KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/476
- Karar No
- 2024/391
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
Karar Metni
1.788 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/476 Esas
KARAR NO:2024/391
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/10/2019
KARAR TARİHİ:09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Davacı tarafından Davalı Şirket Hesabına 10.12.2018 Tarihinde 200.000,00 TL Havale yapılmış olduğunu, bu bedelin davalı borçlu firmanın üretim ve pazarlamasını yapmış olduğu bir kısım malların alımı için yapılmış olduğunu, Aradan geçen zaman sürecinde davalı şirketin taahhüt etmiş olduğu malları göndermediği gibi almış olduğu 200.000.- TL Bedeli de geri ödememiş olduğunu, işbu sebeple Davalı aleyhine --------- sayılı Dosyası üzerinden İcra Takibi yapıldığını, Davalı Şirketin hiçbir borçları bulunmadığını beyanla hukuki ve yasal dayanağı olmayan şekilde borca itiraz ettiğini,
davalı Şirketçe borcun ödenmemesi üzerine müvekkili davacının zor durumda kalarak Piyasa ödemelerini gerçekleştiremediğini, Davalı şirketin itirazının tamamen kötü niyetli olduğunu, Yasal Şart olan Arabuluculuk Aşamasında da davalı borçlunun görüşmeye gelmediğini ve bu çabanın da boşa gittiğini iddia ederek, davalı Şirketin Vaki İtirazının İptali ile Takibin Devamına, Taraflar arasındaki Borç/Alacak ilişkisinden kaynaklanan 200,000.-TL Alacaklarının faiziyle birlikte Davalıdan Tahsiline, Davalı Borçlu aleyhine en az 420 İcra Tazminatına Hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kural olarak Dekont ile gönderilen parada herhangi bir açıklama yazmadığında bu paranın Borç ödemek İçin gönderildiğinin Genel Hükümler çerçevesinde kabul edilmekte olduğunu, Davacının gönderdiği dekont açıklamasından da görüleceği üzere herhangi bir Mal Alım/Satım, avans veya ön ödeme yapılmamış olup, Müvekkili Şirket Borç ödemesi kapsamında para gönderilmiş olduğunu, Bu borcun Müvekkili tarafından davacının ortakları olduğunu beyan ettiği ---- tarafından teslim alınan ------ Nolu İrsaliyeli Faturaya konu bedel olduğunu, dolayısıyla Davacının Müvekkili Şirketle hiçbir ticari ilişkisi bulunmayıp,
kendisine sebepsiz yere 200,000.-TL göndermesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağından ortağı olan --- gönderdiğinin kabulünün gerekmekte olduğunu, ------- Davacının arasındaki ortaklık ilişkisini Hukuk kurallarını kullanarak Müvekkili Şirketi dolandırmaya çalışmalarının yakın zamanda yapılacak suç duyurusuna konu olup, Dosya numarası belli olduğunda Mahkemeden celp edilmesinin talep edileceğini, müvekkili şirket ile -------, satışı ve teslimi hususunda görüşme gerçekleştirilerek,
tarafların söz konusu ürünler karşılığında 200.000.-TL ödeme yapılması durumunda ürünlerin teslim edileceğini kararlaştırdıklarını,----- tarafından bahse kanu ödemenin Davacı ------- tarafından gerçekleştirileceğinin ifade edildiğini, 10.12.2018 tarihinde Davacı tarafından müvekkili şirketin hesabına 200.000.- TL ödeme yapıldığını ve akabinde ------ İrsaliyeli Fatura ile söz konusu ürünlerin dava dışı -------- imzası karşılığında teslim edilmiş olduğunu, daha sonra davaya konu takibin başlatıldığını ve işbu takibe taraflarınca itiraz edildiğini,
davacı ile müvekkili şirket arasında yukarıda teslim edilen ürünleri teslimi dışında başkaca bir iş ilişkisi olmadığını, davacının müvekkili şirketin malları teslim etmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, her ne kadar arabuluculuk aşamasında müvekkili şirketin görüşmeye gitmediği ifade edilmiş ise de, Müvekkili Şirkete ve taraflarına arabuluculuk daveti gönderilmemiş olduğunu, Müvekkili Şirketin İletişim Bilgilerinin davacıda mevcut olduğunu, davacının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini, davacının davasının haksız ve kötü niyetli olup, yazılı delillerle ispatının gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz.
Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.a) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır.
Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu,------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile Navalı Firmanın Ticari Defterlerindeki kayıtları ve Müstenidatları üzerinde yapılan inceleme sonucuna göre, davalı Şirketçe Dava Dışı------adına düzenlenen, Dava Dışı ----- Teslim/tebliğ edilen, --- Düzenleme ve Sevk tarihli, --------Tutarlı İrsaliyeli Faturanın, Davacı tarafından Davalı Şirkete gönderildiği çekişme konusu olmayan ve huzurdaki davaya konu edilen 200.000.- TL Davacı Alacağı ile karşılaştırılıp, karşılaştırılamayacağı, İrsaliyeli Faturaya konu Alacağın Davacının işbu davaya konu 200.000.-TL Alacağından Mahsup edilip,
edilemeyeceği hususları Hukuki Değerlendirmeyi gerektirmekte olup, Davacının 200.000.- TL ASIL Alacak Talebi üzerindenharçlandırmak suretiyle Davalı Şirket Aleyhine İtirazın İptali istemiyle İkame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında, Davacının İtirazın İptaline yönelik Talebinin Takdirinin Yüce Mahkemeye ait olabileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.Uyuşmazlığın çözümü için tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davacı vekili inceleme gününde davacı asilin tacir olmadığını, defterlerini sunamadığını beyan etmiş davalı tarafın defterleri incelenmiştir.
Davalı Şirketçe bu bedelin karşılığı olarak düzenlendiği iddia edilen Dosyada Örneği mübrez-----Tutarlı İrsaliyeli Fatura ve bu İrsaliyeli Faturanın Davalı Şirket Ticari Defterlerinde yer alan Muhasebe kaydı incelendiğinde;Davalı Şirketin, Dava Dışı ------ Tarihinde, “Muhtelif Miktarlarda ------Seri/Sıra Nolu İrsaliyeli faturayı düzenleyerek, İrsaliyeli Fatura içeriği malları ve İrsaliyeli Faturayı ---- imzasıyla Sevk ve Dava ------- İsim/İmzasına teslimini sağlamış olduğu,
Davalı yanca, Dava Dışı -------- adına kesilen işbu İrsaliyeli Faturanın, Davalı Şirketin Ticari Defterlerinde, 120-ALICILAR Hesabı altında yer alan 120.01.102 Hesap Kodlu ----İsimli Hesaba, ------- Fatura No Açıklamasıyla ve Mal Satışı olarak -----Tutarla Dava Dışı------adına BORÇ Kaydedilmiş olduğu, ----- Hesap Kodlu Dava Dişi------hesabında söz konusu İrsaliyeli Faturaya dayalı Mal Satış kaydı nedeniyle oluşan ----- BORÇ Bakiyesinin değişikliğe uğramadan Dava Dışı ----- olarak 2019 Yılına Devir edilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Davalı Şirket Davacı tarafından Şirket Hesaplarına gönderilen 200.000.—TL Banka Ödemesini Davacı Alacağı olarak Şirket Hesaplarına kaydetmediği, dolayısıyla Davalı Şirketin Şirket Hesaplarına Davacı yanca gönderilen 200.000.-TL yi Şirket Ortağı -------------alacağı şeklinde yapmış olduğu ticari defter kaydına, kaydın dayanak belgesiyle (Banka Dekontu) uyum içinde olmaması nedeniyle itibar edilemeyeceği, davacı yanca davalı şirkete gönderilen ve Davalı Şirketçe Sipariş Mal Bedeline istinaden gönderildiği beyan edilen bu paranın, Davalı Şirket Ticari Defterlerinde,
200.000.- TL Tutarla 340-alınan sipariş avansları Hesabı altında (Davacı) ---- Avans alacağı olarak kayıtlı olması gerektiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.Davacı, takip ve dava konusu alacağını davalıyla arasındaki ticari ilişki nedeniyle avans ödemesi olarak --------- gönderdiği para karşılığında, davalının mal ve hizmet vermediğini, yani avans ödemesinin davalı uhdesinde bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür.
Davalı taraf ise ticari ilişkiyi kabul etmemiş. davacı ile Müvekkili arasında, açıklanan tekstil ürünlerinin teslimi dışında başkaca bir iş ilişkisi olmadığını, davacı ile herhangi bir mal alım satımı ve teslimi hususlarında anlaşma yapılmadığını, davacının müvekkilinin taahhüt ettiği malları teslim etmediği iddiası gerçeği yansıtmadığını,
davalı ile davacı arasında bir alım satım anlaşması olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge de davacı tarafından sunulmadığını,davalı ile ---- arasında bilumum tekstil ürünleri --------- satışı ve teslimi hususunda görüşme gerçekleştirilmiş ve taraflar söz konusu ürünler karşılığında 200.000 TL ödeme yapılması durumunda ürünlerin teslim edileceği kararlaştırıldığını, ---- tarafından, bahsi geçen ödemenin, ortakları olan ----- gerçekleştirileceği ifade edildiğini,10/12/2018 Tarihinde,
açıklanan anlaşma uyarınca davacı tarafından davalı hesabına 200.000 TL ödeme yapılmış ve akabinde ------- seri numaralı irsaliyeli fatura ile birlikte söz konusu tekstil ürünleri dava dışı ---- karşılığında teslim edildiğini, ---- tarafından, müvekkilinin teslim ettiği ürünler karşılığında ödenmiş olan -----sayılı icra takibi başlatıldığını haksız takibe itiraz edildiği beyan edilmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan içeriğine göre, TMK'nun 6 maddesi uyarınca; ispat yükünün ileri sürülen vakıadan lehine sonuç çıkartan taraf üzerinde olduğu, somut olayda davalının kendisine ödeme yapıldığını cevap dilekçesi ile ikrar ettiği, ancak ödemenin davalı ile ------- arasında bilumum tekstil ürünleri ------- satışı ve teslimi hususunda görüşme gerçekleştirilmiş ve taraflar söz konusu ürünler karşılığında 200.000 TL ödeme yapılması durumunda ürünlerin teslim edileceği kararlaştırıldığını, ---- tarafından, bahsi geçen ödemenin,
ortakları olan----- gerçekleştirileceği ifade edildiğini,10/12/2018 tarihinde açıklanan anlaşma uyarınca davacı tarafından davalı hesabına 200.000 TL ödeme yapılmış ve akabinde ----seri numaralı irsaliyeli fatura ile birlikte söz konusu tekstil ürünleri dava dışı ---- karşılığında teslim edildiğini, ------- tarafından, müvekkilinin teslim ettiği ürünler karşılığında ödemenin yapıldığını savunduğu, bu savunmanın bağlantısız bileşik ikrar mahiyetinde olduğu, bu nedenle ispat yükünün yer değiştirdiği,
ödemenin borcun nakli nedeniyle veya dava dışı ------ karşılığında teslim ürünlerin ücretinin üçüncü kişi tarafından ifası kapsamında yapıldığını ispatla yükümlü olan davalının, bu savunmasını ispata elverişli delil sunmadığı, davacının davalıya yaptığı ödemeye ilişkin-------- dekontunda davalı savunmasını destekler bir açıklama bulunmadığı, davalını yemin metni de sunmadığı, davalının davacıya malın teslimini ispat edemediği, dava dışı ----- borcu için ödeme yaptığını savunmasının ispat edilemediği,
davacı iddiasının ispat olunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.Dava konusu alacak likit nitelikte olduğundan, davalı itirazında haksız bulunduğundan ve davacının talebi mevcut olduğundan davalı aleyhine alacağın yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik mevcut olmayıp, davalı vekilinin İİK'nun 67 maddesi kapsamında inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Her ne kadar davacı davasında haksız ise de kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının yerinde görülmeyen tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.------------
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ----------sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile 200.000 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine
2-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 13.662,00 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.415,50 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 11.246,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 2.415,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.459,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 800,00 TL bilirkişi ücreti, 211,05 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.011,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/05/2024
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/476, K. 2024/391, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama