KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/474
- Karar No
- 2025/775
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/474
KARAR NO : 2025/775
DAVA
Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2025
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı ile karşı taraf arasında------- Yatırım ve Satış Sözleşmesi” akdedildiğini, İşbu sözleşme kapsamında davacı tarafından tüm yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina ettiğini, taraflarınca -----. Noterliği'nin 11.03.2025 tarih ve --------- yev.
Numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve sözleşmenin 7. Maddesinde, “31 Aralık 2023 tarihine kadar taşınmazın teslim edilmemesi halinde ise. SATICI teslimde gecikilecek her ay için YATIRIMCI’ya kira kaybı bedeli ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt etmiştir.” Düzenlemesi uyarınca taleplerde bulunulduğunu, bu ihtarnameye cevap verilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, taraflarınca keşide edilen ------. Noterliği'nin 21.04.2025 tarih ve ------ yev.
Numaralı ihtarnamesi ile 7. Madde kapsamındaki talepleri ile ilgili olarak, işbu 15. Madde hükmü uyarınca 10 yıldan fazla kıdeme sahip olan Prof.
Dr. ------- hakem olarak seçilerek karşı tarafa bildirildiğini, işbu ihtarnamenin 24.04.2025 tarihinde muhataba tebliğ edildiğini,davanın ikame edildiği tarihe kadar karşı tarafça ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, sözleşme hükmü uyarınca öngörülen sürede de hakem bildiriminde bulunulmadığını, seçilen hakemlerce üçüncü hakemin seçilmesi şartının gerçekleşmesini de olanaksız kıldığını, Mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere karşı taraf Hakeminin Mahkeme tarafından seçilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Dosya kapsamına göre davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, hakem tayinine ilişkin davaların genel görev kurallarına tabi olup, mutlak ticari davalardan olmadığı,
bu durumda uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/474, K. 2025/775, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama