KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/499
- Karar No
- 2025/53
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2025
Karar Metni
1.643 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/499
KARAR NO : 2025/53
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/07/2024
KARAR TARİHİ : 24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
04.05.2024 günü Sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile --- caddesinde ilerlerken durur vaziyette bulunan --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araca sol arkadan çarpması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 04.05.2024 tarihli kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, bu kazanın meydana gelmesinde davalı ---- plakalı araç sürücüsü -----durur vaziyette olan ------ plakalı araca çarptığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Madde 52 – Sürücüler: b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol,
hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.
Maddesini ihlal ettiğini, ----- plakalı araç sürücüsünün ise meydana gelen bu kazada kusursuz olduğu anlaşıldığını, kaza neticesinde ----- plakalı araç tamamen hasarlanmıştır. hasarlanan aracının zararını tahmini öğrenmek için TTK 1426 maddesi gereğince eksper raporu alındığını, ---- plakalı aracın sahibi --- -- ile müvekkil arasında alacağın temliki sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda alacaığın müvekkiline devredildiğini ve işbu davanın ikame edildiğini, davanın yetkili mahkemede açıldığını, işbu davanın taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 107/f.1'de " Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Araçta meydana gelen hasar ve hasardan kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat taleplerimizin uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit edilecek olup, bilirkişi marifetiyle tespiti ile hasarın, değer kaybının ve araç mahrumiyet tazminatının kesin olarak belirlenebilmesi gerektiğini, hasar bedeli hesaplama yönünden.
Aralık 2021 cumartesi tarihinde yapılan ---- gazete yayınlanan değişikliğe istinaden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlığı ile ---- Gazete’de yayımlanan düzenleme ile araç hasarlarının onarımında öncelikle orijinal parça kullanımı şartı düzenlemesinin mevcut olduğunu, yani orjinal parça zorunlu olup hasar bedelinin orjinal parça olma zorunluluğu göz önünde bulundurulmalısının zorunlu olduğunu, işbu sebepten dolayı öncelikle müvekkilinin araçta değişmesi gereken parçaların tespit edilmesini,
tespit edildikten sonra bu parçaların orjinal parça ile mi değiştirilip değiştirilmediğinin tespit edilmesini, eğer ki eşdeğer veya çıkma parça takıldı ise orjinal parça fiyatları üzerinden müvekkilin gerçek zararın tazminin, hasar bedeli hesaplanırken iskonto yapılması mümkün olmadığını, hasar bedelinin kdv dahil edilerek hesaplanması gerektiğini, reel değer kaybı ;
kaza sonucunda müvekkilnin aracının hasara uğradığını, söz konusu hasar bedelinin, hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkiline işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedeli ortaya çıktığını, buna göre Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli --- sayılı ---- Gazete'de yayımlanan ----- Sayılı kararı uyarınca müvekkiline ait aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, 09.10.2020 tarihli anayasa mahkemesi kararı sonrasında araç değer kaybı dosyalarında oluşan yeni hukuki durum sonrası plastik aksanlarda değer kaybına dahil edilmelidir. hak mahrumiyeti,
müvekkilinin aracın onarımda kaldığı gün sayısınca aracını kullanamamış hak mahrumiyeti kaybına uğradığını, bilirkişice onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilinin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespiti ve davalıdan tanziminini, kaza neticesinde müvekkilinin aracındaki hasarın onarımı için eksper atamasını beklemek, eksper ataması sonra onarım onayı, onaydan sonrada, parça temini vs. iş ve işlemlere başlanıldığını, ki bu işlemler ise en kısa 3 gün sürmekte ve bu bekleme süresinde dahi kişiler araçlarını kullanamadığını,
araç mahrumiyet bedeli hesaplanırken bu bürokrasi diye nitelendirebileceğimiz günlerinden hesaba katılması gerektiğini, müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmesi ve alacağın semeresiz kalmaması için trafik kazasına sebebiyet veren ---- plakalı aracın tescil kaydına ve davalı------ adlarına bulunan taşınır ve taşınmazların kaydı üzerine İİK 257 vd. maddeleri gereğince İhtiyati Haciz konulmasını,
yapılacak yargılamada müvekkilinin alacağının semeresiz kalmaması ve alacağının güvence altına alınması için trafik kazasına sebebiyet veren ----- plakalı aracın tescil kaydına ve davalı ----- adına başkaca taşınır ve taşınmaz olması durumunda taşınırların tescil kaydına, taşınmazların ise tapu kayıtlarına İhtiyati Haciz Şerhi konulmasına, davacı müvekkilinin meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak,
(HMK m.107 gereği belirsiz alacak davalarını) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 5.000,00 TL alacağımızın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, talep edilebilir tazminat bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak,
(HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davaları) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ----- plakalı aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 7.500,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine,
----- plakalı aracın 04.05.2024 tarihinde geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 2.500,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu olay haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup dava görevsiz mahkemede ikame edildiğini, görev yönünden itirazları sebebiyle davanın usulden reddini, Huzurda görülmekte olan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, işbu nedenle davanın yetki nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. Fıkrası gereğince, müvekkilin belirtilen adresinin '----'' olması nedeniyle yetkili mahkeme ----(---) Mahkemeleri olup -----.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisiz olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra ikame edildiğini, haksız fiil sebebiyle meydana gelen tazminat talepleri için haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açılmış olan işbu davanın esastan reddinin gerektiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz talebinin reddi gerekmektedir,
kazaya karışan ---- plakalı araç her ne kadar müvekkil şirkete ait olsa da iddia olunan kaza tarihinde ----- adlı şirkete uzun süre ile kiralandığından müvekkil şirketin araç üzerinde fiili ve ekonomik hakimiyetinin bulunmadığının izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davada herhangi bir şekilde sorumluluğu kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı ve eklerinde belirtilmiş müvekkili şirket aleyhine olan kusur incelemelerine itiraz ettiklerini,
sadece kaza tespit tutanağından yola çıkılarak detaylı bir inceleme yapılmadan kusur tespitinin yapılamayacağını, bu sebeple kaza tespit tutanağında yer alan kusur incelemesi hatalı belirtilmiş olup doğru kusur oranlarının bilirkişi raporları ile tespit edilmesini,Yüksek Mahkemenin içtihatlarına göre de;
trafik kaza raporları bilirkişi raporu olmadığı gibi ancak aksi kanıtlanana kadar geçerli belgeler olduğunu, buna göre kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, zira bilirkişi raporu ile de sübuta ereceği gibi müvekkili şirketin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini,
davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini, haksız davanın husumet itirazları kapsamında müvekkili şirket yönünden reddine, haksız davanın usuli itirazları kapsamında usulden reddine, Haksız davanın esasa ilişkin itirazları kapsamında esastan reddine, Davanın davaya konu aracın uzun süreli kiracısı olan ----- ihbarına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Davacı şirkete alacağı temlik eden, hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, davacınında halefiyet gereğince aynen temlik eden gibi o mahkemede dava açabilecektir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı, hasar bedeli ve mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı ---- temlik alan konumundadır.
Dava dışı temlik eden --- tacir araştırmasına ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş olduğu, ilgili müzekkerelerden; ticaret sicil kaydının olmadığı, esnaf kaydının bulunduğu, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunduğu, basit usule tabi olarak defter tuttuğu bildirilmiştir.Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, gelen cevabi yazılardan temlik edenin tacir olmadığı,
halefiyet ilkesi gereğince her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115.
Maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
TASHİH ŞERHİ
Kararın sonunda; sehven yazıldığı görülen ''Dair, davacı asilin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda'' kısmının, düzeltilerek ''Dair, davacı vekilinin, davalı ----. vekilinin ve davalı ----- yüzüne karşı'' şeklinde değiştirilmesine karar verildi.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/499, K. 2025/53, 24 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama