KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/158
- Karar No
- 2024/550
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
Karar Metni
1.639 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/158
KARAR NO: 2024/550
DAVA: TAZMİNAT (HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
---- sunucusu davalı ---- 28.08.2021 tarihinde ---- ekranlarında "--- -" isimli programda konuşma gerçekleştirdiğini, bahse konu videoda da davalının 28.08.2021 tarihinde davacı şirket’e ithafen sarf ettiği sözlerde: ---- Sunucusu - --: “…-----demek suretiyle gerçek dışı beyanlarla davacı şirket'i kastederek geniş bir kitlenin kendisini dinlediği ve basın yoluyla tüm ülkeye ulaşan davacı şirket’i hedef alır ifadelerde bulunduğunu, davacı şirket’i yıpratma amaçlı, siyasi çıkar güden bu iftira içerikli iddialar davalının hayal mahsulü olmakla birlikte davalı, konuşmasını milyonların huzurunda gerçekleştirdiğinden,
bu durumun getirdiği hukuki ve cezai yükümlülüklere katlanmak mecburiyetinde olduğunu, söz konusu gerçek dışı konuşmanın davacı şirket'i küçük düşürmek ve saygınlığına saldırmak kastıyla gerçekleştirildiğini, yayın içeriğinde kullanılan ifadeler, davacı şirket'in itibarının zedelenmesi amacıyla hareket edildiğini ve bunun da ötesinde tamamen iftira olarak lekeleme malzemesi olarak kullanıldığını, diğer davalı-----davalı ----- sözlerini ekranlarına taşıdığından davacı şirket nezdinde oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,
bahse konu ---- projesi davacı şirket tarafından yüklenilen bir proje olmayıp davacı şirket'in projenin yapımında hiçbir dahli bulunmadığını, ----- görüleceği üzere ----- projesinin yüklenicisi davacı şirket olmadığını, davanın kabulüne, 50.000,00 (elli bin) Türk Lirası tutarındaki manevi tazminatın haksız fiil tarihinden (28.08.2021) itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;
Dava konusu haberde hukuka aykırılık olmadığını, somut davada, davacı taraf davaya konu haber ile ilgili olarak "gerçek dışı beyanlar", "yıpratma amaçlı", "siyasi çıkar güden" ve "iftira" nitelendirmelerini yapmışsa da televizyon kanalında yayınlanan haber, aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız üzere hukuka uygun olduğunu, bir haberin yayınlanmasında hukuka uygunluk açısından Yargıtay içtihatları ile yerleşmiş bir dizi kriter bulunmakta olduğunu, davaya konu yazıda yer alan haber de yasal ve etik esaslar çerçevesinde süzgeçten geçirilerek yayınlamış olup, hukuka uygun olduğunu, haber izlendiğinde görüleceği üzere;
haber esasen bir dizi barajda oluşan çatlaklar ile bunların nasıl onarılacağına ve bu onarımın kamuya mal olan zararına ilişkin olduğunu, yine haber izlendiğinde görüleceği üzere, görseller eşliğinde sunulan haberde barajların kimler tarafından yapıldığından esasen söz edilmediğini, programda sunulan grafiklerde davacı tarafın adı yer almadığını, haber yazısında kamu yararı bulunmadığını, barajların çatlıyor olması ve oluşan kamu zararına yönelik iddialar kuşkusuz hem kamu yararı açısından önemlidir hem de toplumsal ilgi oluşturabilecek nitelikte olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu,
manevi tazminat şartlarının oluşması için kişilik haklarına yönelik mevcut bir saldırı olması gerektiğini, dava konusu haber yukarıda açıklandığı üzere hukuka uygunluk şartlarını sağladığını, davacı tarafından iddia edildiği gibi hukuka aykırı bir eylem ile marka ve kişilik haklarının zedelenmesi söz konusu olmadığını, bu sebeple manevi tazminat şartları oluşmadığını, tazminat talebi ile zenginleşme hedefi içerisinde olunduğu da açık olduğunu, tazminatın bir zenginleşme amacı taşımayacağını, talep edilen miktar davalıların ekonomik durumları ile de aşırı orantısız olduğunu, haksız olarak açılan davanın reddine,
yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, tazminat davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur---- Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya kapsamına alınmıştır.Taraflarca dosyaya sunulan davaya konu video kayıtları içerir CD'ler incelenmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosya içerisinde sunulan davaya konu kayıtların incelenmesi sonucunda;
Davanın manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, istem konusunu ---- sunucusu davalı -----28.08.2021 tarihinde ---- ekranlarında "--- -" isimli programda sarf ettiği sözlere dair olduğu görülmektedir.Davaya konu programın ilgili kısmının aşağıdaki şekilde olduğu anlaşılmaktadır.“…-----.''
...Anayasa'nın 26 ncı maddesi şöyledir:
"Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. ... Bu hürriyetlerin kullanılması, ... başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının ... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir...."
AİHS'nin 10 uncu maddesi şöyledir:
"1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. ... 2. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ... başkalarının şöhret ve haklarının korunması ... için gerekli olan bazı ...sınırlamalara ... tabi tutulabilir."
TMK'nın "Kişiliğin korunması" kısım başlıklı 24 üncü maddesi şöyledir:
“Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”TBK’nın “Kişilik hakkının zedelenmesi” başlıklı 58 inci maddesi şöyledir:“Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.”Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler ile Anayasa'nın 90 ıncı maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesine göre ulusal hukukun bir parçası hâline gelmiş bulunan AİHS'nin 10 uncu maddesi uyarınca kişilik hakları zarara uğrayanların manevi tazminat isteme hakları vardır.
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin karşılığı manevi zarar olarak kabul edilerek keder ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için kanunlarımız manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir. TMK'nın 24 ve TBK'nın 58 inci maddelerinde yer verilen kişilik haklarının korunması da bunlardan biridir.
İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir.
Muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır.
Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir -----İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir.
İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir (-----Ancak belirtmek gerekir ki ifade özgürlüğü sınırsız değildir. En geniş hâlde dahi ifade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir.
Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12 nci maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur (----. Bu itibarla, Anayasa'nın 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma nedenlerinden biri de başkalarının şöhret ve itibarının korunmasıdır.
Davalının söylediği sözlerin, ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığını tespit ederken mahkemece ortaya konulan gerekçenin, bu özgürlüğü sınırlamak için yeterli ve ilgili olmasının yanında, ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamanın, demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik, ölçülü, orantılı ve istisnai nitelikte olması gerekir.
Buna göre, ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez... (Yargıtay-----. Hukuk Dairesinin ----Sayılı kararı)...Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir.
Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hâkimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Türk Medeni Kanun’un 4 üncü maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır...
(Yargıtay ----Hukuk Dairesinin 18/09/2023 -----Sayılı Kararı)Davaya konu somut olayda, davalı sunucunun programı sunarken davacı şirkete ilişkin '' ----'' şeklinde kesin bir ifade kullanmış olduğu, --- Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından davacı şirketin ---- inşaatının yüklenicisi veya alt yüklenicisi olmadığı, sarf edilen söz ve ifadeler bir bütün halinde incelendiğinde ifade ve basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı,
davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında 30.000,00-TL tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı, davalı ---- fiili gerçekleştiren, diğer davalı şirketin ise fiilin gerçekleştiği kanalın sahibi olması sebebiyle sorumlu oldukları değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/158, K. 2024/550, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama