KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/405
- Karar No
- 2024/1020
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
1.406 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/405
KARAR NO : 2024/1020
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket ile davalı şirketi arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davalıya ekte sunduğumuz faturalarda belirtilen depolama hizmetleri verilmiş ancak verilen hizmetlerin bedeli olarak bakiye 344.188,36 TL müvekkil şirkete, davalı şirketle yapılan tüm görüşmelere rağmen ödenmemiştir.
Davalı tarafından hizmet bedelinin müvekkil şirkete ödenmemesi neticesinde tarafımızdan ----İcra Dairesinin ---- Esas dosya ile ilamsız icra takibi yoluyla yasal takip başlatılmış, ödeme emri 27.02.2024 tarihinde davalı borçlu şirkete elektronik tebligat ile tebliğ edilmiştir. Davalı şirket tarafından ise 26.02.2024 tarihli dilekçe ile haksız bir şekilde takibe itiraz edilmiş ve----.
İcra Dairesi’nin 27.02.2024 tarihli kararı ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. Yukarıda safahatı özetlendiği üzere davalı şirket tarafından müvekkil şirketten satın alınan hizmetin bakiye bedeli olan 344.188,36 TL müvekkil şirkete ödenmemiş, tarafımızdan başlatılan icra takibine itiraz etmek suretiyle takibin haksız olarak durmasına sebebiyet verilmiştir.
Daha sonra ise tarafımızca ---- Arabuluculuk Bürosuna 28/02/2024 tarihinde ---- başvuru numarası ile başvuruda bulunulmuş ekte sunduğumuz 20/03/2024 tarihli son tutanaktan anlaşılacağı üzere davalı ile anlaşmaya varılamamıştır. Bu durumla birlikte; müvekkil firma tarafından, davalı firmaya ait TIR dorselerİ, halen müvekkil firmanın ----- adresinde bulunan açık deposunda depolanmaktadır.
(Ek 3 :Davalı firmaya ait dorseleri gösteren 3 adet fotoğraf.)----- İcra Dairesi’nin ---- Esas sayılı dosyasına konu yapılan müvekkil firma ile davalı firma arasındaki cari hesabı gösteren muavin defter kaydından anlaşılacağı üzere müvekkil firma başlatmış olduğu icra takibi ile en son 14.02.2024 tarihli fatura alacaklarına kadar oluşmuş olan bakiye alacağını takibe konu yapmıştır. Ancak takip tarihinden sonrasında da davalı firma aylık faturalarını ödememiştir.
Davalı firmanın müvekkil firmaya borcu her geçen gün katlanarak artmaktadır. Bu nedenlerle davalı-borçlunun haksız itirazlarının iptaline karar verilmesini talep etmekteyiz.. Ayrıca müvekkil firma yetkililerinin araştırmaları neticesinde, davalının borçlarını ödeme zorluğu çektiği, işlerini tasfiye girişiminde olduğu ve kaçma girişiminde olduğu öğrenilmiştir.
Müvekkil şirketin alacağı, rehin yada başka bir şekilde teminat altında olmadığından alacağın tahsili tehlikeye düşmüştür. Yukarıda da bahsedildiği üzere davalı firmanın müvekkil firmaya borcu her geçen gün katlanarak artmakta olup bahse konu depolanan dorselerin üçüncü firmalarca haczedilmesi veya borçlu tarafından kaçırılması halinde müvekkil firmanın verdiği hizmetin karşılıksız kalma durumu söz konusudur.
İİK'nın 257. maddesince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya 3.şahısta bulunan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Bu nedenle davalı borçlunun yedinde veya 3.şahısta bulunan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının üzerine; daha sonradan telafisi güç ve imkansız zararlar doğmaması adına itiraz edilen ----İcra Dairesinin---- Esas sayılı takip dosyası üzerinden dosya alacağı olan 344.188,36-TL tutarınca öncelikle teminatsız olarak aksi takdirde ise uygun görülecek teminat karşılığında İHTİYATİ HACİZ konulması talebimiz vardır.
Yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz nedenlerle.
Dosya alacağı olan 344.188,36-TL tutarınca öncelikle teminatsız olarak aksi takdirde ise uygun görülecek teminat karşılığında davalı/borçlu şirketin taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına haciz konulması için İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesini, ihtiyati haciz kararının infaz edilmek üzere ---- İcra Dairesinin ---- Essas sayılı dosyasına UYAP üzerinden gönderilmesini, Davalı şirketin ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına İTİRAZLARININ İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA ve 344.188,36-TL alacak miktarına takip tarihinden itibaren AVANS FAİZİ UYGULANMASINA,
Davalı taraf haksız olarak borca itiraz edip takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğundan, itiraz edilen alacağın %20’sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Taraflar arasında, müvekkilin dorselerini davacının garajına koyması konulu bir Garaj kira sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar sözleşmenin, müvekkilin dorselerini davacının garajına koymasıyla başlayacağını kararlaştırmışlardır. Müvekkil 18.01.2023 tarihinde 8 dorse ile garaja giriş yapmış ve sözleşme bu tarih itibariyle başlamıştır. İşbu sözleşmede garaj kira bedeli olarak aylık 15.000 TL + KDV olarak belirlenmiştir.
Taraflar, bu bedelin 18.01.2024 tarihine kadar 1 yıl süreyle geçerli olacağı ve devam eden yıllarda kira bedeline %10 artış uygulanacağı konusunda anlaşmış ve sözleşmede bu hususu imza altına almışlardır. Bu suretle. 18.01.2023 tarihinden , 18.01.2024 tarihine kadar kira bedeli aylık 15.000 TL +KDV olmak üzere toplam 17.700 TL'dir. 18.01.2024 tarihinden itibaren,18.01.2025 tarihine kadar geçerli kira bedeli aylık KDV dahil 23.364 TL'dir.
Davacının müvekkil şirkete kesmiş olduğu ve davaya konu ettiği faturaları inceleyecek olursak. 17.02.2023 tarihinde ----- nolu ve 15.000 TL bedelli fatura, müvekkil dorselerini garaja koymadan bir önceki aya ilişkin kesilmiştir. Yine 17.02.2023 tarihli ve ----- nolu fatura da müvekkil Ocak ayında garajı 18.01.2023 tarihinde kullanmaya başlamasına rağmen 30 gün üzerinden kesilmiştir.
Devamla davalı yine anlaşılamayan biçimde; kira bedeline sözleşmeye aykırı olarak zam yapmış ve 10.08.2023 tarihinde Ağustos ayı kira bedeli dahil olmak üzere, 2024 yılına kadar tüm faturaları 20.000 TL olarak kesmiştir. 05.01.2024 tarihi itibariyle ise kira bedelini KDV hariç 40.000 TL olarak güncellemiş ve bu şekilde fatura etmiştir. Oysa taraflar arasındaki sözleşmeye göre Ocak 2024 tarihi itibariyle kira bedeli KDV dahil 23.364 TL'dir. TTK M. 21'e göre.
Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Türk Ticaret Kanunu’nun md. 21 fıkra 1 hükmündeki ifadeden de anlaşılacağı üzere faturadan söz edilebilmesi için, taraflar arasında daha önceden kurulmuş bir sözleşmesel ilişkinin bulunması gereklidir.
Fatura sözleşmenin yapılması değil, yerine getirilmesi safhası ile ilgili bir ticari belgedir. Bu bakımdan fatura sözleşmenin şartlarını tespit eden değil, tespit edilmiş olan şartların bir kısmını gösteren ve bunları belirli şartlarla belgeleyen bir vesikadır. Her ne kadar kanunda 8 gün içinde itiraz edilememesi halinde faturanın içeriğinin kabul edildiği ifade edilmişse de bu hüküm faturadaki her türlü bilginin doğruluğunun kabul edildiği anlamına gelmez.
Bu noktada taraflar arasında akdedilen sözleşme esastır. Faturalar "AYLIK DEPOLAMA HİZMET BEDELİ" olarak kesilmiştir. Dolayısıyla faturalarda kira sözleşmesine atıf yapılmıştır. Davacı tarafından ise sözleşmeye aykırı olarak kira bedeli tayin edilmiştir. Bu noktada fazlaya ilişki talebe itiraz ediyoruz.
Yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda davacının haksız kazanç sağlamaya yönelik ve hukuki bir dayanağı olmayan davasının REDDİNE, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı ve duruşmalara katılım sağlanmadığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasında mevcut olduğu ileri sürülen ticari ilişki sebebiyle alacaklarının tahsili yönünde yapılan takipte davacının davalıdan takibe konu fatura alacaklarının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında imza edilen depo kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için açılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay -----Hukuk Dairesinin 21/03/2017 tarih --- Esas ve --- Karar sayılı ilamı ile benzer ilamlarında da vurgulandığı üzere sözleşmenin her iki yanı tacir dahi olsa uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanıyor ise HMK.'nun 4 (1) a maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde davalıya faturalarda belirtilen depolama hizmeti verdiğini iddia etmiş ve alacağının tahsili yönünde icra takibine girişmiş, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi ile takibin durduğu ve davacının iş bu itirazın iptali davasını açtığı, davalı ise 03.07.2024 tarihinde sunduğu davaya cevap dilekçesinde davacı ile aralarında 1 yıllık garaj kirası sözleşmesinin bulunduğunu, ve ekinde kira sözleşmesini sunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ise 05.09.2024 tarihli cevap dilekçesine beyan dilekçesinde davalı tarafından sunulan kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve müvekkili şirket yetkilisinin imzasını içermediğini iddia etmektedir. Mahkememizce.
Taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisinden kaynaklanıp, kaynaklanmadığı, davalının sunduğu kira sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli ise tarafların arasında kira alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının öncelikle değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, HMK'nın 4(1)/a maddesi uyarınca mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu,
görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/405, K. 2024/1020, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama