KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/590
- Karar No
- 2025/84
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/590
KARAR NO : 2025/84
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/09/2023
KARAR TARİHİ : 31/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/12/2010 tarihinde sürücü --- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili--- yaralandığını, ----- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında --- plaka sayılı araç
---- sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ----, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ---- Üniversitesi uygulama ve araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş olan 24/05/2018 tarihli rapora göre %14 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; -500 TL Sürekli iş göremezlik
- 250 TL Geçici iş görmezlik
-250 TL Bakıcı gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının, maluliyet tazminatına yönelik tüm taleplerinin ve dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını, kaza -yani riziko- tarihi dikkate alındığında bu dava zamanaşımına uğradığını, davacının, bu davayı zamanaşımı süresi içinde açmadığını, gerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca, gerekse ZMSS Trafik Poliçesi Genel Şartlarındaki düzenlemeye göre, “sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zamanaşımına uğrar.” Her ne kadar, anılan yasal düzenlemelerin devamında “…dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörmüş bulursa,
bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir” şeklinde bir düzenleme öngörülse de, uyuşmazlık konusu trafik kazası 14.12.2010 tarihinde meydana geldiğini ve davanın uzamış ceza zamanaşımı süresi de geçtikten çok sonra açıldığını, davanın bu bakımdan reddedilmesini, davacının, 14.12.2010 tarihindeki trafik kazasından dolayı yaralanmasına neden olduğu iddia edilen --- plakalı araç, -kaza tarihi itibariyle- müvekkili şirket nezdindeki ZMMS Trafik Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, söz konusu poliçeye göre teminatımız, sakatlanma ya da ölüm halinde ise şahıs başına azami 175.000,00 TL ile sınırlı olduğunu,
ancak bu otomatikman her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmayıp, gerçek zarar ve trafik sigortalımızın kazanın meydana gelmesindeki kusur miktarına göre tazminat meblağının belirleneceğini, müvekkili şirketin poliçelerden kaynaklanan sorumluluğu;
azami teminat limiti dâhilinde gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, trafik tutanağında -ve varsa savcılık hazırlık tahkikatındaki- sigortalı araç sürücüsüne atfedilen ve şirketi aleyhine olan kusur oranını kesinlikle kabul etmediklerini, dava konusu kazanın, kusura ilişkin raporunun ATK Trafik İhtisas Dairesinden ya da ---- alınmasını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa davaya konu kaza nedeniyle 02.01.2019 tarihinde 20.000,00 TL maddi tazminatı ödendiğini, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle,
müvekkil sigorta şirketinin bakiye bir sorumluluğu doğacak olsa bile bu sorumluluk, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre ve münhasıran azami poliçe limiti ile sınırlı olacağını, davacı taraf, kalıcı sakatlık nedeniyle meydana gelen işgücü kaybının oransal olarak tespit edilmesini ve bunun için tazminat ödenmesini talep ettiğinden işgücü kaybının tespiti için Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu ---- İhtisas Dairesi'nden ya da üniversitelerin Adli Tıp Kürsüsünden kaza tarihindeki ilgili yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybı/özürlülük/engelli oranını tespit eden "heyet raporu" alınması gerektiğini,
kaza tarihinin çok eski olması hasebiyle, davacıdaki iddia olunan arazlar ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağının mevcudiyetinin de belirlenmesini, davacının, olay günü yaralanmasına neden olunan kazada "hatır taşımacılığının" söz konusu olduğunun ve/veya "müterafik kusurlu" olduğunun -yargılama sırasında- anlaşılması halinde TBK.nun 51. ve 52. madde hükümleri uyarınca gerekli hakkaniyet indirimlerinin yapılması gerektiğini, davacı ile sigortalı arasında bir uzlaşma söz konusu ve bu nedenle cezai yönden takipsizlik kararı verilmiş ise işbu davanın CMK uyarınca reddi gerektiğini, davanın,
hak düşürücü süre aşımından ve/veya zamanaşımından reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yapılacak yargılama neticesinde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava trafik kazasından kaynaklı olarak sürekli ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat istemine ilişkindir.----Sigorta Tahkim Komisyonu hakem heyeti dosyası, uyap üzerinden celp edilmiştir.
Aşağıdaki şekilde karar verildiğinden, davacı vekilinin kusur ve maluliyetin tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesi talebi yerinde görülmemiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden; ---- sayılı dosyada Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı, itiraz üzerine verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı ile kesinleşmiş olduğu, kararın davacının davalıya karşı davamızla aynı olaydan kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkin olduğu görülmektedir. Sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden kesin hüküm bulunmaktadır.
Geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı yönünden. Somut olayda kaza, 14.12.2010 tarihinde gerçekleşmiştir. 26.12.2018 tarihli ibraname uyarınca davacı, davalı sigorta şirketini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ibra etmiştir. Ödeme ise 02.01.2019 tarihinde yapılmıştır. Arabuluculuk başvuru tarihi 22/07/2023, dava tarihi 01/09/2023 tarihidir.
2918 Sayılı KTK’ nin 111/2. maddesine göre: “Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Görüldüğü üzere 2 yıllık bir hak düşürücü süre öngörülmüştür. Buna göre ibranamenin imzalandığı tarihten itibaren iki yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmeyen geçersizlik iddiasının hukuken dinlenmesi mümkün değildir.
İbranamenin düzenlendiği tarih (26.12.2018) dikkate alındığından ve dava ve arabuluculuk tarihleri dikkate alındığında iptal hakkının süresi içinde kullanılmamış olması sebebiyle hak düşümünün gerçekleştiği sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki kaza 14.12.2010 tarihinde gerçekleştiğinden arabuluculuk ve dava tarihi itibariyle 8 yıllık zamanaşımı süresi de geçmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/590, K. 2025/84, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama