KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/84
- Karar No
- 2025/333
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.553 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/84
KARAR NO : 2025/333
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 29/01/2025
KARAR TARİHİ : 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle : Müvekkili ..., tek ortağı ve temsile yetkili müdürü olduğu------ ŞİRKETİ'nin tasfiye memuru olarak 27.04.2021 tarihinde atandığını, müvekkili tarafından tasfiye işlemlerinin tamamlanması neticesinde ----- Ticaret Odası'na kayıtlı ------ Şirketi'nin tasfiyesinin sona erdiğin 23.12.2022 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek şirketin sicil kaydı terkin edildiğini, tasfiye işlemleri öncesinde ----- Şirketi'nin maliki olduğu----, " adresinde bulunan " ---- ilçesi -----.
16004 Ada 7 parseldeki ------ no.lı bağımsız bölümdeki taşınmaz" tapuda geri devredilmek üzere dava dışı ----- 27/07/2018 tarihinde tapuda satış gösterilerek devrettiğini, ---- Şirketi ile ------ arasındaki güven ilişkisi kapsamında bilabedel devredilen taşınmazın kullanımı şirket yetkilisi ...'a bırakılmış olduğunu, ---- bilabedel üzerine aldığı ------ Şirketi'ne ait taşınmazı kötü niyetli olarak üçüncü bir kişiye satması üzerine ----- Şirketi tarafından ----Asliye---- ve taşınmazı satın alan üçüncü kişiye karşı tapu iptal ve tescil davası açıldığını,
davacı ----- Şirketi'nin tasfiye işlemleri neticesinde sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle -----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin----- Numaralı dosyasının 13.12.2024 tarihli duruşmasında verilen 4 No'lu ara karar ile ----- Şirketi'nin ihyası için dava açmak üzere yetki ve 06.03.2025 tarihine dek süre verildiğini, ------Şirketi'nin yeniden ihyasına karar verilmesi için şirketin tasfiye memuru olarak görev alan müvekkil tarafından işbu davayı açma zorunluluğu olduğunu,-----Şirketi'nin İhyasına Karar Verilmesini, talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili verdiği cevap dilekçesinde;
Davacının iş bu davada husumeti yalnızca yasal hasım olan Müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerektiğini, davanın, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkin olduğunu, şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması gerektiğini,
somut olayda, tasfiye memuruna husumet yöneltilmediğini, bu itibarla; ilk derece mahkemesince, davacıya şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye memuruna karşı da dava açması için süre verilmesi gerektiğini,, dava açılması halinde işbu dosyası ile birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi ve buna bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." Ticaret Sicili Müdürlüğü, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar;
yargı merci gibi hareket edemez. “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.
Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m.32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verir. Aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddeder. Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirir. Tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevlidir.
(6762 Sayılı TTK m.224 ve 6102 sayılı TTK m.285) Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekmektedir.
(6762 Sayılı TTK m.445 ve 6102 sayılı TTK.m.541) Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün değildir.
Sayın Mahkeme’nin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkil Sicili Müdürlüğü uyacaktır. TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacaktır.
Nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlenmiştir (TTK m. 553).
Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamaktadır. mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunludur.
TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerekir.
Zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona ermektedir. "...dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi 'Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.' hükmünü haiz olup, mahkemece,
şirket ihyasına karar verilmesinin yanısıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." Yargıtay----- Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarihli, ------sayılı ilâmı. Bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerekmektedir.
Buna göre; sayın mahkemenizce atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şartt olduğu, (TTK m. 536/4).
4. Müvekkil davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağı, müvekkili Sicili Müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığı, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğu,
bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkil, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağı, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal Hasım" konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği,," ...ihya (ek tasfiye) davasında husumet, ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmiş ise de, yargılama giderlerinin yasal hasım niteliğindeki ticaret sicil müdürlüğüne yükletilmesi doğru değildir." Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 07.04.2013 tarihli, ------sayılı ilâmı. "...her ne kadar husumet Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltilmeli ise de,
ortaya çıkacak yargılama giderleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne yüklenemez. Çünkü Ticaret Sicili Müdürlüğü sadece yasal hasım konumundadır ve davanın açılmasına da sebep olmamıştır----- Yüksek Yargıtay ------. Hukuk Dairesi’nin 07.01.2020 tarih, ------ 04.04.2016 tarih, ----- 09.02.2015 tarih, ------. , 29.01.2007 tarih, -----gibi çok sayıda ilamı ve yerleşik uygulama da bu yönde olduğu,. ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi, ------ 22.10.2020.
Aynı yönde bkz. "Davalı ... sicil memurluğunun yasal hasım olduğu, tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen karar yerinde olup davacı vekilinin her iki davalıya karşı davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hüküm edilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin ---- Esas ----- Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.(---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin------ilâmı). Denilmek suretiyle yukarıda izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı tasfiye memuruna tebligat yapılmış olup, dosyaya bu davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlgili belge ve bilgiler celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ----- ŞİRKETİ'nin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
----- ticaret sicil numarasına kayıtlı Tasfiye halinde ------ Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğu , şirketin son tescilini 23/12/2022 tarihinde yaptırdığı, davalı şirketin tasfiye yoluyla terkin olduğu, bu kararın 08/02/2018 tarihli ---- Gazetesi aracılığıyla ilan edildiği,
-----ticaret sicil numarasına kayıtlı Tasfiye halinde ------Şirketi'nin ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasındaki yargılama ve bu davaya konu işlemlerle sınırlı olmak üzere alacağının tahsili için yapacağı icra takibi dosyasıyla iş bu ihya davasının açıldığı görülmüştür.6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir (Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ------ karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir).
Bu kapsamda şirketin ihyasında davacının hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu,
bu nedenle davanın kabulüyle ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- ticaret sicil numarasına kayıtlı Tasfiye halinde ----- Şirketi'nin -----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasındaki yargılama ve bu davaya konu işlemlerle sınırlı olmak üzere alacağının tahsili için yapacağı icra takibi dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, son tasfiye memuru ve davacı ...
(TCK NO:... )'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağından aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiş, davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/84, K. 2025/333, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama