KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/965
- Karar No
- 2025/313
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
Karar Metni
2.127 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/965
KARAR NO : 2025/313
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/12/2022
KARAR TARİHİ : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle;
Davalılardan ------
tarafından keşide olunan ve diğer davalı ------lehdarı bulunduğu ----- Şubesine ait ------
nolu, 31.01.2019 keşide tarihli ve 65.566,00 TL meblağlı çek kanuni süresi içerisinde
muhatap bankaya ibraz edildiğini ibraz tarihi ile itibari ile hesapta çek bedelinin
bulunmaması sebebi ile çek bedeli tahsil edilemediğini, iş bu hususa ilişkin olarak
muhatap banka şubesi tarafından çek arkasına şerh düşüldüğünü.
31.01.2019 keşide tarihli ve 65.566,00 TL meblağlı çeke konu alacağın işlemiş faizi ile
birlikte tahsili talebi ile davalı taraflar aleyhine -----. İcra Müdürlüğünün
------ Esas nolu dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını.
Davalı taraflar vekilleri aracılığı ile ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas
nolu dosyasına konu alacağa ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini, iş bu
sebeple icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini.
Davalı taraf itiraz dilekçesi ile yetki itirazında bulunarak, yetkili icra müdürlüğünün
ikametgahlarının bağlı bulunduğu adres olan ------- İcra Daireleri olduğunu beyan
edildiğini.
Yukarıda izah edilen nedenlerle;
Haklı davamızın KABULÜNE, Davalı/borçlu tarafların ------ İcra
Müdürlüğünün ----- Esas nolu icra takip dosyasına ilişkin haksız ve hukuki
dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına. Davalı/borçlu
tarafların icra takibine konu asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar
tazminatına mahkum edilmesine. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı
tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalılar ortak vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından, müvekkil aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün
--------Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını. Taraflarınca işbu haksız takibe
itiraz edildiğini, davacı itirazın iptali istemi ile işbu davayı ikame ettiğini.
Davacı işbu davaya konu ettiği icra takibinin dayanağı olarak ----- Bankası
----- Şubesine ait ------ numaralı, 31.01.2019 keşide tarihli ve 65.566,00 TL
meblağlı çekini gösterdiğini. Öncelikle zamanaşımı defi’nde bulunduklarını.
İlgili icra takibinde genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesi; borçlunun yerleşim
yerindeki icra dairesi olduğunu. Takip ------ İcra Müdürlüğü'nde
başlatıldığını müvekkil şirketin adresi------olduğunu, yetkili icra daireleri
------- İcra Daireleri olduğunu
Müvekkilin davacı tarafa karşı herhangi bir borcu bulunmadığını. Bu kapsamda
davanın reddi gerektiğini.
Yukarıda izah edilen nedenlerle;
Fazlaya ilişkin haklarımız aklı kalmak üzere, davacı tarafından açılan haksız davanın
REDDİNE, reddedilen alacak tutarı üzerinden davacı aleyhine %20'den az olmamak
kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet
ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Taraflar için defter inceleme günü verildiği davacı şirket vekilinin ve davalılar vekillinin yerinde inceleme talebinde bulunduğu görüldü.
Davalıların defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı, Talimat bilirkişi raporu sonuç kısmında:
"Dosya kapsamı incelenerek, ‘davalıya ait alt hesap kayıtları ve ticari defterler,
tarafların iddia ve savunmaları, dosyada mübrez belgeler üzerine araştırma, inceleme,
hesaplama ve değerlendirmeler yapılmış ve yukarıda arz olunan tespit ve incelemeler
neticesinde etraflıca açıklandığı üzere;
➢ Davalı------2018
yılına ait yasal ticari defterlerinden Yevmiye ve Kebir Defterlerinin açılış ve
kapanış tasdiklerini (beratlarının) alındığı görülmüştür, ilgili yıla ait Envanter
defterinin yasal süre içinde tasdik edildiğini görülmüştür. Defterlerin bu haliyle
usule uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu sonuç
ve kanaatine ulaşılmıştır. Takdir Sayın Mahkeme’ye aittir.
➢
Davalı-------2018-2019-2020-2021-
2022-yıllarına ait yasal ticari defterlerinden Yevmiye ve Kebir Defterlerinin
açılış ve kapanış tasdiklerini (beratlarının) alındığı görülmüştür, ilgili yıla ait
Envanter defterinin yasal süre içinde tasdik edildiğini görülmüştür. Defterlerin
bu haliyle usule uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının
bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Takdir Sayın Mahkeme’ye aittir
➢Davalı -------keşide ettiği 31.01.2019 vadeli
65.566,70 TL çekin defter kayıtlarına aldığı,
➢ Davalı; ------ defter kayıtlarında
09.08.2018 tarihinde 65.566,70 TL çeki Davacı -------verildiği,
➢31.01.2019 vade tarihinde karşılıksız çıkan 65.566,70 TL çeke karşılık ilgili davalı defter kayıtlarında bir ödeme yapılmadığı, ➢ Karşılıksız çek harici davacı defter kayıtlarında davalının 2.444,40 TL davacıya BORÇ bakiyesi kaldığı, , " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü. Davacı defterlerinin incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği bilirkişi raporu sonuç kısmında: " Yukarıda yapmış olduğum inceleme ve tespitlerime istinaden, hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere;
İncelemeye konu 2018 yılına ilişkin yasal defterler incelememiz sırasında davacı tarafından ibraz edilmemiştir. Söz konusu defterlerin önceki mali müşavirde bulunması, ilgili mali müşavire ulaşılamaması nedeniyle yasal defterlerin ibraz edilemediği belirtilmiştir.
Davacı tarafın 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulduğu, açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, ancak yevmiye defterine ilişkin kapanış tasdikinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu hususlarda nihai takdir Sayın Mahkeme’nindir.
Davacının yasal defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 217.409,10 TL alacağı bulunmaktadır. Söz konusu alacağın 65.566,70 TL’lik kısmını dava konusu çeke ilişkin alacak oluşturmaktadır.
Vergi dairesi yazılarına göre davacıyla davalının 2019 yılına ilişkin fatura bildirimleri uyumludur.
Her ne kadar davacı tarafından 2018 yılı yasal defterleri ibraz edilmemiş olsa da
davacının 2019 yılı açılış bakiyesi olan 34.444,40 TL ile davalının 2018 yılı kapanış
bakiyesi mutabıktır. Davalının yasal defter kayıtlarına göre; dava konusu çek 09.08.2018
tarihinde davalı tarafından davacıya verilmiş, sonraki dönemde söz konusu çeke ilişkin
ödeme yapılmadığı Bilirkişi Sn. ------ tarafından tespit edilmiştir. Davacının
2018 yılına ilişkin defterlerini ibraz etmemesine karşın tarafımızca davacının
muhasebe programından yapılan sorgulama neticesinde; davalının defter kaydıyla karşılıklı mutabık olarak 09.08.2018 tarihinde dava konusu çekin kaydedildiği
görülmektedir. Söz konusu çekin ödemesine ilişkin herhangi bir kayıt
bulunmamaktadır. Bununla birlikte söz konusu çek tutarı 2019 yılında (dava konusu
çekin karşılıksız çıktığı dönemde) ------ No.lu “Alınan Çekler” hesabından davalının
cari hesabına virman yapılmıştır. 2018 yılına ilişkin muhasebe programından yapılan
kontrole ilişkin değerlendirmelerimizde nihai takdir Sayın Mahkeme’nindir.
Nihayetinde; dava konusu çeke ilişkin davalı tarafından davacıya ödeme yapılmadığı, söz konusu çeke ilişkin alacak tutarının davacının yasal defterlerinde davalıya ilişkin cari hesapta takip edildiği tespit edilmiştir. Takip talebinde istenilen faiz tutarının uygunluğu tarafımızca teyit edilmiştir. " görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Rapora itirazlar doğrultusunda bilirkişiden rapor düzenletildiği görüldü.
İtirazlar neticesinde bilirkişiden ek rapor düzenlemesi talep edildiği, bilirkişi ek raporu sonu kısmında "
Yukarıda yapmış olduğum inceleme ve tespitlerime istinaden, hukuki durumun
değerlendirilmesi ve nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere;
İncelemeye konu 2018 yılına ilişkin yasal defterler incelememiz sırasında davacı
tarafından ibraz edilmemiştir. Söz konusu defterlerin önceki mali müşavirde
bulunması, ilgili mali müşavire ulaşılamaması nedeniyle yasal defterlerin ibraz
edilemediği belirtilmiştir.Davacı tarafın 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulduğu, açılış tasdiklerinin süresinde
yapıldığı, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, ancak yevmiye defterine ilişkin
kapanış tasdikinin yapılmadığı tespit edilmiştir.
Bu hususlarda nihayeti takdir Sayın Mahkeme’nindir.
Vergi dairesi yazılarına göre davacıyla davalının 2019 yılına ilişkin fatura bildirimleri uyumludur.
Her ne kadar davacı tarafından 2018 yılı yasal defterleri ibraz edilmemiş olsa da davacının 2019 yılı açılış bakiyesi olan 34.444,40 TL ile davalının 2018 yılı kapanış bakiyesi mutabıktır. Davalının yasal defter kayıtlarına göre; dava konusu çek 09.08.2018 tarihinde davalı tarafından davacıya verilmiş, sonraki dönemde söz konusu çeke ilişkin ödeme yapılmadığı Bilirkişi Sn.------ tarafından tespit edilmiştir.
Davacı tarafından incelemeye konu 2018 yılına ilişkin yasal defterler incelememiz sırasında ibraz edilmemiştir. Söz konusu defterlerin önceki mali müşavirde bulunması, ilgili mali müşavire ulaşılamaması nedeniyle yasal defterlerin ibraz edilemediği belirtilmiştir. Bu nedenle, davalının 2018 yılına ilişkin defter kayıtlarıyla davacının 2018 yılına ilişkin yasal defter kayıtları karşılaştırılamamıştır. Diğer bir ifadeyle, davalının yasal defterlerinde kayıtlı olan dava konusu çekin 2018 yılında davacının yasal defterlerine kaydedilip kaydedilmediği, davacı tarafından 2018 yılına ilişkin yasal defterler incelememize sunulmadığından tespit edilememiştir.
Bununla birlikte; davacının 2018 yılı yasal defterlerinin incelenememesi nedeniyle, davacının dava konusu çekin 2018 yılında davacı tarafından yasal defterlerine kaydedilip kaydedilmediği tespit edilememiş olsa da; Davacı ile davalının 2019 yılı açılış bakiyelerinin (diğer bir ifadeyle 2018 yılı kapanış bakiyelerinin) aynı olması, Mutabık olmaları nedeniyle 2018 yılında davalının yasal defter kayıtlarında yer alan hareketlerle davacının yasal defter kayıtlarında yer alan hareketlerin benzer olduğunun değerlendirilmesi,
Davalının 2018 yılında dava konusu çeki yasal defter kayıtlarına aldığının Sayın bilirkişi tarafından tespit edilmiş olması,
Davacı tarafından 2019 yılında yapılan ve Raporumuzun 2.C no.lu bölümünde 6
ve 7 no.lu notlarında detayları yer aldığı şekliyle, dava konusu ve dava dışı çekin
Alınan Çekler hesabından davalının cari hesabına virman kayıtlarıyla alınması,
Söz konusu kayıtlara dayanak olan belgeler arasında dava konusu çekin
bulunması,
Söz konusu çek bedeli kadar davalı tarafından yapılan ödemeye ilişkin davacının
yasal defter kayıtlarında herhangi bir kaydın bulunmaması,
gibi nedenlerle; davacı tarafından dava konusu çeke ilişkin alacağın 2019 yılında da
davalının cari hesabında takip edildiği kanaatine ulaşılmıştır.
Davacının yasal defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 217.409,10 TL alacağı bulunmaktadır. Söz konusu tutarın 65.566,70 TL’lik kısmı dava
konusu çeke ilişkin olarak davacının davalıdan alacağı olarak değerlendirilmiştir.
Nihayetinde; dava konusu çeke ilişkin davalı tarafından davacıya ödeme yapılmadığı,
söz konusu çeke ilişkin alacak tutarının davacının yasal defterlerinde davalıya ilişkin
cari hesapta takip edildiği değerlendirilmiştir.
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi ek raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Deliller:
*İstanbul
----- İcra Müdürlüğü ------ Nolu dosya uyap kayıtları,
*Tarafların BA BS formu,
*Davacı şirket defterleri,
*Davalıların şirket defterleri,
*Bilirkişi kök raporları, Ek raporu,
*Gelen giden müzekkere cevapları,
İnceleme ve Gerekçesi:
Dava; İtirazın İptali (Ticar Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, karşılıksız çıkan bir çeke dayalı olarak başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Davacı, keşidecisi-------olan ve 31.01.2019 keşide tarihli, 65.566,00 TL bedelli çeki süresinde bankaya ibraz ettiğini, ancak çekin karşılıksız çıktığını, icra takibi başlattığını, takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek; bu tutarın işlemiş faiziyle birlikte tahsilini ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar Cevap Dilekçesi ve Savunmalarının Değerlendirilmesi:
1. Zamanaşımı def’i:
Davalılar, çekten kaynaklanan alacak talebinin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Ne var ki, somut olayda dava, çekin arkasındaki kambiyo senedi sorumluluğuna değil, çekin dayandığı temel borç ilişkisine dayalı olarak açılmıştır. Bu tür alacaklar Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu nedenle zamanaşımı savunması yerinde değildir.
2. Yetki itirazı:
Davalılar, takipte ----- icra dairesinin yetkisiz olduğunu, borçlunun yerleşim yerinin ----- olması nedeniyle ------ icra dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, çekte ödeme yeri belirtilmemişse, ibraz yeri olan bankanın bulunduğu yer, yani -------, Türk Ticaret Kanunu’nun 782. maddesi uyarınca ifa yeri olarak kabul edilmekte olup, takibin ------ başlatılması hukuka uygundur. Bu nedenle yetki itirazı da yerinde değildir.
Dosyada alınan yeminli mali müşavir bilirkişi raporuna göre: Davacının 2022 yılı yasal defterleri Vergi Usul Kanunu’na uygun şekilde tutulmuş ve birbirini doğrulamaktadır. Dava konusu çekin 2018 yılında muhasebe kayıtlarına alındığı, ancak herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, çekin 2019 yılında “Alınan Çekler” hesabından virmanlandığı ancak halen cari hesapta borç bakiyesi oluşturduğu, davacı defterlerine göre çek bedelinin 65.566,00 TL olarak tahsil edilmediği, bu tutar üzerinden işlemiş olan 35.909,07 TL faiz talebinin büyük ölçüde uygun olduğu, ancak faiz talebinin bir kısmının dönemsel olarak makul kabul edilemeyecek şekilde hesaplandığı belirtilmiştir.
Raporda hesaplamalar açık, denetime elverişli, taraf defterleriyle uyumludur. Davalılar takibe konu çeki defter kayıtlarına aldıkları fakat karşılığında bir ödeme yapıldığına dair kayıt alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte görülmüştür.Davacının 2022 yılına ilişkin yasal defterleri ve çek kaydı usulüne uygundur. HMK m. 222 ve TTK m. 64–65 uyarınca, usulüne uygun tutulmuş ticari defterler kesin delil niteliğindedir.
Davalının bu kayıtları çürütecek somut bir delil sunamaması nedeniyle itirazın haksız olduğu sonucuna varılmıştır.Davacının alacağı likit nitelikte olup, itirazın iptali ile birlikte icra inkâr tazminatı koşulları da oluşmuştur (HMK m. 67/2). Öte yandan, davacının faiz hesabında dönemsel olarak kısmen hatalı hesaplama yapıldığı anlaşıldığından, faiz talebi kısmen kabul edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalıların ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, 65.566,00-TL asıl alacak 32.280,83-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 97.846,83 TL ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda reeskont faiziyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 2.067,61-TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili 1.132,39-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 4.478,81-TL harcın peşin alınan 1.255,57-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.223,24-TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. Uyarınca 30.000,00-TL vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davanın red edilen miktar yönünden; Davalılar vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler Madde 13/1 ve A.A. Ü. T. Uyarınca 30.000,00-TL nin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 1.317,77- TL harç toplamı ile bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 4.623,50-TL yargılama giderinden davayı kabul-ret oranı dikkate alınarak toplam 2.987,38-TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından yapıla 250,00-TL nin davanın kabul red oranına göre belirlenen 88,47-TL nin davacıdan tahsili ili davalılara verilmesine,
10-Kullanılmayan gider avansın kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa idesine,Dair, davacı vekilinin ve davalılar ortak vekilinin yüzene karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/965, K. 2025/313, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama