KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/587
- Karar No
- 2025/567
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
Karar Metni
2.124 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/587
KARAR NO : 2025/567
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/08/2024
KARAR TARİHİ : 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Aralarındaki ticari ilişki neticesinde davacı şirket, davalıya ticari malları sattığı ve servis hizmeti verdiğini. Bu satışlar ve servis hizmetleri için e-faturalar tanzim ettiğini. İşbu faturalar davalı/borçluya gönderildiğini. Faturaların davalı/borçluya tesliminden sonra faturalara ve içeriklerine yapılmış herhangi bir itiraz/iade bulunmadığını.
İçeriğine itiraz edilmeyen bu faturaların bedelleri davacı şirkete ödenmediğini, bu nedenle de taraflarınca davalı/borçlu aleyhine -----İcra Müdürlüğü’nün ------ Sayılı dosyası üzerinden 15.308,80-TL tutarında icra takibi başlatıldığını. Başlatılan takibin ardından davalı/borçlu tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edildiğini. Ancak söz konusu itirazlar haksız ve mesnetsiz olup davacının alacağını elde edememesini sağlamaya yönelik olduğunu.
Davalı/borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazları ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile de açığa çıkacağını beyan ederek. Davanın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalının alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.-----İcra Müdürlüğü'nün -----esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır.
Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır.
(TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Sayın Mahkeme 31.01.2025 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ‘-----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edilmiştir.’’ Davacı tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.
Defter İncelemesi (Usul) Hesap İncelemesi, BA ve BS Formlarının İncelenmesi, Faturaları İncelenmesi, DEFTER İNCELEMESİ (USUL): DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2023 -2024 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023-2024 yılı ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı. beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından, davalı defter incelemesi yapılamamıştır.
HESAP İNCELEMESİ: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı şirketin ticari defterlerinde, yevmiye defterinde alıcılar hesabının grup olarak kayıt edilerek, her bir alıcı için ayrı hesap kodu takip edilmediği, ancak arka planda çalışan yardımcı defterlerinde cari hesap modülünde davalı şirkete ait olan ----- Kodlu cari hesabın dökümü aşağıdaki gibidir.
Davacının defterlerinde davalı tarafa ait olan ------- no.lu hesabın incelemesinde, davacı tarafından 14.09.2023 tarihinden 08.11.2023 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 15.308,08 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan herhangi bir ödeme almadığı ve 08.11.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 15.308,08 TL alacaklı olduğu gözükmektedir.
Davalı Hesap İncelemesi: Davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından, davalı hesap incelemesi yapılamamıştır.
BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257’ci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 350 sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını ‘Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu (Form BA)’ ile mal ve hizmet satışlarını ise ‘Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS)’ ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir.
Bilindiği üzere ------ Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Sayın Mahkeme 31.01.2025 tarihli celsesinde, 2023-2024 yıllarına ilişkin taraflar arasındaki ilişkiyi gösterir BA-BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbine, karar vermiştir.
Davacının bağlı bulunduğu Büyük Mükellefler Vergi Dairesi 04.02.2025 tarihli yazı cevabından, davacının karşılaştırılmalı 2023 - 2024 yılları BS ve BA formlarını dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 10.000,00 TL tutarında fatura düzenlendiği görülmüştür. İlgili VUK Genel Tebliğinde ay içinde 5.000,00 TL altında bulunan mal alış ve satışlarına istisna getirilmiştir.
Davacının 14.06.2023 tarihli ----- seri no.lu faturası KDV hariç 2.756,93 TL olduğundan, davacının 2023 yılı BS formunda gözükmemektedir. Dosya kapsamında davalı tarafın 2023-2024 yılları BS-BA formlarına rastlanmamıştır.
Faturaların İncelenmesi: Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan deliler arasında takip konusu alacağını oluşturan 14.09.2023 tarihli ----- seri no.lu 3.308,08 TL tutarlı, 08.11.2023 tarihli ------ seri no.lu 12.000,00 TL tutarlı faturalar bulunmaktadır. Takip konusu alacağı oluşturan 14.09.2023 tarihli ----- seri no.lu 3.308,08 TL tutarlı, 08.11.2023 tarihli ------- seri no.lu 12.000,00 TL tutarlı faturaların e. fatura olduğu.
Ticari fatura senaryosuna göre düzenlendiği. Ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara, e-fatura uygulaması üzerinden itiraz mahiyetinde, mali mühür ile imzalı bir belge üreten yapı barındıran ‘’red’’ yanıtı verilebilmektedir. Dolayısıyla ticari faturalara farklı 2 yolla itiraz edilebilir: E-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülmesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturaya itiraz edilmesidir.
01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan davacının 2023 yılı BS formunda gözüken 08.11.2023 tarihli ------ seri no.lu 12.000,00 TL tutarlının davalı tarafından sistem üzerinden red edilmediği, Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dosyaya kapsamında dayanak belge bulunmamaktadır 14.09.2023 tarihli ------ seri no.lu 3.308,08 TL tutarlı faturanın, 5.000 TL’nin altında olduğundan, davacının 2023 yılı BS formunda gözükmediği,
dosya kapsamında davalı tarafın faturayı sistem üzerinden red ettiğine veya Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dosyaya kapsamında dayanak belge bulunmamaktadır. Faiz Konusunun İrdelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 03.04.2024 tarihli takipte 15.308,80 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden avans faizi yürütülmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülebileceği.
Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, vergi dairelerinden gelen tarafların BS ve BA Formları ile davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023- 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacının defterlerinde davalı tarafa ait olan ------ kodlu cari hesap koduna göre davacı tarafından 14.09.2023 tarihinden 08.11.2023 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 15.308,08 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan herhangi bir ödeme almadığı ve 08.11.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 15.308,08 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere.
Takip konusu alacağı oluşturan 14.09.2023 tarihli ------ seri no.lu 3.308,08 TL tutarlı, 08.11.2023 tarihli ------- seri no.lu 12.000,00 TL tutarlı faturaların, e. fatura olduğu.
Ticari fatura senaryosuna düzenlendiği, GIB portalı üzerinden davalı tarafa teslim edildiği, dosya kapsamında davalı tarafın faturaları sistem üzerinden red ettiğine ve Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ettiğine dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığından, faturaların – miktar ve fiyat yönünden - münderecatını kesinleştiğinin, faturalara konu olan mal ve hizmetin davalı tarafa teslim edildiğine karina oluşturduğunun kabulü halinde.
03.04.2024 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 14.09.2023 tarihli ----- seri no.lu 3.308,08 TL tutarlı, 08.11.2023 tarihli ------ seri no.lu 12.000,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklı 15.308,08 TL alacaklı olduğu.
Davacının 15.308,08 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3.
Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 15.308,08 TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/587, K. 2025/567, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama