KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/786
- Karar No
- 2025/225
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
Karar Metni
3.395 kelime·17 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/786
KARAR NO : 2025/225
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/11/2019
KARAR TARİHİ : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan --- sevk ve idaresindeki ----plaka sayılı otomobil ile ---- Mahallesi, -----Caddesinin birleştiği kavşakta kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen durmayarak kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle -----istikametine seyir halindeki müvekkili ----sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı motosiklete çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davalı sürücü ----- bu kaza sebebi ile ceza yargılamasında mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkilinin kaza sebebi ile 48 saat komada kaldığını bildirdiğinden bahisle davacı --- için 5.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi,
davacı ---- için 10.000,00 TL manevi, davacı ------ için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu tarafından yerine getirilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DEĞER ARTIRIM
Davacı vekilince sunulan 26/12/2024 tarihli dilekçesi ile tedavi giderleri ve emtialarda meydana gelen zararlar için 3.000,00 TL olarak talep ettikleri tazminat alacağımızı 10.184,72 TL artırarak 13.184,72 TL olarak kaza tarihi olan 19/01/2018'den itibaren yasal faiz işletilmek sureti ile davalıdan tahsili ile davacı ---- ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile 19.01.2018 tarihinde meydana gelen kazada yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan----- gelir kaybından dolayı geçici tam iş göremezlik zararının davalı sürücünün %85 kusur
oranına göre 12.263,87 TL, olduğu, sürekli kısmi işgöremezlik zararının ise %5 özür oranına ve
sürücünün %85 kusur oranına göre 41.817,33 TL olduğu, toplamda (12.263,87+41.817,33)=
54.081,20 TL olarak hesaplanmıştır.
SGK’nın Yazısındaki açıklama ile birlikte yazı ekinde gönderilen çıktıda davacıya ne kadar
ödendiği belli olmadığından gönderilen çıktının okunaksız olması sebebiyle SGK yönünden
herhangi bir tenzil işlemi yapılamamıştır. Okunaklı bir çıktının temin edilmesi halinde tekrar
değerlendirme yapılabilecektir. Davacının tedaviye ait dosyaya sunmuş olduğu ve SGK tarafından karşılanmadığı anlaşılan
faturaların toplam tutarı 661,72 TL olduğu, davacının tedavi giderleri yönünden talebi hakkında
konusunda uzman dr. Bilirkişi tarafından değerlendirme gerekip gerekmediği hususunda takdirin
Mahkemeye ait olduğu,
Dosyaya sunulan motora ait park ve çekici ücretleri toplamı 340,00 TL olduğu, hasar uğradığı
beyan edilen motor hakkında konusunda uzman Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından
değerlendirme gerekip gerekmediği hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu,
-----plakalı aracın 19.01.2018 kaza tarihinde ----. tarafından düzenlenen
11.01.2018-2019 tarihleri arasını kapsayan ----- poliçe nolu Zorunlu Mali Sorumluluk
(Trafik/ZMS) Sigortası poliçesinin sakatlık ve ölüm teminatının limiti kişi başına 360.000,00 TL.
olduğu, davalı sigortacı ZMSS poliçesi düzenlenmiş olmakla, araç işletenin hukuki sorumluluğunu
üstlenmiş olduğu, Huzurdaki davanın davacılarının vekili tarafından açılan davada dava tarihi 23.11.2019 tarihidir.
Bu tarih itibarıyla KTK 97. Md. yürürlüktedir. Davalı sigorta şirketine davacı tarafından sigorta
şirketine müracaat edildiği belirtilmekle birlikte hangi tarihte ve eksiksiz evrak ile sigort şirketine
müracaat edildiğine dair dosyada bir bilgi veya belge bulunmadığından Sigorta Şirketinin
23.11.2019 dava tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü sonucuna ulaşılmış olup, bu konuda hukuki
yorum gerektiğinden sigorta şirketinin temerrüdü konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile 19.01.2018 tarihinde trafik kazasında yaralanan 08.06.1990 doğumlu -----
Davacının araç sürücünün %85 kusuru oranında talep edebileceği 563,38 TL
belgeli,1.700,00 TL belgesiz olmak üzere öngörülen toplam 2.263,38 TL belgeli-belgesiz
tedavi giderinden davalı sigorta şirketi ve araç sürücüsü müştereken ve müteselsilen
sorumlu oldukları, Temerrüt tarihinin sigorta şirketi için 12.08.2019, araç sürücüsü için 19.01.2018 kaza
tarihi olduğu,
----- plakalı otomobil hususi olduğu için uygulanacak faiz yasal faizdir.
EMTİA Hesaplamasında; Gelir İdaresi Başkanlığınca yayınlanan “Amortismana Tabi
İktisadi Kıymetler” listesi 20.6 maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde "Deri
ve Deri Ürünleri İmalatı: Ayakkabı, kemer, giysi ve bavul gibi nihai deri ürünlerinin
imalatında, ham kürklerin işleme tabi tutulmasında, deri ve postların, işlenmesinde ve
nihai işlemlere tabi tutulmasında kullanılan iktisadi kıymetler" maddesine tabi olan yıllık amortisman bedeli (yıpranma payı) %12.5 olarak belirlenmiş olduğunu, bu listeye
istinaden yapılan değerlendirmede, Fatura bilgilerinden 2017 tarihli olduğu davanın 2019
tarihle açıldığı söz konusu satın alım tarihi göz önüne alınarak piyasa fiyatı üzerinden
kullanım payı düşülerek teklif yapılması gerektiği kanaati oluştuğu,
Dava 2017 Tarihli Emtia bedellerinin; Kask faturası 2.340 TL, Deri mont 2.200 TL, Kol Saati 7.878.70TL, Toplam 12. 418 70 TL , 12.478 % 12 kullanım payı 10. 921,34TL olarak belirlendiği bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ürünün saat görselleri tadilat fişi uğradığı zararın dosyaya sunulan belgelerle tespit edildiği,
itiraza konu raporda kask, deri mont ve kol saati yönünden kaza tarihi itibari ile emtia zararı
hesaplamasına gidildiği, mahkeme tarihiyle birlikte emtiaların ürün kodlarının mevcut olduğu,
güncel bedel yerine, o zamanki bedeller üzerinde yıpranma payı ile birlikte hesap edildiği,
kök rapora bağlı olarak emtiaların bedellerinin sabit olduğu, zaman aşımı konusunda mahkemenin
karar verebileceği,
sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan maluliyet raporu ile 19.01.2018 tarihinde trafik kazası geçirdiği bildirilen ve sonrasında başvurduğu hastanede “Sol siz ve sol ayak bileği yaralanması ve oksipital kemik fraktürü, subdural hemoraji” saptanan ---- T.C.
Kimlik Nolu, ----- oğlu 08.06.1990 doğumlu ---- hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin tetkikinde; son durum muayenesinde sol dizde herhangi bir patoloji saptanmadığı, nörolojik değerlendirmesinde ise trafik kazası sonrası epilepsi nöbeti geçirmediği, ancak 19.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen kafa içi yaralanma (oksipital kemik fraktürü, subdural hemoraji) arızasının;30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren “Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hesaplandığında.
“Sinir Sistemi” bölümünün, “Epilepsi” başlığının 1. Maddesi olan “Nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar maddesine göre 5 özürlülük oranının mevcut olduğu, Kişinin nihai özür oranının %5 olduğu, Geçici iş göremezlik (tıbbi iyileşme) süresinin 9 (dokuz) ay olduğu, Sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumundan aldırılan kusur raporu ile Davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi mahalde seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde, kendisine hitaben kırmızı ışık yanmasına rağmen kavşak mahalline giriş yaptığı, bölünmüş yolda sağ tarafından gelmekte olan araçların hızını ve konumunu dikkate alıp yeşil ışıkta geçiş yapan davacı sürücü idaresindeki araca ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sola dönüş yapıp davacı sürücü idaresindeki motosikletin seyir istikametini kapatarak bu araç ile çarpıştığı olayda kusurludur.
Davacı sürücü ----- sevk ve idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri içi mahalde kendisine hitaben her ne kadar yeşil ışık yanmakta ise de kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği olayda kusurludur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda. Davalı sürücü ----- %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ----- %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu raporu ile ----- 08/06/1990 doğumlu, -----19/01/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11/10.2008 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
---- ve ---- oğlu, 08/06/1990 doğumlu, ----- 19/01/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve ---- sayılı ----- gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, bacak kaslarında atrofi, Tablo 3.5’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %3 olup Tablo 3.2’ye göre.
Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu Üst Kurul raporu ile ----- hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ----- oğlu, 1990 doğumlu ----- 19/01/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının.
11/10.2008 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 30/03/2013 tarih ve ---- sayılı ---- gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında.
Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, bacak kaslarında atrofi, Tablo 3.5’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %3 olup Tablo 3.2’ye göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı tanığı ---- TC----- beyanında "davacı ----- erkek arkadaşım olur bu sebeple kendisini tanırım. Kaza günü davacı-----kaza yaptığını öğrenince ----- Hastanesine gittim. ----- kafasından ve bacağından yaralanmıştı, doktorların söylediğine göre beyin kanaması riski vardı. Üç gün boyunca yoğum bakımda , bir hafta da serviste kaldı.
Taburcu olduktan sonra yaklaşık 1,5 ay kadar koltuk değneği ile yürümek zorunda kaldı, iyileşme süreci de yaklaşık 1,5 ay sürmüştür, kaza sonrası ---- sese ve ışığa aşırı duyarlılığı, ayrıca sakin biriyken asabi bir insana dönüştü, davalı taraf kaza sebebi ile herhangi bir maddi ve manevi destekte bulunmadı, karşı taraf ile iletişim kurmaya çalışşak da olumsuz cevap aldık , davacı devlet hastanesinden taburcu olduktan sonra ----- Hastanesinde tedavi gördü, özel hastanenin bütün masraflarını davacı kendi karşıladı,
özel aracı olmadığından hastaneye giderken sürekli taksi kullandı. -----ailesi kaza nedeni ile ---- ilinden ---- gelmiş ve ----- otelde konaklamak zorunda kalmışlardır ayrıca motorsikletin tüm ekipmanları parçalanmış olup kullanılamaz hale gelmiştir. Davacı ----- kıdemli müfettişi olup, normal dönemlerde yurt içi ve yurt dışı görevlendirmeler söz konusu olunca ham maaşına ek olarak harcırah verilirdi.
Tedavi sürecince yurt içi ve yurt dışı görevlendirme yapılamadığından harcırah alamamıştır, net maaş yatmıştır, ben de aynı bankada müfettiş olarak çalışmaktayım, diğer davacılar -----anne ve babası olup 70 yaşında yaşlı insanlar olup kaza nedeni ile aşırı derecede korkmuşlardır." ifadelerine yer vermiştir.
Mahkememizce dinlenilmesine karar verilen Tanık --- T.C.:(T.C.:-----) "davacı ----- ben kaza tarihi olan 19/01/2018 tarihi itibariyle amiriydim, kendisi ----- teftiş kurulunda kıdemli müfettiştir, 2018 ocak ayında hatırladığım kadarı ile aldığı maaş brüt 10.000,00 TL civarındaydı, kaza günü ben ---- ile birlikteydim kazanın olduğunu sonradan ----- isimli bir arkadaş vasıtası ile öğrendim, kaza esnasında kullandığı motoru, kaskı ve üzerindeki motor giysileri zarar görmüştür, ben kaza mahalline gitmedim bu bilgi duyuma dayalı bilgidir, hastaneye gittiğimde ---- bilinci yerinde değildi, beyin kanaması geçiriyordu,
hastanede 5 gün yoğun bakım olmak üzere 1 hafta kadar kaldı, sonradan taburcu oldu, kazanın olduğunu anne babasına bildirildikten sonra anne babası ----- oğulları öldü sanarak-----geldiler tedavi sürecinde bildiğim kadarı ile annesi----- yanında kalıyordu bu kazadan dolayı yaklaşık 1,5 ay kadar tedavi süreci olmuştur, babasının bu süreçte yanında olup olmadığını bilemiyorum, ----- iyileştikten sonra yani yaklaşık kazadan 1,5 ay sonra işe başladı ancak işte çalışırken yine 1,5 ay kadar hastaneye gidip gelmiştir, bildiğim kadarı ile hastaneye gidiş geliş süresi toplam 1,5 ay kadardır,
bizim iş yerinde müfettişlerin aldığı şehir içi ve şehir dışı olmak üzere harcırahlar vardır,----- tedavi olduğu ilk 1,5 aylık işe gelmediği süreçte günlük şehir dışı 220,00 TL brüt, şehir içi 145,00 TL brüt ücretten mahrum kalmıştır, ----- içinde görevlendiriliyorsa gittiği günler kadar alıyordu, ancak şehir dışında görevlendirme yapılır ise tatil günleri de dahil olmak üzere bu ücrete hak kazanıyordu, şöyle anlatayım -----normal maaşı 10.000,00 TL ise ----- dışına görevlendirme yapılmadığı taktirde 145,00 x 20 günden hesaplanarak maaş ve harcırah toplamı yaklaşık 13.000,00 TL üzerinden maaşı ödenirdi,
şehir dışı görevlendirmeleri ise istisna olurdu, dediğim gibi ---- bu ücretten yaklaşık 1,5 ay kadar mahrum kalmıştır, kazadan sonra -----' te psikolojik olarak değişmeler olmuştur, kazadan önce pozitif bir insan olmasına rağmen kazadan sonra agresif tavırlar sergilemeye başlamıştır, biz bunu kazaya verdik, başında kazadan sonra şişlik kalmıştır, kendisi bunu bize gösterdi, 3 aylık süre sonunda iş hayatındaki performansı da normale döndü, yine -----' in bu duygusal süreci yaklaşık 3 ay kadar sürmüştür, ben kazadan sonra ----- anne ve babasının tam olarak nerede kaldığını bilemiyorum ancak ----- ev arkadaşı ile yaşıyordu,
evi müsait olmayabilirdi belki de otelde kalmışlardır ama bunu bilemiyorum, anne devamlı ----' in yanındaydı ancak babanın ----' da işleri olması sebebi ile sürekli olarak -----' ya gidip geliyordu, ---- işe başladıktan yaklaşık 3-4 haftalık süre boyunca koltuk değneyi ile işe gelip gidiyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,
öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının;
motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılama devam ederken davacı ---- ve davalı --- ile davaya konu maddi tazminat talebi hususunda sulh oldukları, birbirlerinden alacaklarının bulunmadıkları ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti talebi olmadıkları anlaşılmakla dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar yargılama devam ederken davacı vekili davanın konusuz kaldığına beyan etmiş ise de Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. maddeleri gözetilerek dava öncesi ödenen arabuluculuk ücreti zorunlu giderlerinin, yargılama gideri olarak kabul edildiği ve Hazine tarafından karşılanan arabuluculuk zorunlu yargılama giderinin alınan kusur raporu da gözetilmek suretiyle iş bu davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiği kanaatine varılarak zorunlu yargılama gideri olan arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre taraflardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına ilişkin hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
Davacı ------ tedavi giderinden davalı sigorta yönünden sulh protokolünde talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla bu hususta taleple bağlı kalındığı diğer davalının belgesiz tedavi giderlerinden sorumlu olması nedeniyle1700 TL belgesiz tedavi gideri tazminatının davalı ----- kaza tarihi olan 19/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ----- verilmesine, belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olması nedeniyle fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kaza sebebiyle emtialarda oluşan zararlar yönünden usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edilen 10.921,34 TL emtia bedelinin kaza tarihi olan 19/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- tahsili ile davacı ------ ödenmesine karar verilmiştir.
Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı,
mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi,
şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda davacıların davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen maluliyetten duyduğu elem ve keder ile olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak davacılar hakkında manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek hükmedilen tazminata haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davacının maddi tazminat talebi hususunda ve sulh nedeniyle davacı vekilinin talebi uyarınca dava konusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacıların açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ---- lehine 25.000,00 TL, davacı ----- lehine 8.000,00 TL, davacı ----- lehine 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,
3-1700 TL belgesiz tedavi gideri tazminatının davalı ----- yönünden kaza tarihi olan 19/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- tahsili ile davacı ----- verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-10.921,34 TL emtia bedelinin kaza tarihi olan 19/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- tahsili ile davacılara ödenmesine
5-Karar harcı 3.662,87-TL 'den davacı yatırılan peşin harç ile tamamlama harcı toplamı 1.027,88- TL harcın mahsubu ile bakiye 2.634,99-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı,1.027,88 TL peşin nispi harç ve tamamlama harcı toplamı olmak üzere toplam 1.072,28-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine
7-Davacı tarafından yapılan, tebligat ve müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri ve ATK rapor tanzimi için ödenen ücretler olmak üzere toplam 13.965,85 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 12.870,52 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, kalan tutarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ----- tarafından yapılan 96,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7,53-TL sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 13.184,72 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
10-Davanın reddedilen kısmı için davalı ----- yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 563,38 -TL nispi vekalet ücretinin davacı ---- alınarak davalı ----- verilmesine,
11-Davacılar manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ---- alınarak davacılara verilmesine,
12-Davalı ----- manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ----- verilmesine,
13-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
14-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.216,47-TL.sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 103,53-TL.sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/786, K. 2025/225, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama