KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/303
- Karar No
- 2025/339
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
2.059 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/303
KARAR NO : 2025/339
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/05/2023
KARAR TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dışı ------ile müvekkili sigorta şirketi arasında, 02/06/2021-01/06/2022 Montaj
Süresi- 01/06/2022-01/06/2024 Bakım Devresi Süresi ve ----- numaralı Montaj Tüm
Riskler ----- Sigorta Poliçesi düzenlendiği, ---- İli ------ İlçesinde yapımı devam eden
------- Metro Hattı inşaatı şantiyesinde 23/10/2021 tarihide meydana gelen hırsızlık
olayında müvekkili şirket sigortalısı ------ ait sigorta poliçesi teminatı
kapsamındaki tel ve kabloların çalındığı, iş bu hırsızlık olayı neticesine zararın meydana geldiği
işyerinde, müvekkili şirket tarafından yaptırılan Ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen zarara
karşılık olarak toplam 12.326,00- EURO 10/12/2021 tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından
hak sahibi sigortalısına ödendiği, hırsızlık olayının meydana geldiği şantiye iş sahasının bakım,
gözetim ve denetiminden davalı şirketin sorumlu olduğu, davaya konu hırsızlık olayı ve müvekkili
şirketin bu hırsızlık nedeniyle uğradığı hasarın, davalı şirketin ihmal ve kusurundan kaynaklandığı,
bu nedenle davalı şirket meydana gelen zararın tamamından hukuken sorumlu olduğu, müvekkili
şirketin, iş bu hasar nedeniyle sigortalısına hasar ödemesi yaptığından, TTK’ nun 1472. maddesinde
yer alan “halefiyeti ilkesi” gereğince, sigortalısının zarara sebebiyet verenlere ve zarardan hukuken
sorumlu olanlara karşı sahip olduğu tüm yasal talep ve dava haklarına halef olduğu, davaya konu
hırsızlık olayı sebebiyle poliçe gereğince sigortalısına 10/12/2021 tarihinde ödenen Toplam
12.326,00- EURO (189.954,29-TL.) hasar bedelinin rücuen tazmin ve tahsili için davalı şirket aleyhinde -----.İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, iş bu takibe borçlu şirket tarafından itiraz edildiği ve icra takibinin durduğu, takibin devamı için huzurdaki itirazın İptali davası açılmadan önce kendilerince ilgili yasa gereğince arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ancak yapılan görüşmede taraflarca uzlaşmak mümkün olmadığı,açıklanan nedenlerle; haklı davanın kabulüyle, davalı borçlunun takibe, takip konusu borca, faize ve
borcun tüm ferilerine vaki tüm itirazlarının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu
aleyhinde alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,
Davalı ----- vekili tarafından
mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde özetle; “Davacı ------ Şirketi vekili
tarafından 02.05.2023 tarihinde mahkemeye sunulan dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ------, 23.10.2021 tarihinde -------Metro Hatta inşaatında meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin olarak kusur ve ihmali
bulunduğu ileri sürülerek halefiyet ilkesi ileri sürülerek ----- İcra Müdürlüğünün
------ sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yönelik itirazın kaldırılması ve icra inkar
tazminatına hükmedilmesi talebi ile dava açıldığı, müvekkil şirkete 08.05.2023 tarihinde ----- yolu
ile tebliğ edilen dava dilekçesinde müvekkil şirket aleyhine ileri sürülen iddialar hukuki dayanaktan
yoksun olup, yapacakları açıklamalarla davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkil
şirketin adresi ---- olup ----- mahkemelerinin görevli olduğu, davanın somutlaştırılmadığı,
müvekkil şirketin davaya konu yere ilişkin danışmanlık faaliyeti yürüttüğü, müvekkil ------ taraf olduğu 01.04.2020 tarihli "Danışmanlık
Hizmet Sözleşmesi" nde müvekkil şirketin üstlendiği danışmanlık görevi olay günü ve saatinde
sözleşmede belirtilen şeklinde hukuka ve akde uygun şekilde ifa edilmiş olup, müvekkil şirketin
sözleşmeden kaynaklanan bir ihmalinin bulunmadığı, müvekkil şirketin olay yeri ve saatindeki görev
tanımına uygun olarak güvenlik kulübesinde danışmanlık görevini sözleşmeye uygun olarak icra eden
personeli bulunduğu, müvekkil şirketin danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan tüm sahanın
güvenliğini sağlayıcı tedbirleri alması gibi bir görevi danışmanlık sözleşmesinin kapmasında olmayıp
müvekkil şirket sadece danışmanlık sözleşmesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, müvekkil
şirketin, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan ------
poliçe nolu "Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi" taraflarında müvekkil şirket yer almadığı, tarafı
olmadığı bir sözleşmeden kaynaklanan tazminat ödenmesinde rizikonun müvekkil şirketten talebi
hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, sonuç olarak; yaptıkları açıklamalardan da anlaşılacağı üzere
müvekkil şirkete karşı başlatılan icra takibine ilişkin ileri sürdükleri itirazımızın kaldırılmasına ilişkin
açılan davada müvekkil şirketin olaya ilişkin kusur ve sorumluluğu bulunmadığından müvekkil
şirkete ilişkin başlatılan icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu ortada olup itirazın iptali
edilmesine ilişkin davanın reddine, Davanın usul kurallarına aykırı olması nedeniyle usulden reddine,
davanın esasının haksız ve hukuka aykırı iddialardan ibaret olması nedeniyle esastan reddine, haksız
ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata
mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar
verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosyanın teknik bilirkişi heyetine tevdi edilerek uyuşmazlık hususlarında rapor düzenlenmesi talep ettiği görüldü, Teknik bilirkişi heyeti bilirkişi ortak raporu sonuç kısmında: "EZCÜMLE NİHAYİ OLARAK;
7.4. -----
ORTAKLIĞI’nın, meydana gelen olayda %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU
OLDUĞU,
Müteselsil sorumluluk ile ilgili Yargıtay kararında;
Yargıtay -----. Hukuk Dairesi ------
(…) TBK 61. maddede "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı
zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa
ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesini içermektedir. Hal böyle olunca, davalıların meydana
gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerekirken, yazılı şekilde hüküm
tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir” şeklinde karar verildiği incelenmiştir.
7.5. ------ŞİRKETİ’nin; meydana gelen olayda %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA
KUSURLU OLDUĞU
7.6. DAVA DIŞI------- meydana gelen olayda KUSURUNUN OLMADIĞI, 7.7. -----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasında, 189.954,29 TL asıl alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) 13.715,74 TL işlemiş faiz 203.670,03 TL Toplam Alacak üzerinden icra takibi yapıldığı incelenmiştir.
7.8. Çalındığı iddia edilen emtia ederinin; 13.696,24 EURO veya Türk Lirası cinsinden 139.891,00 TL olduğu,
7.9. Uyuşmazlık hakkında yalnızca görüş bildirildiği, " hususlarında rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Bilirkişi ek raporu sonuç kısmında:
"EZCÜMLE NİHAYİ OLARAK
5.5. DAVA DIŞI ------ORTAKLIĞI’nın, meydana gelen olayda %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU VE MEYDANA GELEN ZARARDAN EŞİT OLARAK SORUMLU OLDUĞU,
Müteselsil sorumluluk ile ilgili Yargıtay kararında; Yargıtay -----Hukuk Dairesi------ (…) TBK 61. maddede "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesini içermektedir. Hal böyle olunca, davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir” şeklinde karar verildiği incelenmiştir.
5.6. DAVALI ------ ŞİRKETİ’nin; meydana gelen olayda %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU VE MEYDANA GELEN ZARARDAN EŞİT OLARAK SORUMLU OLDUĞU,
5.7. DAVA DIŞI------ meydana gelen olayda KUSURUNUN OLMADIĞI,
BU ŞEKİLDE KÖK RAPORUNDAKİ KUSUR ORANLARINDA SABİT KALINMIŞTIR.
5.8. ------. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasında, 189.954,29 TL aıl alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) 13.715,74 TL işlemiş faiz 203.670,03 TL Toplam Alacak üzerinden icra takibi yapıldığı incelenmiştir.
5.9. Çalındığı iddia edilen emtia ederinin; 13.696,24 EURO veya Türk Lirası cinsinden 139.891,00 TL olduğu,
BU ZARARIN SORUMLULUĞU OLARAK
- DAVALI ------ ŞİRKETİ’nin; meydana gelen olayda %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU VE 139.891,00 TL MEYDANA GELEN ZARARIN, EŞİT OLARAK 69.945,50-TL’ SİNDEN SORUMLU OLDUĞU,
- DAVA DIŞI ------ORTAKLIĞI’nın, meydana gelen olayda %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU VE 139.891,00 TL MEYDANA GELEN ZARARIN, EŞİT OLARAK 69.945,5 TL’ SİNDEN SORUMLU OLDUĞU, 5.10 Kök raporda tüm dosya ve icra dosyası incelenmiştir. Kök raporda tespiti yapılan 139.891,00 TL sadece çalınan ürünlerin tutarı değildir. Bu tutara nakliye ve işçilik ücretleri gibi ücretler eklenmiştir.
Çünkü bazı malzemelerin nakliyatı insan gücü ile yapılamamaktadır. Toplamda 12.326 EURO tuttuğu dosyadan tespit edilmiştir. Yine dosya da bulunan 30.11.2021 tarihli sigorta ekspertiz raporuna göre Euro kuru: 11,3487 TL’ dir.
Kök raporda bu kur dikkate alınarak yapılan hesaplamada 139.891,00 TL olarak bulunmuştur. Kaldı ki bilirkişi raporuna itiraz eden davacı vekilinin Euro kurunun 15,62 olarak hesaplandığı ve ödeme dekontuna göre hesap yapıldığı zaman 12.326 X 15,62=192.541,60 TL tutuyor. Davacının icra takibin konulurken talepleri 189.954,29 TL’dir.
Davacının dava dışı----- firmasına yaptığı ödeme tarihi ekspertiz tarihinden daha geç olduğu için döviz kurlarındaki değişimi göre yeniden hesaplamak gerekmektedir. Kök raporda ödeme tarihi değil kesin ekspertiz tarihi dikkate alınmıştır. Nihai karar mahkemeye ait olmak üzere 10.12.2021 tarihli dekonttaki döviz kuru dikkate alınarak yeniden bir hesaplama yapılmıştır.
Buna göre 12.326 X 15,62=192.603,28 TL.
İcra takibi tutar ile yukarıdaki tutar arasındaki fark hakkındaki karar mahkemenindir.
5.11 . Uyuşmazlık hakkında yalnızca görüş bildirildiği," görüşlerinin bildirir rapor tanzim edilmiştir.
DELİLLER
* Bilirkişi kök ve ek raporu,
*Gelen giden müzekkere cevapları,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; rücuen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, sigortalısı -------şantiyesinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu oluşan zarar nedeniyle 12.326,00 Euro bedelinde sigorta tazminatı ödemesinde bulunduğunu, olayın meydana geldiği iş sahasında bakım, gözetim ve kontrol yükümlülüğünün, sigortalı ile aralarında hizmet sözleşmesi bulunan davalı şirkete ait olduğunu ileri sürerek, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, sözleşme konusu işin yalnızca danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri ile sınırlı olduğunu, özel güvenlik faaliyeti yürütmediğini, görevlilerin 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında görevli olmadığını, olayın meydana geldiği alanın şantiye içerisinde yer alması nedeniyle müvekkiline atfedilebilecek kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraf beyanları, danışmanlık hizmet sözleşmesi ve eki görev tanımları, bilirkişi raporu, olay yeri inceleme tutanağı ile ----- Emniyeti Olay Yeri İnceleme Amirliği’nin raporları incelenmiştir.Mahkememizce alınan 3 kişilik bilirkişi heyeti raporunda; Davalı şirketin, olay günü ve saatinde aktif olarak danışma görevlisi bulundurduğu, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi ve ekinde yer alan görev tanımında, danışma görevlilerinin “giriş çıkışların takibi”, “ziyaretçi yönlendirme” ve “çevrenin gözetimi” görevini haiz olduğu, olay yerinde fiziki erişimi engelleyici tedbirlerin eksik olduğu, depo kapılarının kırık, rulo kabloların açıkta ve güvenliksizlik içerisinde olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Raporun sonuç kısmında, sözleşme hükümleri, fiili hizmet kapsamı ve olay yeri raporları birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu, kalan %50 oranında kusurun ise işverende (dava dışı ------ Ortaklığı) olduğu kanaatine varılmıştır.1472 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, sigortacı, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalıya ödediği tazminat oranında, zarara sebebiyet veren üçüncü kişilere rücu edebilir.
Somut olayda davacı, sigorta sözleşmesinden doğan borcunu ifa ederek zarar görene (sigortalıya) ödeme yapmış, dolayısıyla rücu hakkı doğmuştur.Taraflar arasında 01.04.2020 tarihli Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi ve eki görev tanımı incelendiğinde; davalının “görevli personel” istihdam ettiği, bu personelin görev alanı içerisinde bulunan araç, personel ve ziyaretçilerin yönlendirilmesi ve şantiye sahasının gözetimi ile yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Her ne kadar davalı taraf 5188 sayılı Kanun kapsamında özel güvenlik yetkilerinin olmadığını ileri sürmüşse de, bu durum taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanan özen ve gözetim borcunun ortadan kalktığını göstermez. Borçlar Kanunu’nun 112. maddesi uyarınca borçlu, borcun ifasını engelleyen sebepler dışında borcunu ifa etmediği takdirde zarardan sorumlu olur. Davalı şirketin personelinin giriş-çıkışları kontrol etme, çevreyi izleme ve raporlama yükümlülüğü bulunmasına rağmen bu yükümlülüğü gereği gibi ifa etmemesi sonucunda, olayın meydana geldiği sabittir.
Bilirkişi raporu, olayın meydana geldiği şantiye sahasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını; ancak bu güvenlik eksikliğinin yalnızca davalı firmaya değil, aynı zamanda işveren konumundaki dava dışı yüklenici firmaya ait olduğunu ortaya koymuştur. Kusur oranı %50 - %50 olarak tespit edilmiştir. Bu oran, mahkememizce de dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Yargıtay kararlarında; güvenlik hizmeti veren şirketlerin sözleşme kapsamında öngörülen gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, özel güvenlik izni bulunmasa dahi sorumluluğun doğacağını kabul etmiştir.
Tespit edilen zararın 13.696,24 Euro olduğu ve sigorta poliçesi uyarınca fiili ödeme tarihindeki merkez bankası satış kuru esas alınacağı belirtildiğindan sigorta şirketinin fiili ödeme tarihindeki satış kurunun 15,6375 TL olduğu ve davalının %50 sorumlu olduğu anlaşılmakla, ayrıca davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair belge sunmadığı görülmekle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Alınan bilirkişi raporunu hükme elverişli olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/303, K. 2025/339, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama