KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/812
- Karar No
- 2024/861
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
Karar Metni
1.410 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/812
KARAR NO : 2024/861
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı ---- sürücüsü olduğu otobüsün içerisinde otobüsün ani hareket etmesi ile düştüğünü ve otobüsün sağ arka tekerinin davacının ayaklarının üzerinden geçerek davacıyı yaraladığını, kaza tespit tutanağı ile araç sürücüsünün kuralları ihlal ettiğinin tespit edildiğini, davacının tedavi gördüğünü, davacı da bir çok komplikasyon gerçekleştiğini ve davacının yoğun tedavi gördüğünü, maddi tazminat miktarının belirlenmesinin mümkün olmadığını, davacının tedavi sürecindeki harcamaların devam ettiğini,
davalı sürücü aleyhinde ---- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile taksirle adam yaralama suçunun sabit görüldüğünü ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketin ilgili haksız fiil sebebiyle müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davacının kaza sonrası yaşadığı şiddetli elem, ağrı ve acıları nedeniyle 500.000,00 TL manevi tazminat, tedavi ve bakım masraflarının şimdilik 175.000,00TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete yöneltilen kısmın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu kazada davacının kusurlu olduğunu, diğer davalı sürücünün tüm kontrolleri yaptığını ancak davacının telefona dalması sonucu olayın gerçekleştiğini bu nedenlerle açılan davanın davalı şirket yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava. Haksız fiil iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.Davanın 29/03/2024 tarihinde ----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sırasında açıldığı, Mahkemece ----- Esas ----- numaralı kararı ile görevsizlik kararı verilmesi neticesinde 11/11/2024 tarihinde Mahkememize tevzi olunarak işbu esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK 114/1-c maddesinde görev dava şartı olarak gösterilmiş olup,
anılan Kanun 115. maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar,
yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine göre; k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade etmektedir.
----- Bölge Adliye Mahkemesi---- Hukuk Dairesinin ----- Karar sayılı 13/10/2022 tarihli kararında ;''..Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850 ve devamı maddelerine göre açılmış yolcu taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir.
28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k maddesinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı maddesinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 08.08.2014 tarihi ve birleşen dosya dava tarihi 12/02/2015 olması itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği, davacı-yolcuların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla seyahat etmesi nedeniyle tüketici oldukları, davalıların ise işleten, taşıyıcı ve sürücü olup zararın, davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilmiş olmasına göre dava konusu taşıma işleminin 6502 sayılı Kanun'un 3/l. maddesi gereği tüketici işlemi olarak kabulü ile davanın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/3. ve 355. maddesi gereğince kaldırılmasına..." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamından.
Davacı tarafından, 06/04/2023 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı sürücü --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı ---- otobüsünün ---- Caddesi üzerinde bulunan ----- peronlarında dururuken, davacının otobüsten ineceği sırada ani hareket etmesi ile davacının dengesini kaybederek yere düştüğü, otobüsün sağ arka tekerinin davacının ayakları üzerinden geçtiği ve davacının yaralandığı ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyle huzurdaki davanın açılmıştır.İddianın ileri sürülüş şekline göre davanın,
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850 ve devamı maddelerine göre açılan yolcu taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k maddesinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı maddesinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet,
bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemin tüketici işlemi olarak tanımlandığı, 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğunun belirtildiği, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, dosya kapsamından davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla seyahat etmesi nedeniyle tüketici olduğu, dava konusu taşıma işleminin 6502 sayılı Kanun'un 3/l. maddesi gereği tüketici işlemi olduğu,
görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği, uyuşmazlıkta Mahkememiz görevli olmayıp 6502 sayılı Kanun 73. madde uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla usul ekonomisi hükümleri dikkate alınarak tensiben aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/812, K. 2024/861, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama