KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/152
- Karar No
- 2024/834
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
Karar Metni
1.257 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/152
KARAR NO : 2024/834
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2023
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
----İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak bakiye 36.437,77 USD asıl alacak ve buna ilaveten işlemiş faiz ve masraf alacağının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatılmış ve davalı tarafa tebliğ edilen ödeme emrine karşı davalı tarafından 12.09.2022 tarihinde yapılan borca itiraz kapsamında İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava şartı olan arabuluculuk için 22/10/2022 tarihinde davacı tarafından başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, Davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu,
davacının faturaları ve faturalardaki ürünleri davalı tarafa teslim ettiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini, davalının bir kısım ödemeler yaptığını ancak tüm borcu ödemediğini, davacı tarafından davalı adına düzenlemiş faturalardan bazıları satın alınan ürünlere ilişkin faturalar diğerleri ise ürün satış tarihi ile ödeme tarihi arasındaki döviz kuru farkından kaynaklanan faturalar olduğunu, davacının döviz ile alım satım işlemi yaptığını, müşterileri de bu hususu bilerek ve gerektiğinde kur farkı ödemeyi kabul ederek ticari ilişki kurduğunu,
yasal zorunluluk olarak defter ve kayıtların Türkçe ve para biriminin ise Türk parası olması gerektiğini, davacı tarafından düzenlenen faturalarda döviz cinsinden hizmet tutarlarının belirlendiğini, bu miktarlara karşılık gelen Türk Lirası cinsinden ödenecek tutarlar da faturada belirtildiğini, borçlu şirket ödemeleri döviz cinsinden değil faturanın tanzim tarihindeki kur üzerinden keşide edilen çekler ile Türk Lirası karşılığından ödediğini, vadeli olarak ödenen miktarlar da kur farkı meydana geldiğini, bu durumun davalı tarafından bilindiğini, davacının tanzim etmiş olduğu faturalar,
borca ve takibe itiraz eden davalı şirket tarafından şirket defterlerine işlendiğini ancak sonrasında kötü niyetli olarak bu faturalar iade edilmeye çalışıldığını, iade faturaları kabul edilmediğini davacının noter kanalı ile beyan ettiğini, ihtarnamelerin içeriğinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında vadeli ve kur farkı ihtiva eden bir alım satım ilişkisinin mevcut olduğunu, davacının cari alacağının 20.401,31 USD olduğunu, kur farkı alacağının 16.036,46 USD olduğunu, davalı taraf kur farkı alacağı lan 16.036,46 USD miktarını kendi defterlerine işledikten sonra bu miktar da cari alacağa dönüştürdüğünü belirterek,
davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Faturaların takip dayanağı ekinde tebliğ edilmediğini, ödeme emri zarfında da faturalara ilişkin bir ibarenin bulunmadığını, davalının davacıya borcunun bulunmadığını, davalı ile davacı arasında kur farkı konusunda her hangi bir sözleşmenin bulunmadığını, kesilen kur farkı faturalarının iade edildiğini ve iade faturaları gönderildiğini, davacı taraf ile ticari ilişkinin çek ile gerçekleştiğini, kural olarak çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceğinin yerleşik Yargıtay kararlarında da sabit olduğunu, davacı taraf ile ticari ilişkinin Ağustos 2022 tarihine kadar devam ettiğini,
muavin defterlerde talep edilen alacağa konu bir mutabakatın bulunmadığını, talep edilen icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını, takip fatura alacağına dayandırıldığından icra takibi ekinde faturalar ya da her hangi bir evrak gönderilmediğinden ve cari hesaplar birbirini tutmadığından davalının alacağa itiraz etmekte haklı olduğunu, davanın kötü niyetli olarak ikame etmiş olduğunu, İİK 67/2 gereği red ve hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ermiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava faturaya dayalı cari hesap ve kur farkı alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, taraflar arasında vadeli ve kur farkı ihtiva eden bir alım satım ilişkisinin mevcut olduğunu, davacının cari alacağının 20.401,31 USD, kur farkı alacağının 16.036,46 USD olduğunu, davalı tarafın, kur farkı alacağı olan 16.036,46 USD miktarını kendi defterlerine işledikten sonra bu miktarı da cari alacağa dönüştürdüğünü belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davalının davacıya borcunun bulunmadığını, davalı ile davacı arasında kur farkı konusunda her hangi bir sözleşmenin bulunmadığını, kesilen kur farkı faturalarının iade edildiğini ve iade faturaları gönderildiğini, davacı taraf ile ticari ilişkinin çek ile gerçekleştiğini, kural olarak çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceğinin yerleşik Yargıtay kararlarında da sabit olduğunu, davacı taraf ile ticari ilişkinin Ağustos 2022 tarihine kadar devam ettiğini, muavin defterlerde talep edilen alacağa konu bir mutabakatın bulunmadığını, talep edilen icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. ---- İcra Dairesi’nin ----- Sayılı dosyası ile davacı alacaklı, davalı borçlu aleyhine 36.437,77.-USD asıl alacak üzerinden icra
takibinde bulunmuş, takibe dayanak olarak fatura alacağı gösterilmiş, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar
verilmiştir.Mahkemece taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle 27/12/223 tarihli asıl ve 22.06.2024 tarihli ek rapor alınmış raporlar dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.
Yapılan incelemede davacı tarafından ibraz edilen 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 103.483,73.-TL alacaklı olduğu,
Davaya konu faturaların döviz cinsinden düzenlendiği ancak davalının yaptığı tüm ödemelerini TL çek ile yaptığı tespit edilmiştir.Fatura döviz cinsinden düzenlenmiş olsa dahi, ödeme için Türk Lirası cinsinden çek kabul edilmişse kur farkı talep edemeyeceği, Çek bir ödeme aracı olarak döviz cinsi üzerinden de düzenlenmesi mümkün olmakla beraber, bedel hanesi verildiği andaki döviz kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği, iş bu sebeple ticari satıma ilişkin döviz cinsinden fatura düzenlenmiş olsa dahi, Türk Lirası cinsinden çek ile ödeme kabul etmenin artık kur farkı faturası almaya engel teşkil edeceği tespit edilmiştir.Raporda,
davacının ticari defterlerinde kaydi alacağının 322.122,53 TL olduğu geçersiz olan kur farkı faturaları toplamının 218.638,80.-TL olduğu tespit edilmiş olup, takip tarihi itibariyle
davacının davalıdan alacağının (322.122,53 - 218.638,80) 103.483,73.-TL olduğu, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu tüm faturaların elektronik fatura olduğu, iş bu faturaların elektronik ortamda davalıya teslim edildiği, davalı iş bu alacağın ödendiğine dair dava dosyasına ve icra dosyasına herhangi bir dekont, makbuz vb. ibraz etmediği sadece cari hesap ekstresi sunduğu, yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafça kur farkının talep edilemeyeceği, fakat aralarındaki ticari ilişkinin döviz üzerinden yapıldığı ve faturalarında döviz cinsinden düzenlendiği, icra takibinin döviz alacağı üzerinden başlatıldığı,
bu nedenle alacağın döviz cinsinden hesaplanması gerektiği, buna göre yapılan hesaplamada da, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla alacağının, 103.483,83.TL karşılığı 7.737,29.-USD olduğu, alacağın faturaya dayalı bilinebilir ve likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/152, K. 2024/834, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama