KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/474
- Karar No
- 2024/850
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
1.862 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/474
KARAR NO : 2024/850
DAVA
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacıların murisi--- ait olan ve kızı --- - tarafından kullanılan - ----- plakalı otomobil ile ----- yönetimindeki motorsiklet 09.09.2007 tarihinde trafik kazasına karıştığını, kaza sonucunda Kaza sonucunda, motorsiklet sürücüsü ---- vefat ettiğini, trafik kazası sonucunda vefat eden ---- mirasçıları tarafından davacıların murisi ----- davadan önce vefat etmesi nedeniyle davacılara karşı maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, yerel mahkeme ve BAM kararları birlikte değerlendirildiğinden dava neticesinde: Meydana gelen kazada: Müvekkillerin murisine ait araca %75,
müteveffaya ise %25 kusur atfedildiğini, Müteveffanın mirasçılarına 55.677,49 TL Maddi, ve toplamda 40.000,00 TL manevi tazminat ve ferilerinin ödenmesine hükmedildiğini, Mahkemenin olay nedeni ile hüküm altına aldığı maddi tazminatların, 22.03.2007 başlangıç tarihli, bir yıl süreli ve ---- numaralı sigorta poliçesi ----- ZMMS Trafik sigorta poliçesi ile sigorta kapsamı dahilinde olduğunu, ----.
İse 2019 tarihinde davalı---- devredildiğinde bu kapsamdaki sorumluluğu davalı sigorta şirketinin yükümlendiğini,işbu nedenle dosyaya konu meydana gelen kaza neticesinde maddi tazminatların sigorta poliçesi kapsamında davalı ---- sorumluluğunda kaldığını buna rağmen sigorta şirketinin ödeme yapmadığını, kaza sonucu vefat eden ---- mirasçıları tarafından açılan dava sonucunda-----Asliye Hukuk Mahkemesinin -----Sayılı, ---- Bölge Adliye Mahkemesi----- K. sayılı ilamlarıyla maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, tazminatların--- İcra Müdürlüğü’nün ---- Sayılı icra dosyasına konu edildiğini,
davacıların icra dosyasına ödeme yaptığın ancak BAM kararı gereği yapmış oldukları ödemelerden bir kısmını geri aldıklarını,---- Şirketinin --- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyası ile görülen davada ve işbu davada davalı olarak gösterildiğini, ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----. Sayılı ve ---- Bölge Adliye Mahkemesinin ----.
Sayılı dosyasından verilen karardan da görüleceği üzere davalı sigorta şirketi hükmedilen maddi tazminat alacağıyla ilgili faizden 16.01.2019 tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek , davacıların ---Asliye Hukuk Mahkemesinin----Sayılı, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----sayılı ilamlarına istinaden -- -- İcra Müdürlüğü’nün ----- Sayılı ----- sayılı dosyasına ödediği Maddi tazminat, faiz, avukatlık ücreti ve harçlar (istinaf harçları dahil tüm harçlar) diğer tüm ferileri kapsamında toplamda ödenen 85.000,000 TL’nin,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ---- numaralı ZMMS Trafik sigorta poliçesi kapsamında, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan rucuen tahsiline, Arabuluculuk vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, Dava masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -----tüm aktif ve pasifleri ile birlikte devralması suretiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde iki şirketin birleşmesi işlemi, ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 02.12.2019 tarihinde tescil edilmiş ve bu kapsamda ----. tasfiye olmaksızın infisah ettiğini, Tescil ile birlikte ---- tüzel kişiliği sona ermiş olduğundan, faaliyetine -----nezdinde devam edeceğini, husumet itirazları olduğunu,
huzurdaki davada davacının rücuya konu ödediği tazminatı dava dilekçesinde her ne kadar ödeme tarihi belirtilmemiş ise de davalı şirket tarafından 02.11.2020 tarihinde ödeme yaptığı bilinen davacıların rücen tazmin için hak düşürücü sürelerinin dolduğu tepsit edilerek hasar başvuruları reddedildiğini, işbu ödemeyi davalı şirket poliçesinden talep etme yönünden zaman aşımı / hak düşürücü süresi ödeme tarihinden itibaren 2 yıl olup;
davacının işbu davaya konu tazminatı icra dosyasına ne zaman ödendiğinin tespiti gerektiğini, şayet ödeme tarihi üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçmiş ise davanın zamanaşımından reddi gerekeceğini, Davacılar tarafından 02.11.2020 tarihinde ödeme yapıldığından poliçe kapsamında talep hakkı söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Rücuen alacak davasıdır.
Mahkememiz ön inceleme duruşması ara kararı gereği dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapora tanzim edilmek üzere sigorta alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ---- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Dosyada mübrez delillerin incelenmesi neticesinde takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere,1.
Davaya konu olayda davalı ---; muris ---- maliki ve davacılardan --- sürücüsü olduğu ---- plakalı aracı ---- poliçe numarası ile 22/03/2007 - 22/03/2008 vade tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, 2. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 09/09/2007 tarihinde meydana gelen davaya konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleşmiş olduğu, 3. Davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle Zorunlu Trafik Sigortası Kişi Başına Maddi Sakatlanma ve Ölüm Teminat limitinin 80.000,00 TL olduğu,
4. Davacılardan ---- tarafından 02.11.2020 tarihinde T.C. -----.
İcra Dairesi'nin ----- nolu İcra Dosyasına 377.345,00 TL tutarında ödeme yapıldığını gösteren tahsilat makbuzunun dosya kapsamında bulunduğu, 5. T.C. ---- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyasına ilişkin Sayın Mahkeme'ye iletmiş olduğu 07.02.2024 tarih ve ---- ilgi sayılı yazısında; “... borçlular adına ----- tarafından 02.11.2020 tarihinde 377.345,00 TL ödenmiş ve dosya infaz edilmiş ise de; ----- Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozması sonucunda verilen karar uyarınca fazla yatırılan 90.305,72 TL ve fazla yatırılan harçlar olmak üzere toplam 95.652 TL ödemeyi yapan ---- iade edilmiştir...” hususlarının belirtildiği,
6. T.C. ----- Bölge Adliye Mahkemesi----. Hukuk Dairesi'nin kararında yer aldığı üzere; zarar gören 3. şahıs konumunda olan müteveffa ---- uğramış olduğu bedeni zarar için hükmolunan tazminat tutarının 55.677,49 TL olduğu, 7. Sayın Mahkeme'ye sunulan Hesap dökümünde belirtilen Takipte Kesinleşen Miktar içeriğinde manevi tazminat tutarının olup olmadığı anlaşılamamakla birlikte Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6.
Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı maddesinin ©) Manevi tazminat talepleri, fıkrasına istinaden manevi tazminat taleplerinin davalı -----tarafından düzenlenen zorunlu trafik sigortası poliçesi teminat kapsamı dışında olduğu, 8. Dosya kapsamında yer alan Mahkeme ve İstinaf kararında “davalı sigorta şirketinden 01/08/2008 tarihinde 7.554,00 TL ödeme yapıldığı” şeklinde bir karar bulunduğu, ancak dosya kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı tarafa ödeme yapıldığına dair banka dekontu, ödeme belgesi vb. belge bulunmadığı, konuyla ilgili takdir yetkisinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
9. Davalı vekili tarafından Sayın Mahkeme'ye sunulan dilekçede yer alan zaman aşımı yönünden yapılan itirazın hukuki bir değerlendirme olduğu, bu hususta değerlendirme yapılamadığı, konuyla ilgili takdir yetkisinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, 10. Yine davalı taraf vekilince Sayın Mahkeme'ye sunulan dilekçede belirtilen “HMK'nun 121.
Madde hükmüne aykırı olarak tarafımıza tebliğ edilmediği, müvekkil şirketin poliçe sigortalısının ---- olduğu, davacıların işbu huzurdaki davayı açmada yasal olarak haklarının bulunup bulunmadığının her bir davacı yönünden tespitinin talep edildiği,” hususunun da hukuki bir değerlendirme olduğu, bu hususta bir değerlendirme yapılamadığı, konuyla ilgili takdir yetkisinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, 11. Detayları yukarıda yer aldığı üzere;
---- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulmuş olan 29.07.2019 tarihli Bilirkişi Raporu'nda yer alan kusur oranı tespitleri dikkate alınarak davaya konu kaza tarihinde muris ---- maliki olduğu ---- plakalı aracın 4» 75 kusur oranı ile karıştığı trafik kazasında zarar gören 3. Şahıs konumunda olan müteveffa ---- uğramış olduğu bedeni zarar (manevi tazminatlar hariç olmak üzere) TTK Madde 1473 ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası, genel şartlarda yer alan A.3.
Sigortanın Kapsamı başlıklı maddesi uyarınca Kişi Başına Maddi Sakatlanma ve Ölüm Teminat limiti olan 80.000,00 TL. ile sınırlı olmak üzere davalı -----. tarafından düzenlenmiş olan zorunlu trafik sigortası poliçesi teminat kapsamında olduğu, 12. Yukarıda açıklandığı üzere; dosya içeriğinde mevcut Mahkeme ve İstinaf kararında belirtilen, Aktüeryal Hesaplamanın yer aldığı bilirkişi raporunda da yer alan davalı sigorta şirketinin dava dışı tarafa yapmış olduğu ödemeyi ispatlaması durumunda tazminat hesabından düşülmesi gerektiği, ...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
6100 sayılı HMK 114/1-c maddesinde görev dava şartı olarak gösterilmiş olup, anılan Kanun 115. maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar,
nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Zira Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine göre;
k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade etmektedir.
Aynı Yasanın 73. Maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Tüm dosya kapsamından.
Huzurdaki davanın, 09/09/2007 tarihinde meydan gelen trafik kazsında vefat eden ----- mirasçılarına ödenen maddi manevi tazminatın sigorta poliçesi kapsamında davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, kazaya karışan davacılar murisi ----- Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasından alındığı görülen SGK dökümünde "kamu emeklisi-öğretmen" olarak çalıştığı, muris --- adına ---- plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, bu kapsamda sigortalının tacir olmadığı, kazaya karışan aracın yolcu-nakli hususi kullanıma özgülendiği, davanın akdi ilişki kapsamında açıldığı,
göreve ilişkin düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta Mahkememiz görevli olmayıp 6502 sayılı Kanun 73. madde uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/474, K. 2024/850, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama