KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/647
- Karar No
- 2025/919
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/647 Esas
KARAR NO: 2025/919
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 17/02/2025
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirket ----- tarafından işletilen----- numaralı ------- gemisinde çalışmakta iken davacının iş kazası geçirdiğini, geçirilen iş kazasından doğan tazminat alacaklarını elde etmek maksadıyla dava açmış olup, dava halen ----- Esas numarası ile devam ettiğini, ----- tarihli----- tasfiye sürecini tamamladığı ve ------ sicilden terkine ilişkin ilanın yayınlandığı----- tarihinde terkin edilen ------ sicil numarası ile kayıtlı ---- ihyasını,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; -----TTK m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapmıştır.tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin ----bulunması şart olduğunu, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine,
mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -----evap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle işbu davanın reddi gerektiğini, dava hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, öncelikle işbu davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine,sayın mahkemece aksi kanaate olunur ise her halükarda işbu davanın müvekkil yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, -------- sicil numarasında kayıtlı -- tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanması şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dava dışı---- sicil numarasında kayıtlı ---- kayıtlarının incelenmesinde. Şirketin tasfiyesinin sona erdiği ---- tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edildiği,---- sicil numarasında kayıtlı ----- esas sayılı dosyasındaki iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere iş bu ihya davasının açıldığı görülmüştür.
Sermaye şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.
Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye,
ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir ------- 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme ışığında, somut olayda dava dışı şirketle ilgili olarak,
tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, her ne kadar davalı tasfiye memuru hak düşürücü süre itirazında bulunmuşsa da, ------ sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline dair, -------tarihli karar ile "İptal" edildiği, buna göre davalı tasfiye memurunun hakdüşürücü ve zamanaşımına ilişkin itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüyle.
Dava dışı---- numarasında kayıtlı ------ esas sayılı dosyasındaki iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere üzere ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2.maddesine göre, önceki tasfiye memuru----- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, dava dışı şirket hakkında açılmış bir dava varken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiye memurunun bu davanın açılmasına sebebiyet vermekle kusurunun bulunduğu, bu nedenle yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesi gerektiği, diğer davalı ----- ise yasa gereği zorunlu hasım olması,
tasfiyenin sonlandırılmasında ve bu davanın açılmasında bir kusurunun bulunmaması karşısında kendisine masraf yükletilemeyeceği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/647, K. 2025/919, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama