımından kaynaklı kar mahrumiyeti alacağı ve sözleşme gereğince cezai şart alacağının oluştuğu, Davalı tarafından eksik ürün alımının 494,119 Ton olarak tespit edildiği,

taraflar arasında akdedilen alım taahhütnamesi gereğince ton başına 350,00 TL olarak hesap edilmesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen ürün alım taahhütnamesi gereğince davacının eksik ürün alımından kaynaklanan kar mahrumiyeti alacağının 494.119*350,00-172.941,65 TL olarak hesap ve tespit edildiği,Erken fesih alacağının ise.

04.05.2019 tarihli Çerçeve Protokol'ün “Protokol Hükümlerinin İhlali” başlığı altıdaki hüküm gereğince 100.000,00 TL cezai şart olarak talep edebileceği,Davacının toplam talep edebileceği alacak miktarının 272.941,65-TL olduğu, icra takibinin 200.000,00-TL üzerinden başlatıldığı görülmekle yerinde olduğu, açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KABULÜNE;

2-------------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin DEVAMINA,

3-Asıl alacak olan 200.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

5-Karar ve ilâm harcı olan 13.662,00-TL harçtan peşin alınan 2415,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.246,50-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

6-Davacı vekille temsil olunmakla dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-Davacı tarafça yapılan 7.791,00 TL yargılama gideri ve 2.415,50 TL peşin harç toplamı 10.206,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,

9-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde---------------Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.10/05/2024

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/439, K. 2024/343, 10 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No:2022/439
  4. Karar No:2024/343
  5. Dava: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
  6. Dava Tarihi : 16/06/2021
  7. Karar Tarihi: 10/05/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/439
Karar No
2024/343
Tarih
10 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/439 K.2024/557
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/440 K.2024/393
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/440 K.2024/386
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/441 K.2024/291
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/442 K.2024/397
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/442 K.2024/324

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.