KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/540
- Karar No
- 2025/304
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/540 Esas
KARAR NO: 2025/304
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/08/2024
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalının, ----- icra dosyasında alacaklı, dava dışı --------- ise borçlu olduğunu, müvekkili davacının bu icra dosyasında üçüncü haciz ihbarnamesine olumsuz cevap verdiği ve takip borçlusunun bir alacağı bulunmadığını bildirdiği halde menfi tespit davası açmadığı için dosyaya borçlu olarak eklendiğini, davalı şirketin talebi üzerine müvekkili davacı icra dosyasına 1.511.690,58 TL için borçlu olarak eklendiği halde, bu tutarın yaklaşık 1,399 katı kadar mal, hak ve alacağına haciz konulduğunu, aşkın hacizler nedeniyle müvekkili davacının ticari itibarının zedelendiğini, davalı takip alacaklısının,
alacaklı olduğunu iddia ettiği alacak tutarı olan 1.511.690,58 TL'yi tahsil etmek için Müvekkili davacının yaklaşık 2.114.000.000 (iki milyar yüzondört milyon) TL tutarında mal, hak ve alacağına haciz koyduğunu, yani alacaklı olduğunu iddia ettiği tutarın 1,399 katı haciz koyduğunu, bu da davalının kötü niyetini ve müvekkili davacıya zarar verme kastını gösterdiğini, izah edeldiği üzere, davalı tarafından uyuşmazlık konusu haksız fiili yapmaması gerektiğini idrak etmesi,
yaptığının yanlış olduğunu anlaması ve bu tür hareketleri tekrarlamaması için ve ticari itibarı zedelenen müvekkili davacının uğradığı manevi zararlarının biraz olsun giderilmesi amacıyla Müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi için işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek davamızın kabulü ile, 10.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten (09.07.2024) itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirketin ------- faaliyet gösterdiğini, 6100 sayılı H. M.
K.'nın 6. Maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilmek suretiyle genel yetkili olarak davanın açılması lazım olunan yer Mahkemesi gösterildiğini, bu kapsamda davada yetkili Mahkemenin ------- mahkemeleri olması gerektiğini,Müvekkili alacaklı şirket tarafından,-----dosyası ile dava dışı borçlu ------ aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin kesinleştiğini,yapılan araştırmalar kapsamında, borçluya ait internet sitesi olan ----- bölümde bir kısım ticari şirketlerin olduğunu, bu şirketlerin arasında davacının da bulunduğunu,
tarafların ortak ticari işler yaptığının tespit edildiğini, raştırmalar neticesinde, sadece davacı tarafa değil referanslar kısmında gözüken neredeyse tüm şirketlere icra talep dilekçesinden de görüleceği üzere haciz ihbarnameleri gönderilmesinin İcra Müdürlüğünden talep edildiğini, bu kapsamda, davacının-------adresine 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, 89/1 haciz ihbarnamesinin davacıya tebliğ edilmesine rağmen yasal süresinde davacı tarafça herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerine davacının yine ------- adresine 89/2 haciz ihbarnamesi gönderildiğini,
ekte sunulan tebliğ mazbatasından görüleceği üzere 89/2 haciz ihbarnamesi de davacı tarafa 19.05.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça yasal süresi içerisinde herhangi bir cevap verilmediğinden usul ve yasaya uygun şekilde bu kez de 89/3 haciz ihbarnamesinin davacıya gönderildiğini, Müvekkili şirketin dava dışı borçludan olan alacağının tahsili için İ. İ.
K.'dan doğan haklarını kullanmak sureti ile hareket etmekte iken; kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerine davacı tarafça süresi içerisinde cevap verilmediği gibi 89/3 ihbarnamesinin tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde menfi tespit davası dahi açılmadığını, bu kadar ihmalkar davranan ve basiretsiz tacir eylemleri gerçekleştiren davacının tüm bunların üzerine müvekkilimizin kötü niyetli olduğunu iddia etmek sureti ile manevi tazminat talep etmesinin hiçbir surette kabul edilemeyeceğini, sonuç olarak,
yapılan tüm tebligatlar İcra Müdürlüğünün kararları ile usul ve yasaya uygun şekilde yapılmış ve davacı tarafın devamında ekte sunduğumuz talep ve icra müdürlüğü kararı ile icra dosyasına borçlu olarak eklendiğini belirterek, işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 89/3. maddesi gereği davacıya gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre davalının, ------- sayılı icra dosyasında alacaklı, dava dışı------ ise borçlu olduğu, davacının bu icra dosyasında üçüncü haciz ihbarnamesine olumsuz cevap verdiği ve takip borçlusunun bir alacağı bulunmadığını bildirdiği halde menfi tespit davası açmadığı için dosyaya borçlu olarak eklendiği,
davalı şirketin talebi üzerine davacının icra dosyasına 1.511.690,58 TL için borçlu olarak eklendiği fakat, bu tutarın yaklaşık 1,399 katı kadar mal, hak ve alacağına haciz konulduğu ve aşkın hacizler nedeniyle müvekkili davacının ticari itibarı zedelendiği ileri sürülmektedir.------- kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin içtihadında, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, görevli mahkemenin;
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına karar verilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır.
Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması gerekmektedir.Sonuç olarak İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına ve görevli mahkemenin, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle, asliye hukuk mahkemesi olduğu,
yetki itirazı hususunda kararın görevli mahkemece verilmesi gerektiği anlaşılmakla HMK 114/1-c uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/540, K. 2025/304, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama